|
|
Moskova dün önemli bir zirveye ev sahipliği yaptı. Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkileri “rutin”den çıkarıp “stratejik temelde kurumsal bir kimliğe oturtma” çabasının meyvesi olan Üst Düzey İşbirliği Konseyi (ÜDİK) iki yıl önce kurulmuştu. Türkiye’nin başbakan, Rusya’nın devlet başkanı düzeyinde katıldığı ÜDİK’in altında, dışişleri bakanlarının liderliğinde Ortak Stratejik Planlama Grubu var. İşte bu kurumun üçüncü toplantısı yapıldı Moskova’da. Ortaya nasıl bir tablo çıktı?
|
|
Devamını oku...
|
|
Türk-Rus İş Konseyi Başkanı Erman Ilıcak ile dün konuşurken dile getirdiğim ve önemsediğim bir konuyu bugün sizinle de paylaşmak istiyorum. Kim ne kadar dert eder, bilmiyorum. Ama "Rusya'da yatırımlarımız 7 milyar doları geçti" diye göğsümüzü gererek dolaşırken, "Bu kadar yatırımın hak ettiği saygın temsil düzeyine neden ulaşmayalım?" sorusuna da kafa yormamız elzem. Sadede geleyim:
|
|
Devamını oku...
|
|
"Her şey nasıl da hiç yaşanmamışa dönmüştür" demişti bir şiirinde üstad Attila İlhan. Son birkaç haftadır Başkan Medvedev'i dinledikçe, izledikçe bu mısra geliyor aklıma. Hüzünlü bir hali var Medvedev'in... Çıktığı yol ile vardığı menzil çok farklı. "Rusya'da düş kırıklığı yaratan kimdir?" diye sorulacak olsa, ben "Putin'den önce Medvedev" derim, hiç tereddütsüz. Neden mi?
|
|
Devamını oku...
|
|
Devlet-birey ilişkileri açısından “korkunun krallığı” haline gelen Rusya’da taşlar yerinden oynadı, politize olmamış insanlar da demokratik taleplerini medeni bir şekilde dile getirmek için sokağa ilk kararlı adımını attı. “Artık arkası gelir” dedirten bu adımların herkes için sağlıklı bir adrese çıkmasının yolu var. İktidar bunu görmeli:
|
|
Devamını oku...
|
|
Bir Rus fotoğrafçı arkadaşımın geçen haziranda İstanbul gezisinden dönüş heyecanı dün gibi aklımda: “Dünyanın her yerine insanlar türlü festivaller, karnavallar için gidiyor ama bence İstanbul’a bir seçim arifesinde gitmenin tadı hiçbirinde yoktur! O ne güzel şenlik öyle! Bayraklar, afişler, konserler, mitingler!” Seçime birkaç gün kala Moskova sokaklarında dolaşırken onu hatırladım!
|
|
Devamını oku...
|
|
SUAT TAŞPINAR yazıyor: Putin 2000'de iktidara geldi. 11 yıldır ülkeyi yöneten o. Şimdi anayasal olarak 6'şar yıldan iki kez daha başkan olmanın yolu sonuna kadar açık. Yani, toplamda en az 23-24 yıl ülkeyi yönetecek gibi görünüyor. 18 yıl Kremlin'de oturan Brejnev'i geçmesi yüksek ihtimal; Stalin'in 31 yıllık rekoru ise kırılamayacak gibi değil! Moskovski Komsomolets bu durumdan hoşnut olmamakla birlikte, "Sonsuza Dek Putin" manşetiyle ironi yapmış. Gelin "Putin başkan, Medvedev başbakan" formulünün artı ve eksilerine bakalım:
|
|
Devamını oku...
|
|

SUAT TAŞPINAR yazıyor: Üç vakte kadar “Moskova’nın İstinye Parkı” olacağı anlaşılan “afili” AFI-Mall’da bir mağaza açılıyor... Endamlı kızlar, filinta gibi delikanlılar şık giysilerle yürüyor önümüzden. Ellerinde şampanyalarla biz konuklar “kedi yürüyüşünün” albenisine kapılmış haldeyiz... Ama şöyle bir tuhaflık var: Moskova’nın Manhattan’ı olma iddiasındaki “Moscow City”e yayılan 180 bin metrekarelik bu etkileyici alışveriş merkezi Rusların. Mağaza açılışı yapılan marka “Banana Republic” Amerikalıların. Pek o zaman konukların neredeyse yarısını oluşturan bu Türklerin sevinci neyin nesi?
|
|
Devamını oku...
|
|

Suat Taşpınar, bu pazar Milliyet'te yazdı: Haritada yeri zor bulunan, terörün kol gezdiği bir şehir... Zevk düşkünü genç bir oligark... Paranın gücüne direnemeyen dünya yıldızları... Kendi şehrine maçtan maça özel uçakla uğrayan, 1500 km uzaktaki Moskova’da yaşayan bir takım... İşte Eto’o ve Roberto Carlos’un Anji’si. Yani Kafkasya’nın “İnci”si.
|
|
Devamını oku...
|
|
Putin'in Medvedev'e bir dönem daha Kremlin'i altın tepside sunmaktan vazgeçtiği anlaşılıyor. Zaten "olayların arkasındaki gerçek" ilk cümlede göz kırpıyor. Medvedev, kendi gücüyle değil, Putin'in "altın tepside sunmasıyla" oturduğu koltukta "anlaşmayı bozan taraf" durumuna düştü. Eski bir Rus deyişiyle "Yabancı manastırda kendi kuralıyla yaşamaya çalışınca" olan oldu. Putin haksız mı?
|
|
Devamını oku...
|
|
Telefondaki ses artık sabrın sınırını zorluyor. Elimden gelse, ahizeden içeri girip, kablo boyu ışık hızıyla yol alıp gırtlağına yapışacağım! "Bak" diyorum, "kırkıncı kez söylüyorum sana. Evet! Rusya'ya vizesiz gidebilirsin. Pasaportunu al, uçağa atla ve git. Hiçbir şey sormadan alıyorlar Türk vatandaşlarını!"
|
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 - 27 |