|
Ogonyok... SSCB yıllarından beri Rusya'da toplumsal hayata ayna tutan önemli dergilerden biri... Dmitri Bıykov... Rusya'nın sivri dili, keskin kalemi, çarpıcı tesbitleri ile en çok okunan yeni kuşak yazarlarından biri... Ogonyok dergisinde yayınlanan son yazısında Bıykov, büyük şitketlerden milli futbol takımına kadar, yabancıların "üst düzey yönetici" yapılması trendini irdeliyor. İşte makalenin tam metin çevirisi:
Welcome! Dmitri BIYKOV
Son bir yılda, Batılı yöneticiler tarafından yönetilen Rus şirketlerinin sayısı nerdeyse iki kat arttı. İthal uzmanların gelişinden sonra bu şirketlerin verimliliği daha da hızlı artmakta. Sığ bakış açılarını bırakalım yoldaşlar: Hak ettiğimiz cilayla kapladık kendimizi. Geçtiğimiz yıldan beri Rusya’nın yüceliği yabancılarla büyüdü. Bir zamanlar yaşam merhametsizdi – şimdi ise biz tabii liderleriz. Bundan böyle Doğu'dan yeraltını tarumar ediyoruz, management’ i ise Batı'dan aşırıyoruz. Doğudan Sibirya sedirlerinin yurdundan Batıya hazinelerimizi kaçırıyoruz, Batı ise bizim muhteşem yeraltı kaynaklarımıza para ve üstüne üstlük uzman veriyor. Onlar bizim pampalarımıza (Güney Amerika steplerine gönderme ç. n.) sıkıcı ve serin mekanlarından çıkıp gelmek isterler. Biz ise tüm petrol rezervlerimizi, onların okumuş tüketicileri ile takas ederiz! Karşılarız onları nezaketle ve de para teklif ederiz. Rus gök kubbesi onlara kibar davranır! Yapamadığımız şeyler var: onun için yabancıları isteriz. Tek kişilik sınırsız iktidar her daim Rusya’nın iyiliğinedir ve de devlet düzelsin diye kendimizi yönetebilmek için varyaga ( eski Rusya’da İskandinavya’dan ticaret ve dövüş için gelen silahlı grup üyesi – ç. n.) çağırırız. (Gürcünün biri de vardı. Beğenilmedi.). Biz tohum ekiminde, harmanda ve içkide eşitleri bilmeyiz, saflardaki yürüyüşte – yapılarımızı inşaya Rastrelli ve Rossi gelir, Monferanlarla Kvarengler kaçar! Boşuna bizi böyle misafirlerle azarlıyorlar. Prişvin’e göre biz hür insanlarız. Ilımlılık ve titizlik gerektiğinde, yabancıya güvenmek en iyisi. Biz de bu işin raconu bu – ne diyorsun sen! Yabancılarla bizi korkutmayın siz. Gastarbayter (göçmen işçi ç.n.) kara işler için iyidir, "ostarbayter" ise yönetmelidir! İşte büyümenin koşulları böyle oluşturulmaktadır. Sabahki mahmurluğumuzla yaşıyoruz. Biz köklü yerleşikler içinse hem iç hem de dış düşmanla mücadele etmek gerekiyor. Buyurun, efendiler bu kidding* değil. Biz Bush‘u da, Chaves’i de kabul eyleriz. Bak işte futbol takımımızı Hiddink yönetiyor – ve sonuç ortada! Ben bu esrarı ne kadar eşelesem de – dürüstçe ulaşılan sonuçta yabancı direksiyonu kullanıyor ve zamanla ona itaat etmek yerliye itaat etmekten daha kolay olduğu ortaya çıkıyor. Bu size bir hezeyan işareti gibi gelebilir, fakat sevgili vatandaşlar bu bizim klasiğimiz: kendi komşunun, yaşıtının ve sınıf arkadaşının yönetiminde olmak gülünçtür be… Bende şahsen böyle bir durumda olabilirdim yav! Silik ve yeteneksizin tekini bulmuşlar… Hele avratlar daha eziyet verici. Ama eğer Alman ise, olsun tabi ki... Bu ahmaklık bende ne gezer, ancak Hinny** , öz yayınımızın redaktörü, soyadını önceden taşısaydım mütehassis olurdum ben! Bizler nadiren kendimizinkilerin önünde şapka çıkarırız. Bizler onları ağır işçiler gibi görürüz! Ama eğer bizi bir marslı yönetseydi, hiçte bundan gocunmayız. Elbette, zamanla ortak gruplar bozuluyor, British Petroleum gibi mesela, ama önceleri biz saf ve aptaldık, şimdi ise her şey kontroleum altında. Kısa bir süre önce de Chirac’ı ödüllendirdik, her ne kadar bir çok Rus burun kıvırdıysa da buna... Kısaca biz barakaya benzer bir şeydik, şimdi ise açık toplum olduk! Açık, anonim, kardeşlerim, ve herkese akıl karartırcasına açıklıyoruz: bizimle işbirliği yapmaktan korkmamalısınız, sadece Shröder’i hatırlamanız kafi. Şimdi artık bize sırtınızı dönebilirsiniz ( hatta belki daha iyisi suratınızı). Çin’i ve gururlu Amerika’yı yönetime çekmekte de keramet var! Ve hatta, herkeslere ağır gelen, Paris kışlarını hatırlarsak – bir aylığına Sarkozy’yi bile çağırabiliriz: bırakın kendisi yangınları söndürsün. Siz birçoklarını baş rollere alabilirdiniz, cömert yevmiyelerle donatarak. Siyasetçileri turnelere davet ediniz, biz anında yer altı kaynaklarımızla ödeşiriz. Rusya’da hem para hem de can yeteri kadar var. Siz buradan, kaşıkçıkla verip inşaat kepçeleriyle götürürsünüz. Ve es kaza siz, işimize sürüklenmiş biri olarak, bizlerden birini takas ederek işe alırsanız biz üstüne para da öderiz size yoldaşlar. Bizde bütçeleri çarçur etmeye kabiliyetliyiz. Şimdiye kadar bunu fark etmediniz mi? Birleşik Devletlerde Timur Bekmambetov çalıştı. Ve işte böyle bir “eser” ortaya çıktı!***
* Kandırma (ing.). ** Katır (ing.). *** 21 haziran’da gösterime giren “ Olağanüstü tehlikeli” adlı film. Ogonyok dergisi Temmuz 2008. Çeviren: Özran Yılmaz Çeviri sponsoru: Dynamic Logistics |