|
Moskova'yı bırak, Rusya'ya bak! |
|
Benden söylemesi: Büyük sermayesi olanlar bir yana, Rusya'dan para kazanak isteyen Moskova'yı pas geçsin. Doğrudan taşraya gitsin. Yoksa hazır parayı da yiyip Türkiye'ye borçlu döner.
Geçen hafta İstanbul'dan gelirken uçakta yanıma bir Türk oturdu. 40'ına merdiven dayamış bir tekstilci. Hep aynı klasik hikaye: Bavul ticareti yoğun iken işleri tıkırındaymış. O zaman Rusya'ya birkaç kez turist olarak gelip gitmiş. Ne zamanki iş tıkanmış paniklemiş. Borç harç, neredeyse batmış. Son umut Moskova'ya ortamı koklaaya geliyormuş. Dilim döndüğünce anlattım tabii. Moskova'nın ne kadar pahalı olduğunu söyledim. Ne kadar acımasız rekabet olduğunu anlattım. Dayanma gücünün çok önemli olduğundan bahsettim. Ama yeni gelen her Türk gibi tamamen Moskova'ya odaklandığını anladım. Bu mantık değişmeli artık. Hakikaten parası olmayan, çok az sermayesi olan, köşeyi dönmek değil tezgahı iyi kötü öevirmek isteyen Moskova'ya uğramasın. Kalksın 1-2 milyon nüfuslu şehirlere gitsin. Orada başarıp sonra Moskovaya gelsin. Yoksa çok yazık olacak. Eldeki avuçtaki 3 kuruş da gidecek. Türkiye'ye yeni borçlarla dönecekler... Kim dinler beni bilem ama bunu kulağa küpe edin derim. |