spacer
04/12/2008 05:56
TURKRUS.COM :: ana sayfa ::
HAKKIMIZDA REKLAMLARINIZ FORUM SARI SAYFALAR LİNKLER FOTO İLETİŞİM E-MAİL Siteyi Kaydet! ARKADAŞINA ÖNER
spacer

Son Eklenenler
spacer
PAZAR YAZISI/ Gaza gelip de Rus polisiyle fotoğraf çektirmeyin!

ImageSuat Taşpınar, Radikal'deki "Gece Gündüz Moskova" köşesinde yazdı: Ne haftaydı yarabbim! Moskova Moskova olalı böyle şeyler görmedi. Sanki bir sihirli el değdi. Bir şehir, insanları, nezaket düzeyi, hizmet kalitesi, hayatı kolaylaştırma-güzelleştirme çabası bu kadar mı değişir? İnsanın, “Tanrım! Ağlamak istiyorum! Bu güzellik karşısında gözyaşlarımı akıtmak istiyorum” diye mendile sarılası gelmez mi? Buyrun manzaraya yakından bakalım:

 

Büyük maçtan bir gün evveli. Novıy Arbat’taki tanıdık mekana kafayı uzattık. İrlanda barında anadil İngilizce olmuş. Alıştığımız ortam yok. Stadyum gibi. Chelsea’liler mesken tutmuş. İçip içip böğürüyor, en iyisinden geğiriyorlar. Manzara parlak değil. Tek teselli var:

Maç düdüğü bittiğinde hepsi Moskova’dan toz olacak. Mekan da, şehri de bize kalacak. Onlar yolcu, biz hancı. 
Bir köşeye sığınıyoruz. Ateş alıp gidecek kadar oturmak lazım. Yoksa burada hayat yok. Ben ‘Londra Hintlisi’ne benziyorum zaten. Arkadaşım &sarı kafa’;  kimse Türk demez. Garson kız bizi kafileden sanıyor. “Velkam” diyor evvela. Sonra genizde telef olmusş bir ‘h’ harfiyle “Khav ar yu?” diye soruyor. Bizim sıkıştığımız köşede halimiz ‘içgüveysiden hallice’. Ama gönüller hoş olsun diye, “Fayn, tenk yu” diyoruz. Nezaket üst düzey.

Kızıl Meydan’a bir mini futbol sahası yapmışlar. Eski topçuların maçı varmış. Ortalık şenlik yeri. Hava kötü, yağmur çiseliyor. Ama Manchester ve Chelsea ahalisi hallerinden memnun. Memleket havası ne de olsa. Birisi elinde kutu birayla meydana yürüyor. Bir polis yanına yaklaşıyor. İçimden “Eyvah, al başına bela” diyorum, “Şimdi bir kuytuya çeker, karakola götürme tehdidiyle parayı koparır.” Vakayı adiye çünkü. Ama Rus polis beni dumura uğratıyor.  İngilizce, “No pliiz” diyor, “no biır.” Ve kibarca köşedeki çöp kovasını gösteriyor. Bir başka polis, fotoğraf çektirmek isteyen bir İngilize şapkasını vermiş, “Çiiiz” diyor. Başımıza taş yağacak! Biz ki Rusya’da polis görünce yolumuzu değiştiririz, içimizden üç kulhuvallah bir elham okuruz; manzara gözlerimizi yaşartıyor.

Havaalanlarında yaşananlar olacak gibi değil. Elinde bilet ve pasaport olan İngilizler sınırı koşar adım geçiyor. Rusya, şu sıralar İngilizlerle arası çok bozuk olsa da, maç için jest yapmış. Vizeyi kaldırmış. Berlin Duvarı’nın yıkılmasından sonra en mühim hadise! Ben ki daha birkaç hafta evvel Şeremetyevo Havaalanı’nda, sanki “Bu uçakta Putin’e suikast yapacak adam var, kesin bulun” talimatı verilmişcesine pasaportlarda her damganın, her sayfanın mercekle incelendiği kuyruğu unutmadım. TV’den İngilizlerin havaalanındaki mutlu yüzlerini görünce duygulanıyorum.

Hep söylüyoruz ya, Ruslar bize benziyor diye. Yabancılar karşısındaki komplekste de benziyoruz.. Kendi meşrebimizce ‘üçüncü dünyalı’ saydıklarımız hariç, elin, yani ‘Batılıların’ ne dediği, ne düşündüğü mühim. Onlardan ‘Aferin’ almak ömre bedel. Biz Ruslarla birbirimize ‘tepeden’ baktığımız için, karşılıklı olarak o şanslı gruba girmiyoruz.

İşte Chelsea-M.United maçı hem kompleksi su yüzüne vurdu, hem de istenirse neler yapılabileceğini gösterdi. 40 binden fazla konuk birkaç gün içinde gelip gitti. Ne havaalanlarında, ne transferlerinde kıyameti koparacak bir aksilik oldu. Şehir temizlendi, düzenlendi. Gerçi kasadan 220 milyon dolar çıktığı, esnaf kazansa da hükümetin zarar ettiği yazıldı. Ama ne ‘Polis beni soydu’, ne ‘Dazlaklar dövdü’, ne ‘Trafikte telef olduk’, ne ‘Lanet olsun bu şehre’ diye feryat eden İngiliz gördük. Hatta devlet TV’lerine, “Moskova’yı, halkın, polisin misafirperverliğini unutmayacağız” diyerek uçağına binen İngilizlere bakıp hüzünlendik.

Moskova’da herkesin ağzı kulaklarının arkasında. “Altında kalırız” diye korkulan dev bir organizasyon kazasız belasız bitti. İngilizler sağ selamet döndü. Gösterilen ihtimamdan utanıp fazla kavga-gürültü çıkarmadılar, Rusları pek şaşırttılar.

Ama şimdi en kritik yerdeyiz: Onlar gitti, biz kaldık. Şehir, polis, havaalanı, gümrük, garsonlar kendi ‘normallerine’ döndüğünde hayat burada kalanlar için yine zehir olmaya mı başlayacak? Polis sokakta güler yüzüyle “Pasaport pliz” mi diyecek? “Bi hatıra fotoğrafı çektirelim” deyince merkeze mi davet edecek? Havaalanı çilesi kaldığı yerden devam mı edecek? İçimizden yorgun bir ses, “Her şey hiç yaşanmamışa dönecek” diyor.

Hatırlı yabancıların güzel şehrimizi akın akın ziyaret edecekleri bir başka zamana dek, nezaket de, kolaylık da rafa kalkacak. Belki 2014 Soçi’ye kadar! Umudun sesi diyor ki: Yanılmak güzeldir.

 

 
spacer

Run Search Request
Döviz
Anket
Kendi işinizde ekonomik krizin etkilerini görüyor musunuz?
 

spacer

© 2008 Turkrus.com

:: © TurkRus.com :: Sitede yer alan yazıların her türlü yayın hakkı TurkRus.com'a aittir. Yazılı izin olmaksızın, kaynak belirtilerek dahi kullanılamaz.