Nazım'ın başında hayat dersleri...
Nazım Hikmet, ölümünün 51'inci yıldönümünde Moskova'daki mezarı başında törenle anılırken, ne devletin yıllarca Nazım'a reva gördüğü zulüm, ne Gezi Parkı direnişçileri, ne de Soma kömür madeninde can verenler unutuldu. Ancak farklılıklar Nazım'ın huzurunda olgunlukla, hoşgörüyle, sükunet içinde renk buldu. Böylece Nazım Hikmet'in hepimizi birleştiren "ortak payda"lardan biri olduğu bir kez daha görüldü...
Novodeviçye Mezarlığı'ndaki törenin açılışında konuşan Organizasyon Komitesi Başkanı Ali Galip Savaşır, "Memleketimizde de, ortak paydalarımızın gittikçe azaldığını hissederek sıkıntılı günlerden geçiyoruz. Onun için, Nazım Hikmet gibi, bizi bir araya getiren, ortak paydamız olan bir büyük aydına, bir büyük şaire her zamankinden daha fazla minnet borçluyuz" dedi. Savaşır, "Farklı olabiliriz, farklı düşünebiliriz, ama bunları birbirimize dayatmadan, birbirimize saygı duyarak ama vatan sevgisini herşeyi önüne koyarak aşamayacağımız güçlük yok" diye konuştu.
Rus-Türk İşadamları Birliği Başkanı Naki Karaaslan da konuşmasında, Nazım'ın mezarı başında her yıl toplanırken, birlikte yaşama kültürümüzü de geliştirdiğimize vurgu yaptı.
Moskova Büyükelçisi Aydın Sezgin de konuşmasında, "Tarihimizin bir bölümünde bu büyük insana haksızlık yapmıştır. Yıllar boyunca mahkemeden mahkemeye, cezaevinden cezaevine gönderdik onu. Sürgün hayatına zorladık bu dev şairi. Vatandaşlıktan çıkartıldı" dedi.
Sezgin, 2009'da Nazım'ın vatandaşlığa iadesini, "Ona ve tarihe karşı işlenen hatanın bilincine vardığımızın böyle bir kararla ortaya konması teselli veriyor" dedi.
Yapılan konuşmaların ardından TC Moskova Büyükelçiliği adına hazırlanan çelenk, Büyükelçi Sezgin tarafından mezara kondu. Bu çelengin yanına da birkaç dakika sonra, Gezi eylemleri sırasında bir yıl önce Hayat'da başından gaz fişeğiyle vurularak hayatını kaybeden Abdullah Cömert'in anısına bir afiş bırakıldı.
Afişte ailesinin "Abdocan" diye isim verdiği Cömert ile Nazım Hikmet'in fotoğrafları yan yana kondu ve üzerine, "Büyük Usta, Abdocan'ımıza iyi bak. Ölümsüzleştiler. 3 Haziran" diye yazıldı.
Bu arada tören katılan bazı kişilerin, Soma'da yaşamını yitiren işçilerin anısına, madenci baretleri takmaları dikkat çekti. Baretli katılımcılardan biri daha sonra, Büyükelçi ve sanatçılar beyaz güvercinleri havaya uçururken onlara katıldı ve birlikte güvercin uçuruldu.
Nazım'ın mezarı başında iki yüzden fazla konuğun katıldığı tören, yapılan konuşmalar, okunan şiirler, mezara konulan karanfiller ile bitti. Büyükelçinin devletin geçmişte yaptığı yanlışları dile getirdiği, Gezi direnişçilerinin seslerini duyurduğu, Soma madencilerinin anıldığı, devletin Nazım'ın mezarına çelenk koyduğu, sevenlerinin kırmızı karanfiller saçtığı, ama Nazım'ın huzurunda hiç bir gerginliğin, taşkınlığın yaşanmadığı ve "ortak payda"nın Nazım sevgisi olduğu tören "Bir dahaki 3 Haziran'da yine Nazım'ın başında buluşmak üzere" dilekleriyle noktalandı.
3.6.2014

Реклама