|
NESLİHAN AKTAY, İstanbul'dan yazıyor: "Günlük yaşam telaşında tarihlerin aldattığı, hayatın hiç değişmeyeceği ama zamanın su gibi akıp gittiğini bilen, sürekli bir şeyleri erteleyen yaşam kurbanlarından birisi de benim... Sanırım iki hafta kadar önceydi Galina beni heyecanla aradığında. Belki de daha fazla. Telefonun ucundaki ses sanki ahizeden sarılıp öpeceksine heyecan ve mutlulukla doluydu. 'Ne oldu Galina? İstanbul’da Rus Kültür Merkezi mi açıldı? Hayırdır, ne bu heyecan?' diye takıldım.
“O da olacak, ama şimdilik çocuklarımız için Rus halk dansları ve sanat eğitimine başlayacağımız bir merkezi, değerli bir hocamız açtı” diyerek söze devam etti. Hocanın parlak kariyerini ve yıllardır hayallerini süsleyen merkezi bir çırpıda döküverdi dilinden. Mutlaka görmelisin, hatta bir gün beraber gitmeliyiz dedi ve her zamanki gibi o hiç gelmeyen “gelecek hafta” için sözleştik. Sanat merkezini açan 1941 Bakü doğumlu Gahraman Nasirov gerçek bir sanatçı. 67 yıllık yaşamının19 yaşında Azerbaycan Ordusu şarkı ve dans topluluğu ile başlayan kariyerini; Moskova Uluslararası Güzel Sanatlar bale bölümünde eğitim, bale rejisörü ünvanı ve Belçika Kraliyet (Modern Dans Topluluğu)baş koreografı, Uluslararsı Dans Festivali Şampiyonluğu ve 2000 yılından bu yana sürdürdüğü İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale Bölümü Karakter Eğitmenliği ile taçlandırmıştı. Aktif görevleri yanı sıra İstanbul’da Rusya ve kültürünün tanıtılacağı etkinliklerde faal, minik Rus’ların yerel danslarını ve Rus kültürünün motiflerini öğrenmesi için özverili, İstanbul’da yetişen 2. kuşak Rus ve Türk-Rus ailelerin çocuklarının Rusya’ya açılan sanat kapısı gibiydi. Rusya ile ilgili her etkinlikte Rus yerel danslarını, yerel kostümler içinde büyük başarıyla sergileyen 8 yaşındaki Merve onun son projesiydi. Eşinin vefatından sonra Rusya’ya dönmeyip, iki çocuğu ile İstanbul’da yaşam mücadelesindeki Elena Karal’a destek olmak için kızı Merve’yi karşılıksız burs ile eğitiyordu. Ağzından hiç düşmeyen sevgi sözcükleri öğrencileri ile arasında öyle bir bağ oluşturmuş ki, neredeyse bir saatlik süre içinde Merve’yi 20 dakikalık dans gösterisine mükemmel bir şekilde hazırlıyordu. Pazar günü karşılaştığımızda Elena söyleyiverdi üzücü haberi. Oysa bu hafta kesin gidecektik O’nun sanat merkezine! Ne olmuştu ki böyle aniden? O yaşam dolu hoca, nedense iyilerin yerinin bu dünya olmadığını bir kez daha doğrularcasına gidiverdi buralardan. Dinlenme anında gelen bir kalp krizi geride gözü yaşlı sayısız öğrenci bıraktı, facebook’ta adına gruplar açıldı. Rusya’nın zorlu çarklarında gerçek hayatı unutanlara, sevgilerini yaşamayı ıskalayanlara, bir şeyleri hep gelecek üzerine planlayıp, anı unutanlara, hayatı Rusya’dan dönüşe göre düşleyenlere bir hatırlatma olması dileğiyle, Gahraman Hoca’nın çıktığı uzun yol hep ışıklarla aydınlansın.
8.4.2008 |