Rusya iki modele bölündü: Kolektivistler ve girişimciler
Rusya’daki bölgelerin bireycilik ve kolektivizm düzeyleri açısından belirgin biçimde ayrıştığı, bu farkların doğru kurumlarla ekonomik büyümeye dönüştürülebileceği belirtildi. K-Rusya olarak tanımlanan bölgelerde kolektivist değerlerin baskın olduğu, İ-Rusya olarak adlandırılan bölgelerde ise bireycilik ve girişimcilik eğiliminin öne çıktığı belirtildi.
Moskova Devlet Üniversitesi Ekonomi Fakültesi Dekanı Aleksandr Auzan ve çalışma arkadaşları, “İ-Rusya” ve “K-Rusya” olarak adlandırılan iki kültürel yapının ülke içinde birlikte var olduğunu, tek tip politika yerine bölgesel farklılıkları gözeten yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğunu savundu. Çalışma, RBK tarafından incelendi.
Araştırma, Sber çalışanları arasında 81 bölgede yapılan geniş ölçekli bir anketten elde edilen verilerle hazırlandı. Yaklaşık 46 bin 800 kişinin yanıtları analiz edilirken, bireycilik ile girişimcilik ve güven düzeyi arasında güçlü bir pozitif ilişki saptandı. Kolektivizmin ise çok çocuklu aile yapılarıyla daha sık örtüştüğü belirlendi. Auzan’a göre büyük şehirler, Ural, Sibirya ve Uzak Doğu bireyci özellikleriyle öne çıkarken, ülkenin geri kalan kısmı daha kolektivist bir yapı sergiliyor.
Çalışmada “İ-Rusya”nın nüfusun yaklaşık dörtte birini oluşturmasına rağmen gayrisafi yurt içi hasılanın büyük bölümünü ürettiği, “K-Rusya”nın ise daha kalabalık olmasına karşın ekonomik katkısının görece sınırlı kaldığı vurgulandı. Bu ayrımın tarihsel kolonizasyon süreçleri, serflik uygulamaları, iklim koşulları ve etnik yapı gibi faktörlerle şekillendiği ifade edildi. Ekonomistler, bireycilik ile kişi başına düşen bölgesel gelir arasında da pozitif bir ilişki bulunduğunu, ancak bu etkinin sınırlı olduğunu kaydetti.
Araştırmanın yazarları, bu tablo karşısında merkezi ve tek tip düzenlemeler yerine bölgesel özerkliği artıran çözümler önerdi. Bölgelere özgü kurumların güçlendirilmesi ya da vatandaşların ihtiyaçlarına göre farklı “kurum menüleri” arasından seçim yapabilmesi seçenekler arasında yer aldı. Uzmanlar, aşırı merkezileşmenin kalkınmayı zorlaştırdığını, ancak mevcut siyasi ve idari koşullarda bu tür bir desantralizasyonun kısa vadede hayata geçirilmesinin zor olacağını da vurguladı.
19.2.2026

Реклама