Moskova-Erivan hattında Zelenskiy ve AB gerilimi: Seçimler kritik
Moskova, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin 4-5 Mayıs tarihlerinde Erivan’da düzenlenen Avrupa Siyasi Topluluğu zirvesindeki sert Rusya karşıtı açıklamalarına karşılık Ermenistan yönetiminden resmi izahat bekliyor. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın bu "Rusofobik" söylemlere zemin hazırlamasını ve bunları kendi açıklamalarıyla dengelemeye çalışmamasını "anormal" olarak nitelendirdi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı, Ermenistan Büyükelçisi'ni çağırarak, Rusya'ya yönelik tehditlerin dile getirildiği bir platform sunulmasının kabul edilemez olduğunu iletti. Bu gerginlik, iki ülke arasındaki diplomatik uçurumun derinleştiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
BFM'e konuşan siyasi analistler, Ermenistan’ın mevcut politikasının iç siyasete yönelik bir strateji olduğunu savunuyor. İMÉMO RAN Orta Asya Sektörü Başkanı Stanislav Pritçin, Paşinyan’ın Avrupa entegrasyonu hamlesini tamamen bir "seçim kampanyası" olarak değerlendiriyor. Pritçin'e göre Paşinyan seçmenine sunabileceği başka bir başarı kalmadığı için "Avrupa rüyası" adlı süslü bir paket satıyor, ancak coğrafi ve ekonomik gerçekler nedeniyle Ermenistan’ın AB üyeliği için hiçbir önkoşul bulunmuyor. Pritçin ayrıca, Batı'nın bu süreçte Ermenistan’a somut bir şey sunmadan sadece Rusya ile olan bağlarını koparmaya çalıştığını, ana pazar olan Rusya ve AEB'den kopmanın Ermeni ekonomisi için bir felaket olacağını vurguluyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin önceki gün, Erivan’ın bu keskin dönüşüne karşı halkın iradesinin sorgulanması gerektiğini ima ederek bir referandum önerisinde bulundu. Putin, Ermeni halkının AEB veya AB arasında bir tercih yapması durumunda Rusya'nın her türlü karara saygı duyacağını, ancak bu seçimin bir an önce yapılması gerektiğini ifade etti.
Putin’in bu çıkışı, uzmanlar tarafından "centilmence bir boşanma" (Ermenistan'ın AB'yi seçmesi durumunda AEB üyeliğinin ve güvenlik garantilerinin sona ermesi) ihtimalinin masada olduğu şeklinde yorumlanıyor. Kremlin, Ukrayna örneğinde olduğu gibi, bir ülkenin hem AB ile serbest ticaret yapıp hem de AEB içinde kalmasının teknik olarak imkansız olduğunu savunuyor.
Geleceğe dair senaryolar ise tamamen 7 Haziran’da yapılacak parlamento seçimlerine kilitlenmiş durumda.
Ermeni Stratejik Araştırmalar ve Girişimler Analiz Merkezi Başkanı Hayk Halatyan, seçim sonuçlarının iki ülke arasındaki krizin ya çözülmesini ya da kopma noktasına gelmesini sağlayacağını belirtiyor. Halatyan'a göre muhalefet kazanırsa ilişkiler hızla düzelir, Paşinyan kazanırsa kriz derinleşir. Halatyan, "Ayrıca Erivan'ın "Avrupa rotası" söylemi aslında bölgede Türkiye'nin konumunu güçlendiren ve Rusya ile İran'ı zayıflatan gizli bir "Türkiye'ye yönelme" stratejisi olabilir" diyor.
7 Haziran 2026’daki kritik parlamento seçimleri öncesinde Ermenistan siyaseti, gücünü korumaya çalışan Nikol Paşinyan ile rakipleri arasında gerginlik tırmanıyor. Rusya'da "emlak kralı" olarak bilinen, Ermenistan'da siyasete girmek için Rusya vatandaşlığını bırkan, Moskova ielk iyi ilişkiler yanlısı milyarder iş insanı Samvel Karapetyan'ın Paşinyan ile arasında sert rekabet dikkati çekiyor.
Anketlerde Paşinyan’ın Sivil Sözleşme Partisi %17-24 bandındaki desteğiyle halen ilk sırada görünse de, özellikle başkent Erivan’da %40’lara varan bir sempati yakalayan Karapetyan liderliğindeki "Güçlü Ermenistan" bloku iktidarın en ciddi alternatifi olarak öne çıkıyor. Eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan ve Erivan’ın eski Belediye Başkanı Hayk Marutyan gibi isimlerin oyları bölmesi beklenirken, seçmenin yaklaşık %45’inin kararsız olması, sandıktan çıkacak sonucun hem Ermenistan’ın iç dengelerini hem de Moskova ile olan stratejik ilişkilerinin geleceğini belirleyeceğini gösteriyor.
Ancak Ermenistan’daki çok özel ve karmaşık seçim sistemi Paşinyan'a düşük oyla bile işkltidarı koruma imkanı verebilir. Yadsa, olası bir siyasi çıkmaz durumunda iktidarın yeniden şekillenmesine imkân tanıyan özel bir mekanizma içeriyor. Ermenistan Anayasası uyarınca seçimlerin ardından partiler kısa süre içinde, bazı kaynaklara göre 6 gün içinde hükümet kuramazsa, en çok oy alan iki siyasi güç arasında ikinci tur oylamaya gidiliyor. Bu turu kazanan tarafın parlamento çoğunluğu en az yüzde 54’e tamamlanarak tek başına iktidar yolu açılıyor. Bu durum, mevcut Başbakan Nikol Paşinyan gibi bir liderin ilk turda görece düşük bir oy oranı elde etse dahi, muhalefetin parçalı kalması halinde ikinci turda avantaj yakalayarak iktidarını koruyabilmesine olanak tanıyor.
11.5.2026

Реклама