Bazen kendime yabancı süsü vermek isterim. Sınırın her iki tarafında da. Havada bile… Her yerde ve herkes için yabancıyım – niye olmasın ki? Bir seferinde Türkiye’den Rusya’ya ve Rusya’dan Türkiye’ye uçak yolculuğu yapıyordum. Şansımdan yanımdaki koltuklar değil, bir kaç sıra öndeki ve bir kaç sıra arkadaki koltuklara neşeli ve gürültücü bir gençler grubu oturmuştu.
Kompas-Pusula dergisinin ve TürkRus.Com'un yazarı Yana Temiz, artık "gündem eskitme ustası" Türkiye'de unutulan referandum günlerinin sıcağından kalan notları kaleme aldı: "EVET" ve "HAYIR" çok net bir şekilde yazılmıştı, ancak.....halk oylaması sırasında Türkiye vatandaşı olarak önüme uzatılan oylama pusulasında açıkça bir şeyler eksik gibiydi. Ancak çok sonra anladım ne olduğunu....daha doğrusu neyin orada olmadığını. Konuya biraz uzaktan başlayayım.: Türkiye maksimalistler ve ünlemler ülkesidir. Herkes, her konuda ve her zaman net bir görüşe sahiptir ve bir saniye düşünmeden, hem de ünlem işareti eşliğinde size söyleyiverir. Hava ya o kadar iyidir ki "çok güzel!" denir- ya da felakettir, hiç olmasa daha iyidir!
Yazarımız Yana Temiz, ızmir'den bildiriyor: Güzelim ızmir’in merkez meydanında duruyoruz – ben ve Saat Kulesi. ıkimiz de meşgulüz: Ben bir kız arkadaşımı bekliyorum, kule ise şehre güzellik katıyor ve zamanı gösteriyor. Saat Kulesi ızmir’in sembolü ve tanıtıcı markasıdır. Onunla gurur duyulur, turistler onu arkasına alarak fotoğraf çektirirler, onu çocuklara gösterirler, çevre şehirlerden onu ziyarete gelirler – Saat Kulemiz, Big Ben ve Kremlin saatinin yerli bir bileşimidir. Bir sembol olarak saatler herhalde buradaki hayatımızın en eğlenceli paradoksudur.
Yana Temiz, Kompas-Pusula dergisinin son sayısındaki makalesiyle yine kalemini konuşturuyor, Türkiye-Rusya hattında insan öyküleri anlatmaya "kendi öyküsüyle" devam ediyor: Onunla nasıl yatağa girersin? Nasıl ama, iyi soru değil mi? Nasıl cevap vermek (daha da önemlisi neden?) lazım, anlamak mümkün değil. şahsen ben "e-e-e..." diye cevapladım. Hayat mücadelesinde pişmiş, sinsi bir akrebe dönüşen benliğim, söyleyecek bir şey bulurdu, ancak o zaman sadece ‘e-e-e….’diyebilmiştim. Bir de sorunun bana Türkçe sorulduğunu hesaba katarsanız, o zamanlar Türkçem…..nasıl desem soruyu anlamasına anladım da, içiniz rahat olsun. şimdi meseleye gelelim, ama hepsi sırasıyla:
Moskova'da Türkçe ve Rusça yayınlanan Kompas-Pusula dergisinin yazarlarından Yana Temiz, yine Türkiye'den kaleme aldığı yazısıyla ses getiriyor. "Uzun zaman önceydi. Üzerinden o kadar geçti ki, artık anlatmakta bir sakınca yok" diye başlıyor ve hayata, aşka, Türkiye'ye dair pek çok şeyi, "Türk pilavı" fonunda, kendine özgü, üslubuyla anlatıyor. Temiz'in bu keyifli yazısını "bayram şekeri" niyetine sunuyoruz sizlere!.. Üstelik çok farklı bir pilav tarifini de öğreneceksiniz:
Moskova'da yayınlanan Kompas-Pusula dergisinin yazarlarından Yana Temiz, Türkiye'de uzun yıllardır yaşamakta bir Rus olarak yine şaşırtan, güldüren, düşündüren izlenimlerini okurlarıyla paylaşimaya devam ediyor. Yana Temiz diyor ki: "Ünlü ütopyacıların dediği gibi, 'Gelecek aydınlık ve parlaktır.' Bizde ütopyanın modası geçse de, Türkiye’de, gelecek, her şey demek..." ışte Temiz'in son yazısı:
TürkRus.Com'un uzun yıllardır ızmir'de yerleşik olan, ızmir-St.Petersburg hattında yaşayan, ilk Rus gelinlerimizden olan yazarı Yana Temiz, yine güldüren ve düşündüren bir yazıyla huzurlanızda. "Biz Ruslar ve Türkler birbirimize çok benziyoruz" diyor Yana Temiz ve herkesten, herşeyden şikayet edişimizi irdeleyip diyor ki: "Ne olursa olsun hem Rusya’da hem Türkiye’de “Naber’” sorusunu doktorların kullandığı “şikayetiniz nedir?” sorusuyla değiştirmek daha akıllıca olur". Peki neden şikayet ediyoruz? Neden “Ülkemi istediğim kadar kötülerim... Ama buna bir yabancı kalkışsın bakalım!” diyoruz? ışte Yana Temiz'in Türk-Rus kıyaslaması:
Rusya inşaat sektörüne Türkler damgasını vuruyor. Sadece devasa inşaat şirketleri değil, elinde çekici ve malasıyla en ufak tadilat (remont) işlerinde bile, kırık dökük Rusçasıyla iş kovalayan, Anadolu'nun bağrından çıkma işçileri görüyorsunuz. Peki, Türkiye'de yaşayan bir Rus vatandaşı, evinde tadilat yaptırdığında nelerle cebelleşir, başına neler gelir? ızmir'de yaşayan yazarımız Yana TEMıZ, yine olağanüstü kıvrak kalemiyle herkesi güldürecek, düşündürecek bir macerayı kaleme aldı. Buyurun, Türkiye'deki "uusal çalışmanın hususiyetleri"ne:
TürkRus.Com yazarlarından Yana Temiz, Kompas-Pusula dergisinin son sayısında yine çok konuşulacak, çok tartışılacak bir yazıya imza attı: Küçük bir kasabaya kocanızın veya nişanlınızın yaşlı akrabalarını ziyarete gidiyorsunuz. Ne giyersiniz? Eğer kocanız bu kadar kısa bir etekle oraya gitmenizin uygun olmayacağını söylerse ne yaparsınız? Eğer kayınvalideniz evinizdeki camların kirli olduğunu söylüyorsa ne cevap verirsiniz? Eğer bir aile kutlama yemeğinde içki içilmemesi gerekiyorsa nasıl davranırsınız? Temiz, "Rus gelinler" için hazırladığı çok özel testi sunuyor. Hem gülecek, hem derin derinm düşüneceksiniz:
YANA TEMıZ yazıyor: Akrabalarım, komşularım ve ünlü artistler... Hepsi korkunç bir şekilde yaşlanıyorlar. Korkarak ve istemeyerek... Artistler bazen bir süreliğine ortadan kaybolarak gençleşebiliyorlar; akrabalarımın ve komşularımın da hayali bu... Moskova’da büyüyen kızım bir gün “Yaşlıları sevmiyorum! Umarım sen de öyle olmazsın!” diye korkunç bir açıklama yaptı.