Türkiye-Rusya haber sitesi
Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam
YAZARLAR

Sobalarla birlikte giden insanlığımız

İlkbahar ve yazın, evin camlarını karşılıklı açıp püfür püfür esen salonda yerde yatarak geceyarılarına kadar televizyon seyredilen ve de sanki hiç bitmeyecekmiş gibi gelen günlerin son demleri yaşanırken nereden bilebilirdik ki adına çocukluk denen hayatın en güzel zamanlarını da tükettiğimizi?

Apartman kapısına yanaşan kamyon, kömürleri sokağa saçmamaya gayret edip damperini kaldırıp yavaş yavaş ilerlerken, zemin kattaki odunluğa taşınacak kömürler de gittikçe kapıdan daha uzağa yayılırlardı.

O kadar gözümde büyürdü ki onca kömürü önce odunluğa sonra da üçüncü kata çıkartmak. Kamyonları daha uzaktan görünce kış boyunca hergün sanki o güçsüz kollarımla tonlarca odunu kömürü bana taşıtacaklarmış gibi gelirdi.

Allahtan ufak bir aydınlatma balkonumuz vardı da babam hafta sonlarında orayı odun ve kömürle doldurur biz de bütün hafta boyunca oradan içeriye aldıklarımızla sobayı yakardık. Benim, verilen görev çerçevesinde aşağıdan odunluktan çıkarttığım çıralar da kendimi büyümüş hissetmemden başka bir işe de yarar mıydı hala bunun yanıtını veremem.

Daha modern apartmanlarda belki insanlar sobalı evlerde değilse de yine de ortak kullanımlı kaloriferli dairelerde yaşıyorlardı. Apartman toplantılarında yakıt masraflarının yüksekliği, kaloriferlerin az yakıldığı, çok masraf edildiği, tek kanallı TRT'de 'Kapat şu kaloriferi pişiyoruz, aç şu kalori kapıcı donuyoruz'lu İzocam reklamları derken yine iyi kötü bir iletişim mevcuttu. Herkes kendi derdindeydi belki ama diğerlerinin de sorunlarının farkındaydı hiç olmazsa.

Sonra doğal gaz çıktı, sobalar söküldü, kalorifer petekleri takıldı, her daire artık istediği zaman açıp istediğinde de kapatacağı kalorifer sistemine sahip oldu. Harcadığın kadar ödüyordun, her koyun kendi bacağından yani... Komşun donmuş, pişmiş farkında bile değildin.

Sanırım biz ısınmak için çaba harcamak gerektiğini yaşayarak öğrenen son kuşak olduk. Emek harcanmadan ne bünyenin ne de kalplerin ısınmayacağını hayat bize öğretti. Kömür taşıdık üst katlara ya da güller sevgililerimize, hep ısıtsınlar bizleri diye.

Ancak ne var ki gelen doğal gaz, aslında doğallığı öldürdü sanki o evlerde. O andan sonra babalar ve oğullar beraberce odunluğa inmediler artık. Ortak çalışmanın tadına varamadılar. Baba işten eve geldi doğru televizyon karşısına elde gazete ile oturdu, çocuklar da artık bilgisayar ekranına kilitlenmiş gözleriyle bedenleri evde, ruhları sanal alemde uçar oldular.

odun_sobas

Paylaşım bitince haliyle duyarsızlıklar da başladı. Önce komşu diyalogları sona erdi, sonra mahalle ve nihayet en sonunda da ''Bu İstanbul'a da ipini koparan geliyor, Megaköy oldu çıktı'' ile koptuk herkesten.

Geçen gün 24 şehit haberiyle uyanınca güne, bekledim ki artık gerçekten uyanalım ve dökülelim sokaklara. Öyle sağa sola saldıran anarşist tavırlar değil. Kim hangi ırktan, hangi sınıftan, hangi yaştan, partiden, şehirden, renkten olursa olsun elele lanetleyelim şu terör belasını istedim.

İstedim...

Sanal dünya, el atmış gerçek dünyanın sorunlarına. Artık her şeyi internette kurtarıyoruz. Bakmayın o televizyon hileleri ile birleri bin göstermelerine aslında sokaklarda kimse yok ama facebook'ta bütün profil resimleri değişmiş. Terörü lanetliyoruz, siyah zemine ay yıldız, şehitler ölmez vatan bölünmez...

Terörü lanetleyenler bunu paylaşsın,

tek bir tuşa bas vicdanın rahatlasın...

Peki ya sonra?

Merak ettim profil resimlerini değiştirenler ne yapıyor diye, Bubble İsland, Mahjong Saga, Double Down Casino, Poker, Okey... bilumum oyun sitesindeyiz hepimiz.

Terörü lanetledik, vicdanlar huzurlu, seçimde de oy kullanıp vatandaşlık görevimizi yerine getiriyoruz, arada bir yine televizyonlarda bize gösterilen numaralara falan filan yazıp oraya buraya 5 lira gönderiyoruz yardım için, Somaliler bile biz olmasak açlıktan öleceklerdi neredeyse, eee daha ne yapalım?

Hani Ruslarla Batı Hattı doğal gaz anlaşması bu sene uzatılmadı ya, işte bir tek orada umudum var. Isınmak için odunluktan kömür çuvalını yüklenip sırtımızda üç kat çıkardığımız, tuşlara basmaktan başka yaşamlarımızın da olduğu günlere döner miyiz?

Kimbilir? Belki gaz kesilirse yeniden o herkesin komşusunun derdinin gerçekten de farkında olduğu, kimin ısınıp kimin de donduğunu bildiği gerçek dünyaya döneriz.

Umudum kısmen kesilen gazın bizlere insanlığımızı yeniden hatırlatmasında...

akoba66@yahoo.com

24.10.2011

Paylaş
İLGİLİ HABERLER
Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam
ANKET
Rusya ile Ukrayna arasında yakında bir barış anlaşması imzalanabilir mi?



©Copyright Turkrus.com - All Rights Reserved
Türkiye-Rusya haber sitesi Türkiye-Rusya haber sitesi Türkiye-Rusya haber sitesi