spacer
23/11/2008 21:51
TURKRUS.COM :: ana sayfa ::
HAKKIMIZDA REKLAMLARINIZ FORUM SARI SAYFALAR LİNKLER FOTO İLETİŞİM E-MAİL Siteyi Kaydet! ARKADAŞINA ÖNER
spacer

Son Eklenenler
spacer
Rusya ile aynı ringde olmak
Şevket Sürek, Referans gazetesinde yazdı:  Geçen haftanın gündemini Rusya ile dış siyaset ve dış ticaret konuları oluşturdu.
Türk ihraç ürünlerini taşıyan yaklaşık 500 Türk TIR'ının Rusya gümrük kapılarında uzun süredir beklemeleri, karşılıklı posta koymalar, kırmızı hatlar, tarife dışı engeller, ABD'nin tavrı, Rusya-Gürcistan savaşı, ABD savaş gemilerinin Karadeniz'e açılmaları, Montrö Sözleşmesi, hükümet ile dış ticaretten sorumlu bakanın ters düşmesi gibi konular gündemimize girdi ve günlerce görsel ve yazılı basınımızın konusu oldu. Kendimizi bir anda Rusya ile birlikte bir ringin ortasında bulduk ve anında kırmızı köşe, mavi köşe oluşuverdi.

 

Hasılı, kafalar karıştı, sap ile saman karıştı, dış siyaset ile dış ticaret karıştı, Rusya ile ilişkiler karıştı. Rusya her şeyden önce komşumuz. Dağılmanın sersemliğini üzerinden atmış, toparlanmış, eski günleri özler hale gelmiş. 150 milyon nüfuslu, petrol ve doğalgaz zengini, tüketim gücü yüksek, kültürlü bir halka sahip, dış ülkeleri geziyorlar, para harcıyorlar. Putin gibi ne yaptığını bilen liderleri var. Hükümetlerinde her önüne gelen bakan konuşmuyor, konuşanı da hükümeti terslemiyor.
 
Ticari hacim yüksek
Türkiye-Rusya rakamsal verileri dengesiz ama hayli yüksek değerde bir ticari ilişkiye işaret ediyor. Rusya'dan 2007 ithalatımız 23.5 milyar dolar, ihracatımız ise, 4.7 milyar dolar. Aramızdaki dış ticaret dengesi 18.8 milyar dolar açık veriyor. Genel dış ticaret açığımızın da yüzde 29'u Rusya'dan kaynaklanıyor. Rusya'dan Türkiye'ye her yıl 2.5 milyon Rus turist geliyor. Kayıtlarda görünmeyen Laleli pazarından her yıl 8-10 milyar dolar civarında bavul ticareti yapılıyor. Bu işten Rusya ayağında yaklaşık 10 milyon, Türkiye ayağında ise 7 milyon kişinin ekmek yediği söyleniyor. Rusya kuzeyimizden boruyu döşemiş. Ukrayna üzerinden gelen bu borudan pompalanan doğalgaz Türkiye'nin doğalgaz ihtiyacının yüzde 60'ını karşılıyor.
Anlayacağınız, Rusya bizim için önemli bir ülke.
Rus yetkililer bir süre önce Türk ihraç mallarına karşı bir tavır içerisine girdi. Domateslerimizi reddettiler. Türk ihraç mallarını taşıyan kamyonları gümrük kapılarında bekletmeye başladılar. Rus müşterilerimiz mallarını, Türkiye'den mal gönderenler ise paralarını alamadı. Yüzlerce kamyonumuz oralarda bağlandı, şoförleri perişan oldu. Azalan kamyon sayısı diğer ülkelere yapılan ihracatlarda navlun bedellerinin yükselmesine neden oldu. Haliyle sıkıntılar yaşadık ve karşı çıktık. Rusya'nın bu tavrının iki nedeni vardı. Siyasi ve ticari bu iki neden çatışınca hangisinin ağırlıklı olduğu netlik kazanamadı ve Türkiye'de de sapla saman karıştırılınca konu bir krize dönüştü. Bu krizin önce ticari nedenini mercek altına alalım.
 
Bavulun yarattığı kriz
Rusya ile ticari ilişki içerisinde olanlar bilirler; 5 yıl öncesinde Rus Bakan Farit Gazizulli, Kürşad Tüzmen ile bir görüşme yapmış ve bazı rahatsızlıklarını bakanımıza aktarmıştı. Rusya, Dünya Ticaret Örgütü'ne (DTÖ) üye olmak istiyordu ve hazırlıklara başlamıştı. Bu hazırlıklar içerisinde bankacılığını, uluslararası nakliyatını, ürün standartlarını, gümrüklerini DTÖ'nün istediği standartlara getirmek vardı ve Rusya devleti de bu gerekleri yerine getirecekti. Bu gereklilik içerisinde bavul ticareti adı verilen ilkel ticaret ve çifte faturalama şekillerine yer yoktu. 2 yıllık süre içerisinde bavul ticareti yok edilecek ve bankaları, gümrükleri, taşımacılığı, ürün standartları, kısaca dış ticareti kurallara bağlanacaktı. Türkiye bu anlamda uyarıldı ve Türk tarafının da Rusya'ya yönelik dış ticaret ilişkilerinde uyum sağlaması istendi. Ayrıca Rus tarafının "gri ithalat" olarak adlandırdığı bavul ticareti içeriğindeki kayıtdışılık nedeniyle Rus hazinesine vergi anlamında bir fayda sağlamıyordu ve bu durum mutlaka engellenerek hazineye katkı sağlamalıydılar. Konu son 5 sene içerisinde defalarca "idare edilerek" günümüze gelindi. Rusya karınca misali çalıştı, biz ağustosböceği rolünde saz çalıp oynadık. Türkiye tarafından beklediği katkıyı göremediğini düşünen Rusya, tek taraflı tavrını koyarak tarife dışı engellemeler zincirini devreye koydu.
İşin ticari yanı böyle. Şimdi gelelim işin siyasi yanına. 2004'teki Osetya baskınını birçok okurum hatırlar. O kanlı baskında Türkiye'nin parmağı olduğunu düşünen Rusya o günlerde benzer uygulamalar içerisine girmiş ve siyasi yanını düşünmesine rağmen açık etmemiş ama ürün standartlarında hassasiyet, kamyonlarımızı gümrüklerde bekletmeler dahil birçok tarife dışı engellemeleri kullanmıştı. Yine zor durumda kalan çok sayıdaki ihracatçımız Ankara'da başbakana kadar çıkmış ve yardım istemişti. Benzer uygulama Rusya-Gürcistan savaşının hemen öncesinde geldi. Rusya, Türkiye'nin Gürcülere silah yardımı yaptığını düşünerek bir siyasi baskı kurmuş ve bu baskı yüzlerce Türk kamyonunun Rus gümrüklerinde bekledikleri günlere denk getirilerek bir ticari baskıya dönüştürülmüştü. Bu tesadüf değildi. Aslında Rusya, Gürcistan-Türkiye ilişkilerini elbette takip ediyordu ve tarife dışı uygulamalarında Türk-Gürcü yakın ilişkinin payı hayli büyüktü. Gelin görün ki Rusya'nın tavrında işin siyasi boyutu Osetya baskını benzeri açık edilmiyor, ticari baskı ön plana çıkarılıyordu.
Tarife dışı engellemelerden yılan Türk ihracatçıları Ankara'ya baskı yapınca olan oldu ve Türkiye'nin bir büyük zafiyeti ortaya çıktı. Bu zafiyeti, Türkiye'nin yıllardır, dış siyaset ile dış ticaret politikaları arasında bir ortak bağ kuramaması, siyasi ve ticari konulara bir bütün değil ayrı ayrı bakması ve uluslararası ilişkilerin anasının "uzlaşı" olduğunu bilmemesinden kaynaklanıyordu. Dahası ve en vahimi ise dış siyasette ve ticarette acemi tavır sergileyen AKP hükümetinin ve bakanının içine düştükleri durumdu.
 
Bağıra çağıra yaptırım olmaz
Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen ani bir çıkışla Rusya'ya hitaben "Bizi üzerseniz, biz de sizi üzeriz" diyerek, Rus kamyonlarının taşıdığı ürünlerin gümrüklerde "kırmızı hat"a yönlendirileceği yönünde bir açıklama yapınca ortalık iyiden iyiye karıştı. Bu tavır da Türkiye tarafından Rus mallarına karşı uygulanan bir "tarife dışı engeldi" ama Rusya'nın uygulamasıyla bizimki arasında önemli bir fark vardı. Rusya konuyu birtakım gerekçeler arkasına saklayarak açık etmemiş ama biz bağıra, bağıra tüm dünyaya duyurmuştuk. Üstelik Rusya'dan ithal edilen ürünler her ne kadar Rus malı olsa da sahipleri Türk alıcılardı ve mağdur olacaklar da onlardı. İşin bu tarafını dahi düşünememiştik.
Tarife dışı engel birçok ülkenin zaman zaman birçok ürün gruplarında kullandığı gizli bir ticari yaptırımdır. Bu yaptırım bazı malları ihtisas gümrüklerine yönlendirmek, malları kimyasal incelemelere tabi tutmak, sözde fiyat incelemeleri yapmak, gümrüklerde işleri yavaşlatmak ama gerekçe olarak başka nedenler göstererek tarife dışılığı gizlemek şeklinde görülebilir ve asla anons edilmez.
Örnekleyecek olursak; her ne kadar Rus Dışişleri Bakanı "Olmaz öyle şey. Doğalgazınızı neden keselim" dese de kış gelip soğuklar bastırdığında Rusya kuzeyimizden döşediği borulardaki gazın basıncını düşürüp, "Ukrayna üzerinden gelen boru hatlarının geçtiği güzergâhta bir sızma tespit ettik, tamir için doğa ve hava şartlarının el verdiği nispette elimizden geleni yapacağız" türünden bir gerekçenin ardına sığınır da gazımızı keserse, bir taraflarımız donduğunda tarife dışı engel nasıl olur tüm milletçe öğreniriz.
Peki biz ne yaptık? Hiçbir gerekçenin ardına sığınmadan yaptırımlarımızı anons ettik. Yani, kısasa kısas politikası güttük. Gelin görün ki hükümet bakanlar kurulu toplantısı ardından Kürşad Tüzmen'in açıklamalarına destek çıkmayarak "Kırmızı hat uygulaması yoktur, o Sayın Tüzmen'in şahsi görüşüdür" şeklinde açıklama yapması yaraya tuz bastı ve böylece dış siyaset ile dış ticaret konularını beraberce götüremediğimiz şeklindeki zafiyetimiz resmi ağızdan da tescil edildi. Böylece tüm dünya âlem de bu beceriksizliğimizi öğrendi.
Böyle acemi bir takımla ve böylesi bir Rusya ile aynı ringdeyiz. Köşemiz kırmızı mı, mavi mi onu dahi bilenimiz yok.
10 9 8 7... ve nakavt!
Durum budur.

8.9.2008

 
spacer

Run Search Request
Döviz
Anket
Kendi işinizde ekonomik krizin etkilerini görüyor musunuz?
 

spacer

© 2008 Turkrus.com

:: © TurkRus.com :: Sitede yer alan yazıların her türlü yayın hakkı TurkRus.com'a aittir. Yazılı izin olmaksızın, kaynak belirtilerek dahi kullanılamaz.