Döviz-Piyasalar24.06.2018 10:23:32
 
HAVA DURUMU
Click for Moscow, Russia Forecast
Moskova
Click for Saint Petersburg, Russia Forecast
St.Petersburg
Click for Istanbul, Turkey Forecast
İstanbul
Click for Ankara, Turkey Forecast
Ankara
Click for Antalya, Turkey Forecast
Antalya
Click for Kazan, Rusya Federasyonu Forecast
Kazan

TÜM DERGİLERE ULAŞMAK
İÇİN TIKLAYINIZ.

Uysal DOĞAN

Kupayı kaldıran ne kazanacak?
Rusya Milli Takımı'nın Dünya Futbol Şampiyonası'nda tur atlayarak ilk 16'ya kalması sonrası takımın alması beklenen prim şimdiden tartışma konusu oldu
Devamını oku...
Kupadaki 'koca avcısı kadınlar'
Rusya'da düzenlenen Dünya Kupası'nda Rus medyasına yansıyan ve üzerinde konuşulan başlıklardan biri "koca avındaki kadınlar". Ülke medy
Devamını oku...
Rus uzman ağzını bozdu: "O..."
Rusya'nın Orta Doğu ve Kafkasya uzmanı Semyon Bagdasarov, Kanuni Sultan Süleyman'ın eşi Hürrem Sultan hakkında ağır ifadeler kullandı. Bir Rus ra
Devamını oku...
Bir bardak bira nerede kaç para?
Rusya'da son yıllarda biranın artan popüleritisi votkayı gölgede bırakıyor. Alkol almadığı bilinen Başkan Putin de, sosyal ortamlarda içki içeceği zam
Devamını oku...

Rusya'da 190 bin dolar milyoneri!
Ekonomik kriz döneminde Rusya'da dolar milyonerlerinin sayısı fırladı: Rusya'da 189 bin 500 dolar milyoneri var. Capgemini şirketi tarafından hazırlan
Devamını oku...
Alman perakende devi rakibine teslim
Tüketim ağırlıklı ekonomik modelin kriz döneminde sekteye uğraması, gelirlerin ve harcamaların düşmesi, Rusya perakende sektöründe şirket satışlarını
Devamını oku...
Rusya'da öğrencilere en ideal şehirler
Rusya'da öğrenciler için yaşamın en rahat olduğu kentler belirendi. Rossiyskaya Gazeta, Rusya'nın farklı kentlerinde öğrencilerin aylık masraflarını m
Devamını oku...
Rusya-Türkiye: Emeklilerin kıyaslaması
İhtiyarlıkta bir yıllık geçimini sağlaması için, vatandaşların emeklilik öncesi ne kadar süre çalışması gerekiyor? Komsomolskaya Pravda gazetesi, fark
Devamını oku...
Putin'i çileden çıkaran gazeteci!
VIDEO// Bugün Viyana'a resmi bir ziyarette bulunan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, Moskova'da Avusturya merkezli ORF televizyonuna verdiği röp
Devamını oku...
Rus düğününe gideceklere tavsiyeler
Rusya'da bir düğüne mi davet edildiniz? Tebrikler! Çok eğleneceğiniz kesin. Çok yorulacağınız da!.. Her kültürün farklılıkları var. Bu yüzden kendine
Devamını oku...
Rus edebiyatında seks, kumar, uyuşturucu
Dostoyevski, Tolstoy, Yesenin, Bulgakov... Sadece Rus değil, dünya edebiyatının temel taşları. Kumar, uyuşturucu, zina ve alkolizm... Bunlar, en büyük
Devamını oku...
"Türkiye'ye gidin" özürü
Rus petrol devi Rosneft'in basın sözcüsü, Rusya 1. kanalının eski yorumcusu, ünlü gazeteci Mihail Leontyev, Ermenistan'da yaşanan son siyasi olaylarla
Devamını oku...
Ne Var Ne Yok? | Haber detay
Hülya Arslan’a büyük onur

Rus edebiyatını dünyaya taşıyan çevirmenlerin emeklerine verilen en büyük ödüllerden birine, Türkiye’den Hülya Arslan aday gösterildi.  Rusya Federasyonu Çeviri Enstitüsü’nün organizasyonunda gerçekleşen ve 28 ülkeden 156 çeviri eserin değerlendirildiği “Read Russia” ödülü için sekiz kişilik kısa listeye,  Boris Pasternak’ın “Doktor Jivago” romanı çevirisi ile Arslan da adını yazdırdı.

Hğlya Arslan, “Değerlendirmeye esas tutulan dört kategoriden birisi olan “XX: Yüzyıl Rus Edebiyatı (1990 öncesi)”nde yer almaya hak kazanan 8 çevirmenden birisi olmanın gururunu paylaşıyorum. Yapı Kredi Yayınlarından çıkan Boris Pasternak’ın Nobel ödüllü eseri “Doktor Jivago” çevirim için bu onura layık görülmüşüm. Benim için mutlulukların en büyüğü” dedi. 

 “Read Russia Çeviri Ödülü” için Rusya Bilimler Akademisi Edebiyat Enstitüsü, Boris Yeltsin Vakfı, Alekdandr Soljenitsin Vakfı başkanları başta olmak üzere uluslararası bir jüri tarafından oluşturulan aday listesinde Türkiye’den ilk kez bir isim yer alıyor.   

 Listedeki tüm isimleri için linki TIKLAYIN

 
Bu vesile ile, 2014 yılında Kompas-Pusula dergimizde Hülya Arslan ile yapılan söyleşiyi bir kez daha izinle paylaşıyoruz:

Türk-Rus hattında "paha biçilmez" başarı öyküsünün kahramanı: Hülya Arslan

Bugüne kadar konusu bu topraklarda geçen pek çok başarı öyküsü okudunuz bu sütunlarda; ama böylesini değil... Hem "erkek egemen" bir dünyanın, hem de daha SSCB zamanından başlayarak Rusya'nın zorluklarını göğüsleyerek ticaretten edebiyata, akademik hayata, yani birbirine uzak duran pek çok alana "manikürlü tırnağını" geçiren ve hepsinde başarılı olan bir Türk kadınıyla, Hülya Arslan ile sizi tanıştırmak istiyoruz. Suat Taşpınar'ın kaleminden: 

10 parmağında 10 Rusya

Pasternak’ın “Doktor Jivago”sunu Türkçeye  çeviren “eski Moskovalı” Hülya Arslan’ı takdimimizdir!

Hayatta "önemli" olmak için çırpınanlardan değil, kuytularda "değerli" şeylerle uğraşanlardan olduğu için onun ismini ön planda pek göremezsiniz. Sormasanız "birkaç hayata sığdırılabilecek" başarılarından haberdar olamazsınız. Ama son olarak Pasternak'ın "Doktor Jivago"sunu Türkçeye Rusça orijinalinden çeviren isim olarak ister istemez sahne ışıklarının karşısına çıkan "Gospaja" Hülya Arslan'ı takdimimizdir! Rusya-Türkiye ilişkilerinde bu kadar "ilk"e imza atmayı başaran bir "aydın Türk kadınına" şapka çıkaracaksınız.

Sovyet bursuyla Moskova'ya dil eğitimine gelen ilk resmi Türk öğrenci grubunun elebaşı... 90'ların başında Antalya'ya Rus akınını başlatan tur operatörü... Moskova'da turizm sektöründe ilk  kadın Türk genel müdür... İş hayatından gelip Moskova Türkoloji enstitüsünde öğretmenlik yapan ilk isim... Puşkin Enstitüsü'nün yabancılar için başlattığı yüksek lisans programını kırmızı diplomayla bitiren ilk yabancı... Türkiye'de bir vakıf üniversitesinde ilk Rusça mütercim tercümanlık  bölümünü kuran ve yıllardır başkanlığını yürüten akademisyen... Ve bu hepsi Rusya ile alakalı "on parmakta on marifet"in son halkası, tacın elması sayabileceğimiz bir çeviri: Boris Pasternak'ın dev eseri "Doktor Jivago" romanının Rusça orijinalinden Türkçeye çeviren de yine o...

Tüm bunları bir kalemde sıraladıktan sonra, "Daha anlatacak ne kaldı?" diye geçmesin aklınızdan. Hülya Arslan, hayatı bir kısa röportaj değil, bir kitap olacak kadar dopdolu bir dostumuz. Biz bile neredeyse 15 yıldır tanıdığımızı sanırken aslında "pek az tanıdığımızı" bu söyleşiyi noktaladığımızda anladık. Ve Rusya-Türkiye hattında öğrencilikten iş hayatına; akademisyenlikten edebiyat çevirmenliğine uzanan bu muhteşem yaşam çizgisine, “tahtaya tıklayarak” gıpta ettik. 

Hülya Arslan, Ankara'da dört çocuklu bir ailenin en son üyesi olarak gelmiş dünyaya. 3 bin kitaplık kütüphanesi olan bir evde yetişmiş.. Kabına sığmayan bir çocukmuş. Biraz askeri hakim olan babanın asker disiplininden bıkıp biraz da kendi deyişiyle "Küçüklükten bir an evvel kurtulmak ve hayatta kalmayı öğrenmek için" daha 11 yaşında Ankara'dan kalkıp İstanbul'a, zamanın en iyi yatılı okullarından Çamlıca Kız Lisesi'ne gelmiş.

Edebiyata hep düşkünmüş. Kalemi kuvvetliymiş. Ortaokul yıllarında, aşık kız arkadaşları için “itinayla” aşk mektupları yazarak sivrilmiş! Yani epeyce aşkın "Güzin Ablası" olmuş. O arada lise ile birlikte "solculuk" da başlamış. Okulda devrimci dergi ve bildiri dağıtarak "siyasi hayata" adım atmış. 1979'da liseyi bitirip Ankara'da, Türkiye'nin en prestijli üniversitelerinden ODTÜ'de psikoloji bölümünü kazanmış. 

İkinci sınıfta bir ödev yüzünden hayatının akışı değişmiş. "Yazarlar ve kahramanlar" diye bir çalışma varmış. Yakın bir arkadaşı "Dostoyevski-Raskolnikov" kıyaslaması yapmış. Hülya Arslan, bunu okuyup inanılmaz etkilenmiş. "Bir de Suç ve Ceza'yı Rusça olarak okusaydım, kim bilir ne ke kadar muhteşem olurdu!" diye düşünmüş.  
Pek çok insan benzer durumda düşünür, sonra yürür ve hayatın normal akışında ne düşündüğünü bile unutur. Ama Hülya Arslan bu düşünceden hareketle, Rusça okumaya karar vermiş! İkinci kez üniversite sınavına girmiş ve o yıllarda Türkiye'de tek Rus filolojisi olan Ankara Dil Tarih Coğrafya  Fakültesi'ni kazanmış. Ve Rusça okumak, psikolojiden çok daha keyif vermeye başlamış. 

1988'de hayatının yönü yine değişmiş. SSCB'den bir yetkili fakülteye gelmiş, "Türkiye-SSCB eğitim anlaşması uyarınca ilk kez öğrenci alacağız" demiş. O yıllarda Hülya Arslan, bugünkü eşi doktor Salih Arslan ile nişanlılık dönemindeymiş. Salih Bey bu haberi duyunca teşvik etmiş, "Git, ne duruyorsun, bu fırsat kaçar mı?" diye. Ve 7 öğrenci Moskova'ya davet edilmiş. 

O yıllarda sadece Aeroflot uçuyormuş Moskova'ya. Hülya Arslan, ablalık yaptığı diğer altı öğrenciyi uçağa bindirmiş. Tam kendisi de girecekken, "Uçak doldu, yer yok, sen haftaya gelirsin" demişler. "Şoke oldum. Hüngür hüngür ağlayama başladım. Tam çaresizlik içinde gidecekken son saniyede birisi seslendi. Yer bulunmuştu."

İşte Hülya Arslan'ın hayatında "dönüm noktası" denecek bir an daha: Uçakta ilk sırada bir Rus beyefendinin yanına oturmuş. Hostesler kadehlerde şampanya ikram etmiş. Adam sürekli sorular sorup duruyormuş. Uçak ineceği sırada Hülya Arslan cesaret bulup sormuş, "Peki ama siz ne iş yapıyorsunuz?". Adam, yüzünden hiç eksik olmayan o gülücükle, "Ben Albert Çernişev'im" demiş. Yani o devrin Ankara'daki efsane Sovyet Büyükelçisi! Ve inanır mısınız, Çernişev daha sonra Hülya Arslan'ın Ankara'daki düğününe bizzat katılacak kadar yakın dostları olmuş.

İlk Moskova macerası sadece 10 ay sürmüş. Türkiye'ye dönüşte Rusya ile çalışan şirketlerde Rusça çevirmenlikle iş hayatına başlamış.  Onlardan birinin, bir taşımacılık şirketinin temsilcisi olarak da yeniden  Moskova'ya dönmüş. "Dostoyevski'den yola çıkıp TIR'lara düşmüştüm" diye gülerek hatırlıyor o günleri. 

Sonrasında eşi de Moskova'ya gelmiş. Rus çevreleri genişlemiş. Ve bir yandan turizm, diğer yandan inşaat ve transport alanlarında yeni bir şirket  için kolları sıvamışlar. 
Hülya Arslan turizm operasyonunun başına geçmiş. O günleri anlatıyor:

"1993 baharında otellere Rus turist operasyonunu konuşmak için Antalya'ya gittiğimde herkes bana gülüyordu. İnanmıyordu. Biz o dönem arkadaşlarımızla beraber kurduğumuz Troyka şirketiyle,  1993 ağustos ayında ilk düzenli sefer başlatan operatör olarak pazarı açtığımızda, aynı otelcileri arayıp 'Gerekirse okul yurtlarını, hastaneleri boşaltın, Rus akını var, yer açın!' demek zorunda kalmıştım. Moskova'daki ofisimize o kadar çok talep vardı ki, telefonları fişinden çekmek zorunda kalmıştık!"
1998'e kadar müthiş bir tempoda, iş hayatının tam göbeğinde çalışmış Hülya Arslan. Rusya hem madden, hem de manen onlara bu dönemde çok şey katmış. Ağır 1998 ekonomik krizi sonrasında iş hayatı yavaşlayınca bu kabına sığmayan, enerji küpü kadın boşluğu İlk aşkı Rusçayla doldurmak istemiş. Ünlü Türkolog Vera Feonova'nın ısrarlarıyla Moskova'da Türkoloji öğrencilerine "misafir hoca" olmuş. Aynı dönemde hızını alamamış, Puşkin Enstitüsü'nde açılan yüksek lisans programını bitiren ilk yabancı olmuş. Üstelik de "kırmızı diploma" ile.

Hülya Arslan o kadar yoğunluğun içinde "anneliği" de ihmal etmemiş. Tek çocukları Anıl, 1994 yılında  tam bir "Moskviç" olarak doğmuş. O okula başlayacağı zaman 2000'de en zor kararı almışlar: Türkiye'ye dönüş. "Bir yıl hiç alışamadık, ana oğul evde oturup ağladık!" diyor gülerek.

Ama Moskova’dan ayrılmadan 2007’de diplomasını alacağı, Türk Edebiyatında Çehov’un izlerini araştıracağı doktora programına Moskova Devlet Üniversitesi’nde başlamış. 
 Sonrasında hayatının yeni "dönüm noktası" göz kırpmış. İstanbul'da Okan Üniversitesi Rusça mütercim-tercümanlık  bölümünü kurma görevini Hülya Arslan'a vermiş. Ve işte 11 yıldır soluksuz devam eden bir akademik hayatta bugün 90 öğrencisi olan bölümü hala başında o var.

Bu arada artık edebiyat çevirmenliğini de iş edinmiş. Nazım Hikmet üzerine yazılmış iki önemli kitabı Türkçeye kazandırdıktan sonra, tam da "büyük bir aşkla bağlı olduğu" Çehov'un Sahalin mektuplarından yola çıkarak "Bilmediğimiz Çehov" diye bir kitap yazmaya başlamışken telefonu çalmış. Türkiye'nin en saygın yayın evlerinden Yapı Kredi'den "emir gibi" bir teklif gelmiş: "Doktor Jivago'nun Türkçede hala Rusça orijinalinden çevirisi yok. Siz yapacaksınız!"

Hülya Arslan o günkü duygularını şöyle anlatıyor: "Ya doçent olmak için çok da ilgimi çekmeyecek, kimsenin okumayacağı bir bilimsel eser yazmaya uğraşacaktım, ya da Pasternak'ın ölümsüz eserini çevirip hayata dokunacağım, kalıcı bir iş yapacaktım. Tercihimi yaptım. Dört yol boyunca Pasternak ile yaşadım. Ama buna kesinlikle değdiğini, kitabı elime aldığım, kitabevlerinin vitrinlerinde gördüğüm an anladım. Çok yoruldum ama muazzam bir enerji aldım."

Hülya Arslan, bize sorarsanız, son çeyrek asırda Türk-Rus ilişkileri için edebiyattan iş hayatına, geniş bir yelpazede müthiş katkıları olmuş "isimsiz kahramanlardan" biriydi. Ama eserleri ile artık ismini de gurur duyacağı bir yere yazdırdı. O hala kalbinin yarısı orada, yarısı burada yaşayan "Türk-Rus nesli"nin bir üyesi. "Rusya bana bir yandan hayal kurarken bir yandan da gerçek yaşamı koklamayı, hissetmeyi öğretti. Sentez yapmayı, derinmiş izlenimi veren sığlıklarda kendimi kaybetmemeyi öğrendim. Biz yıllarca birbirimizden uzak durmuş iki halkız. Ama çok benzerliklerimiz var. Örneğin sabretmek. Ancak, sabretmek dertlenmek anlamına gelmemeli. Hani Puşkin “Ayaz. Güneş var. Güzel bir gün!” demiş ya. İşte ben bu coğrafyada ayazla güneşi bir arada yaşamayı ve bu çelişkilerden keyif almayı, bundan bir enerji yaratmayı öğrendim..." diyor söyleşimizi noktalarken. 

Kompas-Pusula dergisi Sonbahar 2014, 49 nolu sayısından.

27.7.2016

Paylaş
İlgili Haberler
ANKET
Türkiye'de yapılacak seçimlerin sonucu Türk-Rus ilişkilerini etkiler mi?

Rublede "Türkiye riski" uyarısı: "70'i b
"Çin ile ABD arasndaki ticaret savaşları, Rusya'da dolar kurunun 70 rubleye kadar yükselmesine yol açabilir." Bu tahmin, devlet yayın organı
Devamını oku...
Halk Putin'den ne istiyor?
Rusya halkının yarıdan fazlası, yeni dönemde "değişim" istiyor. Ülkenin değişime ihtiyaç duyulduğunu düşünenlerin oranı ise yüzde 57.&n
Devamını oku... Rusya'da kaç kişi oy kullandı?
24 Haziran seçimleri için yurtdışındaki temsilciliklerde oy kullanımının sona ermesinin ardından Yüksek Seçim Kurulu (YSK) resmi verileri kamuoyu
Devamını oku... İnce'den: "Putin seni kekliyor!"
CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce, dün seçim mitinginde K.Maraş'ta halka seslenirken Putin üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı eleştirdi. İ
Devamını oku...
Lenin Tepeleri-Lujniki teleferiği
Moskova'da iki önemli nokta olan Lenin (Serçe) Tepeleri ile Lujniki Spor Kompleksi'ni havadan birbirine bağlayacak teleferik projesinde sona geliniyor
Devamını oku...
Rusya'da sendrom: "Mesleki tükenmişlik"
Rusya'da ofis çalışanları arasında stresin ve "mesleki tükenmişlik sendromu" adı verilen psikolojik bunalımın giderek yaygınlaştığına dikkat
Devamını oku...
Livaneli'nin adı doğru çevrildi mi?
‘Kardeşimin Öyküsü’ isimli romanı Rusya’da satışa sunulan yazar Zülfü Livaneli’nin adı Rusçaya doğru çevirildi mi? Edebiyat çe
Devamını oku...
Gorki Park'ta: "Hayatın Tadı Türkiye"
Moskova’da düzenlenen ‘Türkiye: Hayatın tadını hisset’ başlıklı bir fotoğraf sergisinde konuşan Türkiye’nin Rusya Büyükelçisi
Devamını oku...
Rusya'nın dünya kupası imtihanı
Rusya, Dünya Futbol Şampiyonası için yaptığı harcamaları amorti edebilecek mi? Bu soru Rusya'da tartışılıyor. 14 Haziran'da başlayacak Dünya Kupası'nı
Devamını oku...
Rusya'da yatırım için en elverişli bölge
Rusya’da yatırım ikliminin en elverişli olduğu yerler belirlendi. Stratejik İnsiyatifler Enstitüsü bu konuda her yıl tekrarladığı araştırmasının
Devamını oku...
"Abramoviç İsrail'e yerleşiyor" iddiası
Ünlü Rusyalı oligark Roman Abramoviç'in, İngiltere'de vize süresini uzatma konusunda sıkıntı yaşamasının ardından İsrail'e gitmeye hazırlandığı öne sü
Devamını oku...
Moskova-St. Petersburg otoban fiyatı
Yıllardır "bugün-yarın" yapılacak diye umutla beklenen otoyolda son noktaya gelindi. Moskova ile St. Petersburg'u birbirine bağlayan M-11 ot
Devamını oku...
 
©Copyright Turkrus.com - All Rights Reserved Kalemizi & 3C Bilişim