|
TürkRus.Com’a okurlarından pek çok mektup, mesaj geliyor. Gümrüklerde TIR’ları, malları bekleyenler artık tek kelimeyle ağlıyor. İş, bıçağın kemiğe dayandığı noktayı aştı. Bıçak kemiği de delmeye başladı. İflaslar başlıyor. Ama ‘demir perde’ erimiyor. Türkiye bir yandan ‘Kafkasya Platformu’ diye güzel bir hayalin peşinde koşuyor ama öbür yanda acı gerçekler olduğu gibi duruyor. Artık bu sorun, bir gün bile kaybedilmeden çözülmeli...
Son haber, Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un gelecek hafta İstanbul’a, Ali Babacan ile ‘Kafkasya Platformu’ için görüşmeye gideceği yolunda. Konuk bakan, İstanbul’a gelene kadar bu soruna bir nokta konmalı. Mantıklı bir açıklaması olmayan, Türk TIR’larına, mallarına dönük bu kıskaç bitmeli. Herkes zarar görüyor. Sadece mallarını zamanında sokamayan Türk işadamları değil. Enflasyonla mücadele eden Rusya’ya, ekonomik fiyatlı Türk mallarının girmemesi tüketiciyi de cezalandırmak anlamına geliyor. Ayrıca Rusya Türkiye’nin 1 numaralı dış ticaret partneri olmuşken, bölgedeki kargaşa sırasında dayanışma-işbirliği daha fazla önem kazanırken, Ankara ile Moskova arasında siyaseten görünürde bir sorun, bir başağrısı yokken bu dert yaşanmamalıydı. Bunları, tehdit diline hiç gerek olmadan Türkiye Rus tarafına daha en başından anlatabilmeliydi. Bunda geç kalınmış olabilir. Ama artık gün kaybedilmeden bu sorun çözülmeli. Sanki Türkiye’nin Rusya ile en büyük sorunu bu değilmiş gibi davranma lüksü artık yok. Bölgeye barış ve huzur getireceğiz diye platformların, ittifakların peşinde koşmak –ki ona hiçbir itirazımız yok, aksine destekliyoruz- başka bir şey; ekonomiyi çökertecek kadar derin bir soruna yüzde 100 enerji ve vakit ayırmaktan imtina etmek başka şey. Sorun alt kademelerde çözülemiyorsa, Erdoğan’ın Putin’i arayıp gündeme getireceği noktaya hala gelmedi mi? Türk-Rus ilişkilerinin zarar görmesine, bu pazarda onlarca yılda verilen emeklerin, yaratılan markaların tahrip olmasına daha ne kadar göz yumulacak? 28.8.2008 |