Türkiye-Rusya haber sitesi
Türkiye-Rusya haber sitesi
Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam
YAZARLAR

Bir bahriyeli fotoğrafının düşündürdükleri...

KAAN AKOBA yazıyor: Fotoğrafın arkasındaki tarih, 13 Temmuz 1952. Bir genç kız ve asker uniformaları içindeki genç delikanlı, muhtemelen köy meydanındaki bir kütük evin dış duvarına, fotoğrafçının isteği üzerine asılmış siyah bezi fon yapmış, kameraya bakıyorlar.  Kızın dudaklarında varla yok arası bir gülümseme ve gözlerinde de hafiften de olsa gururlu, mutlu bir özgüvenli bakış varken, delikanlı  ise yanında, sanki biraz mahçup, çekingen ya da ürkek, ne olduğu tam anlaşılamayan bir ifade ile duruyor.

Моряк (denizci), belki sadece bir süreliğine, belki de askerliğini bitirip artık temelli olarak köyüne dönmüş.

Arkasına hiçbir yazı yazılmayan fotoğrafları anlamaya çalışmak ne kadar da zor bir uğraş. Halbuki çalakalem yazılmış bile olsa, karalanmış bir iki sözcük, yıllar sonrasında fotoğrafa bakanlar için ne hoştur.

Denizcinin yanındaki kız kim acaba? Yüzlerine bakıp benzerlik aramaya çalışmak da, 'boşa kürek çekmek' ile eşdeğer. Bu şekilde bir sonuca ulaşmak hiç olası değil.

Belki kız kardeşi, belki de 'sevgilisi'. Gerçi bu duruştan sevgili olduklarını söylemek çok iddialı olabilir. Ancak insan biraz dikkatli bakıp, beden dilinden bir şeyler çıkarmaya çalışınca, elleri ayrı düşmüş de olsa, sanki biraz utanmış da o yüzden el ele tutuşamamışlar gibi bir hisse de kapılabiliyor.

Genç kız, beyaz başörtüsü ve üstünde de sadece günlük yerel kıyafeti olmasına karşın, ne kadar da özenli görünüyor. Uzun deri çizmeleri ve duvarın dibinde eridi eriyecek karlar ise, mevsimin kıştan ilkbahara geçerken, havanın aslında o kadar da sıcak olmadığına işaret ediyor.

Her ikisinin de ellerinden 'tarım emekçileri' olduğunu anlamak için hiç de kahin olmaya gerek yok. Abidin Dino'nun resimlerindeki 'kocaman elli emekçiler' onlar...

Yok yok, denizci askerliğini tamamlayıp kesin olarak dönmüş olmalı, uniformasının ceketinin kollarına baksanıza, ne kadar da kısalmış. Sanki yıkadıkça çekmiş gibi olan bu görünümün altında yatan sebep, artık uzun askerliğin bittiği gerçeği olmalı.

Bir de şapkasının altından taşan o uzun saçlar. 'Kıdem' almış asker saçı mı yoksa bize anlatılan o 'hikaye' gerçekten de doğru muydu acaba?

Denizci askerlerin, özellikle de savaş zamanlarında saçlarını uzatmalarına komutanları pek ses etmezlermiş. Dile getirilmese de bunun sebebinin, askerlerin bir şekilde denize düşmeleri durumunda, arkadaşlarının onları saçlarından yakalayıp, dibe batmalarını engellemesi olduğu anlatılırdı hep...

Artık fotoğrafların bile tamamen dijital olduğu bir ortamda, fotoğraf kağıdı üreten fabrikalar iflas ederken, ''Ne olur fotoğrafların arkalarına kısa da olsa bir şeyler yazın'' demek ne kadar da gereksiz olur değil mi?

8.5.2013

Paylaş
İLGİLİ HABERLER
Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam
ANKET
Rusya ile Ukrayna arasında yakında bir barış anlaşması imzalanabilir mi?



©Copyright Turkrus.com - All Rights Reserved
Türkiye-Rusya haber sitesi Türkiye-Rusya haber sitesi Türkiye-Rusya haber sitesi