Rusya'da 'altın elemanları şirkette tutma' telaşı
Rusya’da işgücü piyasasında yaşanan kronik personel açığı, şirketleri klasik toplu işe alım modelinden vazgeçmeye zorluyor. 2025 yılında personel değiştirme oranı yüzde 25’e yükselirken bu seviye insan kaynakları pratiğinde kabul edilen yüzde 10 eşiğinin çok üzerine çıktı. SuperJob anketine göre Rus şirketlerinin yüzde 78’i eleman bulmakta zorlanıyor. En büyük sıkıntı otelcilik, perakende, lojistik ile restoran sektörlerinde yaşanıyor. Göç mevzuatının sıkılaşması da yabancı çalışanların yerini doldurmayı zorlaştırdı ve işverenlerin üzerindeki baskıyı artırdı.
RBC'nın raporuna göre, nitelikli bir çalışanın kaybı şirketler için doğrudan gelir kaybına dönüşüyor. Bir satış yöneticisinin ayrılması bile firmaya bir iki aylık ciroya mal olabiliyor. Yeni gelen adayların yüzde 20 ile 30 arasında maaş artışı talep etmesi maliyeti daha da yukarı çekiyor. Örneğin üst düzey bir yöneticinin insan kaynakları şirketi üzerinden işe alınmasının bedeli yıllık gelirinin yüzde 10’una ulaşabiliyor. Bu da 600 bin ile 2,4 milyon ruble arasında bir yük anlamına geliyor ve dolara çevrildiğinde 7 bin 500 ile 30 bin dolar aralığına denk geliyor.
Bu ortamda şirketler giderek "altın kadro" olarak adlandırılan çekirdek ekip stratejisine yöneliyor. Bu modelde işletmeler dış piyasadan sürekli personel aramak yerine mevcut çalışanlarının yetkinliklerine yatırım yapıyor. Ozon tarafından kullanılan People Analytics sistemi sayesinde yüksek ayrılma riski taşıyan çalışanların yaklaşık yüzde 70’i elde tutuldu ve şirket bir yılda 150 milyon ruble tasarruf sağladı. Uluslararası alanda Marriott International da eğitim ve mentorluk programlarıyla yeni çalışanlarını elde tutma oranını yüzde 30 artırdı.
Uzmanlara göre başarılı bir altın kadro stratejisi bütçenin bir kısmını doğrudan eğitime kaydırmayı, kritik pozisyonlar için net kariyer yolları oluşturmayı ve çalışanların farklı alanlarda yetkinlik kazanmasını sağlayan sistemleri gerektiriyor. Şirket içinde yükselme imkanı gören personel daha az iş değiştirme eğilimi gösteriyor. İş dünyasında artık rekabet avantajının hızlı işe alımdan değil, çalışanları piyasadan daha hızlı geliştirebilme yeteneğinden geçtiği vurgulanıyor.
13.1.2026

Реклама