Döviz-Piyasalar22.10.2017 16:26:13
 
HAVA DURUMU
Click for Moscow, Russia Forecast
Moskova
Click for Saint Petersburg, Russia Forecast
St.Petersburg
Click for Istanbul, Turkey Forecast
İstanbul
Click for Ankara, Turkey Forecast
Ankara
Click for Antalya, Turkey Forecast
Antalya
Click for Kazan, Rusya Federasyonu Forecast
Kazan

TÜM DERGİLERE ULAŞMAK
İÇİN TIKLAYINIZ.

Uysal DOĞAN

Putin: "Seveceğim… Ve özleyeceğim!"
Başkan Putin Soçi’de yapılan Valday Düşünce Kulübü zirvesinde yine bir fıkra ile yorum yaptı. Rus liderin katıldığı oturumun moderatörü, siyasi
Devamını oku...
Gorbaçov mu, Gorbaçev mi?
"DİL YARESİ" MEVZULARI:  Seksenli yıllardı. Glasnost (Açıklık) ve Perestroyka (Yeniden yapılanma) süreci devam ediyordu. Türk basın-yay
Devamını oku...
Seçimin ilk galibi: Kseniya Sobçak!
Rusya’da 18 Mart 2018’de yapılacak devlet başkanlığı seçimi için Putin’in adaylığını resmen açıklamasının beklendiği günlerde, ilgin
Devamını oku...
Moskova için 'kış lastiği' zamanı...
Uzmanlara göre başkentte sürücüler için hem zahmetli, hem masraflı dönem geldi çattı... Moskova'da Trafik Denetleme Dairesi, hafta sonu aniden başlama
Devamını oku...

Rusya'da sekse ilgi azaldı...
Rus halkının AliExpress üzerinden yaptığı cinsel ürün sorguları yüzde 40 azaldı. Lenta'nın Alibaba şirketler grubundan yaptığı açıklamaya dayandırdığı
Devamını oku...
Rusya'da votka içmenin yolu yordamı...
Doğum günleri, yılbaşı, düğünler, bayramlar... Hepsi Rusya'da yaşayan yabancılar için zorlu bir sınav demek: votka masası. Rusya'da eş-dostla birlikte
Devamını oku...
Rusça öğrenmenin 8 sırrı
"Dünyanın en zor dili Rusça...", "Yıllardır burada yaşıyorum, hala dili doğru dürüst öğrenemiyorum..." Bu ve benzer yakınmalar hiç
Devamını oku...
VIDEO/ Rusya'da Türklerin başarı öyküsü
Türklerin Rusya'daki başarı öykülerinin vitrine çıkarıldığı, Rus-Türk İşadamları Birliği (RTİB) üyesi şirketlerin sponsorluk katkıları ile hazırlanan
Devamını oku...
8,5 saat! Sibirya'nın tercihi Türkiye
Sibirya'nın en büyük şehri olan Novosibirsk'ten Antalya 5 bin 741 kilometre... Google'a sorunda arabayla tam 75 saatte ulaşılacağını söylüyor. Direkt
Devamını oku...
Kalaşnikov heykelinde Alman silahı!
Yuri Paşolok adlı askeri tarih uzmanı hafta başında Moskova'da açılan Kalaşnikov heykelinde Alman StG 44 silahının betimlendiğini ortaya çıkardı. Habe
Devamını oku...
Harvard: En iyi 10 Sovyet ve Rus filmi
Sovyet ve Rus sinemasına Rusya'daki izleyiciler ile yabancı sinemaseverlerin bakışı her zaman farklı ola geldi.  İşte yabancı sinema eleştirmenle
Devamını oku...
THY'den 1 milyonuncu yolcu jesti
Rusya'da artık milli havayolu Aeroflot ile yarışan Türk Hava Yolları, bu yıl dolmadan Türkiye'ye 1 milyonuncu yolcusunu taşıyarak yeni bir rekora imza
Devamını oku...
Ne Var Ne Yok? | Haber detay
Hülya Arslan’a büyük onur

Rus edebiyatını dünyaya taşıyan çevirmenlerin emeklerine verilen en büyük ödüllerden birine, Türkiye’den Hülya Arslan aday gösterildi.  Rusya Federasyonu Çeviri Enstitüsü’nün organizasyonunda gerçekleşen ve 28 ülkeden 156 çeviri eserin değerlendirildiği “Read Russia” ödülü için sekiz kişilik kısa listeye,  Boris Pasternak’ın “Doktor Jivago” romanı çevirisi ile Arslan da adını yazdırdı.

Hğlya Arslan, “Değerlendirmeye esas tutulan dört kategoriden birisi olan “XX: Yüzyıl Rus Edebiyatı (1990 öncesi)”nde yer almaya hak kazanan 8 çevirmenden birisi olmanın gururunu paylaşıyorum. Yapı Kredi Yayınlarından çıkan Boris Pasternak’ın Nobel ödüllü eseri “Doktor Jivago” çevirim için bu onura layık görülmüşüm. Benim için mutlulukların en büyüğü” dedi. 

 “Read Russia Çeviri Ödülü” için Rusya Bilimler Akademisi Edebiyat Enstitüsü, Boris Yeltsin Vakfı, Alekdandr Soljenitsin Vakfı başkanları başta olmak üzere uluslararası bir jüri tarafından oluşturulan aday listesinde Türkiye’den ilk kez bir isim yer alıyor.   

 Listedeki tüm isimleri için linki TIKLAYIN

 
Bu vesile ile, 2014 yılında Kompas-Pusula dergimizde Hülya Arslan ile yapılan söyleşiyi bir kez daha izinle paylaşıyoruz:

Türk-Rus hattında "paha biçilmez" başarı öyküsünün kahramanı: Hülya Arslan

Bugüne kadar konusu bu topraklarda geçen pek çok başarı öyküsü okudunuz bu sütunlarda; ama böylesini değil... Hem "erkek egemen" bir dünyanın, hem de daha SSCB zamanından başlayarak Rusya'nın zorluklarını göğüsleyerek ticaretten edebiyata, akademik hayata, yani birbirine uzak duran pek çok alana "manikürlü tırnağını" geçiren ve hepsinde başarılı olan bir Türk kadınıyla, Hülya Arslan ile sizi tanıştırmak istiyoruz. Suat Taşpınar'ın kaleminden: 

10 parmağında 10 Rusya

Pasternak’ın “Doktor Jivago”sunu Türkçeye  çeviren “eski Moskovalı” Hülya Arslan’ı takdimimizdir!

Hayatta "önemli" olmak için çırpınanlardan değil, kuytularda "değerli" şeylerle uğraşanlardan olduğu için onun ismini ön planda pek göremezsiniz. Sormasanız "birkaç hayata sığdırılabilecek" başarılarından haberdar olamazsınız. Ama son olarak Pasternak'ın "Doktor Jivago"sunu Türkçeye Rusça orijinalinden çeviren isim olarak ister istemez sahne ışıklarının karşısına çıkan "Gospaja" Hülya Arslan'ı takdimimizdir! Rusya-Türkiye ilişkilerinde bu kadar "ilk"e imza atmayı başaran bir "aydın Türk kadınına" şapka çıkaracaksınız.

Sovyet bursuyla Moskova'ya dil eğitimine gelen ilk resmi Türk öğrenci grubunun elebaşı... 90'ların başında Antalya'ya Rus akınını başlatan tur operatörü... Moskova'da turizm sektöründe ilk  kadın Türk genel müdür... İş hayatından gelip Moskova Türkoloji enstitüsünde öğretmenlik yapan ilk isim... Puşkin Enstitüsü'nün yabancılar için başlattığı yüksek lisans programını kırmızı diplomayla bitiren ilk yabancı... Türkiye'de bir vakıf üniversitesinde ilk Rusça mütercim tercümanlık  bölümünü kuran ve yıllardır başkanlığını yürüten akademisyen... Ve bu hepsi Rusya ile alakalı "on parmakta on marifet"in son halkası, tacın elması sayabileceğimiz bir çeviri: Boris Pasternak'ın dev eseri "Doktor Jivago" romanının Rusça orijinalinden Türkçeye çeviren de yine o...

Tüm bunları bir kalemde sıraladıktan sonra, "Daha anlatacak ne kaldı?" diye geçmesin aklınızdan. Hülya Arslan, hayatı bir kısa röportaj değil, bir kitap olacak kadar dopdolu bir dostumuz. Biz bile neredeyse 15 yıldır tanıdığımızı sanırken aslında "pek az tanıdığımızı" bu söyleşiyi noktaladığımızda anladık. Ve Rusya-Türkiye hattında öğrencilikten iş hayatına; akademisyenlikten edebiyat çevirmenliğine uzanan bu muhteşem yaşam çizgisine, “tahtaya tıklayarak” gıpta ettik. 

Hülya Arslan, Ankara'da dört çocuklu bir ailenin en son üyesi olarak gelmiş dünyaya. 3 bin kitaplık kütüphanesi olan bir evde yetişmiş.. Kabına sığmayan bir çocukmuş. Biraz askeri hakim olan babanın asker disiplininden bıkıp biraz da kendi deyişiyle "Küçüklükten bir an evvel kurtulmak ve hayatta kalmayı öğrenmek için" daha 11 yaşında Ankara'dan kalkıp İstanbul'a, zamanın en iyi yatılı okullarından Çamlıca Kız Lisesi'ne gelmiş.

Edebiyata hep düşkünmüş. Kalemi kuvvetliymiş. Ortaokul yıllarında, aşık kız arkadaşları için “itinayla” aşk mektupları yazarak sivrilmiş! Yani epeyce aşkın "Güzin Ablası" olmuş. O arada lise ile birlikte "solculuk" da başlamış. Okulda devrimci dergi ve bildiri dağıtarak "siyasi hayata" adım atmış. 1979'da liseyi bitirip Ankara'da, Türkiye'nin en prestijli üniversitelerinden ODTÜ'de psikoloji bölümünü kazanmış. 

İkinci sınıfta bir ödev yüzünden hayatının akışı değişmiş. "Yazarlar ve kahramanlar" diye bir çalışma varmış. Yakın bir arkadaşı "Dostoyevski-Raskolnikov" kıyaslaması yapmış. Hülya Arslan, bunu okuyup inanılmaz etkilenmiş. "Bir de Suç ve Ceza'yı Rusça olarak okusaydım, kim bilir ne ke kadar muhteşem olurdu!" diye düşünmüş.  
Pek çok insan benzer durumda düşünür, sonra yürür ve hayatın normal akışında ne düşündüğünü bile unutur. Ama Hülya Arslan bu düşünceden hareketle, Rusça okumaya karar vermiş! İkinci kez üniversite sınavına girmiş ve o yıllarda Türkiye'de tek Rus filolojisi olan Ankara Dil Tarih Coğrafya  Fakültesi'ni kazanmış. Ve Rusça okumak, psikolojiden çok daha keyif vermeye başlamış. 

1988'de hayatının yönü yine değişmiş. SSCB'den bir yetkili fakülteye gelmiş, "Türkiye-SSCB eğitim anlaşması uyarınca ilk kez öğrenci alacağız" demiş. O yıllarda Hülya Arslan, bugünkü eşi doktor Salih Arslan ile nişanlılık dönemindeymiş. Salih Bey bu haberi duyunca teşvik etmiş, "Git, ne duruyorsun, bu fırsat kaçar mı?" diye. Ve 7 öğrenci Moskova'ya davet edilmiş. 

O yıllarda sadece Aeroflot uçuyormuş Moskova'ya. Hülya Arslan, ablalık yaptığı diğer altı öğrenciyi uçağa bindirmiş. Tam kendisi de girecekken, "Uçak doldu, yer yok, sen haftaya gelirsin" demişler. "Şoke oldum. Hüngür hüngür ağlayama başladım. Tam çaresizlik içinde gidecekken son saniyede birisi seslendi. Yer bulunmuştu."

İşte Hülya Arslan'ın hayatında "dönüm noktası" denecek bir an daha: Uçakta ilk sırada bir Rus beyefendinin yanına oturmuş. Hostesler kadehlerde şampanya ikram etmiş. Adam sürekli sorular sorup duruyormuş. Uçak ineceği sırada Hülya Arslan cesaret bulup sormuş, "Peki ama siz ne iş yapıyorsunuz?". Adam, yüzünden hiç eksik olmayan o gülücükle, "Ben Albert Çernişev'im" demiş. Yani o devrin Ankara'daki efsane Sovyet Büyükelçisi! Ve inanır mısınız, Çernişev daha sonra Hülya Arslan'ın Ankara'daki düğününe bizzat katılacak kadar yakın dostları olmuş.

İlk Moskova macerası sadece 10 ay sürmüş. Türkiye'ye dönüşte Rusya ile çalışan şirketlerde Rusça çevirmenlikle iş hayatına başlamış.  Onlardan birinin, bir taşımacılık şirketinin temsilcisi olarak da yeniden  Moskova'ya dönmüş. "Dostoyevski'den yola çıkıp TIR'lara düşmüştüm" diye gülerek hatırlıyor o günleri. 

Sonrasında eşi de Moskova'ya gelmiş. Rus çevreleri genişlemiş. Ve bir yandan turizm, diğer yandan inşaat ve transport alanlarında yeni bir şirket  için kolları sıvamışlar. 
Hülya Arslan turizm operasyonunun başına geçmiş. O günleri anlatıyor:

"1993 baharında otellere Rus turist operasyonunu konuşmak için Antalya'ya gittiğimde herkes bana gülüyordu. İnanmıyordu. Biz o dönem arkadaşlarımızla beraber kurduğumuz Troyka şirketiyle,  1993 ağustos ayında ilk düzenli sefer başlatan operatör olarak pazarı açtığımızda, aynı otelcileri arayıp 'Gerekirse okul yurtlarını, hastaneleri boşaltın, Rus akını var, yer açın!' demek zorunda kalmıştım. Moskova'daki ofisimize o kadar çok talep vardı ki, telefonları fişinden çekmek zorunda kalmıştık!"
1998'e kadar müthiş bir tempoda, iş hayatının tam göbeğinde çalışmış Hülya Arslan. Rusya hem madden, hem de manen onlara bu dönemde çok şey katmış. Ağır 1998 ekonomik krizi sonrasında iş hayatı yavaşlayınca bu kabına sığmayan, enerji küpü kadın boşluğu İlk aşkı Rusçayla doldurmak istemiş. Ünlü Türkolog Vera Feonova'nın ısrarlarıyla Moskova'da Türkoloji öğrencilerine "misafir hoca" olmuş. Aynı dönemde hızını alamamış, Puşkin Enstitüsü'nde açılan yüksek lisans programını bitiren ilk yabancı olmuş. Üstelik de "kırmızı diploma" ile.

Hülya Arslan o kadar yoğunluğun içinde "anneliği" de ihmal etmemiş. Tek çocukları Anıl, 1994 yılında  tam bir "Moskviç" olarak doğmuş. O okula başlayacağı zaman 2000'de en zor kararı almışlar: Türkiye'ye dönüş. "Bir yıl hiç alışamadık, ana oğul evde oturup ağladık!" diyor gülerek.

Ama Moskova’dan ayrılmadan 2007’de diplomasını alacağı, Türk Edebiyatında Çehov’un izlerini araştıracağı doktora programına Moskova Devlet Üniversitesi’nde başlamış. 
 Sonrasında hayatının yeni "dönüm noktası" göz kırpmış. İstanbul'da Okan Üniversitesi Rusça mütercim-tercümanlık  bölümünü kurma görevini Hülya Arslan'a vermiş. Ve işte 11 yıldır soluksuz devam eden bir akademik hayatta bugün 90 öğrencisi olan bölümü hala başında o var.

Bu arada artık edebiyat çevirmenliğini de iş edinmiş. Nazım Hikmet üzerine yazılmış iki önemli kitabı Türkçeye kazandırdıktan sonra, tam da "büyük bir aşkla bağlı olduğu" Çehov'un Sahalin mektuplarından yola çıkarak "Bilmediğimiz Çehov" diye bir kitap yazmaya başlamışken telefonu çalmış. Türkiye'nin en saygın yayın evlerinden Yapı Kredi'den "emir gibi" bir teklif gelmiş: "Doktor Jivago'nun Türkçede hala Rusça orijinalinden çevirisi yok. Siz yapacaksınız!"

Hülya Arslan o günkü duygularını şöyle anlatıyor: "Ya doçent olmak için çok da ilgimi çekmeyecek, kimsenin okumayacağı bir bilimsel eser yazmaya uğraşacaktım, ya da Pasternak'ın ölümsüz eserini çevirip hayata dokunacağım, kalıcı bir iş yapacaktım. Tercihimi yaptım. Dört yol boyunca Pasternak ile yaşadım. Ama buna kesinlikle değdiğini, kitabı elime aldığım, kitabevlerinin vitrinlerinde gördüğüm an anladım. Çok yoruldum ama muazzam bir enerji aldım."

Hülya Arslan, bize sorarsanız, son çeyrek asırda Türk-Rus ilişkileri için edebiyattan iş hayatına, geniş bir yelpazede müthiş katkıları olmuş "isimsiz kahramanlardan" biriydi. Ama eserleri ile artık ismini de gurur duyacağı bir yere yazdırdı. O hala kalbinin yarısı orada, yarısı burada yaşayan "Türk-Rus nesli"nin bir üyesi. "Rusya bana bir yandan hayal kurarken bir yandan da gerçek yaşamı koklamayı, hissetmeyi öğretti. Sentez yapmayı, derinmiş izlenimi veren sığlıklarda kendimi kaybetmemeyi öğrendim. Biz yıllarca birbirimizden uzak durmuş iki halkız. Ama çok benzerliklerimiz var. Örneğin sabretmek. Ancak, sabretmek dertlenmek anlamına gelmemeli. Hani Puşkin “Ayaz. Güneş var. Güzel bir gün!” demiş ya. İşte ben bu coğrafyada ayazla güneşi bir arada yaşamayı ve bu çelişkilerden keyif almayı, bundan bir enerji yaratmayı öğrendim..." diyor söyleşimizi noktalarken. 

Kompas-Pusula dergisi Sonbahar 2014, 49 nolu sayısından.

27.7.2016

Paylaş
İlgili Haberler
ANKET
Yılbaşına kıyasla Rusya'daki işleriniz ne durumda?

Bir Weinstein itiraf da Rusya’dan...
Dünya, Hollywood'un 65 yaşındaki ünlü yapımcısı Harvey Weinstein'a yöneltilen taciz iddialarını konuşurken ve cinsel tacize uğradığını söyleyen 20'den
Devamını oku...
800 bin kişi iflasın eşiğinde
Rusya'da iflas etme tehlikesi ile karşı karşıya olan ve yasal olarak bu hakkı kullanabilecek durumda olan vatandaş sayısı 799 bin 500 olarak açık
Devamını oku... Yurt dışındaki hesaplar yasası
Rusya dışında yaşayan vatandaşların vergilendirilmesinde "dünya standardını" hedefleyen yeni düzenleme gündemde. Yılda 183 günden fazla Rusy
Devamını oku...
Müslüman ülkeye domuz eti...
Rusya Tarım Bakanı Aleksander Tkaçev'in halkının çoğunluğu Müslüman olan Endonezya'ya domuz eti satışıyla ilgili gafı sonrası Rusya Devlet Başkanı Vla
Devamını oku...
Kadınlar için en tehlikeli kentler
Thomson Reuters Vakfı'nın yaptığı ankete göre Moskova kadınlar için en güvenli, İstanbul kadınlar için en tehlikeli mega kentler arasında gösterildi.
Devamını oku...
Şevval Sam'la 28 Ekim'de Moskova balosu
Cumhuriyetin 94. yılı kutlamaları kapsamında, 28 Ekim akşamı Moskova’da "Cumhuriyet Balosu" düzenleniyor. Rus Türk İşadamları Bir
Devamını oku...
Rusya'nın en iyi ve en kötü yolları
Rusya’da sık sık kullanılan  "Bu ülkenin iki derdi var: Aptallar ve yollar (duraki i darogi)" sözü, yeniden hatırlandı ve bu kez
Devamını oku...
Forbes'un 100 listesinde bir Türk şirket
Forbes dergisi geleneksel “Rusya’nın en büyük 100 özel şirketi” araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Listenin ilk sırasında listesin
Devamını oku...
Rusya'da 30 kişinin yamyam zanlıları
Rusya'nın Krasnodar kentinde 30'a yakın vahşi cinayet işlediği tahmin edilen evli bir çift yakalandı. Zanlıların, kurbanlarını öldürdükten sonra ceset
Devamını oku...
Msanın etrafında 225 milyar $
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkenin servetinin önemli bölümünü elinde tutan "en zengin" işadamları ve en büyük devlet şirketlerinin
Devamını oku...
Putin Alisa'yı ziyaret etti
20. yılını kutlayan Yandex'in konuğu, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'di. Rus girişimcilerin en büyük başarı öyküsü olan arama motoru Yandex'in Mo
Devamını oku...
Türkiye'de Rus gençlik zirvesi
Türkiye ilk kez Rus Yurttaşlar Gençlik Forumu'na ev sahipliği yaptı. Forum öncesinde Rus yurttaşlar yıllık ülke konferansı da düzenlendi. Ankara'da
Devamını oku...
 
©Copyright Turkrus.com - All Rights Reserved Kalemizi & 3C Bilişim