Döviz-Piyasalar13.12.2018 02:42:20
 

TÜM DERGİLERE ULAŞMAK
İÇİN TIKLAYINIZ.

Uysal DOĞAN

Putin: "Sordum, tanıyan yok!"
Amerika Birleşik Devletleri'nde casusluk yapmakla suçlanan Rus vatandaşı Maria Butina'nın suçunu kabul ettiği belirtiliyor. Bu hafta görülmesi beklene
Devamını oku...
Yandex'te en çok ne aranmış?
Rusya merkezli arama motoru Yandex 2018 yılında ülkede en çok aranan kelime ve ifadeleri açıkladı. On farklı kategoride gruplanan ifadeler arasında &q
Devamını oku...
Rusya yabancı öğrencilerin gözdesi
UNESCO verilerine göre Rusya, dünyanın en fazla yabancı öğrenci çeken ülkeleri arasında ilk altıya girmeyi başardı. “Proyekta 5-100” adlı
Devamını oku...
Öğretmen ve doktorlara hediye yasak
Rüşvet ve yolsuzluğun tüm “mücadele kampanyalarına” rağmen gerilemediği Rusya’da, hükümet şimdi de “hediye yasağı” ile y
Devamını oku...

Sürücüler dikkat! Moskova'da yeni ceza
Trafikte kameralar devreye girdiğinden beri posta kutularından trafil cezası eksik olmayan Moskova'da "sıkı denetimler" yeni bir merhaleye y
Devamını oku...
"Big Boss is watching you"
Son yıllarda çalışanlar eliyle şirket bilgilerinin sızdırılması dahil, kurumsal bilgi gizliliğine dair pek çok ihlalin sık sık gündeme geldiği Rusya'd
Devamını oku...
Murat Gülmezoğlu'ndan anılar
SSCB'nin son yıllarında bu coğrafyaya ilk adımını attığı günlerden başlayarak uzun yıllar Enka'nın Moskova temsilciliği görevinde bulunan Murat Gülmez
Devamını oku...
Rus oligarklar bürokrasiden yakındı
Rusya’da iş dünyasının temsilcileriyle yapılan bir anket, ülke ekonomisinin gidişatına dair karamsarlığın hakim olduğuna işaret etti. Pricewater
Devamını oku...
Putin maskesiyle Türkleri soymuşlar!
Ukrayna’nın başkenti Kiev yakınlarında yaşanan gasp olayının arkasından ilginç ayrıntılar çıktı. Ukrayna basınına yansıyan haberlere göre, iki T
Devamını oku...
Tüketici güven endeksi düşüşte
Rusya'da piyasalara kötü haber: Yılın ikinci çeyreğinde artış eğilimine giren tüketici güven endeksi yeniden yön değiştirdi. Üçüncü çeyrekte endeks 70
Devamını oku...
Rusya'da "ideal işveren" nasıl olmalı?
Ekonomik gidişattaki olumsuzluklar Rusya halkını daha maddiyatçı düşünmeye zorluyor. Çalışanlara göre ideal işveren, "yüksek maaş ödemeli ve
Devamını oku...
Moskova havaalanlarının adı değişiyor
Moskova'da üç havaalanına verilmesi planlanan yeni isimlerle ilgili yapılan kamuoyu yoklamasının sonuçları belli oldu. Yapılan oylamaya göre, Rusya va
Devamını oku...
Ne Var Ne Yok? | Haber detay
Hülya Arslan’a büyük onur

Rus edebiyatını dünyaya taşıyan çevirmenlerin emeklerine verilen en büyük ödüllerden birine, Türkiye’den Hülya Arslan aday gösterildi.  Rusya Federasyonu Çeviri Enstitüsü’nün organizasyonunda gerçekleşen ve 28 ülkeden 156 çeviri eserin değerlendirildiği “Read Russia” ödülü için sekiz kişilik kısa listeye,  Boris Pasternak’ın “Doktor Jivago” romanı çevirisi ile Arslan da adını yazdırdı.

Hğlya Arslan, “Değerlendirmeye esas tutulan dört kategoriden birisi olan “XX: Yüzyıl Rus Edebiyatı (1990 öncesi)”nde yer almaya hak kazanan 8 çevirmenden birisi olmanın gururunu paylaşıyorum. Yapı Kredi Yayınlarından çıkan Boris Pasternak’ın Nobel ödüllü eseri “Doktor Jivago” çevirim için bu onura layık görülmüşüm. Benim için mutlulukların en büyüğü” dedi. 

 “Read Russia Çeviri Ödülü” için Rusya Bilimler Akademisi Edebiyat Enstitüsü, Boris Yeltsin Vakfı, Alekdandr Soljenitsin Vakfı başkanları başta olmak üzere uluslararası bir jüri tarafından oluşturulan aday listesinde Türkiye’den ilk kez bir isim yer alıyor.   

 Listedeki tüm isimleri için linki TIKLAYIN

 
Bu vesile ile, 2014 yılında Kompas-Pusula dergimizde Hülya Arslan ile yapılan söyleşiyi bir kez daha izinle paylaşıyoruz:

Türk-Rus hattında "paha biçilmez" başarı öyküsünün kahramanı: Hülya Arslan

Bugüne kadar konusu bu topraklarda geçen pek çok başarı öyküsü okudunuz bu sütunlarda; ama böylesini değil... Hem "erkek egemen" bir dünyanın, hem de daha SSCB zamanından başlayarak Rusya'nın zorluklarını göğüsleyerek ticaretten edebiyata, akademik hayata, yani birbirine uzak duran pek çok alana "manikürlü tırnağını" geçiren ve hepsinde başarılı olan bir Türk kadınıyla, Hülya Arslan ile sizi tanıştırmak istiyoruz. Suat Taşpınar'ın kaleminden: 

10 parmağında 10 Rusya

Pasternak’ın “Doktor Jivago”sunu Türkçeye  çeviren “eski Moskovalı” Hülya Arslan’ı takdimimizdir!

Hayatta "önemli" olmak için çırpınanlardan değil, kuytularda "değerli" şeylerle uğraşanlardan olduğu için onun ismini ön planda pek göremezsiniz. Sormasanız "birkaç hayata sığdırılabilecek" başarılarından haberdar olamazsınız. Ama son olarak Pasternak'ın "Doktor Jivago"sunu Türkçeye Rusça orijinalinden çeviren isim olarak ister istemez sahne ışıklarının karşısına çıkan "Gospaja" Hülya Arslan'ı takdimimizdir! Rusya-Türkiye ilişkilerinde bu kadar "ilk"e imza atmayı başaran bir "aydın Türk kadınına" şapka çıkaracaksınız.

Sovyet bursuyla Moskova'ya dil eğitimine gelen ilk resmi Türk öğrenci grubunun elebaşı... 90'ların başında Antalya'ya Rus akınını başlatan tur operatörü... Moskova'da turizm sektöründe ilk  kadın Türk genel müdür... İş hayatından gelip Moskova Türkoloji enstitüsünde öğretmenlik yapan ilk isim... Puşkin Enstitüsü'nün yabancılar için başlattığı yüksek lisans programını kırmızı diplomayla bitiren ilk yabancı... Türkiye'de bir vakıf üniversitesinde ilk Rusça mütercim tercümanlık  bölümünü kuran ve yıllardır başkanlığını yürüten akademisyen... Ve bu hepsi Rusya ile alakalı "on parmakta on marifet"in son halkası, tacın elması sayabileceğimiz bir çeviri: Boris Pasternak'ın dev eseri "Doktor Jivago" romanının Rusça orijinalinden Türkçeye çeviren de yine o...

Tüm bunları bir kalemde sıraladıktan sonra, "Daha anlatacak ne kaldı?" diye geçmesin aklınızdan. Hülya Arslan, hayatı bir kısa röportaj değil, bir kitap olacak kadar dopdolu bir dostumuz. Biz bile neredeyse 15 yıldır tanıdığımızı sanırken aslında "pek az tanıdığımızı" bu söyleşiyi noktaladığımızda anladık. Ve Rusya-Türkiye hattında öğrencilikten iş hayatına; akademisyenlikten edebiyat çevirmenliğine uzanan bu muhteşem yaşam çizgisine, “tahtaya tıklayarak” gıpta ettik. 

Hülya Arslan, Ankara'da dört çocuklu bir ailenin en son üyesi olarak gelmiş dünyaya. 3 bin kitaplık kütüphanesi olan bir evde yetişmiş.. Kabına sığmayan bir çocukmuş. Biraz askeri hakim olan babanın asker disiplininden bıkıp biraz da kendi deyişiyle "Küçüklükten bir an evvel kurtulmak ve hayatta kalmayı öğrenmek için" daha 11 yaşında Ankara'dan kalkıp İstanbul'a, zamanın en iyi yatılı okullarından Çamlıca Kız Lisesi'ne gelmiş.

Edebiyata hep düşkünmüş. Kalemi kuvvetliymiş. Ortaokul yıllarında, aşık kız arkadaşları için “itinayla” aşk mektupları yazarak sivrilmiş! Yani epeyce aşkın "Güzin Ablası" olmuş. O arada lise ile birlikte "solculuk" da başlamış. Okulda devrimci dergi ve bildiri dağıtarak "siyasi hayata" adım atmış. 1979'da liseyi bitirip Ankara'da, Türkiye'nin en prestijli üniversitelerinden ODTÜ'de psikoloji bölümünü kazanmış. 

İkinci sınıfta bir ödev yüzünden hayatının akışı değişmiş. "Yazarlar ve kahramanlar" diye bir çalışma varmış. Yakın bir arkadaşı "Dostoyevski-Raskolnikov" kıyaslaması yapmış. Hülya Arslan, bunu okuyup inanılmaz etkilenmiş. "Bir de Suç ve Ceza'yı Rusça olarak okusaydım, kim bilir ne ke kadar muhteşem olurdu!" diye düşünmüş.  
Pek çok insan benzer durumda düşünür, sonra yürür ve hayatın normal akışında ne düşündüğünü bile unutur. Ama Hülya Arslan bu düşünceden hareketle, Rusça okumaya karar vermiş! İkinci kez üniversite sınavına girmiş ve o yıllarda Türkiye'de tek Rus filolojisi olan Ankara Dil Tarih Coğrafya  Fakültesi'ni kazanmış. Ve Rusça okumak, psikolojiden çok daha keyif vermeye başlamış. 

1988'de hayatının yönü yine değişmiş. SSCB'den bir yetkili fakülteye gelmiş, "Türkiye-SSCB eğitim anlaşması uyarınca ilk kez öğrenci alacağız" demiş. O yıllarda Hülya Arslan, bugünkü eşi doktor Salih Arslan ile nişanlılık dönemindeymiş. Salih Bey bu haberi duyunca teşvik etmiş, "Git, ne duruyorsun, bu fırsat kaçar mı?" diye. Ve 7 öğrenci Moskova'ya davet edilmiş. 

O yıllarda sadece Aeroflot uçuyormuş Moskova'ya. Hülya Arslan, ablalık yaptığı diğer altı öğrenciyi uçağa bindirmiş. Tam kendisi de girecekken, "Uçak doldu, yer yok, sen haftaya gelirsin" demişler. "Şoke oldum. Hüngür hüngür ağlayama başladım. Tam çaresizlik içinde gidecekken son saniyede birisi seslendi. Yer bulunmuştu."

İşte Hülya Arslan'ın hayatında "dönüm noktası" denecek bir an daha: Uçakta ilk sırada bir Rus beyefendinin yanına oturmuş. Hostesler kadehlerde şampanya ikram etmiş. Adam sürekli sorular sorup duruyormuş. Uçak ineceği sırada Hülya Arslan cesaret bulup sormuş, "Peki ama siz ne iş yapıyorsunuz?". Adam, yüzünden hiç eksik olmayan o gülücükle, "Ben Albert Çernişev'im" demiş. Yani o devrin Ankara'daki efsane Sovyet Büyükelçisi! Ve inanır mısınız, Çernişev daha sonra Hülya Arslan'ın Ankara'daki düğününe bizzat katılacak kadar yakın dostları olmuş.

İlk Moskova macerası sadece 10 ay sürmüş. Türkiye'ye dönüşte Rusya ile çalışan şirketlerde Rusça çevirmenlikle iş hayatına başlamış.  Onlardan birinin, bir taşımacılık şirketinin temsilcisi olarak da yeniden  Moskova'ya dönmüş. "Dostoyevski'den yola çıkıp TIR'lara düşmüştüm" diye gülerek hatırlıyor o günleri. 

Sonrasında eşi de Moskova'ya gelmiş. Rus çevreleri genişlemiş. Ve bir yandan turizm, diğer yandan inşaat ve transport alanlarında yeni bir şirket  için kolları sıvamışlar. 
Hülya Arslan turizm operasyonunun başına geçmiş. O günleri anlatıyor:

"1993 baharında otellere Rus turist operasyonunu konuşmak için Antalya'ya gittiğimde herkes bana gülüyordu. İnanmıyordu. Biz o dönem arkadaşlarımızla beraber kurduğumuz Troyka şirketiyle,  1993 ağustos ayında ilk düzenli sefer başlatan operatör olarak pazarı açtığımızda, aynı otelcileri arayıp 'Gerekirse okul yurtlarını, hastaneleri boşaltın, Rus akını var, yer açın!' demek zorunda kalmıştım. Moskova'daki ofisimize o kadar çok talep vardı ki, telefonları fişinden çekmek zorunda kalmıştık!"
1998'e kadar müthiş bir tempoda, iş hayatının tam göbeğinde çalışmış Hülya Arslan. Rusya hem madden, hem de manen onlara bu dönemde çok şey katmış. Ağır 1998 ekonomik krizi sonrasında iş hayatı yavaşlayınca bu kabına sığmayan, enerji küpü kadın boşluğu İlk aşkı Rusçayla doldurmak istemiş. Ünlü Türkolog Vera Feonova'nın ısrarlarıyla Moskova'da Türkoloji öğrencilerine "misafir hoca" olmuş. Aynı dönemde hızını alamamış, Puşkin Enstitüsü'nde açılan yüksek lisans programını bitiren ilk yabancı olmuş. Üstelik de "kırmızı diploma" ile.

Hülya Arslan o kadar yoğunluğun içinde "anneliği" de ihmal etmemiş. Tek çocukları Anıl, 1994 yılında  tam bir "Moskviç" olarak doğmuş. O okula başlayacağı zaman 2000'de en zor kararı almışlar: Türkiye'ye dönüş. "Bir yıl hiç alışamadık, ana oğul evde oturup ağladık!" diyor gülerek.

Ama Moskova’dan ayrılmadan 2007’de diplomasını alacağı, Türk Edebiyatında Çehov’un izlerini araştıracağı doktora programına Moskova Devlet Üniversitesi’nde başlamış. 
 Sonrasında hayatının yeni "dönüm noktası" göz kırpmış. İstanbul'da Okan Üniversitesi Rusça mütercim-tercümanlık  bölümünü kurma görevini Hülya Arslan'a vermiş. Ve işte 11 yıldır soluksuz devam eden bir akademik hayatta bugün 90 öğrencisi olan bölümü hala başında o var.

Bu arada artık edebiyat çevirmenliğini de iş edinmiş. Nazım Hikmet üzerine yazılmış iki önemli kitabı Türkçeye kazandırdıktan sonra, tam da "büyük bir aşkla bağlı olduğu" Çehov'un Sahalin mektuplarından yola çıkarak "Bilmediğimiz Çehov" diye bir kitap yazmaya başlamışken telefonu çalmış. Türkiye'nin en saygın yayın evlerinden Yapı Kredi'den "emir gibi" bir teklif gelmiş: "Doktor Jivago'nun Türkçede hala Rusça orijinalinden çevirisi yok. Siz yapacaksınız!"

Hülya Arslan o günkü duygularını şöyle anlatıyor: "Ya doçent olmak için çok da ilgimi çekmeyecek, kimsenin okumayacağı bir bilimsel eser yazmaya uğraşacaktım, ya da Pasternak'ın ölümsüz eserini çevirip hayata dokunacağım, kalıcı bir iş yapacaktım. Tercihimi yaptım. Dört yol boyunca Pasternak ile yaşadım. Ama buna kesinlikle değdiğini, kitabı elime aldığım, kitabevlerinin vitrinlerinde gördüğüm an anladım. Çok yoruldum ama muazzam bir enerji aldım."

Hülya Arslan, bize sorarsanız, son çeyrek asırda Türk-Rus ilişkileri için edebiyattan iş hayatına, geniş bir yelpazede müthiş katkıları olmuş "isimsiz kahramanlardan" biriydi. Ama eserleri ile artık ismini de gurur duyacağı bir yere yazdırdı. O hala kalbinin yarısı orada, yarısı burada yaşayan "Türk-Rus nesli"nin bir üyesi. "Rusya bana bir yandan hayal kurarken bir yandan da gerçek yaşamı koklamayı, hissetmeyi öğretti. Sentez yapmayı, derinmiş izlenimi veren sığlıklarda kendimi kaybetmemeyi öğrendim. Biz yıllarca birbirimizden uzak durmuş iki halkız. Ama çok benzerliklerimiz var. Örneğin sabretmek. Ancak, sabretmek dertlenmek anlamına gelmemeli. Hani Puşkin “Ayaz. Güneş var. Güzel bir gün!” demiş ya. İşte ben bu coğrafyada ayazla güneşi bir arada yaşamayı ve bu çelişkilerden keyif almayı, bundan bir enerji yaratmayı öğrendim..." diyor söyleşimizi noktalarken. 

Kompas-Pusula dergisi Sonbahar 2014, 49 nolu sayısından.

27.7.2016

Paylaş
İlgili Haberler
ANKET
Rusya'da ortalama aylık geliriniz ne kadar?

Rusya'dan iki nükleer uçak
Rusya’nın Venezuela’ya, nükleer bomba atma kapasitesine sahip iki savaş uçağı göndermesi ABD’nin tepkisini çekti. ABD ile
Devamını oku... "Rusya Türkiye'den daha güvenli ülke"
ABD Rusya'yı bir basamak yükselterek, 'seyahat edilmesi önerilmeyen ülkeler listesi'nden çıkardı. Uzun süredir Rusya ile birlikte 3. kategoride d
Devamını oku... Rusya yapamadı, Trump halletti
2014'te Kırım'ın ilhakından beri kesintisiz devam eden Batı yaptırımları, özellikle de Trum yönetimin son dönemde artan baskısı, Rusya'ya "u
Devamını oku... Rusya'dan Sarı Yelekliler cevabı: İftira
Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, Rusya'nın Fransa'daki protestolara destek verdiğine yönelik iddiaları değerlendirdi. Peskov, Rusya’nın, Fransa&r
Devamını oku...
Rusya silah satışında 2. sırada
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün 2017 silah satışı raporuna göre Rusya silah satışında dünyada ikinciliği ele geçirirken
Devamını oku...
78 kadını öldürdü!..
Rusya'da 22 kadını öldürmek suçundan 6 yıldır hapis yatan Mihail Popkov adlı eski polis memuru, 56 kişiyi daha öldürmekten ikinci kez müebbete mahkum
Devamını oku...
Sberbank kartıyla para transferine yasak
Rusya’nın en büyük kamu bankası Sberbank, ülkede çok popüler olan karttan karta para transferleriyle ilgili yeni kurallar getirdi. Gazeta.ru&rsq
Devamını oku...
Avrupa'da en fazla mahkum Rusya’da
Avrupa Konseyi tarafından üye ülke cezaevlerinde düzenlenen bir araştırma, ülke nüfusuna göre kişi başına en çok mahkumun Rusya’da olduğunu, cez
Devamını oku...
Murat Gülmezoğlu vefat etti...
1980'lerin sonundan itibaren Rusya'daki Türk toplumuna damgasını vuran sembol isimlerden olan mimar Murat Gülmezoğlu'nu kaybettik. Uzun süre Enka
Devamını oku...
Rusların anılmaktan bıktığı 10 sembol
Rusların canını sıkmak istiyorsanız ne kadar çok votka içtiklerinden dem vurun, Rus kadınların matryoşkalar kadar güzel olduğunu söyleyin, sokakta ayı
Devamını oku...
İki dost nasıl düşman oldu?
Ukrayna-Rusya krizi son günlerde yine dünya gündeminde ilk sıralara yerleşti. Azak Denizi'nde Rusya ve Ukrayna donanmalarının karşı karşıya gelmesinin
Devamını oku...
Putin'in başbakan adayı Sobyanin
"Rusya'da Başkan Putin, Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyan'den çok memnun ve onu yeni başbakan adayları arasında ilk sırada görüyor." Bu
Devamını oku...
 
©Copyright Turkrus.com - All Rights Reserved Kalemizi & 3C Bilişim