Türkiye-Rusya haber sitesi
Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam
Ne Var Ne Yok?

32. yıl: Miladımız Petrovski Pasajı'ydı

“Ekim 1988… Petrovski Pasajı’nın ilk işçileri trenle Kiev Garı’na geldi” diye anlatıyordu, ENKA’nın iki yıl önce, 83 yaşında kaybettiğimiz unutulmaz Rusya temsilcisi, mimar Murat Gülmezoğlu… Moskova’nın abide eserlerinden olan Petrovski Pasaj, henüz SSCB ayaktayken, Türk inşaat sektörünün bu topraklarda aldığı ilk iş olarak “milat”tı.  Dostoyevski’nin, “Hepimiz Gogol'ün Palto'sundan çıktık” dediği gibi, Rusya’da inşaat sektörüne dünden bugüne damgasını vuran Türklerin büyük bölümü de, Petrosvki Pasaj’ın şantiyesinden çıktı.
 
Ekim 2020’de, Petrovski Pasajı restorasyonuna başlanmasının 32’inci yılında, bu dönüm noktasını bir kez daha hatırlamak, nostalji yapmak istedik.
 
23 Kasım 1990’da, Başbakan Turgut Özal’ın Moskova ziyaretinde açılışı yapılan pasaj, her zaman Rusya’daki Türk iş dünyasının sayısız başarılarla dolu yürüyüşünün en anlamlı “ilk adımı” olarak hatırlanacak.
 
Bu yıldönümünde arşivlerden sizin için bir yazı (Murat Gülmezoğlu’nun 2005’te TürkRus.Com’da yayınlanan makalesi), bir haber (Kerem Çalışkan’ın 28 Kasım 1990’da Cumhuriyet’te yayınlanan haberi) ve restorasyonda bizzat görev yapan, Nazım Hikmet araştırmalarından Türk iş dünyasının yakın tarihdeki izlerini sürmeye kadar saygıdeğer pek çok çalışmaya imza atan M. Melih Güneş’in çektiği vide görüntüleri ile. 
 
Petrovski Pasajı unutmayalım. Çünkü ilk aşklar kadar değerli bir “ilk” başarıydı o...
 
 
BİR MAKALE
 
Petrovsky Pasaj (*)
 
 
Moskova'nın merkezinde. Sovyetler Birliği'ndeki ilk işimiz olan Petrovsky Pasaji'nın restorasyonuna başladık. Cephe tamamen örtüldü. Trafik pek fazla olmadığından rahatça çalışabiliyoruz. Pasajın yanında bir kemer, ondan geçince ofisimiz, iki katlı bir bina, yanında ilaveten yaptığımız tuğla bina.
 
Petrovsky inşaatımızdan sola doğru yürürseniz iki dakika sonra şehrin merkezindesiniz. Sağ tarafta Bolşoy Tiyatrosu, sol tarafta Mali Tiyatro, karşıda bir yabancı firmanın restore ettiği Metropol Otel, yanında Karl Marx'ın heykeli, ileride bir meydan ortasında bir heykel, Dirjinsky, KGB'nin kurucusu. Arkasında KGB binası, burası Ruslara göre dünyanın en yüksek binası, "Bodrumundan bile Sibirya'yı görür..." diyorlar. Geriye doğru yürürseniz, resim satan bir galeri sağda Gum mağazaları, solda aynı yolda kitapçılar, pulcular, hatıra eşyası satanlar.
 
Petrovsky'den çıkıp sağda ilk sokağa saptığınızda Budapeşte Oteli ve lokantasını görürsünüz. Bu lokanta bizim öğlen ve akşam yemeklerini işçilerle beraber yediğimiz yer. Şirket, bu yemekler için adam başına 3,5 Ruble ödüyor ve az da olsa lokantada Ruslar da oluyor. Ekseri Cuma akşamları düğünler oluyor. İster istemez katılmış oluyoruz bu mutlu anına yeni Rus dostlarımızın.
 
Burada benim dikkatimi çeken Anadolu'nun köylerinden gelmiş işçilerimizin bu havaya kolayca adapte olmuş olmaları. Herkes akşam iş paydosunda tulumunu çıkarıp, kravat bağlıyor ve yemeğini etrafın dikkatini çekmeyecek derecede kibarca yiyor. Rusça öğrenme, ve terbiye kurallarını tatbikte işçilerimiz çok başarılı.
 
Uzaktan kulak misafiri olduğum bir konuşmada, Yozgatlı Hüseyin hemşerisine dikkatle anlatıyordu: "Bir kız arkadaşına giderken çiçek götüreceksin... Çiçek sayısı tek olacak 3, 5, 7... Yemeğe giderken bir şişe şampanya da götür, üstüne bir kırmızı kurdela bağlamayı unutma..."
 
Petrovksy Pasaj, 1903 yılında mimar Kalugin tarafından yaptırılmış bir bina. Zamanının en modern stilinde, 3.200 m2lik satış alanı ve idari katlarıyla 1906'da bitirilmiş, orta kısım aydınlık zamanı için ileri bir stilde iki çelik kubbe ile örtülü. Çarşının esas gayesi Petrovsky ile Neglina caddelerini bir dükkanlar kompleksi ile bağlamak. Pasaj adı oradan geliyor.
 
1917 ihtilalinden sonra devletin eline geçen Pasajın kapısına bir işçi baröliefi yaptırılmış heykeltraş Manizer'e. Manizer ihtilal sonrasının en meşhur heykeltraşı idi. 4 metro istasyonunda baröliefleri, stadın önünde bir Lenin heykeli, ve ressam Repin'e yapılan abidenin bütün dekorasyonu gibi bir sürü eseri var.
 
Petrovsky Pasajı zamanının modern binası olmasına karşın klasik motifler kullanılmış birçok yerde. Kadın büstü şeklinde kolon başlıkları, klasik süslemeli duvarlar, köşeleri süslü tavanlar... Masif ahşap ve ferforge korkuluklar... Zamanla bozulmuş iç bölmeleri, zamanına uyarak ve mimar Kalugin'in planlamasını hiç bozmayarak restore ediyoruz. İstanbul'dan gelen restorasyon ustaları ile her cm2 sini etüd ederek yapıyoruz inşaatı. Malzeme ve renkler teker teker etüd edilerek.
 
Restorasyon ustası Ali Usta Kastamonulu, ömrünü bu işlere vermiş. Türkiye'de birçok tarihi eserde imzası var, iki oğlu da onunla beraber çalışıyor. Mesleğine aşık biri, ilerlemiş yaşına rağmen, korkunç çalışkan. Ruslar da çalışmasından çok memnun kaldılar ki gazete ve mecmualarda resmi çıktı birkaç kere. Karlı bir akşam kaldığı barakanın yanında ufak bir yangın çıkmıştı. Herkes kaçıştı... Kendisini görmeyince yanındaki barakaya girdim elindeki bir motifi bıçakla kazıyordu. "Ali Usta yangın çıktı kaç..." dedim. Elindeki motifi göstererek, "Murat Bey, bu önemli bitireyim sonra..." zorla çektim dışarı elindeki motifle. Birşey olmadı, yangın hemen söndü, ama Ali Usta'yı unutamıyorum.

 
Çocukları ona pek benzemezlerdi, korktuklarından çalışırlardı babalarıyla. Bir akşam geç vakit yine barakasına gittim. Çalışıyordu. Kenarda bir seccade gözüme çarptı. "Ne o namaz mı kılıyorsun?" diye sordum. Yüzüme hüzünle bakıp cevap verdi. "İlk geldiğimizde hep beraber kılardık namazı... Şimdi ne namaz kaldı, ne niyaz. Akşam olunca herkes kaçıyor bir yerlere, ben hariç tabii..."
 
Petrovsky Pasajın temel atma töreni için Pasajın yöneticileri, Gum mağazalar zinciri çalışanlarından bir grup kız seçerek bir güzellik müsabakası tertip ettiler. Ben juri üyelerindendim. Yirmi güzel kızın içinden seçim yapmak o kadar zordu ki...
 
Petrovksy Pasajı'nın tamirine başlamadan önce bir tören yapmayı düşündük. Etrafı temizleyip bir dekor yaratmaya çalıştık. Yeni el arabaları dizildi yanlara. İçine kırmızı güller koyarak... O güller o kadar zor bulundu ki mecbur olduk getirtmeye dışarılardan. Herşeyi, yemekleri dahi Türkiye'den getirttik. Sovyet bayrakları ile Türk bayrakları dalgalandı yanyana heryerde. Ahçımız, enfes Türk mezeleriyle doldurdu masaları, her nevi içki bol miktarda. Rus dostlar eşşiz bir ziyafet çektiler henüz harabe olan Pasaj'da.
 
İdareler ve Devlet memurları katıldılar merasime. O enfes yemekler o kadar beğenildi ki, hemen bitiverdiler, büyük miktarlarına rağmen. Sonradan gördük ki misafirler ellerindeki plastik torbalara da doldurmuşlar yiyecekleri evlerinde bekleyenlere tattırmak için herhalde pek kolay kolay farklı bir yiyecek bulamadıklarından. Hava soğuktu, seçtiğimiz güzeller pek gösteremediler kendilerini. Fakat biz unutamadık o yemeklerin yarattığı sıcak ilgiyi.
 
Akşam saat yediye doğru otele dönerken Bolşoy Tiyatrosu'nun önünden geçiyorum. Kapıda elinde beş gül Yozgatlı Hüseyin... Programda Kuğu Gölü. Yanına güzel bir Rus kızı yanaşıyor, Hüseyin alnına koymadan öpüyor elini çiçekleri verirken ve Bolşoy'a giriyorlar.
 
İşçilerimiz hızla adapte oluyorlar Moskova'ya.
 
Aralık 1988
 
(*) Gülmezoğlu, Petrsovki yerine Petrovsky diye yazmış. Orijinaline dokunmadık.
 
 
BİR HABER
 
 
Moskova'da, restorasyonu ENKA tarafından
gerçekleştirilen tarihi Petrovski Pasajı Raisa
Gorbaçov ve Semra Özal tarafından açıldı.
 
KEREM ÇALIŞKAN
MOSKOVA — Moskova'nın
en eski semtlerinden Kuznetsov
Most yöresinde bulunan ve res-
torasyonu Türk fîrması ENKA
tarafından gerçekleştirilen tari-
hi Petrovski Pasajı, iki ülkenin
"First Lady"leri Raisa Gorba-
çov ve Semra Özal tarafından
dün açıldı.
5 yıl süreyle kapalı kaldıktan
sonra ENKA lnşaat firması ta-
rafından, Sovyetler için 22 ay
gibi rekor bir sürede restore edi-
len Petrovski Pasajı'nın açılış
törenine Semra Özal, Raisa
Gorbaçov'dan 15 dakika önce
geldi. Bayan Özal'ı, Moskova
Belediye Baskan Yardımcısi
Sergei Slankeyeviç karşıladı.
Törenin açılışmda konuşan
Stankeyeviç, pasajın kısa süre-
de restore edilmesini överek
"Böyle miikemmei yapılan bir
yeri miikemmei biçimde işlet-
mek zor. Moskova Belediyesi
olarak burayı en iyi mallarla do-
natacağımıza söz veriyoruz" de-
di. Stankeyeviç'in bu sözleri,
Moskova'da halen sürüp giden
mal sıkıntısını anımsatıyordu.
SSCB Başbakan Birinci Yar-
dımcısı ve Türkiye ile ilişkiler-
den sorumlu hükümet üyesi Lev
Voronin de Türkiye ile SSCB
arasındaki ticaret hacminin ge-
çen yıla oranla yüzde 25 artış
gösterdiğini, bunu daha da art-
tırma konusunda kararlı oiduk-
lanru söyledi. Voronin, tstanbul
metrosunun yapımını üstlen-
mekten mutluluk duyduklannı
belirtti.


 
Devlet Bakanı Güneş Taner
de konuşmasında, Türk-Sovyet
ticaret hacminin iki-üç yıl içeri-
sinde 5-10 milyar dolara çıkma-
sının hedeflendiğini vurguladı. •
Konuşmalann ardından Sem-
ra Özal Ue Raisa Gorbaçov, Pet-
rovski Pasajı'nı, kurdelayı bir-
likte keserek açtılar. Açılış ne-
deniyle aralarında Neşe Erberk
ve Meltera Hakarar'ın da yer al-*
dığı Türk mankenleri bir defile
sundular. Edith Piaf'tan Carl
Orff'a uzanan bir müzik yelpa-'
zesi içinde sunulan defile zaman '
zaman alkışlarla karşüandı.'
Sovyet tarafı da bu defîleye, pa-;
sajın köprülerinden birinin üze-
rinde çalınıp söylenen Rus halk
şarkılan ve opera aryalan ile ya-
nıt verdi.
Açılışın ardından Semra
özal, Bayan Gorbaçov'un da- .
veti üzerine Kremlin Sarayı'na .
gitti. Yine Bayan Gorbaçov'un "•
isteği üzerine bu davete hiç kim- •>
se alınmadı. Iki ülkenin first";
ladysi, Kremlin'de başbaşa bir '
görüşme yaptılar.
Açılışı yapılan pasaj 22 ayda
tamamlanıp, teslim için öngörii- *
len süreden 8 ay önce teslim .
edildi. 1906 yılında inşa edilen
pasajın restorasyonunda 600 *
dolayında Türk işçisi çalıştı. Pa-'
sajın restorasyon bedeli SSCB
tarafından doğal gaz olarak .
ödenecek. Açık filizi zemin üze-,
rine beyaz alçı fresklerle süslü
Petrovski Pasajı'nın zemin ka-
roları yapay Italyan mermerin-'
den, tavanı kaplayan yanm da-
ire şeklindeki cam kubbenin
parçaları da Belçika'dan getiril-'
mişti. Pasajı kimin işleteceği ise
halen tam olarak kesinleşmiş
değil. Başta Türk firmalara ki- s
ralanması söz konusu iken, da-,
ha sonra Moskova Belediyesi,
pasajı kendilerinin işleteceğini
bildirdi.”
 
Not: Yazı arşiv kaydından bu sütun ölçüsüyle aktarılabilmiştir.
 
BİR VİDEO 
 
Videonun sunuş yazısı:

Moskova’da, tüccar Vera Firsonova’nın mimarlar Boris Freydenberg ve Sergey Kalugin’e büyük bir mağaza olarak tasarlattığı, 1903-1906 yıllarında yapılmış, devrimden sonra 1918’de kamulaştırılmış, 2. Dünya Savaşı yıllarında komünal daireye dönüşmüş, ‘60lı yıllarda tekrar mağaza olarak kullanılmaya başlanmış bir yapının, 25 yıl önceki rönovasyonunda gözetilen ayakta tutma ve “koruma” ilkelerine, döneminin çalışma ve yaşama koşullarıyla bugünden bir bakış amacıyla yapılan sunuma ek olarak hazırlanmış bir çalışma.
 
SSCB’de Perestroyka (Yeniden Yapılanma) yıllarında gerçekleştirilen bir “yenileme” işi olan, ulaştığı başarıyla bir kartvizit gibi Türk inşaatçılarının Rusya’daki yolculuğunun başlangıcı olarak kabul edilen Petrovski Pasajı Rönovasyonu, projede görev alan M. Melih Güneş’in o yıllardaki bazı video kayıtlarıyla...

 

Bir Vakitler Petrovski Pasajı from MMG on Vimeo.

Paylaş
İLGİLİ HABERLER
Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam Türkrus reklam
ANKET
2020 sonunda dolar kurunun kaç ruble olacağını tahmin ediyorsunuz?



©Copyright Turkrus.com - All Rights Reserved
Türkiye-Rusya haber sitesi Türkiye-Rusya haber sitesi Türkiye-Rusya haber sitesi