|
Başbakan Putin, yeni görevinde iç işlerine ve özellikle de reel sektörlere ağırlık vermeye başladı. Kremlin’den çıktığından beri Moskova’da geçirdiği günler sayılı. Bölgeleri dolaşıyor, üreticileri dinliyor. Ve geçen hafta Krasnodar bmlgesini dolaşan Putin’in odak noktası, tarımsal üretimdi. Bu gezi, devlet televizyonu 1. kanalı ORT’nin ana haber bültenine, Türk üreticileri de yakından ilgilendiren stratejik mesajlarla yansıdı:
Programda, Putin’in “Ulusal Proje” kapsamında tarım sektörüne öncelik vereceği, dünyanın gıda maddesi sıkıntısı çektiği, fiyatların hızla arttığı bir dönemde tarımsal üretimin daha da arttırılması için devlet desteği sağlanacağı vurgulandı. Özellikle sebze ve meyvede ithalata bağımlılık konusu ele alnırken söz alan büyük yerel üreticilerden biri, “Türkiye, İspanya, hatta Çin başta olmak üzere yabancı ülkelerden gelen sebze ve meyve miktarı çok fazla. Üsteklik bize ulaşana kadar neredeyse kıta değiştiren ürünlerin kalitesi de tartışılır. Kendi üretimimizi arttırmalıyız. Bunun için herşleye sahibiz” dedi. TV’nin yorumunda da, sebze meyvede ithalata aşırı bağımlılığın kaygı yarattığı, yerli üretimin artması için bundan sonra devletin daha fazla teşvik sağlayacağı vurgulandı. Rakamlar tartışmalı ama, Türkiye’nin Rusya’ya yaş sebze ve meyve ihracatının 400-500 milyon dolar arasında olduğu söyleniyor. Rusya’da her alanda olduğu sebze-meyve üretiminde de yeni arayışlar var. Elbette iklim ve yakınlık faktöründen ötürü Türkiye’nin şansı her zaman yüksek ama, Rusya’da pazarın gidişini görerek tedbirler almakta yarar var. Hele de düşük kaliteli ya da hastalıklı malları kazara da olsa yollayarak kendi ayaklarına kurşun sıkmasınlar! 26.5.2008
|