|
Rusya’nın bazı Türk tarım ürünlerine koyduğu yasak cumartesi gününden itibaren yürürlüğe girecek. İşadamları, sınır kapıları kapanmadan önce son partileri Rusya’ya sokmak için uğraşırken, Türkiye sorunu görüşmek için Rus bakanı bekliyor. Bir Rus radyosu, yarın Roma’daki bir konferanstan dönecek Tarım Bakanı Gordeyev’i Türk meslektaşı Mehdi Eker’in ziyarete hazırlandığını duyurdu. Rusya’ya standart konusunda eleştiriler artarken, uzmanlar “DTÖ üyeliği olmadan sorun kökünden çözülemez” diyor. Rus yetkililer, görüşmelere yakında başlanacağını ve sorunun 10 gün içinde çözülebileceğini söylüyor.
Türkiye’den gelen domates, üzüm, limon, patates ve patlıcanda yüksek miktarda kimyasal zararlı olduğu gerekçesiyle Rusya Tarım Bakanlığı’nın aldığı yasak kararı 7 haziranda yürürlüğe girecek. Geçen cuma akşamı yasak kararının medyaya yansıması üzerine Tarım Bakanı Mehdi Eker’in hemen Rus meslektaşı Aleksey Goryedev’i aradığı ancak Rus bakanın yurtdışı gezide olması nedeniyle görüşemediği belirtildi. Türk tarafı, kararı alan Rusya Bitki Koruma ve Karantina Dairesi nezdinde girişimlere başladı ve Rus uzmanları Türkiye’de incelemelerde bulunmak üzere bir kez daha davet etti. Ancak bakanlar düzeyindeki temas için, Gordeyev’in uluslararası tarım konferansı için gittiği Roma’dan Moskova’ya dönüşü bekleniyor. Godeyev yarın (Perşembe) dönecek. Saygın Rus haber radyolarından “Biznes FM”, Medhdi Eker’in haftasonuna kadar beraberinde bir heyetle Moskova’ya geleceğini duyurdu. Ancak bu bilgi Türk tarafınca doğrulanmadı. TürkRus.Com’un görüşlerine bavurduğu bir uzman, Rusya’nın kendi standartlarını uygulamaktaki ısrarın sadece Türkiye açısından değil, tüm dünya için sorun yarattığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Rusya’nın geri çevirdiği ürünler AB ülkelerine sorunsuz satılıyor. O ülkeler de kamu sağlığı konusunda son derece duyarlı. Ancak sorun, Rusya’nın kendi standartlarına uyulmasını istemesi. Bu yüzden, mağdur olan sadece Türkiye değil. Zaman zaman bir çok Avrupa ülkesinin ürünleri de Rusya’da yasak duvarına çarpıyor. Ukrayna’da da zamanında Türk sebze meyvesine yasak kararı gündeme gelmişti. Ama Dünya Ticaret Örgütü üyeliği buna düzen getirdi. Rusya’nın da seneye artık DTÖ’ye üye olması bekleniyor. Ondan sonra uluslararası standartlara geçiş daha kolay olacak. Rusya da buna ayak uyduracak ve işler daha kolaylaşacak. Ancak şu aşamada ipler Rusya’da. 2005'teki yasaktan sonra Türkiye çok çaba gösterdi, laboratuvarlar kuruldu, denetimler arttırıldı. Bu Ruslara iyi anlatılmalı ve çözüm aranmalı.” Bu arada “Biznes FM”den Arina Jdanova’nın görüştüğü bazı Rus uzmanlar, Türkiye’nin Rusya pazarı için öneminin altını çizdiler. Rus Sobinbank uzmanı Aleksandr Şelestoviç, “Türkiye ürettiği domatesin yüzde 50-60’ını Rusya’ya yolluyor. Turunçta pazarın yüzde 30’u Türk malı. İhraç ürünler Rus tarım ürünlerinden daha ucuza geliyor. Yasak kararı, enflasyonu olumsuz etkileyecek” dedi. Cihan Haber Ajansı muhabiri Faruk Akkan'ın özel haberi ise, yasağın yakında kalkabileceğinin sinyalini veriyor: Rusya Karantina Komisyonu basın sözcüsü Aleksey Alekseyenko, Türkiye'den Rusya'ya tarım ürünleri ihraç eden firmaların Rusya'nın uygulamaya koyduğu standartlara riayet etmediklerini kaydederek, "Sorunun kısa sürede çözüleceğine inanıyorum. Bu on günlük bir zaman dilimini kapsayabilir. Moskova'da Türkiye Tarım Bakanlığı yetkilileri ile bir görüşme gerçekleştirilecek. Müzakere için ön anlaşma sağlandı. Görüşmelerin başlamasının ardından aynı gün sonuç alınabilir. İyimserim. İki tarafın da sorunu çözmeye niyetli olduğuna inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu. Sözcü Alekseyenko, yasağın nedenini ise Türk tarafının uyarılara rağmen defalarca güvenlik garanti şartlarını ihlal etmesi ve ürünlere aşırı derecede tarım ilaçları kullanmalarına bağladı. Alekseyenko, "Biz uzun zamandır Türk tarafıyla kuralların ihlal edilmemesi yönünde görüşmeler yapıyoruz. Ama buna rağmen beklenen gelişme sağlanamadı." dedi. Türkiye'den gelen ürünlerde yüksek dozda tarım ilacı kullanıldığına dair tespitlerin çok sık yaşandığını savunan sözcü, "Ürünü gönderen firmanın ürünle birlikte, ürünün yetiştirilme şartlarını içeren belge istiyoruz. Maalesef bu belge de çoğu zaman olmayabiliyor." ifadelerine yer verdi. "İHLAL DEVAM EDERSE YASAKLI ÜRÜN SAYISI ARTAR" Sınırlamanın sadece 5 ürünü kapsadığını, bunların tamamının Rusya'ya girişine yasak getirildiğine işaret eden Alekseyenko, "Rusya daha önceki yapılan görüşmelerden sonuç alamadığını görerek böyle bir yaptırıma gitti. Şimdilik yasağı beş ürünle sınırladık. Listede daha fazla ürün vardı. Ancak Rus-Türk ticari ilişkilerinin zarar görmemesi için ürün sayısını indirdik." dedi. İhlalin devam etmesi durumunda ürün sayısını artıracaklarına işaret eden sözcü, "Türkiye ürünün insan sağlığı açısından zararlı madde içermediğini ortaya koyması lazım. Bizim için burada tek sorun sağlık." değerlendirmesinde bulundu. AA'nın haberine göre, yasak kararı ihracatçı üzerinde şok etkisi yaratırken, domates fiyatları iç pazarda yarı yarıya ucuzladı. Geçen hafta 1.60 YTL’den alıcı bulan domates bu hafta 80 Ykr’den satışa sunuldu. Antalya İhracatçı Birlikleri (AİB) Başkanı Mustafa Satıcı, yaptığı açıklamada, Rusya’nın Türkiye’den yaş meyve-sebze alımını durdurma kararının henüz kendilerine ulaşmadığını söyledi. Mevcut durumda Rusya’nın ihracatçı firmalara gümrük kapılarında zorluk çıkarmaya başladığını anlatan Satıcı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile sürekli görüşme halinde olduklarını vurguladı. İhracatçının panik halinde olduğunu anlatan Satıcı şöyle konuştu: “Rusya’nın domates, limon, patlıcan, patates ve üzümde kendi standartlarının üzerinde zirai ilaç kalıntısı olduğu gerekçesiyle Türkiye’den ithalatı durduracağı konusunu, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yakından takip ediyor. Biz de takip ediyoruz. Ancak Rusya’dan Türkiye’ye gönderilmiş bir yazı yok. İhracatçı panik halinde. Çünkü Rusya’ya gidecek gemilerde ve yollarda çok sayıda TIR var. Ne olacağını bilmiyoruz.” Antalya Toptancı Halinde Kaliforniya biberi 200 YKr, kapya biberi 150 Ykr, cam sera domates 20 YKr, salkım domates 80 YKr, taze fasulye 10 Ykr, dekorluk kabak 20 YKr, aysberk marul 10 YKr, patlıcan 20 YKr ucuzladı. Geçen haftaya göre, arakanın fiyatı 10 YKr, dolmalık biberin 10 YKr, sivribiberin 10 YKr, brokolinin 40 YKr, karnabaharın 20 YKr, düz marulun 10 YKr, salatalığın fiyatı ise 10 YKr arttı. Yetkililer, zirai ilaç kalıntısı nedeniyle Rusya’nın 7 Haziran tarihinden itibaren Türkiye’den yaş meyve sebze-alımını durdurma kararı alması nedeniyle ihracatın yavaşladığını ve bazı sebze fiyatlarının ucuzladığını bildirdiler. Bu arada söz konusu karar, en çok domates fiyatlarını etkiledi. Geçen hafta 1.80 YTL’den işlem gören domates haftaya 80 YKr’den başladı. 172.5 milyonluk ihracat İlk 3.5 ayda Antalya’dan 34 ülkeye 69 bin 185 ton domates ihracatı yapıldı ve toplam 73 milyon 185 bin 781 dolar döviz girdisi sağlandı. En fazla domates ihracatı 23 milyon 903 bin 583 dolarla Rusya’ya yapıldı. 2007’de Rusya’ya domates ihracatı yüzde 76 artarak 172.5 milyon dolara ulaştı.
Cihan Haber Ajansı'nın Türkiye kaynaklı bir haberi ise şöyle: Doğu Karadeniz İhracatçıları Birliği (DKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan, Rusya'nın aldığı kararın ihracatçılar üzerinde şok etkisi yaptığını söyledi. Rusya Federasyonu'na yönelik yaş meyve sebze ihracatının, bölge ekonomisi ve ihracatı içinde çok önemli bir paya sahip olduğuna dikkat çeken Gürdoğan, bu durumun ülke ve bölge ihracatına büyük darbe vuracağının altını çizdi. Gürdoğan, tüm uyarılara rağmen, Rusya Federasyonu nezdinde etkin bir dış politikanın olmamasının bu kararı karşımıza çıkarttığını belirtti. Rusya'nın belirtilen ürünlere daha önce de aynı sebeplere yasak getirmiş olmasının Tarım Bakanlığı'nın bu konuda hiçbir çalışma yapamadığını gösterdiğini savunan Gürdoğan, "Bilindiği üzere, Rusya Federasyonu yaş meyve sebze ihracatımızda en büyük pazarlarımızın başında yer almaktadır. Bu pazara güvenerek ihracatçılarımız üreticilerle bağlantılarını yaparak gerek sözleşmeli üretim kapsamında ve gerekse alivre alış kapsamında milyonlarca ton ürün bağlantısı yapmıştır. Defalarca yaptığımız uyarılara rağmen Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bürokrasisi kalıcı bir çözüm bulma yerine ve tarımda kullanılan kimyasallarla ve bitkisel hastalıklarla ilgili etkin bir denetim uygulayarak üreticileri sertifikalandırma, ilaç kullanımını kontrol altına alma yerine olayın sorumluluğunu tamamen ihracatçının sırtına yüklemiş ve adeta yasaklamaya davetiye çıkarmıştır." dedi. Gürdoğan, yaş meyve sebze ihracatında kimyasal kalıntı ve hastalık sorununun çözümünün yegane yolunun Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nca tarla ve seralarda etkin kontrol uygulanarak ilaç kalıntısı ve hastalık bulunmayan alanların sertifikalandırılması ve bu alanların ihracatçıya duyurularak bu alanlardan ürün alınmasının sağlanması yönünde bir uygulamanın tesis edilmesi olduğuna dikkat çekti. İhracatçının, ürününü satın aldıktan sonra yapılacak kontrol ve analizin hiçbir etkinliğinin olmayacağının bugüne kadar yapılan uygulamalardan açıkça görüldüğünü kaydeden Gürdoğan şöyle devam etti: "Ayrıca, ilk yasaklamanın çıktığı 2005 yılından itibaren Rusya ile kalıcı bir Zirai Karantina anlaşmasını yapılmaması, olayın sadece alt bürokrasi nezdinde önemsenmeyerek günü birlik politikalarla yönetilmeye çalışılması, bugün yasaklamanın tekrar karşımıza çıkmasının en büyük nedenidir. Ülkemiz ekonomisinin kırılgan bir süreçte bulunduğu bir dönemde iç piyasalarda yaşanan durgunluk nedeniyle, piyasalardaki nakit akışı sadece ihracattan sağlanan döviz girdisi ile sağlanmakta olup, yasaklamanın başlaması bölgemiz gibi sosyo-ekonomik göstergeleri ülkemiz ortalamasının altında bulunan bölgelerde derinden hissedilecektir. Bunun yanında yaş meyve sebze ihracatında birinci pazarımız olan Rusya Federasyonu'nu pazarında yasaklamanın başlaması akabinde bu ülkedeki pazar payımız rakip ülkelerin eline geçeceği gibi bu pazarın tekrar kazanılması da mümkün olmayacaktır." 4.6.2008 |