|
Novıye İzvestiya gazetesinde yazan Valeri Yakov, savaşın etkileri üzerine, genel bakış açısının dışında, "aykırı" şeyler söylüyor. Yakov, "Silovikler, Tiflis çevresinde tepinmeye devam ediyorlar. Elin bağımsız topraklarında yaptıkları bu zırhlı tank gezintileri daha bugünden Rus çıkarlarına dokunmaktadır. Daha bugünden ülke milyarlarca dolar kaybediyor, Devlet Başkanı Putin’in yaratmak için sekiz yılını verdiği ülkenin güvenliği ve saygınlığı keskin bir şekilde inişe geçmektedir" diyor. İşte yazının tamamı:
Gürcistan bumerangı VALERİY YAKOV - Novıyie İzvestiya, 29.8.2008 Kafkas cephesindeki küçük muzaffer savaş Batı sosyo-politik cenahında gittikçe açık bir şekilde Rusya için büyük bir mağlubiyete dönüşmektedir. Gürcü liderini hakkıyla süslemesi gereken, saldırganın defne yaprağından çelenkleri, şimdi Rus tarafına devredilmekte ve resmi Moskova’nın barış gücünün saygın bir rolü olduğu iddia teşebbüsleri gerçeklere toslamaktadırlar. Gerçek ise ikiliklerle doludur. Dünya kamuoyunu “barış getirme zorunluluğundan” kaynaklanan operasyonumuzun bittiğini ve eskiden olduğu gibi Kafkasya’daki istikrarın garantörü olabileceğimizi temin eden Rus Devlet Başkanı’na karşı sadece Saakaşvili’nin propaganda aygıtı faaliyet göstermediği şeklinde bir izlenim oluşmaktadır. *Silovik’lerimiz ve kukla rejimlerimiz de Rusya’nın çıkarlarına karşı çalışıyorlar. Çatışmaların sona ermesinden itibaren ya Rus Siloviklerinin, ya da tanınmamış cumhuriyetlerin reislerinin şüpheli bir eylemine dair haber gelmediği bir gün bile geçmedi. Ya bizim generalimiz istihbarat için Tiflis civarlarında ciple dolaştığını alenen bildiriyor. Ya federal kuvvetler AB Parlamenterler Asamblesi heyetine gürcü Gori şehrine girişini yasaklıyor, gazetecilerin buraya girmesine izin vermiyor ve hatta Fransız elçisini tutukluyor. Ya Başsavcılık soruşturma komisyonunun Tshinvali’deki ekipleri, Osetya tarafının değil de, sadece g Gürcü tarafının işlediği suçlarla ilgilendiğini itiraf ediyor. Ya Tshinvali yetkilileri Güney Osetya’daki yerli sivilleri sadece Gürcü olmak gibi bir talihsizliklerinden ötürü gösterişli bir şekilde tahliye diyor. Bay Kokoyta ise, en ufak bir mahcubiyet duymaksızın ezelden beri buralarda yaşamakta olan ve en az Osetya’lı köylerdeki komşuları kadar bu savaştan mağdur olan Gürcü köylülerine geri dönmelerine izin vermeyeceğini Moskova’da gazetecilere beyan ediyor. Ve tam da Moskova’nın geri kalan tüm dünyaya Gürcistan’ın sivil vatandaşlara saldırısından dolayı kuvvet uygulamak zorunda kaldığını, Saakaşvili’nin gayretleri sonucunda Güney Osetya’da soykırım ve etnik tasfiye başladığını ispat etmeye çalıştığı zamanda tüm bunlar oluyor. Ve silahlı kuvvetlerimizin barış getirme operasyonunun sona ermesinden itibaren geldikleri yerleşimlerine geri çekileceğini. Bizim yarı resmi medya organlarının propagandist röportajlarına inanılacaksa belki gerçekten de onlar geri dönüyorlar. Fakat AB Parlamenter Asamblesi komisyonu Rus nöbetçi konvoyuna Tiflis’ten 35 km uzakta rastlıyor ve bu nöbetçi konvoyu Avrupalılara Gürcü topraklarında kimin ev sahibi olduğunu gösteriyor. Bunun, barıştırıcılıkla her haliyle yakından uzaktan alakası yok, barış gücünün sorumluluk sahasından uzakta vuku bulmasından dolayı olsa bile, tesadüfen yabancı çöllere gelen kovboyların başı buyruk hareketlerine daha çok benziyor. Böylece her köşe başında Rus istilacıları diye çığıran Bay Saakaşvili’ye bizim askerilerimiz tarafından parlak ve inandırıcı bir örnek daha hediye edilmiş oluyor. Gürcülerce uygulanmakta olan soykırımla ilgili hiddetli iddialarımız da kuşku verici görünmeye başlıyor keza süngülerimizin korumalığında Kokoyta etnik temizlikle meşgul olmaya başlamış durumda. Ve onu Moskova’da hiç kimse yermiyor, onu hiç kimse Lahey Uluslararası Mahkemesi ile tehdit etmiyor, hâlbuki o da en az Saakaşvili kadar bunu hak ediyor. Kısa bir süre önce Vladimir Putin son olayları yorumlarken, bir eski Amerikan Başkanının bir kukla rejiminin son derece nahoş liderine cevap vererek: “ her ne kadar o bir köpoğlu köpekse de bizim köpoğlu köpeğimizdir” sözlerini bire bir alıntıladı. Bay Kokoyta’nın hareketlerinin ne tür hareketler olduğundan yola çıkarak, demek ki Moskova bu ilkeye göre ona muamele ediyor. Fakat buradaki asıl felaket, Kokoyta’nın bu tür davranışları Rusya’nın çıkarlarına aykırı olmasının yanında, sadece Saakaşvili’nin propaganda işine yarıyor. Abhazya lideri Bay Bagapş’ta tanınmamış olan cumhuriyetinin topraklarını savaş patırtısında genişleterek ve Tiflis iktidarınca kendi hallerine terk edilen Gürcü köylerinin yok edilmesine göz yumarak aynı açmazın lehine davranıyor. Bu eylemler ise “bizim” Rusya imajına hiçte olumlu, barışçıl artılar eklemiyor. Sadece Saakaşvili’nin kumbarasını dolduracak olgular ekliyor. Askeri eylemlerin müteakip sahnesine atılan bizim generaller de Moskova’nın sanını pek de önemsemiyorlar. Genelkurmay başkanının kamu önündeki beyanlarına rağmen, Silovikler, uluslararası kamuoyunun fikrini reddederek ve bunun Rusya’nın geleceğine nasıl yansıyacağından kaygılanmayarak, Tiflis çevresinde tepinmeye devam ediyorlar. Elin bağımsız topraklarında yaptıkları bu zırhlı tank gezintileri daha bugünden Rus çıkarlarına dokunmaktadır. Daha bugünden ülke milyarlarca dolar kaybediyor, Devlet Başkanı Putin’in yaratmak için sekiz yılını verdiği ülkenin güvenliği ve saygınlığı keskin bir şekilde inişe geçmektedir. Bizden yine korkmaya başlıyorlar, bizimle korkutmaya başlıyorlar. Yine düzgün insanlar ve ciddi paralar bizden kaçıyor. Devlet ve de özel kaynaklarla yatırım yapılan Batı’daki işlerimizde huzursuzluk baş göstermektedir. Yani, yeni ”soğuk savaş” fark edilir şekilde sadece sıcak siyasi ilişkileri soğutmakla kalmayıp mali işleri de dondurabilir. Bizi medeni dünyadan tecrit et, sürgün rejimlere geriye fırlat. Ve işte o zaman üşenmeyen herkesin- Siloviklerden kuklalara kadar- fırlattığı Gürcü bumerangından her Rus nasibini alacak. Kimi parayla, kimi demir perdeyle, kimilerine ise Kafkas cephesine celple. *Silovik(ç.n.): silahlı kuvvetler, yargı organları ve istihbarat birimleri, yani devletin kuvvet işlevlerini yerine getiren “kuvvet yapıları” ifadesinden türetilmiş bir sözcüktür. Bu sebeple “Silovik” kelimesi tam anlamıyla eskiden ve halen bu yapılarda görevli olanlara verilen addır. Çeviren: Özran Yılmaz Çeviri sponsoru: Dynamic Logistisc |