Döviz-Piyasalar25.06.2017 06:26:40
 
HAVA DURUMU
Click for Moscow, Russia Forecast
Moskova
Click for Saint Petersburg, Russia Forecast
St.Petersburg
Click for Istanbul, Turkey Forecast
İstanbul
Click for Ankara, Turkey Forecast
Ankara
Click for Antalya, Turkey Forecast
Antalya
Click for Kazan, Rusya Federasyonu Forecast
Kazan

TÜM DERGİLERE ULAŞMAK
İÇİN TIKLAYINIZ.

Uysal DOĞAN

Rusya'da Türk sporculara 2 madalya
Rusya’nın Smolensk kentinde düzenlenen Avrupa Kumdo Şampiyonası’nda Türkiye iki bronz madalya kazandı. 10 ülkeden sporcuların katıldığı 4&
Devamını oku...
Moskova'da Türk Kültür Merkezi açılıyor
Rusya'da neredeyse 20 yıldır Türk toplumunun gündeminde olan Kültür Merkezi projesinde mutlu son yakın. Türk devleti eliyle kurulacak Moskova Yunus Em
Devamını oku...
İlber Ortaylı'dan Tuhaf'a yorumlar
Prof. Dr. İlber Ortaylı, Tuhaf dergisinin Haziran sayısında, dünya edebiyatına ilişkin değerlendirmeler yaptı. Dostoyevski ve Tolstoy’dan başlay
Devamını oku...
Kurban Berdiyev Rubin'e geri döndü
Gökdeniz Karadeniz’in de formasını giydiği Rubin-Kazan futbol kulübü ve Kurban Berdiyev yeniden anlaştı. Takımı iki kez Rusya şampiyonu yapan
Devamını oku...

"Kimseye etmem şikayet, ağlarım ben..."
Rusyalılar hak ihlalleri karşısında pasif kalıyor. Özellikle de batı ülkeleri ve Türkiye'ye göre, rekabetin nispeten daha az olduğu perakende ticaret
Devamını oku...
Putin'in stratejisinin sırları
Başkan Putin dün kendisine yöneltilen bazı sorulara yanıt verirken, "karakter özelliklerine dair" ilk elden bilgileri de paylaşmış oldu. Rus
Devamını oku...
Rusya'da daha fazla kilise ve cami
Rusya'da devlete bağlı araştırma kuruluşu VTsİOM'un düzenlediği anket, Rus halkının 64'ünün ülkede kilise ve cami gibi ibadethanelerin inşa edilmesine
Devamını oku...
"First lady"siz Lukaşenko ile Kola
Belarus’u 1994’ten beri kesintisiz “tek adam” olarak yöneten Devlet Başkanı Aleksandr Lukşaneko, dünya liderlerinin “fir
Devamını oku...
Meğerse Putin "dede" olmuş...
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, torunu olduğunu kameralar karşısında ilk kez ifade etti. Putin, ABD'li Oscar ödüllü yönetmen Oliver Stone'a
Devamını oku...
Rusya’da 6 milyon oruç tutuyor
Rusya Müslümanlar Merkezi Kurulu İdaresi Başkanı müftü Muhammed Tajuddinov, Sputnik’e yaptığı açıklamada Rusya’da yaşayan Müslümanların yü
Devamını oku...
Moskova'da kiraya amorti süresi
Emlak şirketi Mir Kvartir, Rusya’nın farklı kentlerinde konut yatırımlarının ne kadar kazanç getirdiğini mercek altına aldı. Moskovski Komsomole
Devamını oku...
Devrimci sevdalar: Lenin'in aşk üçgeni
Bolşevik devrimi lideri Lenin’in yaşamına ait en az bilinenlerden biri, onun aşk hayatı. RBTH’de yer alan, Oleg Yegorov imzalı bir yazıda,
Devamını oku...
Ne Var Ne Yok? | Haber detay
Hülya Arslan’a büyük onur

Rus edebiyatını dünyaya taşıyan çevirmenlerin emeklerine verilen en büyük ödüllerden birine, Türkiye’den Hülya Arslan aday gösterildi.  Rusya Federasyonu Çeviri Enstitüsü’nün organizasyonunda gerçekleşen ve 28 ülkeden 156 çeviri eserin değerlendirildiği “Read Russia” ödülü için sekiz kişilik kısa listeye,  Boris Pasternak’ın “Doktor Jivago” romanı çevirisi ile Arslan da adını yazdırdı.

Hğlya Arslan, “Değerlendirmeye esas tutulan dört kategoriden birisi olan “XX: Yüzyıl Rus Edebiyatı (1990 öncesi)”nde yer almaya hak kazanan 8 çevirmenden birisi olmanın gururunu paylaşıyorum. Yapı Kredi Yayınlarından çıkan Boris Pasternak’ın Nobel ödüllü eseri “Doktor Jivago” çevirim için bu onura layık görülmüşüm. Benim için mutlulukların en büyüğü” dedi. 

 “Read Russia Çeviri Ödülü” için Rusya Bilimler Akademisi Edebiyat Enstitüsü, Boris Yeltsin Vakfı, Alekdandr Soljenitsin Vakfı başkanları başta olmak üzere uluslararası bir jüri tarafından oluşturulan aday listesinde Türkiye’den ilk kez bir isim yer alıyor.   

 Listedeki tüm isimleri için linki TIKLAYIN

 
Bu vesile ile, 2014 yılında Kompas-Pusula dergimizde Hülya Arslan ile yapılan söyleşiyi bir kez daha izinle paylaşıyoruz:

Türk-Rus hattında "paha biçilmez" başarı öyküsünün kahramanı: Hülya Arslan

Bugüne kadar konusu bu topraklarda geçen pek çok başarı öyküsü okudunuz bu sütunlarda; ama böylesini değil... Hem "erkek egemen" bir dünyanın, hem de daha SSCB zamanından başlayarak Rusya'nın zorluklarını göğüsleyerek ticaretten edebiyata, akademik hayata, yani birbirine uzak duran pek çok alana "manikürlü tırnağını" geçiren ve hepsinde başarılı olan bir Türk kadınıyla, Hülya Arslan ile sizi tanıştırmak istiyoruz. Suat Taşpınar'ın kaleminden: 

10 parmağında 10 Rusya

Pasternak’ın “Doktor Jivago”sunu Türkçeye  çeviren “eski Moskovalı” Hülya Arslan’ı takdimimizdir!

Hayatta "önemli" olmak için çırpınanlardan değil, kuytularda "değerli" şeylerle uğraşanlardan olduğu için onun ismini ön planda pek göremezsiniz. Sormasanız "birkaç hayata sığdırılabilecek" başarılarından haberdar olamazsınız. Ama son olarak Pasternak'ın "Doktor Jivago"sunu Türkçeye Rusça orijinalinden çeviren isim olarak ister istemez sahne ışıklarının karşısına çıkan "Gospaja" Hülya Arslan'ı takdimimizdir! Rusya-Türkiye ilişkilerinde bu kadar "ilk"e imza atmayı başaran bir "aydın Türk kadınına" şapka çıkaracaksınız.

Sovyet bursuyla Moskova'ya dil eğitimine gelen ilk resmi Türk öğrenci grubunun elebaşı... 90'ların başında Antalya'ya Rus akınını başlatan tur operatörü... Moskova'da turizm sektöründe ilk  kadın Türk genel müdür... İş hayatından gelip Moskova Türkoloji enstitüsünde öğretmenlik yapan ilk isim... Puşkin Enstitüsü'nün yabancılar için başlattığı yüksek lisans programını kırmızı diplomayla bitiren ilk yabancı... Türkiye'de bir vakıf üniversitesinde ilk Rusça mütercim tercümanlık  bölümünü kuran ve yıllardır başkanlığını yürüten akademisyen... Ve bu hepsi Rusya ile alakalı "on parmakta on marifet"in son halkası, tacın elması sayabileceğimiz bir çeviri: Boris Pasternak'ın dev eseri "Doktor Jivago" romanının Rusça orijinalinden Türkçeye çeviren de yine o...

Tüm bunları bir kalemde sıraladıktan sonra, "Daha anlatacak ne kaldı?" diye geçmesin aklınızdan. Hülya Arslan, hayatı bir kısa röportaj değil, bir kitap olacak kadar dopdolu bir dostumuz. Biz bile neredeyse 15 yıldır tanıdığımızı sanırken aslında "pek az tanıdığımızı" bu söyleşiyi noktaladığımızda anladık. Ve Rusya-Türkiye hattında öğrencilikten iş hayatına; akademisyenlikten edebiyat çevirmenliğine uzanan bu muhteşem yaşam çizgisine, “tahtaya tıklayarak” gıpta ettik. 

Hülya Arslan, Ankara'da dört çocuklu bir ailenin en son üyesi olarak gelmiş dünyaya. 3 bin kitaplık kütüphanesi olan bir evde yetişmiş.. Kabına sığmayan bir çocukmuş. Biraz askeri hakim olan babanın asker disiplininden bıkıp biraz da kendi deyişiyle "Küçüklükten bir an evvel kurtulmak ve hayatta kalmayı öğrenmek için" daha 11 yaşında Ankara'dan kalkıp İstanbul'a, zamanın en iyi yatılı okullarından Çamlıca Kız Lisesi'ne gelmiş.

Edebiyata hep düşkünmüş. Kalemi kuvvetliymiş. Ortaokul yıllarında, aşık kız arkadaşları için “itinayla” aşk mektupları yazarak sivrilmiş! Yani epeyce aşkın "Güzin Ablası" olmuş. O arada lise ile birlikte "solculuk" da başlamış. Okulda devrimci dergi ve bildiri dağıtarak "siyasi hayata" adım atmış. 1979'da liseyi bitirip Ankara'da, Türkiye'nin en prestijli üniversitelerinden ODTÜ'de psikoloji bölümünü kazanmış. 

İkinci sınıfta bir ödev yüzünden hayatının akışı değişmiş. "Yazarlar ve kahramanlar" diye bir çalışma varmış. Yakın bir arkadaşı "Dostoyevski-Raskolnikov" kıyaslaması yapmış. Hülya Arslan, bunu okuyup inanılmaz etkilenmiş. "Bir de Suç ve Ceza'yı Rusça olarak okusaydım, kim bilir ne ke kadar muhteşem olurdu!" diye düşünmüş.  
Pek çok insan benzer durumda düşünür, sonra yürür ve hayatın normal akışında ne düşündüğünü bile unutur. Ama Hülya Arslan bu düşünceden hareketle, Rusça okumaya karar vermiş! İkinci kez üniversite sınavına girmiş ve o yıllarda Türkiye'de tek Rus filolojisi olan Ankara Dil Tarih Coğrafya  Fakültesi'ni kazanmış. Ve Rusça okumak, psikolojiden çok daha keyif vermeye başlamış. 

1988'de hayatının yönü yine değişmiş. SSCB'den bir yetkili fakülteye gelmiş, "Türkiye-SSCB eğitim anlaşması uyarınca ilk kez öğrenci alacağız" demiş. O yıllarda Hülya Arslan, bugünkü eşi doktor Salih Arslan ile nişanlılık dönemindeymiş. Salih Bey bu haberi duyunca teşvik etmiş, "Git, ne duruyorsun, bu fırsat kaçar mı?" diye. Ve 7 öğrenci Moskova'ya davet edilmiş. 

O yıllarda sadece Aeroflot uçuyormuş Moskova'ya. Hülya Arslan, ablalık yaptığı diğer altı öğrenciyi uçağa bindirmiş. Tam kendisi de girecekken, "Uçak doldu, yer yok, sen haftaya gelirsin" demişler. "Şoke oldum. Hüngür hüngür ağlayama başladım. Tam çaresizlik içinde gidecekken son saniyede birisi seslendi. Yer bulunmuştu."

İşte Hülya Arslan'ın hayatında "dönüm noktası" denecek bir an daha: Uçakta ilk sırada bir Rus beyefendinin yanına oturmuş. Hostesler kadehlerde şampanya ikram etmiş. Adam sürekli sorular sorup duruyormuş. Uçak ineceği sırada Hülya Arslan cesaret bulup sormuş, "Peki ama siz ne iş yapıyorsunuz?". Adam, yüzünden hiç eksik olmayan o gülücükle, "Ben Albert Çernişev'im" demiş. Yani o devrin Ankara'daki efsane Sovyet Büyükelçisi! Ve inanır mısınız, Çernişev daha sonra Hülya Arslan'ın Ankara'daki düğününe bizzat katılacak kadar yakın dostları olmuş.

İlk Moskova macerası sadece 10 ay sürmüş. Türkiye'ye dönüşte Rusya ile çalışan şirketlerde Rusça çevirmenlikle iş hayatına başlamış.  Onlardan birinin, bir taşımacılık şirketinin temsilcisi olarak da yeniden  Moskova'ya dönmüş. "Dostoyevski'den yola çıkıp TIR'lara düşmüştüm" diye gülerek hatırlıyor o günleri. 

Sonrasında eşi de Moskova'ya gelmiş. Rus çevreleri genişlemiş. Ve bir yandan turizm, diğer yandan inşaat ve transport alanlarında yeni bir şirket  için kolları sıvamışlar. 
Hülya Arslan turizm operasyonunun başına geçmiş. O günleri anlatıyor:

"1993 baharında otellere Rus turist operasyonunu konuşmak için Antalya'ya gittiğimde herkes bana gülüyordu. İnanmıyordu. Biz o dönem arkadaşlarımızla beraber kurduğumuz Troyka şirketiyle,  1993 ağustos ayında ilk düzenli sefer başlatan operatör olarak pazarı açtığımızda, aynı otelcileri arayıp 'Gerekirse okul yurtlarını, hastaneleri boşaltın, Rus akını var, yer açın!' demek zorunda kalmıştım. Moskova'daki ofisimize o kadar çok talep vardı ki, telefonları fişinden çekmek zorunda kalmıştık!"
1998'e kadar müthiş bir tempoda, iş hayatının tam göbeğinde çalışmış Hülya Arslan. Rusya hem madden, hem de manen onlara bu dönemde çok şey katmış. Ağır 1998 ekonomik krizi sonrasında iş hayatı yavaşlayınca bu kabına sığmayan, enerji küpü kadın boşluğu İlk aşkı Rusçayla doldurmak istemiş. Ünlü Türkolog Vera Feonova'nın ısrarlarıyla Moskova'da Türkoloji öğrencilerine "misafir hoca" olmuş. Aynı dönemde hızını alamamış, Puşkin Enstitüsü'nde açılan yüksek lisans programını bitiren ilk yabancı olmuş. Üstelik de "kırmızı diploma" ile.

Hülya Arslan o kadar yoğunluğun içinde "anneliği" de ihmal etmemiş. Tek çocukları Anıl, 1994 yılında  tam bir "Moskviç" olarak doğmuş. O okula başlayacağı zaman 2000'de en zor kararı almışlar: Türkiye'ye dönüş. "Bir yıl hiç alışamadık, ana oğul evde oturup ağladık!" diyor gülerek.

Ama Moskova’dan ayrılmadan 2007’de diplomasını alacağı, Türk Edebiyatında Çehov’un izlerini araştıracağı doktora programına Moskova Devlet Üniversitesi’nde başlamış. 
 Sonrasında hayatının yeni "dönüm noktası" göz kırpmış. İstanbul'da Okan Üniversitesi Rusça mütercim-tercümanlık  bölümünü kurma görevini Hülya Arslan'a vermiş. Ve işte 11 yıldır soluksuz devam eden bir akademik hayatta bugün 90 öğrencisi olan bölümü hala başında o var.

Bu arada artık edebiyat çevirmenliğini de iş edinmiş. Nazım Hikmet üzerine yazılmış iki önemli kitabı Türkçeye kazandırdıktan sonra, tam da "büyük bir aşkla bağlı olduğu" Çehov'un Sahalin mektuplarından yola çıkarak "Bilmediğimiz Çehov" diye bir kitap yazmaya başlamışken telefonu çalmış. Türkiye'nin en saygın yayın evlerinden Yapı Kredi'den "emir gibi" bir teklif gelmiş: "Doktor Jivago'nun Türkçede hala Rusça orijinalinden çevirisi yok. Siz yapacaksınız!"

Hülya Arslan o günkü duygularını şöyle anlatıyor: "Ya doçent olmak için çok da ilgimi çekmeyecek, kimsenin okumayacağı bir bilimsel eser yazmaya uğraşacaktım, ya da Pasternak'ın ölümsüz eserini çevirip hayata dokunacağım, kalıcı bir iş yapacaktım. Tercihimi yaptım. Dört yol boyunca Pasternak ile yaşadım. Ama buna kesinlikle değdiğini, kitabı elime aldığım, kitabevlerinin vitrinlerinde gördüğüm an anladım. Çok yoruldum ama muazzam bir enerji aldım."

Hülya Arslan, bize sorarsanız, son çeyrek asırda Türk-Rus ilişkileri için edebiyattan iş hayatına, geniş bir yelpazede müthiş katkıları olmuş "isimsiz kahramanlardan" biriydi. Ama eserleri ile artık ismini de gurur duyacağı bir yere yazdırdı. O hala kalbinin yarısı orada, yarısı burada yaşayan "Türk-Rus nesli"nin bir üyesi. "Rusya bana bir yandan hayal kurarken bir yandan da gerçek yaşamı koklamayı, hissetmeyi öğretti. Sentez yapmayı, derinmiş izlenimi veren sığlıklarda kendimi kaybetmemeyi öğrendim. Biz yıllarca birbirimizden uzak durmuş iki halkız. Ama çok benzerliklerimiz var. Örneğin sabretmek. Ancak, sabretmek dertlenmek anlamına gelmemeli. Hani Puşkin “Ayaz. Güneş var. Güzel bir gün!” demiş ya. İşte ben bu coğrafyada ayazla güneşi bir arada yaşamayı ve bu çelişkilerden keyif almayı, bundan bir enerji yaratmayı öğrendim..." diyor söyleşimizi noktalarken. 

Kompas-Pusula dergisi Sonbahar 2014, 49 nolu sayısından.

27.7.2016

Paylaş
İlgili Haberler
ANKET
Türkiye-Rusya ilişkilerine son dönemde hangi notu veriyorsunuz?



Putin onayladı, yeni Büyükelçi Yerhov
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Aleksey Yerhov'un Rusya'nın Ankara Büyükelçisi görevine atanmasını öngören kararnameyi imzaladı. Böylece Yer
Devamını oku... Rusya'da hangi bölgeler resesyonda?
Rusya’da resmi verilere göre ekonomi ülke genelinde canlanırken, yapılan farklı araştırmalarda, bazı bölgelerde resesyonun devam ettiğine dikkat
Devamını oku...
Moskova'da 70 yıllık rekor soğuk
15 Haziran 2017 günü Moskova'da son 70 yılın en soğuğu oldu. Business FM'in meteoroloji uzmanlarına dayandırdığı habere göre, 15 Haziran 2017 gün
Devamını oku... "Türkler memnun, Ruslar ortada"
ABD merkezli önde gelen uluslararası araştırma merkezi Pew Research Center, dünyanın önde gelen 17 ülkesinde halkın “ekonomiden memnuniyeti
Devamını oku...
Rusya’da inşaat sektörüne uyarılar
"Rusya’da halkın yaşam standartlarının düşmesinin, artan gayrimenkul vergileri dolayısıyla mülkünü satanların çoğalmasının, yaşam standardı
Devamını oku...
Akkuyu Santrali için lisans çıktı
Akkuyu için tarihi karar: EPDK tarafından Akkuyu Nükleer Güç Santrali için Akkuyu Nükleer AŞ'ye 15 Haziran 2017 tarihinde yürürlüğe girmek üzere
Devamını oku...
"En çok Rusya manşeti atan adam"
Milliyet gazetesinin eski genel yayın yönetmenlerinden, duayen gazeteci Doğan Heper hayata gözlerini kaparken, ardından "En fazla SSCB ve Rusya m
Devamını oku...
Moskova-Peter Kaç saate düşecek?
Başkent Moskova ile "kuzeyin başkenti" St. Petersburg arasında yıllardır "yılan hikayesine" dönen otoyol inşaatından son haber: &n
Devamını oku...
Rusya'da gençlik ve seks
Rusya'da her üç gençten biri, evlilik öncesi cinsel ilişkiye kesinlikle karşı çıkıyor. Ancak bu her zaman, "bu günahı işlemedikleri" anlamın
Devamını oku...
İşte Rusya'nın alkol haritası
Rusya'nın resmi tüketici koruma kuruluşu Rospotrebnadzor ülkenin en çok alkollü içki tüketilen bölgelerini açıkladı. Buna göre, listenin ilk sırasında
Devamını oku...
Peskov'un kızı "baş hırsızı" açıkladı!
Rusya Devlet Başkanlığı Sözcüsü Dmitri Peskov'un kızı sosyal medyada şahsına yönelik ithamlara ironik bir cevap verdi. Yelizaveta Peskova instagram he
Devamını oku...
"43 eşcinsele Çeçenistan'dan tahliye!"
Rusya Federasyonu’na bağlı Çeçenistan Cumhuriyeti’nde eşcinsel haklarına yönelik ihlaller yine gündemde. İnsan hakları örgütleri,  kö
Devamını oku...
 
©Copyright Turkrus.com - All Rights Reserved Kalemizi & 3C Bilişim