Döviz-Piyasalar20.07.2019 11:56:40
 

TÜM DERGİLERE ULAŞMAK
İÇİN TIKLAYINIZ.

Uysal DOĞAN

"Kırk yıl boyunca sinsice sızdılar"
Tuğgeneral Nurettin Alkan… Türkiye’nin Moskova Büyükelçiliği İçişleri Bakanlığı Müşaviri… Onu kamuoyu, 15 Temmuz kanlı darbe giriş
Devamını oku...
Toplumsal Forum'da 21 anlaşma
St. Petersburg’da gerçekleştirilen Rus-Türk Toplumsal Forumu (RTTF) çerçevesinde Rusya ve Türkiye’den üniversiteler arasında 21 işbirliği
Devamını oku...
Küllerinden doğan ülke Rusya
"Rusya’da hep devlet ağır basar, herşey onun etrafında döner. Devlet gücü aşırı üniterdir. Liderin en büyük suçu kontrolü elinden kaçırmak
Devamını oku...
Moskova'da Türkçe dersleri başlıyor
Türk-Rus ilişkilerinin toplumsal tarafında önemli bir boşluğu doldurmaya başlayan, düzenlediği etkinlikler ilgi göre Moskova Yunus Emre Enstitüsü, sab
Devamını oku...

Rusya'da havaalanlarında sigara izni
Rusya'da havaalanlarında sigara içme odalarının yeniden açılması yolunda önemli bir eşik geçildi. Duma, havaalanlarında sigara odalarının serbest bıra
Devamını oku...
“Türkiye Ermenistan’dan yakın olacak"
Türkiye’nin S-400 hava savunma sistemlerini teslim almaya başlaması, Rusya’da büyük yankı toplamaya devam ediyor. Ünlü bazı gazeteciler, R
Devamını oku...
"Açık büfe yemeklerini kullanıyoruz"
"Türkiye'de oteller açık büfelerde bazı ürünleri birkaç öğün üst üste servis edebilir." Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osma
Devamını oku...
Putin’le 'selfie' yarışı
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, sadece vatandaşların ya da turistlerin değil Moskova’ya gelen yabancı politikacıların da kendisiyle “
Devamını oku...
"Visa ve MasterCard Rusya'dan çıkabilir"
"Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma'da görüşülen ve Merkez Bankası'nın da desteklediği yeni bir tasarı nedeniyle Visa ve MasterCard gibi ulusl
Devamını oku...
Napolyon’un generalinin kemikleri
Rusya seferinde aldığı yenilgiyle deyim yerindeyse kendi çöküşünü hazırlayan Fransız İmparator Napolyon Bonapart’ın favorisi olan generallerinde
Devamını oku...
Öğrenci, Putin’le görüşmede bayıldı
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye'nin partneri olduğu INNOPROM 2019 Sanayi Fuarı için gittiği Yekaterinburg’da Ural Federal Üniversit
Devamını oku...
Yurtdışı çıkış harcı zamlanıyor
Türkiye'den yurtdışına çıkış harcı arttırılıyor. Bu konuda torba yasa hazırlandığını söyleyen AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş’un verdiği b
Devamını oku...
DÜNYA HABERLERİ | Haber detay
Murat Gülmezoğlu'ndan anılar

SSCB'nin son yıllarında bu coğrafyaya ilk adımını attığı günlerden başlayarak uzun yıllar Enka'nın Moskova temsilciliği görevinde bulunan Murat Gülmezoğlu'nu geçen hafta kaybettik. Rusya'daki Türk toplumunun "Murat Abi"sini, Moskova'da bir dönem Ticaret Başmüşaviri olarak görev yapan Aydın Sezer'in kaleme aldığı "Mavi Düş" kitabındaki röportajı hatırlayarak bir kez daha anıyoruz:  

"1980'lerin ikinci yarısından itibaren Moskova'ya gitmeye başlayan firmalarımızın öncüsü ENKA'ydı. ENKA'nın Rusya'da gerçekleştirdiği projelere sonra değinilecek olmakla birlikte, ENKA'nın Moskova'daki ilk yerleşik müdürü, sayın Murat Gülmezoğlu'yla gerçekleştirdiğim söyleşiyle 1988'in Moskovası'na dönelim. Söyleşimize başlarken, uzun yıllar ABD'de, Avrupa'da ve Suudi Arabistan'da yaşamış olan Sayın Gülmezoğlu'na, Moskova'ya giderken neler hissettiğini sordum. 

"Eylül 1988'de, yıllarca adını duyduğum fakat pek söyleyemediğim bir şehir olan Moskova'ya gidiyordum. Açık söylemek gerekirse, biraz korku, biraz da merak vardı. Gittiğimde Moskova değişim dönemindeydi. "Perestroyka yaşanıyordu. Herkes ümitli fakat yine de kuşkuluydu" diyerek söze başlayan Gülmezoğlu, Moskova'da çok güzel bir şehircilik anlayışıyla karşılaştığını belirterek, şehrin ortasından geçen nehrin önce iki kola ayrılıp sonra tekrar birleştiğini ve bu durumun  Paris'e çok benzediğini, orada da Sein Nehri'nin ikiye ayrılıp tekrar birleştiğini anlattı. "Paris'te Notre-Dame Kilisesi ve köprüler, Moskova'da Kremlin, Kızıl Meydan, St. Basil Kilisesi ve yüzlerce tarihi eser" diyerek şehircilik açısından çok etkilendiği Moskova'ya hayranlık duyduğunu gizlemeyen Gülmezoğlu, Moskova'yı anlatmaya devam etti.

"Her şey çok güzel korunmuş... Merkezin etrafında bir çevreyolu var, Bulvar Çevreyolu. Sonra bir ikinci çevreyolu geçiyor şehrin ortasına yakın, Sadovaya  Çevreyolu. Üçüncü çevreyolu şehrin sonunda, Mkad Çevreyolu. Bu dış çevreyolundan dik olarak merkeze doğru gelen bulvarlar var. Her taraf o kadar yeşil ki kendinizi bir şehrin merkezinde değil bir ormanın kenarında sanırsınız. Uçakla Moskova'ya inerken zaten etrafın yemyeşil ormanlarla kaplı olduğunu görürsünüz. Fakat, şehri gezerken bu yeşilin şehrin merkezine kadar indiğini görünce hayran olmamak elde değil. Şehrin kuzey doğusunda kilometrelerce uzanan İsmailovsk Parkı. Güneybatısında Olimpik Köy ve güneyde tarihi Kolomenskaya Kompleksi sonsuz ormanlıklar içinde. Ne kadar da seversen sev kendi vatanını, kıskanmamak mümkün değil Moskova'yı".

Ulaşım sistemininin mükemmelliğine değinen Gülmezoğlu, "Metro teşkilatı ile yer altından istediğiniz yere gidebiliyorsunuz. Metro istasyonları çok derinlerde, çok uzun eskalatörlerle inip çıkıyorsunuz. İstasyonlar müze gibi. Heykeller, avizeler, duvarda süsler" diyor.

Moskova'daki ilk sonbaharında, ağaçların neredeyse bütün renklere büründüğünü, yaprakların yeşilden, sarı ve kırmızıya dönüştüğünü, en hafif bir rüzgârda yollara düştüğünü anlatan Gülmezoğlu, "Yürüyorum sık adımlarla, tabiatın şahane senfonisi her yanda..." diyor ve devam ediyor:  

"Moskova'da mimari olarak dikkati çeken yedi büyük kule bina var. Bunlara Stalin Binaları deniliyor. Ellili yıllarda inşaa edilmiş bu çok farklı binalar, Stalin'in Alman harp esirlerine yaptırdığı bile söylenir. Hepsinin çok muhteşem girişleri, cephelerinde motifler ve heykeller bulunur. Ortalarında süslü yüksek bir kule oturtulmuştur. Dışişleri Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Leningrad ve Ukrayna Otelleri, Moskova Üniversitesi ve iki iskan ünitesi bu binalardır. Merkezdeki Moskova Oteli ve Parlemento binası gibi daha bir çok bina da Stalin devrinde yaptırılmıştır. Stalin mimariye meraklı birisi olmalı ki, bütün bu mimari eserler Stalin'in bizzat kontrolünde yaptırılırmış. Kendisinin bizzat imzalamadığı hiçbir proje inşa edilememiştir."

Ekim 1988'de ilk Türk işçi kafilesinin gelecek olmasından büyük heyecan duyduğunu vurgulayan Gülmezoğlu, "Onları Kievskiy Vagzal'da (gar) karşıladım. Muhtelif ülkelerde çok yüksek artı derecelerde çalışan işçilerimiz, şimdi de çok eksi derecelerde çalışacaklardı. Başarılarından şüphem olmasa da, heyecanlanmıyorum desem yalan olur" diyerek sözlerine devam ediyor.

"Kievskiy Garı'nda karşıladık işçilerimizi. Beni kalın bir palto ve başımda kalpakla görünce şaşırdılar. 'Hava soğuk...' dedim. Pek kabullenemedi Erzurumlu Rıza, 'Pek değil' demekle yetindi. Yeni bir devir başlıyordu bizim için, bu şehre yepyeni binalar yapacaktık işçilerimizle. Onlara güveniyordum. İşçilerimiz gelmeye başlamıştı, artık adımızı burada duyuracaktık güzel eserlerimizle. İlk işimiz olarak Moskova'nın merkezinde Petrovskiy Pasajı'nın restorasyonuna başladık. 

Cephe tamamen örtüldü. Trafik pek fazla olmadığından rahatça çalışabiliyoruz. Pasaj'ın yanında bir kemer, ondan geçince ofisimiz, iki katlı bir bina, yanında ilaveten yaptığımız tuğla bina. Petrovskiy inşaatımızdan sola doğru yürürseniz iki dakika sonra şehrin merkezindesiniz. Sağ tarafta Bolşoy Tiyatrosu, sol tarafta Mali Tiyatro, karşıda bir yabancı firmanın restore ettiği Metropol Otel, yanında Karl Marx'ın heykeli, ileride bir meydan ortasında bir heykel, Derjinskiy, KGB'nin kurucusu. Arkasında KGB Binası, burası Ruslara göre dünyanın en yüksek binası, 'bodrumundan bile Sibirya'yı görür...' diyorlar. Geriye doğru yürürseniz, resim satan bir galeri, sağda GUM mağazaları, solda aynı yolda kitapçılar, pulcular, hatıra eşyası satanlar. Petrovskiy'den çıkıp sağda ilk sokağa saptığınızda Budapeşte Oteli ve lokantasını görürsünüz. Bu lokanta bizim öğlen ve akşam yemeklerini işçilerle beraber yediğimiz yer. Şirket, bu yemekler için adam başına 3,5 ruble ödüyor ve az da olsa lokantada Ruslar da oluyor. Ekseri cuma akşamları düğünler oluyor. İster istemez katılmış oluyoruz bu mutlu anına yeni Rus dostlarımızın. Burada benim dikkatimi çeken Anadolu'nun köylerinden gelmiş işçilerimizin bu havaya kolayca adapte olmuş olmaları. Herkes akşam iş paydosunda tulumunu çıkarıp, kravat bağlıyor ve yemeğini etrafın dikkatini çekmeyecek derecede kibarca yiyor. Rusça öğrenme ve terbiye kurallarını tatbikte işçilerimiz çok başarılı. Uzaktan kulak misafiri olduğum bir konuşmada, Yozgatlı Hüseyin hemşerisine dikkatle anlatıyordu: 'Bir kız arkadaşına giderken çiçek götüreceksin... Çiçek sayısı tek olacak 3, 5, 7... Yemeğe giderken bir şişe şampanya da götür, üstüne bir kırmızı kurdela bağlamayı unutma...'"

İşçilerin sosyal hayata hemen uyum sağlamalarının iş performanslarını olumsuz olarak etkileyip etkilemediğini sordum. "Bilakis" dedi, Gülmezoğlu, "Arabistan'da yıllarca kalıp, tek kelime Arapça öğrenmeyen, cuma günleri namaza dahi gitmeyen işçilerimiz, burada işlerine dört elle sarıldıkları gibi, hanım arkadaşlarıyla operaya, baleye hatta, pazar günleri kiliseye dahi gitmeye başladılar. Hemen Rusça konuşuyor olmaları, yabancı dile karşı ne kadar kabiliyetli olduklarını gösteriyordu."

Sosyal ilişkilerde yaşanan bazı aşırılıklara da göz yummadıklarını belirten Gülmezoğlu, bu nedenle Türkiye'ye göndermek zorunda kaldıkları işçilerin yüzündeki hüznü hiç unutamadığını da vurguladı. Sayın Gülmezoğlu'yla yaptığım söyleşiyi burada noktalamak gerekiyor. Zira, Sovyetler'in son dönemine ve 90 yıllara ilişkin ortak anılarımız bizi, Sovyet ve Rus muhipliğine götürecek kadar uç noktalara gidiyor. "  (Kaynak: medyagunlugu.com)

8.12.2018

Paylaş
İlgili Haberler
ANKET
Sizce bu yıl sonunda dolar kuru kaç ruble olur?

"Dış ticaretimizde denge olmalı"
Ticaret Bakan Yardımcısı Gonca Yılmaz Batur, Moskova'da Rusya Federal Gümrük Servisi Başkanı Vladimir Bulavin ve Rusya Ekonomik Kalkınma Bakan Yardımc
Devamını oku...
Rusya’da tarihin en düşük işsizliği
Türkiye'de işsizlik oranı, nisanda geçen yılın aynı ayına göre 3,4 puan artarak yüzde 13'e yükselirken, Rusya’da işsizliğin haziran ayında tarih
Devamını oku...
S-400: 10. uçak Mürted'e indi
S-400 füze savunma sistemi malzemelerinin sevkiyatı kapsamında bu sabah saatlerinde bir uçak daha Mürted Hava Meydanı'na indi. Milli Savunma
Devamını oku... Vize için Putin'den imza bekleniyor
Türk vatandaşları Rusya’nın uçak krizi yüzünden yeniden koyduğu vizenin tamamen kaldırımasını beklerken, diğer yandan “vizenin kaldırıldığ
Devamını oku...
'Ukraynaca zorunluluğu' yasası
Ukrayna’da resmi dil Ukraynacanın kullanımını birçok alanda zorunlu hale getiren yasa yürürlüğe girdi. Yeni yasa gereği, Ukraynaca konuşmayı red
Devamını oku...
Yurt dışı telefon harcına rekor zam
Yurt dışından getirilen telefon harçlarına zam yapıldı. 30 Kasım 2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan kararla 170 TL’den 500 TL&rsquo
Devamını oku...
Rusya'da resmi tatile 8+8 gün formulü
Rusya'da yılbaşı tatili kısaltma, Mayıs tatilini uzatma planları bir şekilde "denge"buldu ve hükümet merakla beklenen 2020 resmi, tatil günl
Devamını oku...
"Dolar kuru 63 değil 22,6 ruble olmalı"
İngiliz ekonomi gazetesi The Economist, tüm dünyada doların "olması gereken reel değerini" ölçmek için kullandığı Big Mac endeksini güncelle
Devamını oku...
Hak-hukuk ihlalinde zirvedeler
Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanlığı tarafından yayımlanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) raporunda, hak ihlali kararlarındaki art
Devamını oku...
Rus-Türk ortak Çehov filmi
Rus sinema yapımcılarının Türk meslektaşlarına ünlü Rus öykü ve oyun yazarı Anton Çehov’un gençliğini konu alan ortak yapım bir film çekmeyi öne
Devamını oku...
Moskova Balesi İstanbul’a geliyor
St. Petersburg’taki 5. Rus-Türk Toplumsal Forumu toplantısı kapsamında, kültür, tiyatro ve sinema sanatı dahil bir dizi alanda çalışmalar yürütü
Devamını oku...
McDonald's hamburgerlerinde antibiyotik
Rusya'nın resmi kalite kontrol kurumu Roskaçestvo, ünlü ABD'li fast food devi McDonald's'ta satılan hamburgerlerde antibiyotik kalıntısına rastlandığı
Devamını oku...
 
©Copyright Turkrus.com - All Rights Reserved