Türkiye-Rusya haber sitesi
Реклама
Türkiye-Rusya haber sitesi
Реклама
Türkrus reklam
Реклама
Türkrus reklam
Реклама
Türkrus reklam
Реклама
Türkrus reklam
Реклама
GÜNDEM

Rusya'dan İran'a saldırıya tepkiler: 'İstikrarsızlık artacak'

Rusya’da İran’a yönelik ABD ve İsrail saldırıları, hem resmi düzeyde hem de medya ve uzman çevrelerinde sert ve "alarm veren" bir dille karşılandı. Kremlin, saldırıların hemen ardından Devlet Başkanı Vladimir Putin başkanlığında Güvenlik Konseyi toplantısı düzenlendiğini duyurdu. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile yaptığı telefon görüşmesinde saldırıları kınadı. Bakanlık sözcüsü Maria Zaharova ise ABD ve İsrail’in eylemlerini “önceden planlanmış silahlı saldırı” olarak tanımladı ve bölgenin insani, ekonomik hatta radyolojik bir felakete sürüklendiğini söyledi.

Rus basınında kullanılan dil, resmi açıklamalardan da sert bir tona işaret ediyor. Kommersant, saldırıları “uluslararası hukukun açık ihlali” başlığıyla verirken, Washington ile Tel Aviv’in İran’ın siyasi sistemini zorla dönüştürmeye çalıştığını vurguladı. RBC ve Vedomosti gibi ekonomi ve siyaset odaklı yayınlar, askeri boyuttan çok sonuçlara odaklandı. Bu yayınlarda Hürmüz Boğazı’nda ticaretin sekteye uğrama riski, petrol fiyatlarında sert dalgalanma ihtimali ve küresel enflasyon baskısı öne çıkarıldı. Uzman yorumlarında, Orta Doğu’daki çatışmanın Rusya açısından hem enerji gelirleri hem de küresel diplomasi dengeleri bakımından ciddi belirsizlikler yarattığına dikkat çekildi.

Rus uzmanlar, özellikle İran’ın verdiği karşılığın bölgesel yankılarına odaklanıyor. Business FM’de konuşan doğu bilimci Yelena Suponina, İran’ın ABD üslerine ve bazı Arap ülkelerine uzanan geniş çaplı yanıtının stratejik bir hata olabileceğini savundu. Suponina’ya göre Tahran, Washington’a sınırlı zarar verirken Arap dünyasında kendisine yönelik tepkiyi büyüttü ve bu tablo tam da ABD ile İsrail’in arzuladığı sonucu doğurdu. Rus yorumcular, İran’ın askeri hamlelerinden çok diplomatik yalnızlaşma riskine dikkat çekiyor.

Askeri dengeye dair değerlendirmelerde ise daha temkinli bir dil hâkim. IMEMO RAN uzmanı Dmitriy Stefanoviç, İran’ın füze ve İHA kapasitesinin ne kadar süreyle sürdürülebileceğinin bilinmediğini, bu nedenle ABD ve İsrail savunma sistemleriyle İran’ın saldırı potansiyeli arasında uzun ve yıpratıcı bir mücadele yaşanabileceğini söylüyor. Rus basınında sıkça vurgulanan bir diğer nokta, nükleer tesislerin hedef alınmasının MАГАТЭ denetim sistemini zedelediği ve nükleer silahların yayılmasını önleme rejimini tehlikeye attığı görüşü.

Genel tabloya bakıldığında Rusya’da oluşan algı net. Medya, uzmanlar ve resmi makamlar saldırıları yalnızca İran’a yönelik bir askeri operasyon olarak değil, tüm Orta Doğu’yu istikrarsızlaştıracak ve küresel düzeni sarsacak bir adım olarak görüyor. Moskova’nın önümüzdeki süreçte diplomatik çözüm çağrılarını artırması ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi zeminini daha aktif kullanması bekleniyor. Rus basınına göre bu kriz, askeri sonuçlarından çok siyasi ve ekonomik artçı sarsıntılarıyla uzun süre gündemde kalacak.

Önceki gelişmeler:

Başkan Vladimir Putin, Rusya Güvenlik Konseyinin daimi üyeleriyle video konferans formatında bir toplantı gerçekleştirdi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov’un açıklamasına göre toplantının ana gündem maddesini İran çevresinde son dönemde yaşanan gelişmeler oluşturdu. Görüşmede, bölgedeki askeri ve siyasi riskler ile tırmanan gerilimin Rusya’nın güvenliği ve bölgesel istikrar üzerindeki etkileri ayrıntılı biçimde ele alındı.

Toplantıda söz alan Rusya Güvenlik Konseyi üyeleri, İran etrafında şekillenen durumun yalnızca Ortadoğu’yu değil, küresel güvenlik mimarisini de tehdit eder hale geldiğine dikkat çekti. Kremlin kaynakları, çatışmanın kontrolsüz biçimde büyümesi halinde bunun diplomatik, ekonomik ve insani sonuçlar doğurabileceği değerlendirmesinin öne çıktığını aktardı.

Bu gelişmelerin ardından Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin kapsamlı bir yazılı açıklama yayımladı. Açıklamada, söz konusu saldırıların “uluslararası hukukun temel ilke ve normlarını ihlal eden, egemen ve bağımsız bir BM üyesi devlete karşı önceden planlanmış ve kışkırtılmamış bir silahlı saldırı” olduğu vurgulandı. Bakanlık, bu adımların “bölgeyi hızla insani, ekonomik ve muhtemelen radyolojik bir felakete sürükleyen tehlikeli bir macera” anlamına geldiğini belirtti.

Açıklamada ayrıca, saldırıların İran etrafındaki durumu uzun vadede normalleştirmeyi amaçlayan yeni bir müzakere süreci görüntüsü altında gerçekleştirilmesinin özellikle kaygı verici olduğu ifade edildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı, “ABD ve İsrail’in, İran’ın nükleer silah edinmesini engelleme bahanesinin arkasına saklandığını, buna karşın UAEA güvenceleri altındaki nükleer tesislerin bombalanmasının kabul edilemez olduğunu” kaydetti. Washington ve Tel Aviv’in bu adımlarla, Ortadoğu’yu kontrolsüz bir gerilim sarmalına sürüklediğinin altı çizildi.

Bu çerçevede Sergey Lavrov’un da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik “temelsiz ve kışkırtılmamış saldırganlığını” açık biçimde kınadığı bildirildi. Bakanlık açıklamasına göre, Abbas Arakçi, Lavrov’u telefonla arayarak İran yönetiminin saldırıları püskürtmeye yönelik attığı adımlar hakkında bilgi verdi. Lavrov, saldırıların derhal durdurulması gerektiğini vurgulayarak, Rusya’nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi dahil tüm uluslararası platformlarda, “uluslararası hukuka, karşılıklı saygıya ve çıkarlar dengesine dayalı barışçıl çözümlerin bulunmasını kolaylaştırmaya” hazır olduğunu ifade etti.

1.3.2026

Türkiye-Rusya haber sitesi
Реклама
İLGİLİ HABERLER
Türkrus reklam
Реклама
Türkrus reklam
Реклама
Türkrus reklam
Реклама
Türkrus reklam
Реклама
Türkrus reklam
Реклама
ANKET
Bu yıl içinde Ukrayna krizinin anlaşma ile sonuçlanma ihtimali sizce ne kadar?
©Copyright Turkrus.com - All Rights Reserved
Türkiye-Rusya haber sitesi
Реклама
Türkiye-Rusya haber sitesi
Реклама
Türkiye-Rusya haber sitesi
Реклама