|
Akşam gazetesi yazarlarından İsmail Küçükkaya, Enerji Bakanı Hilmi Güler'e atfen “Rusya, İran’dan Türkiye’ye gelecek doğalgazla ilgili olarak bize yeni bir öneride bulundu” diye yazdı. Buna göre, Rusya’nın önerisi şöyle: Moskova-Ankara-Tahran arasında üçlü bir anlaşma yapılacak. İran, Türkiye'nin onlardan alacağı kadar doğalgazı Rusya’ya verecek; Rusya da Türkiye'y bu miktarı kendi boru hattından sevkedecek. Küçükkaya, "Teklif 'üçlü bir kazan-kazan formülü' gibi gözüküyor. Takip edeceğiz, bakalım ne çıkacak?" diyor. İşte yazının o bölümü:
Rusya’dan Türkiye’ye şok doğalgaz teklifi
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
“Rusya, İran’dan Türkiye’ye gelecek doğalgazla ilgili olarak bize yeni bir öneride bulundu.” Bu sözler, Enerji Bakanı Hilmi Güler’e ait. Geçtiğimiz pazar akşamı, Habertürk’te Erdoğan Aktaş’ın Basın Kulübü’nde bir sorumuz üzerine bu açıklamayı yapan Bakan Güler, hemen başka bir konuya geçti. Yayın sonrasında kendisinden detay öğrenmeye çalıştım ama ek bilgi alamadım. Bakan’ı da anlıyorum, konu Türkiye’nin uluslararası ilişkilerini de ilgilendirecek kadar hassas. İşin peşini bırakmadık. Bürokratik ve diplomatik kanallar, söz konusu teklifin Bakan Güler, Gazprom Başkan Yardımcısı Medvedev arasında 17 Temmuz’daki görüşmede gündeme geldiğini ve Medvedev’in, “Türkiye’nin İran’dan alacağı doğalgaz için swap (takas) anlaşması yapalım” dediğini aktardılar. Anladığım, bu henüz resmileşmiş bir öneri değil, daha çok el altından tartışması yapılan bir konu. Sanırım, bizim İran’dan daha fazla doğalgaz almamızda yaşadığımız sorunlar, uluslararası toplumun, özellikle ABD’nin bu konudaki kısıtlayıcı yaklaşımları Rusya’nın teklifinin önemini artırıyor. Rusya’nın önerisine göre Moskova-Ankara-Tahran arasında üçlü bir anlaşma yapılacak. İran, bizim kendilerinden alacağımız kadar doğalgazı Rusya’ya verecek; onlar da bize aktaracaklar. Teklif “üçlü bir kazan-kazan formülü” gibi gözüküyor. Takip edeceğiz, bakalım ne çıkacak? Bakan Güler o akşam kritik başka haberler de verdi. Rusya ile doğalgaz fiyat anlaşmaları sürecinde çeşitli zorluklar yaşadıklarını anlatırken, “Bir ara 6 ay için Mavi Akım’ı kestik. Ciddiyetimiz görülsün istedik. Bunu kimse bilmez, büyük riskti, üstesinden geldik” dedi. Doğalgaz günlük yaşantımız bakımından hayati öneme sahip. Ülkemizde şehir şebekesine yapılan yatırım miktarı 7 milyar dolara çıkmış. 52 ilde şu anda doğalgaz şebekesi var. Avrupa Birliği ülkeleri için de doğalgaz çok stratejik bir mahiyet taşıyor. Onlar da kaynak çeşitlemesi için uğraşıyorlar. Türkiye üzerinden geçecek doğalgaz hatlarına bu nedenle önem atfediyorlar. AB’ye: “Bizi geçiş ülkesi gibi göremezsiniz” Moskova-Ankara-Brüksel hattındaki baş döndürücü enerji diplomasisinde yaşanan bir sorunu yine Bakan Güler’den o akşam öğrendik. Bakınız, AB’nin yaklaşımlarına Bakan Güler nasıl tepki gösterdi: “Avrupa Birliği bizi doğalgaz yollarında geçiş ülkesi gibi görmek istiyor. ‘Parayı veririm gazı Türkiye üzerinden alırım’ anlayışı var. Bunu kabul etmeyiz. Onlar doğalgaz sağlayıcı ülkelerle anlaşma yaparken bizim ihtiyaçlarımızı da hesaba katmak zorundalar. Ayrıca geçiş ücreti açısından da fiyatları öğrenmek zorundayız. Şeffaflık bunu gerektirir.” Güler, İran’daki doğalgaz sahasını işletmemize yönelik çalışmalarla ilgili bir sorumu yanıtlarken açık yüreklilikle “evet ABD karşı çıktı ama biz de ihtiyaçlarımızı anlattık. O halde siz bize Bakü-Ceyhan gibi projelerde daha fazla yardımcı olun, dedik. ‘Türkiye bağımsız bir ülke olarak kendi çıkarlarını korumak zorundadır’ sözlerimizle politikamızı anlattık. Ayrıca bütün projelerimizin ve dış politikamızın bölgedeki istikrarı arttırmaya yönelik olduğunu vurguladık” dedi. 4.8.2008
|