|
HABER ANALİZ/ Devir-teslim töreni yapıldı, şimdilik iktidarın kendisi değilse de simgesi, Putin'den Medvedev'e geçti. Rusya’da ilk kez, tam olarak Sovyet geleneğiyle yetişmemiş, eski ile yeni devrin tam arasında “geçiş döneminde” büyümüş, gençliği ve dinamizmi ile ‘yeni neslin’ temsilcisi bir isim en tepe göreve oturdu. Her ne kadar ipleri şimdilik Putin’in tutacağı aşikar olsa da, 43 yaşındaki Medvedev Kremlin’e ve ülkeye yeni bir renk ve ufuk getirmek istediğinin sinyalini ilk konuşmasında verdi: “Bireysel ve ekonomik olarak daha fazla özgürlük” taahhüt etti. Devletçi ve gelenekçi Putin’in simgelediği “istikrar” döneminden sonra, liberal eğilimleriyle bilinen genç hukukçu Medvedev yavaş yavaş “değişim ve ilerleme” döneminin temsilcisi olacak mı? Rusya’da “hukukun üstünlüğü” öne çıkmaya başlayacak mı? "Tandem"den çıkabilecek en hayırlı sonuç ne olabilir?
Bu sorular, dün Medvedev Kremlin’de yemin ederek göreve başlarken yine tartışılıyordu. Rusya kamuoyundan Batı medyasına her yerde malum sorular soruluyordu: “Medvedev sadece Putin’e sadık bir emir eri olarak sonuna kadar hareket etmeye devam edecek mi? Zamanla kendinin ön plana çıkarıp politikaları yönlendirme şansı var mı? Yoksa Putin bilinçli bir tercihle genç ve liberal bir ismin önünü açtı ve yavaş yavaş Medvedev’e iktidarı devrederek bir sonraki seçimde kenara çekilmenin hesaplarını mı yapıyor?” Öncelikle bazı noktaları kabul etmek lazım: Bir kere Putin, halkın desteği yüzde 80'i bulmuşken, anayasayı bir saatte değiştitip başkanlığını üçüncü döneme uzatmak varken bunu yapmayarak, Rusya'da olmayan "anayasal geleneğin" başlatılması yolunda tarihi bir adım attı. Bundan sonra bu ülkede birileri, iktidarlarını keyfi şekilde uzatmak istediklerinde karşılarında bir emsal bulacaklar. Yani Putin, çiğnenmesi bedel isteyecek bir karine yarattı. Bu bile Rusya için ömnemli bir kazanç, güvence sayılmalı. Putin ikitidarı tamamen terk etmek istese Medvedev’i değil, daha karizmatik, koltuğu oturduğu an dolduracak bir ismi aday gösterir ve kenara çekildirdi. Ama bu ülke için daha yapacak çok şeyi olduğuna inanan Putin, iktidarı bırakmaya niyetli değil. Bu yüzden halef seçerken ilk kriteri “% 100 sadakat” oldu. Bu iş için, 15 yıldan fazla zamandır “özel sekreteri” gibi çalışan genç Medvedev’den daha uygun isim yoktu. Ama daha da önemlisi, Putin Dmitri Medvedev ve Sergey İvanov arasında tercih yaparken belki de, ülkenin geleceğini nasıl görmek istediğinin de sinyalini verdi: Daha liberal, serbet piyasacı, bireysel haklara daha saygılı ismi seçti. Putin eski ile yeni arasında bocalayan, bir yandan Rusya'yı küllerinden yeniden diriltip büyük devlet yaparken, öbür yandan da halka mutluluk ve refah vermek isteyen bir lider. Ama şu anın bir geçiş dönemi olduğuna, Rusya'nın bir süre daha "demir yumrukla" yönetilmesine inandığı söylenebilir. Şimdi 43 yaşındaki Medvedev, Putin’in gölgesinde olsa bile, hem fiziken hem de yenilikçi fikirleriyle yavaş yavaş vitrine çıkmaya başlayacağa benziyor. Dünkü konuşmasında hukukun üstünlüğünün amaçlanacağını, daha fazla vatandaşın orta sınıf düzeyine yükseltilmesi için çalışacağını, bireysel ve ekonomik özgürlükler için çaba göstereceğini ısrarla vurgulaması önemliydi. Medvedev en çok “özgürlük” kelimesini tekrarladı. Putin, KGB kökenli, Sovyet geleneğinde yetişmiş bir isim olarak, Rusya’yı karmaşanın ortasında devraldı ve 8 yıllık başkanlığı süresince ülkede “düzen ve istikrarı” öncelikli hedef yaptı. Bu noktada hedeflere ulaşıldı. Bundan sonra Rusya’nın “değişim ve ilerleme” yolunda adımlar atması gerekiyor. Medvedev’in ifade ettiği fikirler bu açıdan önem kazanıyor. İtireaf edelimki, Putin’in mutlak iktidarı boyunca “ikinci adam” olarak öne çıkma şansı kimseye verilmediği için, Medvedev’i her gün görsek bile kim olduğunu, neler düşündüğünü, kapasitesinin ne olduğunu kavramak mümkün değildi. Ancak son birkaç aydır vitrine çıkıp konuşmaya başlayan Medvedev’in sanıldığının aksine, konuşması, yürüyüşü, jest ve mimikleri ile “Putin’in kopyası” olmak dışında başka özellikleri ve derinliği olduğunu anlayacağımız günler de uzak değil. Rüşvet ve yolsuzluktan bürokrasiye, konut sorununun çözümünden hukukun üstünlüğüne, Medvedev’in söyleyecek “kendi sözleri” olduğunu, kendi projeleri bulunduğunu tahmin etmek mümkün. Rusya’nın geleceği, “iki başlı iktidar” kaygılarında değil, “uyumlu bir tandem” beklentisinde olmalı. KGB kökenli Putin’in devleti, istikrar ve düzeni yücelten “geleneksel çizgisi” ile, yeni neslin temsilcisi, hukukçu Medvedev’in ekonomik ve bireysel özgürlüklere daha fazla önem atfeden çizgisinin ahenk yakaladığı yerde Rusya daha ileri gidebilir... 8.5.2008 |