|
Kapı işinde hayat var galiba... |
|
Bu ara bir inşaat işi için çarşı Pazar dolaşıp kapı aramaktayız... Moskova'nın inşaat pazarlarında esnafla ahbap çavuş olduk neredeyse. Eh sizi de unutuyoruz bu arada. Ne iş çıkar, kime hangi cin fikirleri veririz diye de antenlerimiz çalıştırıyoruz. İşte oltaya bir iş projesi daha geldi:
"Kapı işine girelim!" "Kapı işine girelim!" Ben zaten yıllardır pek anlamam, Türkiye'de neredeyse her sokak başında bir mobilyacı dükkanı vardır. Ya da kapıcı, pencereci. Ama Moskova'da dolaşırken görüyorsu ki, Allahın İtaylanları, İspanyolları buralarda mallarıyla cirit atarken bizim Türklerin esamesi okunmuyor. Nedendir acep? Kelebek Mobilya yıllardır buralarda ama işlerini fazla büyütemediler. Neden? Koleksiyon Mobilya epeyce boğuştu, sonunda teslim oldu, dükkanı kapatıp gitti. Neden? Oysa Rusya'da en hızlı büyüyen sektörün inşaat sektörü olduğundan kimsenin kuşkusu yok. Sadece Moskova değil, tüm Rusya tam bir şantiye görünümünde. İnşaat dediğin de kapı demek, mobilya demek. Size bir örnek vereyim: Şu an Moskova'da şöyle eli ayağı düzgün bir kapının fiyatı 300 dolardan başlıyor. Çelik kapı dediğinizde fiyat 1000 dolardan başlar. Bunlar bana uçuk geldi. Sanki bu piyasada bizim kapıcıların şansı var gibi. Bilmem ki bu işi ayrıntılı araştıran kapı üretcisi çıktı mı? Bildiğimi kadarıyla Kastamonu'dan gelip burada kapı üretimi yapan Türkler var. Ama onlar, çok ucuz ve kalitesiz kapılar üretiyor diye duydum. Oysa Ruslarda para var. İstiyorlar ki güzel ve kaliteli mallar alsınlar. Burada bir delik açılamaz mı? Pazara buradan sızılamaz mı? Elin İtalyanı 1000 dolara kapı satarken bizim elimiz niye armut devşiriyor? Hadi benim müteşebbis ruhu dünyayı fetheden aslanlarım. Bir bakın şu kapı işine. Hatta daha da önemlisi, mobilya işine. Bence iyi ekmek çıkar! |