Döviz-Piyasalar25.04.2019 01:02:50
 

TÜM DERGİLERE ULAŞMAK
İÇİN TIKLAYINIZ.

Uysal DOĞAN

Türkiye'de "tatil yapmama" nedenleri
Rusça gezi portalı Tonkosti, Türkiye'de tatil yapmanın Rusya vatandaşları için ne kadar cazip olduğunu esprili bir dille anlatan bir yazı yayımladı. İ
Devamını oku...
Moskova'da 23 Nisan coşkusu
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, her yıl olduğu gibi bu yıl da Moskova'da coşkuyla kutlandı. Moskova Yunus Emre Enstitüsü'nde yapılan tören
Devamını oku...
ENKA'nın projesi ödüle doymuyor
Yerli ve yabancı ticari gayrımenkul yatırımcılarının frene bastığı son kriz döneminde planlı projelerinde hız kesmeyen ENKA, son dönemdeki gözde proje
Devamını oku...
Schengen vizesinde önemli yenilik
Schengen vizesi ile ilgili "hayatı kolaylaştıracak" bir uygulama kapıda: Avrupa Birliği Parlamentosu yabancı turistlere vize kolaylığı
Devamını oku...

ABD Rusya'yı SWIFT'ten çıkarırsa...
Rusya, ABD'nin olası yeni yaptırımlarına karşı "bağışıklığını" arttırmak niyetinde. ABD'nin Rusya'ya karşı kullanabileceği olası kozlardan b
Devamını oku...
Basın Özgürlüğü Raporu: Türkiye ve Rusya
Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün yayımladığı Dünya Basın Özgürlüğü Raporu'nda Türkiye, geçen yıl olduğu gibi 157. sırada yer alıyor. Rusya
Devamını oku...
Rus orta sınıfı: Quo vadis?
Kırım krizi sonrası 2014 sonundan itibaren Batı yaptırımlarıyla tetiklenen ekonomik kriz, Rusya'da orta sınıfı vurdu. Kendini orta sınıf olarak tanıml
Devamını oku...
Moskova'da Türk filmleri rüzgarı
Türkiye-Rusya Karşılıklı Kültür ve Turizm Yılı çerçevesinde 18 – 25 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek 41. Uluslararası Moskova Film Fe
Devamını oku...
Para bitti, Gazprom'a geri döndü
Enerji fiyatlarının yüksek olduğu yıllarda akan parayı çarçur eden bir ülke daha, "hayatın gerçekleri" ile yüzleşmek zorunda kaldı... Yıllar
Devamını oku...
Rusya'da hangi sektörde iş kurmalı?
Bu soruya yanıt aranan araştırmaya göre, Rusya'da iş kurma planları arasında ilk sırada "kendi mağazasını açmak" var. Bunu "tarım işlet
Devamını oku...
20 maddede Boris Pasternak
Samih Güven, Sovyet devrinin ünlü yazarının hayatını ve dramını kaleme aldı. İşte 20 maddede Pasternak:  1. Boris Leonidoviç Pasternak (1890-1960
Devamını oku...
İyi haber: Perakende kıpırdadı
Moskova’da bu yılın ilk iki ayında perakende ticaret hacminde canlanma kaydedildi. Moskova Belediyesi Ekonomi Politikası ve Kalkınma Dairesinden
Devamını oku...
DÜNYA HABERLERİ | Haber detay
Murat Gülmezoğlu'ndan anılar

SSCB'nin son yıllarında bu coğrafyaya ilk adımını attığı günlerden başlayarak uzun yıllar Enka'nın Moskova temsilciliği görevinde bulunan Murat Gülmezoğlu'nu geçen hafta kaybettik. Rusya'daki Türk toplumunun "Murat Abi"sini, Moskova'da bir dönem Ticaret Başmüşaviri olarak görev yapan Aydın Sezer'in kaleme aldığı "Mavi Düş" kitabındaki röportajı hatırlayarak bir kez daha anıyoruz:  

"1980'lerin ikinci yarısından itibaren Moskova'ya gitmeye başlayan firmalarımızın öncüsü ENKA'ydı. ENKA'nın Rusya'da gerçekleştirdiği projelere sonra değinilecek olmakla birlikte, ENKA'nın Moskova'daki ilk yerleşik müdürü, sayın Murat Gülmezoğlu'yla gerçekleştirdiğim söyleşiyle 1988'in Moskovası'na dönelim. Söyleşimize başlarken, uzun yıllar ABD'de, Avrupa'da ve Suudi Arabistan'da yaşamış olan Sayın Gülmezoğlu'na, Moskova'ya giderken neler hissettiğini sordum. 

"Eylül 1988'de, yıllarca adını duyduğum fakat pek söyleyemediğim bir şehir olan Moskova'ya gidiyordum. Açık söylemek gerekirse, biraz korku, biraz da merak vardı. Gittiğimde Moskova değişim dönemindeydi. "Perestroyka yaşanıyordu. Herkes ümitli fakat yine de kuşkuluydu" diyerek söze başlayan Gülmezoğlu, Moskova'da çok güzel bir şehircilik anlayışıyla karşılaştığını belirterek, şehrin ortasından geçen nehrin önce iki kola ayrılıp sonra tekrar birleştiğini ve bu durumun  Paris'e çok benzediğini, orada da Sein Nehri'nin ikiye ayrılıp tekrar birleştiğini anlattı. "Paris'te Notre-Dame Kilisesi ve köprüler, Moskova'da Kremlin, Kızıl Meydan, St. Basil Kilisesi ve yüzlerce tarihi eser" diyerek şehircilik açısından çok etkilendiği Moskova'ya hayranlık duyduğunu gizlemeyen Gülmezoğlu, Moskova'yı anlatmaya devam etti.

"Her şey çok güzel korunmuş... Merkezin etrafında bir çevreyolu var, Bulvar Çevreyolu. Sonra bir ikinci çevreyolu geçiyor şehrin ortasına yakın, Sadovaya  Çevreyolu. Üçüncü çevreyolu şehrin sonunda, Mkad Çevreyolu. Bu dış çevreyolundan dik olarak merkeze doğru gelen bulvarlar var. Her taraf o kadar yeşil ki kendinizi bir şehrin merkezinde değil bir ormanın kenarında sanırsınız. Uçakla Moskova'ya inerken zaten etrafın yemyeşil ormanlarla kaplı olduğunu görürsünüz. Fakat, şehri gezerken bu yeşilin şehrin merkezine kadar indiğini görünce hayran olmamak elde değil. Şehrin kuzey doğusunda kilometrelerce uzanan İsmailovsk Parkı. Güneybatısında Olimpik Köy ve güneyde tarihi Kolomenskaya Kompleksi sonsuz ormanlıklar içinde. Ne kadar da seversen sev kendi vatanını, kıskanmamak mümkün değil Moskova'yı".

Ulaşım sistemininin mükemmelliğine değinen Gülmezoğlu, "Metro teşkilatı ile yer altından istediğiniz yere gidebiliyorsunuz. Metro istasyonları çok derinlerde, çok uzun eskalatörlerle inip çıkıyorsunuz. İstasyonlar müze gibi. Heykeller, avizeler, duvarda süsler" diyor.

Moskova'daki ilk sonbaharında, ağaçların neredeyse bütün renklere büründüğünü, yaprakların yeşilden, sarı ve kırmızıya dönüştüğünü, en hafif bir rüzgârda yollara düştüğünü anlatan Gülmezoğlu, "Yürüyorum sık adımlarla, tabiatın şahane senfonisi her yanda..." diyor ve devam ediyor:  

"Moskova'da mimari olarak dikkati çeken yedi büyük kule bina var. Bunlara Stalin Binaları deniliyor. Ellili yıllarda inşaa edilmiş bu çok farklı binalar, Stalin'in Alman harp esirlerine yaptırdığı bile söylenir. Hepsinin çok muhteşem girişleri, cephelerinde motifler ve heykeller bulunur. Ortalarında süslü yüksek bir kule oturtulmuştur. Dışişleri Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Leningrad ve Ukrayna Otelleri, Moskova Üniversitesi ve iki iskan ünitesi bu binalardır. Merkezdeki Moskova Oteli ve Parlemento binası gibi daha bir çok bina da Stalin devrinde yaptırılmıştır. Stalin mimariye meraklı birisi olmalı ki, bütün bu mimari eserler Stalin'in bizzat kontrolünde yaptırılırmış. Kendisinin bizzat imzalamadığı hiçbir proje inşa edilememiştir."

Ekim 1988'de ilk Türk işçi kafilesinin gelecek olmasından büyük heyecan duyduğunu vurgulayan Gülmezoğlu, "Onları Kievskiy Vagzal'da (gar) karşıladım. Muhtelif ülkelerde çok yüksek artı derecelerde çalışan işçilerimiz, şimdi de çok eksi derecelerde çalışacaklardı. Başarılarından şüphem olmasa da, heyecanlanmıyorum desem yalan olur" diyerek sözlerine devam ediyor.

"Kievskiy Garı'nda karşıladık işçilerimizi. Beni kalın bir palto ve başımda kalpakla görünce şaşırdılar. 'Hava soğuk...' dedim. Pek kabullenemedi Erzurumlu Rıza, 'Pek değil' demekle yetindi. Yeni bir devir başlıyordu bizim için, bu şehre yepyeni binalar yapacaktık işçilerimizle. Onlara güveniyordum. İşçilerimiz gelmeye başlamıştı, artık adımızı burada duyuracaktık güzel eserlerimizle. İlk işimiz olarak Moskova'nın merkezinde Petrovskiy Pasajı'nın restorasyonuna başladık. 

Cephe tamamen örtüldü. Trafik pek fazla olmadığından rahatça çalışabiliyoruz. Pasaj'ın yanında bir kemer, ondan geçince ofisimiz, iki katlı bir bina, yanında ilaveten yaptığımız tuğla bina. Petrovskiy inşaatımızdan sola doğru yürürseniz iki dakika sonra şehrin merkezindesiniz. Sağ tarafta Bolşoy Tiyatrosu, sol tarafta Mali Tiyatro, karşıda bir yabancı firmanın restore ettiği Metropol Otel, yanında Karl Marx'ın heykeli, ileride bir meydan ortasında bir heykel, Derjinskiy, KGB'nin kurucusu. Arkasında KGB Binası, burası Ruslara göre dünyanın en yüksek binası, 'bodrumundan bile Sibirya'yı görür...' diyorlar. Geriye doğru yürürseniz, resim satan bir galeri, sağda GUM mağazaları, solda aynı yolda kitapçılar, pulcular, hatıra eşyası satanlar. Petrovskiy'den çıkıp sağda ilk sokağa saptığınızda Budapeşte Oteli ve lokantasını görürsünüz. Bu lokanta bizim öğlen ve akşam yemeklerini işçilerle beraber yediğimiz yer. Şirket, bu yemekler için adam başına 3,5 ruble ödüyor ve az da olsa lokantada Ruslar da oluyor. Ekseri cuma akşamları düğünler oluyor. İster istemez katılmış oluyoruz bu mutlu anına yeni Rus dostlarımızın. Burada benim dikkatimi çeken Anadolu'nun köylerinden gelmiş işçilerimizin bu havaya kolayca adapte olmuş olmaları. Herkes akşam iş paydosunda tulumunu çıkarıp, kravat bağlıyor ve yemeğini etrafın dikkatini çekmeyecek derecede kibarca yiyor. Rusça öğrenme ve terbiye kurallarını tatbikte işçilerimiz çok başarılı. Uzaktan kulak misafiri olduğum bir konuşmada, Yozgatlı Hüseyin hemşerisine dikkatle anlatıyordu: 'Bir kız arkadaşına giderken çiçek götüreceksin... Çiçek sayısı tek olacak 3, 5, 7... Yemeğe giderken bir şişe şampanya da götür, üstüne bir kırmızı kurdela bağlamayı unutma...'"

İşçilerin sosyal hayata hemen uyum sağlamalarının iş performanslarını olumsuz olarak etkileyip etkilemediğini sordum. "Bilakis" dedi, Gülmezoğlu, "Arabistan'da yıllarca kalıp, tek kelime Arapça öğrenmeyen, cuma günleri namaza dahi gitmeyen işçilerimiz, burada işlerine dört elle sarıldıkları gibi, hanım arkadaşlarıyla operaya, baleye hatta, pazar günleri kiliseye dahi gitmeye başladılar. Hemen Rusça konuşuyor olmaları, yabancı dile karşı ne kadar kabiliyetli olduklarını gösteriyordu."

Sosyal ilişkilerde yaşanan bazı aşırılıklara da göz yummadıklarını belirten Gülmezoğlu, bu nedenle Türkiye'ye göndermek zorunda kaldıkları işçilerin yüzündeki hüznü hiç unutamadığını da vurguladı. Sayın Gülmezoğlu'yla yaptığım söyleşiyi burada noktalamak gerekiyor. Zira, Sovyetler'in son dönemine ve 90 yıllara ilişkin ortak anılarımız bizi, Sovyet ve Rus muhipliğine götürecek kadar uç noktalara gidiyor. "  (Kaynak: medyagunlugu.com)

8.12.2018

Paylaş
İlgili Haberler
ANKET
Türkiye'nin S-400 anlaşmasından vazgeçme ihtimali var mı?

Ortodoksların Çile Haftası' nedir?
Ortodoks Hıristiyanların "Çile Haftası" olarak adlandırdığı, Paskalya öncesi "katı perhiz günleri" başladı. Rusçada "Str
Devamını oku... Kim- Putin zirvesi 25 Nisan'da
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in nisan ayı bitmeden Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’la Rusya’da bir araya geleceği  aç
Devamını oku... "Mir" Türkiye'de çalışmaya başladı
Rusya'nın Batı yaptırımları sonrası gündeme getirip hızla hayata geçirdiği, Visa ve Mastercard'ın muadili sayılan milli  ödeme sistemi "Mir&
Devamını oku...
"Şimdiki elit 20 yıl daha yönetecek"
"Rusya'yı şu an yöneten siyasi elit en az 20 yıl daha iktidarda kalacak..." Bu iddia, Rus tarihçi Sergey Volkov'a ait. Volkov 2000'li y
Devamını oku...
Vladimir Zelenskiy: Dizi, gerçek oldu
Ukrayna'nın 41 yaşındaki en ünlü komedyeni Vladimir Zelenskiy, ilk kez adım attığı siyaset sahnesinde kısa sürede büyük bir halk desteğini arkasına al
Devamını oku...
Alkolden rüküş giyinmeye... Ruslar
Yurt dışında tatil yapan Rusya vatandaşı turistler etraflarına en fazla hangi konularda rahatsızlık veriyor? Rus bilet rezervasyon sitesi Biletix yapt
Devamını oku...
Lenin mozolesine 10 gün kilit
Önümüzdeki haftalarda Kızıl Meydan'ı ziyaret etmeyi planlayan turistlerin dikkatine: Moskova'da turistlerin ilgi gösterdiği mekanlardan Lenin mozolesi
Devamını oku...
Rusya'da votka içerken dikkat!
Rusya'da son yıllarda alkol tüketimine karşı verilen mücadele mesafe alındığı resmi ağızlardan ifade edilse de, ekonomik durumun kötüleşmesi ile ev ya
Devamını oku...
Rus medyasında İmamoğlu
Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasını alarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olması Rus medyasında da geniş yer aldı. Eho Moskvı radyosu habe
Devamını oku...
Rusya’da potansiyeli en yüksek bölgeler
İş dünyası için önemli rapor: Sberbank, Rusya’nın mali açıdan en istikrarlı ve ekonomik büyüme potansiyeli en yüksek bölgelerini belirledi. Bank
Devamını oku...
Rusya'da halkın en büyük korkuları
Doğalgaz patlması, sokak köpekleri, enflasyon.... Rusya’da yapılan bir ankette ülke halkının en fazla tedirginlik duyduğu konular blelirlendi. K
Devamını oku...
Rusya inşaat pazarında umut
Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), Türk inşaat sektörünün son 25 yılda damgasını vurduğu Rusya pazarı ile ilgili "umutlu sinyal" verdi. TMB
Devamını oku...
 
©Copyright Turkrus.com - All Rights Reserved