Döviz-Piyasalar24.08.2019 09:19:48
 

TÜM DERGİLERE ULAŞMAK
İÇİN TIKLAYINIZ.

Uysal DOĞAN

Moskova’da geleneksel Türk müziği
Moskova’da “Dostları Toplayalım” adıyla düzenlenen 13. Uluslararası Müzik Festivali kapsamında, geleneksel Türk dünyası müzikleri sa
Devamını oku...
Rusya'nın 'insansı robotu' Fyodor
Rusya, "insansı robotu" Fedor'u, Soyuz MS-14 uzay aracı ile Uluslararası Uzay İstasyonu'na gönderdi. Soyuz MS-14, yerel saatle 03:38'de Kaza
Devamını oku...
Türk çiftten Rusya'da 10 bin km
Hürriyet'ten İsmail Sarı, önemli bir bölümü Rusya'da geçen, pek çok kişiye "başka türlü bir hayat" için ilham kaynağpı olabilecek bir deneyi
Devamını oku...
"Çalışanlara işyerlerinde alkol testi"
Alkol tüketiminin çok yaygın olduğu Rusya’da, Sağlık Bakanlığı çalışanlara işyerlerinde alkol testi uygulanması teklifinde bulundu. Bakanlığın i
Devamını oku...

Edebiyat okurunun baş ağrısı Rus isimler
Mustafa Kemal Yılmaz'ın kaleminden: "Çevirdiğim kitaplara internette yapılan yorumları okumayı seviyorum. Usta ve Margarita için düşülen birkaç y
Devamını oku...
"Brejnev devrinde daha iyi yaşıyorduk"
Rusya'da yapılan kamuoyu araştırmları halkın önemli kesiminin Sovyetler Birliği'ne özlem duymaya devam ettiğini gösteriyor. Levada Center'ın konuyla i
Devamını oku...
ABD bankalarına kredi yasağı
ABD Başkanı Donald Trump'ın, eski Rus ajanı Sergey Skripal’in zehirlenmesi davasıyla ilgili Rusya’ya yeni yaptırımlar uygulanması kararını
Devamını oku...
Moskova'da kredi kartıyla bahşiş dönemi
Pek çok Batı ülkesinde yaygın olarak kullanılan sistem nihayet Rusya'ya da geldi. Elektronik bankacılık şirketi Visa'nın Rusya temsilciliği, kredi kar
Devamını oku...
Sahte belge-pasaporta hapis
Rusya'da Ağustos ayında bazı yeni yasaların yürürlüğe girmesi bekleniyor. Çalışanları, işverenleri, konut sahiplerini ilgilendiren önemli yasal düzenl
Devamını oku...
"Komünist Superman" yakında sinemalarda
Superman ABD yerine Sovyetler Birliği'nde büyüse nasıl olurdu? Mark Millar'ın 2003 tarihli çizgi romanı bu soruya yanıt arıyordu. Amerikalı film şirke
Devamını oku...
Moskova’da Kraliçe Elizabeth'in 4 daires
1 Nisan şakası değil, Rusya federal tapu dairesinin kayıtlarından medyaya yansıyan bir gerçek: İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth adın, Moskova’nı
Devamını oku...
Rus vergici: "Dün kahve içmişsiniz!"
Kısa bir dönem öncesine kadar kayıt dışı muhasebenin şirketler için "olmazsa olmaz" sayıldığı Rusya'da, artık her şeyin kayıt altına alındığ
Devamını oku...
DÜNYA HABERLERİ | Haber detay
Murat Gülmezoğlu'ndan anılar

SSCB'nin son yıllarında bu coğrafyaya ilk adımını attığı günlerden başlayarak uzun yıllar Enka'nın Moskova temsilciliği görevinde bulunan Murat Gülmezoğlu'nu geçen hafta kaybettik. Rusya'daki Türk toplumunun "Murat Abi"sini, Moskova'da bir dönem Ticaret Başmüşaviri olarak görev yapan Aydın Sezer'in kaleme aldığı "Mavi Düş" kitabındaki röportajı hatırlayarak bir kez daha anıyoruz:  

"1980'lerin ikinci yarısından itibaren Moskova'ya gitmeye başlayan firmalarımızın öncüsü ENKA'ydı. ENKA'nın Rusya'da gerçekleştirdiği projelere sonra değinilecek olmakla birlikte, ENKA'nın Moskova'daki ilk yerleşik müdürü, sayın Murat Gülmezoğlu'yla gerçekleştirdiğim söyleşiyle 1988'in Moskovası'na dönelim. Söyleşimize başlarken, uzun yıllar ABD'de, Avrupa'da ve Suudi Arabistan'da yaşamış olan Sayın Gülmezoğlu'na, Moskova'ya giderken neler hissettiğini sordum. 

"Eylül 1988'de, yıllarca adını duyduğum fakat pek söyleyemediğim bir şehir olan Moskova'ya gidiyordum. Açık söylemek gerekirse, biraz korku, biraz da merak vardı. Gittiğimde Moskova değişim dönemindeydi. "Perestroyka yaşanıyordu. Herkes ümitli fakat yine de kuşkuluydu" diyerek söze başlayan Gülmezoğlu, Moskova'da çok güzel bir şehircilik anlayışıyla karşılaştığını belirterek, şehrin ortasından geçen nehrin önce iki kola ayrılıp sonra tekrar birleştiğini ve bu durumun  Paris'e çok benzediğini, orada da Sein Nehri'nin ikiye ayrılıp tekrar birleştiğini anlattı. "Paris'te Notre-Dame Kilisesi ve köprüler, Moskova'da Kremlin, Kızıl Meydan, St. Basil Kilisesi ve yüzlerce tarihi eser" diyerek şehircilik açısından çok etkilendiği Moskova'ya hayranlık duyduğunu gizlemeyen Gülmezoğlu, Moskova'yı anlatmaya devam etti.

"Her şey çok güzel korunmuş... Merkezin etrafında bir çevreyolu var, Bulvar Çevreyolu. Sonra bir ikinci çevreyolu geçiyor şehrin ortasına yakın, Sadovaya  Çevreyolu. Üçüncü çevreyolu şehrin sonunda, Mkad Çevreyolu. Bu dış çevreyolundan dik olarak merkeze doğru gelen bulvarlar var. Her taraf o kadar yeşil ki kendinizi bir şehrin merkezinde değil bir ormanın kenarında sanırsınız. Uçakla Moskova'ya inerken zaten etrafın yemyeşil ormanlarla kaplı olduğunu görürsünüz. Fakat, şehri gezerken bu yeşilin şehrin merkezine kadar indiğini görünce hayran olmamak elde değil. Şehrin kuzey doğusunda kilometrelerce uzanan İsmailovsk Parkı. Güneybatısında Olimpik Köy ve güneyde tarihi Kolomenskaya Kompleksi sonsuz ormanlıklar içinde. Ne kadar da seversen sev kendi vatanını, kıskanmamak mümkün değil Moskova'yı".

Ulaşım sistemininin mükemmelliğine değinen Gülmezoğlu, "Metro teşkilatı ile yer altından istediğiniz yere gidebiliyorsunuz. Metro istasyonları çok derinlerde, çok uzun eskalatörlerle inip çıkıyorsunuz. İstasyonlar müze gibi. Heykeller, avizeler, duvarda süsler" diyor.

Moskova'daki ilk sonbaharında, ağaçların neredeyse bütün renklere büründüğünü, yaprakların yeşilden, sarı ve kırmızıya dönüştüğünü, en hafif bir rüzgârda yollara düştüğünü anlatan Gülmezoğlu, "Yürüyorum sık adımlarla, tabiatın şahane senfonisi her yanda..." diyor ve devam ediyor:  

"Moskova'da mimari olarak dikkati çeken yedi büyük kule bina var. Bunlara Stalin Binaları deniliyor. Ellili yıllarda inşaa edilmiş bu çok farklı binalar, Stalin'in Alman harp esirlerine yaptırdığı bile söylenir. Hepsinin çok muhteşem girişleri, cephelerinde motifler ve heykeller bulunur. Ortalarında süslü yüksek bir kule oturtulmuştur. Dışişleri Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Leningrad ve Ukrayna Otelleri, Moskova Üniversitesi ve iki iskan ünitesi bu binalardır. Merkezdeki Moskova Oteli ve Parlemento binası gibi daha bir çok bina da Stalin devrinde yaptırılmıştır. Stalin mimariye meraklı birisi olmalı ki, bütün bu mimari eserler Stalin'in bizzat kontrolünde yaptırılırmış. Kendisinin bizzat imzalamadığı hiçbir proje inşa edilememiştir."

Ekim 1988'de ilk Türk işçi kafilesinin gelecek olmasından büyük heyecan duyduğunu vurgulayan Gülmezoğlu, "Onları Kievskiy Vagzal'da (gar) karşıladım. Muhtelif ülkelerde çok yüksek artı derecelerde çalışan işçilerimiz, şimdi de çok eksi derecelerde çalışacaklardı. Başarılarından şüphem olmasa da, heyecanlanmıyorum desem yalan olur" diyerek sözlerine devam ediyor.

"Kievskiy Garı'nda karşıladık işçilerimizi. Beni kalın bir palto ve başımda kalpakla görünce şaşırdılar. 'Hava soğuk...' dedim. Pek kabullenemedi Erzurumlu Rıza, 'Pek değil' demekle yetindi. Yeni bir devir başlıyordu bizim için, bu şehre yepyeni binalar yapacaktık işçilerimizle. Onlara güveniyordum. İşçilerimiz gelmeye başlamıştı, artık adımızı burada duyuracaktık güzel eserlerimizle. İlk işimiz olarak Moskova'nın merkezinde Petrovskiy Pasajı'nın restorasyonuna başladık. 

Cephe tamamen örtüldü. Trafik pek fazla olmadığından rahatça çalışabiliyoruz. Pasaj'ın yanında bir kemer, ondan geçince ofisimiz, iki katlı bir bina, yanında ilaveten yaptığımız tuğla bina. Petrovskiy inşaatımızdan sola doğru yürürseniz iki dakika sonra şehrin merkezindesiniz. Sağ tarafta Bolşoy Tiyatrosu, sol tarafta Mali Tiyatro, karşıda bir yabancı firmanın restore ettiği Metropol Otel, yanında Karl Marx'ın heykeli, ileride bir meydan ortasında bir heykel, Derjinskiy, KGB'nin kurucusu. Arkasında KGB Binası, burası Ruslara göre dünyanın en yüksek binası, 'bodrumundan bile Sibirya'yı görür...' diyorlar. Geriye doğru yürürseniz, resim satan bir galeri, sağda GUM mağazaları, solda aynı yolda kitapçılar, pulcular, hatıra eşyası satanlar. Petrovskiy'den çıkıp sağda ilk sokağa saptığınızda Budapeşte Oteli ve lokantasını görürsünüz. Bu lokanta bizim öğlen ve akşam yemeklerini işçilerle beraber yediğimiz yer. Şirket, bu yemekler için adam başına 3,5 ruble ödüyor ve az da olsa lokantada Ruslar da oluyor. Ekseri cuma akşamları düğünler oluyor. İster istemez katılmış oluyoruz bu mutlu anına yeni Rus dostlarımızın. Burada benim dikkatimi çeken Anadolu'nun köylerinden gelmiş işçilerimizin bu havaya kolayca adapte olmuş olmaları. Herkes akşam iş paydosunda tulumunu çıkarıp, kravat bağlıyor ve yemeğini etrafın dikkatini çekmeyecek derecede kibarca yiyor. Rusça öğrenme ve terbiye kurallarını tatbikte işçilerimiz çok başarılı. Uzaktan kulak misafiri olduğum bir konuşmada, Yozgatlı Hüseyin hemşerisine dikkatle anlatıyordu: 'Bir kız arkadaşına giderken çiçek götüreceksin... Çiçek sayısı tek olacak 3, 5, 7... Yemeğe giderken bir şişe şampanya da götür, üstüne bir kırmızı kurdela bağlamayı unutma...'"

İşçilerin sosyal hayata hemen uyum sağlamalarının iş performanslarını olumsuz olarak etkileyip etkilemediğini sordum. "Bilakis" dedi, Gülmezoğlu, "Arabistan'da yıllarca kalıp, tek kelime Arapça öğrenmeyen, cuma günleri namaza dahi gitmeyen işçilerimiz, burada işlerine dört elle sarıldıkları gibi, hanım arkadaşlarıyla operaya, baleye hatta, pazar günleri kiliseye dahi gitmeye başladılar. Hemen Rusça konuşuyor olmaları, yabancı dile karşı ne kadar kabiliyetli olduklarını gösteriyordu."

Sosyal ilişkilerde yaşanan bazı aşırılıklara da göz yummadıklarını belirten Gülmezoğlu, bu nedenle Türkiye'ye göndermek zorunda kaldıkları işçilerin yüzündeki hüznü hiç unutamadığını da vurguladı. Sayın Gülmezoğlu'yla yaptığım söyleşiyi burada noktalamak gerekiyor. Zira, Sovyetler'in son dönemine ve 90 yıllara ilişkin ortak anılarımız bizi, Sovyet ve Rus muhipliğine götürecek kadar uç noktalara gidiyor. "  (Kaynak: medyagunlugu.com)

8.12.2018

Paylaş
İlgili Haberler
ANKET
Sizce bu yıl sonunda dolar kuru kaç ruble olur?

Sberbank'tan Akkuyu’ya 400 milyon $
Rusya’nın en büyük bankası Sberbank, devlet nükleer enerji şirketi Rosatom’un iştiraki olan şirkete Akkuyu nükleer santralinin inşası
Devamını oku... Rusya'ya en çok hangi ülkeler borçlu?
Rusya'nın hangi ülkeye, ne kadar kredi verdiği devlet sırrı kapsamında. Ancak, RBC gazetesi, açık kaynaklardan derlediği bilgilerle Rusya'ya borc
Devamını oku... "Sovyet dönemini yakalamak zor"
Sovyetler Birliği’nin dağılmasının üzerinden yaklaşık 30 sene geçmesine rağmen, resmi veriler Rusya’nın bugün birçok istatistikte hâlâ Sov
Devamını oku...
Rusya'dan Schengen vize sistemi
Rusya Dışişleri Bakanlığı, ülkeyi ziyaret eden turist sayısını arttırmak için yabancı ülke vatandaşlarına vize kolaylığı sağlanmasını önerdi. Bak
Devamını oku...
Rusya'da sigara yasağı ters tepti
Rusya'da havaalanlarında sigara odası açılması tartışmaları sürerken, sigara içme yasağını ihlal edenerin sayısında da ciddi artış yaşanıyor. TAS
Devamını oku...
ENKA’ya Rusya’da yeni ödül
Rusya’da inşaat sektöründe öncü şirketler arasında olan ENKA, yeni bir başarıya daha imza attı. Rusya ticari emlak piyasasının önde gelen isimle
Devamını oku...
"Sadece kedicik değil boksörüm de!"
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, sosyal medya hesaplarında ellerine boks eldivenleri giydiği bir fotoğrafını paylaştı. Zaharova'nın
Devamını oku...
Zelenskiy'den Erdoğan'a hakaret parodisi
Şovmenlikten ülke yönetiminin başına geçiş yapan Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'in geçen sene komedyenlik yaptığı zamanlarda Türkiye'de düz
Devamını oku...
Çernobil'den "hafif radyasyonlu" votka
Çernobil'de 1986'da yaşanan nükleer faciadan sonra boşaltılan yasak bölgenin "hafif radyasyonlu" çavdarı ve suyuyla votka üretildi. &qu
Devamını oku...
Kadirov'dan Şeyh Şamil eleştirisi
Rusya Federasyonu’na bağlı Çeçenistan Cumhuriyeti’nin lideri Ramzan Kadirov, Kuzey Kafkasya halkının tarihi önderlerinden Şeyh Şamil ile i
Devamını oku...
Ruslarla iş yaparken önemli 5 şey
Ruslara bağırıp çağırarak iş yaptırabilir misiniz? Sizi görmezden gelirlerse endişelenmeniz gerekir mi? Yıllardan beri Rusya’da çalışan yabancı
Devamını oku...
"Türkiye’deki ABD füzelerini vuracaktık"
Rusya’nın önde gelen politikacılarından Sergey Mironov, 1973 yılında Sovvet hava komandosu olarak askerlik yaptığı Güney Kafkasya'da Türkiye'dek
Devamını oku...
 
©Copyright Turkrus.com - All Rights Reserved