spacer
04/07/2008 10:36
TURKRUS.COM :: ana sayfa ::
HAKKIMIZDA REKLAMLARINIZ FORUM SARI SAYFALAR LİNKLER FOTO İLETİŞİM E-MAİL SIK KULLANILANLARA EKLE ARKADAŞINA ÖNER
spacer

Son Eklenenler
spacer
Kalıp, demir, beton
Yeni bir hastane inşaa edeceğiz Moskova'da. Kalıp, demir, beton metrajı yaparken, aklım yıllar öncesine gidiyor... Kibar Japon elindeki rengarenk bohçadan Japonca yazılı paf­tayı çıkarıp kalıbı anlatmaya başla­dı. "... Makina büyük parçalar halin­de gelecek, betonun üzerinde bu­lunacak olan 4000 adet deliğe oturacak, burada şaşma en çok birkaç cm..."
Düşünün bakalım. Yıl 68, mevsim sonbahar, yer Giresun. Dursun Han'da düşünüldü de gereği. Giresun'da buldum kendimi. Kalıpla ilk mücadelem burada baş­lar.
O devrede styroporun adını bile bilmiyordum. Belki dünyada da yoktu. Giresun'un bitmez tüken­mez yağmuru altında elimde çırpı ipi: Büroda çizilen kalıp resminin ne kadar farklı değer taşıdığını an­ladım orada. Meyilde, kolonda, ta­vanda, tabanda. Bütün delikler yerleştirildi, makinalar geldi, hepsi kondu. İlk kağıt bile çıktı da, adım "delikçi" diye devam etti bir süre.
İskenderun'a geçerken Japonların cm lik toleransı Ruslarda mm ye dönüştü. Kok Bataryalarının kalıbı­nı yaparken o iş için özel olarak yarattığım bir sürü garip aletle altı­binin üstünde deliği milimetrik olarak yerleştirmeye çalıştım. Olmayacak duaya Amin.
Biri bir ucuna basarken, demir mili­metre mertebesinde oynuyor be­ton dökülme izni alınamıyordu. Bir gece ağlamaklı bir yüzle batar­yada düşünürken Cahit Mutuşla, Yücel Abi yakaladı beni.
Anlattım durdum. "... Milimetre, Kalıp, Demir, Beton, Kontrol..." Birşeyler ölçüyordu Yücel Abi bir iki boru aldı "Sen git yat" deyip gitti. Meğerse Rusyadan gelen dökme borularda milimetrik hata­lar varmış anlatmış durumu Rus Kontrollara, Santim toleransla dö­küldü, batarya halen çalışıyor İskenderun'da kok fırınları.
Libya... Sıcaklık gölgede 50, gü­neşte, Allah bilir. Bir çukurda kalıp yerleştirmeye çalışıyorum. Malzeme Türkiye'de mobilya için bile kullanamayacağım güzellikte. Peri kirişler, metal iskeleler...
Polonyalı kontrol Souk El Khamis çimento fabrika­sındaki makina temelini kontrol ediyor, bir elinde pense, diğer elinde beyaz kağıt. Pense ile vurduğu demirden kağıda bir iki pas düşerse kabul etmiyor. "Olmadı... Demir fırça ile temizlenecek..." deyip uzaklaşıyor. Fırçalı ekip temele dalıp temizliyor tüm demirleri kabule kadar.
Demire Avrupa'da M.Ö. bin yılla­rında rastlanır. M.Ö. dört bin yılın­da yapılmış bir Mısır Mezarında demir parçaları; Keops Pramidi'n­de de demir bir alet bulunmuş.
M.Ö. 2220 yılında yazılmış Çince yazılarda demirin bahsi geçer. Or­ta Doğuda demir aletlere M.Ö. 1800 ve 1500 yılların da rastlanır. En eski demir endüstrisine Hititlerde M .Ö. 1300 yıllarında rastlanır.
M.Ö. 1100 yıllarında şimdiki Suriye kıyılarında yaşıyan Doriens'ler de­mir kılıçlarla Grekler'i istila ederler.
Bizanslılar Kubbe inşaatında demi­ri çekme için kullanırlar, İtalyanlar Rönesansta demir kuşaklarla kub­belerini sararlar. En bariz misal Ro­ma'daki St. Pier Kilisesi'nin Kubbesi.
Demir: Element, madenlerin en harcıalemidir. Yeryüzünde çok yaygını cithospherin % 4. 5'u teşkil eder. Bir teoriye göre de arzın iç tabakasını teşkil eden maddede de öncelikli. Avrupa'da kullanılma­sında problem eritilmesi için kulla­nılan fazla miktardaki odundu. Gemi yapımı için kullandığı ahşabı yakmak istemeyen İngiltere 1784'de kok kömürünü kullanma­ya başlar. Fransa'da ahşap işçilerinin 1845'de yaptığı genel grevde, çö­züm demir aksamın daha çok kullanılmasında bulunur.
Bir başka rengi vardı betonun is­kenderun'da.
Adı Kontinü betondu 24 saat sürerdi ve başında bulunmak şart­tı. Eve gidilmez beton kontrol edilirdi uzaktan yakından, bazen çevredeki güzel bir bardan. Sonra sevildi bu sistem. Betonların çoğu Kontinü dökülürdü İskenderun'da...
Giresun'un yağmuru, İskenderun'un rüzgarı, Libya'nın güneşi, Suudi Arabistan'ın sıcağı ve Rusya'nın dondurucu soğuğunda dökülecek, dökülüyor betonlar, yükseliyor binalar.
Mimarlıkta betonun kullanılması 20. yüzyılın başlarına rastlar. 19. yüzyılın ortalarında mühendislerin tamamen teknik olarak kullandıkları bu malzeme mimarların da dikkatini çeker.
1850'1erde A. Baudot ve F. Henne­ibique betonda artistik araştırma­lara başlar. 1925 yılında Auguste ve Gustave Perret'nin yaptıkları Champs­Elysees Tiyatrosu elimizde kalan tek görkemli misaldir.
Mimarların devreye girmesiyle ka­lıp üzerinde yapılan araştırmalar da hızlandı. 1926 yılında H. Besnard St. Christophe De Javel Kilisesin­de Prefabrike sistemi denendi. Bundan sonra yapılan betondaki ilerlemeler yalnız mühendislerin değil mimarların da eseri oldu.
(1869‑1948) Tony Garnier beton kasabalar yaparken mimarlığı ba­rajlara bile sokar. 1926 yılında Le Corbusier Stut­gart'a şehir merkezini, 1922 de Robert Mallet Paris'te bir oteli ta­mamen betondan yapar. Bu devrelerde betonun karışımı ile de ilgilenilir. Katkı malzemeleri için kimyevi araştırmalar yoğunlaşır. Kalıp, normal kalıplıktan çıkıp çelik, tırmanır, kayar olmaya başlar. Boşluklu beton ve ön gerilimli beton tipleri düşünülür. 1910'da S. Boussiron, Paris‑Berly Garı'nın üstünü be­tonla örter. 1936'da Frank Llyod Wright (Şelaledeki Ev) de betonun bütün ni­metlerini kullanır.
Büyük açıklıkların daha kolay ge­çilmesi dini binalarda araştırmala­ra yol açar.
A. Perret'nin 1922'de yaptığı Raincy Katedrali, 1955'de Le Corbusier'in yaptığı Ronchamp Katedrali, 1957'de P. Luigi Nervi'nin yaptığı Spor Sara­yı betonu şiirleştirir.
Sidney Operası, Penver Hilton, Chandigarh Şehri, Hammond Ka­palı Parkingi ve daha buraya sığdı­ramadıgım yüzlerce eser kalıp, demir, betonun harika yüzü olarak duruyor.
Binalar bitti yenileri geli­yor, yapılıyor, yapılacak.
Çoğunun mimarları da göçüp gitti, adları kaldı yadigar.
Kalıbı yapan, demiri kesen, betonu döken dünyanın her yerindeki binlerce işçimize benden selam.
                                                                            
                                                                                      Haziran 1988
 
spacer

Run Search Request
Döviz
Anket
Türkiye ile Rusya, "çok boyutlu ortaklık" hedefinin neresinde?
 
Kompas-Pusula

spacer

(C) 2008 Turkrus.com

:: © TurkRus.com :: Sitede yer alan yazıların her türlü yayın hakkı TurkRus.com'a aittir. Yazılı izin olmaksızın, kaynak belirtilerek dahi kullanılamaz.