"Bugün git, yarın gel!' Türkiye'de canınıza okuyan bürokrasiyi galiba en kestirmeden bu slogan özetler. İyi kötü, bir mantığı var. Rusya'da vaziyet daha vahim. Mantık sırra kadem basmış durumda. Slogan daha can alıcı: 'Bugün git, dün gel!' Türkiye'de ağır çekim de olsa bürokrasi canavarının dişleri dökülüyor. Rusya'da ise hâlâ 32 dişiyle gülümsüyor. Ya kolunuzu kaptırıyorsunuz ya da cüzdanınızı! Kurtuluş yok." Suat Taşpınar'ın kaleminden Rusya'da bürokrasi:
Bu ülkede sözde sosyalizmin insanları amaçsız, tembel ve mutsuz yaptığı devirde, 'iş yapmamak' bir yaşam tarzı haline gelmiş. Suyu getirenle testiyi kıranın aynı muamaleyi gördüğü bir âlemde kimse inisiyatif kullanmaz olmuş. Mülkiyet hakkının manasını yitirdiği dünya, ne geleceği, ne heyecanı, ne de motivasyonu olan insanlar üretmiş. Ve de iş yapmanın 'riski' bir hayli yüksekmiş. Halk, 'Hiç iş yapmazsan hiç hata yapmazsın' şiarıyla yuvarlanıp gitmiş. Şimdilerde 'hür teşebbüs'ün yavaş yavaş biti kanlanıyor. Ama yüzyıllık alışkanlıklar kolay yıkılmıyor. Hayatın her zerresinde, bürokrasinin dayanılmaz ağırlığı altında eziliyor insanlar. İktidar karşısında birey hâlâ bir böcek. Hak aramak zor; en iyisi satın almak! İster sokaktaki trafik polisi olsun, isterse bar kapısındaki güvenlik görevlisi. Herkes, kendi 'küçük iktidarını' paraya tahvil etme konusunda müthiş maharetli. Bu ülkede 'iş yapmak' değil 'iş yapmamak' para kazandırıyor. Tekerliği çevirmek değil tekerleğe çomak sokmak daha kârlı. Mesela otomobilinizin trafik kayıtlarını yapacaksınız. Memur, bin türlü mazeret bulup dosyanızı rafa kaldırıyor ve istirahata çekiliyor. Siz gerekli hediyeyi vermedikçe dosya raftan inmiyor. Rüşvetin bu kadar rahat alınıp verildiği bir başka ülke var mı, merak ediyorum. Ve bunu 'eşyanın tabiatı' olarak algılıyor herkes. Eleştirecek olsanız, "Rusya'da bu işler her zaman böyle oldu ve böyle olacak" diyorlar. Medyada bu mevzuların haberi bile -genellikle can kaygısıyla- yapılmıyor. Yıllar evvel hastane girişinde doktor sorduğum bir görevlinin benden bu mühim bilgi karşılığında bir miktar bahşiş istemesine pek şaşırmıştım. Sonraları hemen her iş için tarifede yazılı paranın yanında ayrıca viski ve çikolata vermek gerektiği söylendiğinde artık 'memleket gerçekleri' ile halvet olmuştum, şaşırmadım. Rusya'da genel bir kural var: Ne iş olursa olsun, önce karşınıza öyle duvarlar örülüyor ki, ne yapacağınızı şaşırıyorsunuz. İş kuracaksanız, 40 yerden imza ve belge isteniyor. Üretim yapacaksanız, akıl almaz sertifikalar soruluyor. Sıradan bir iş için resmi bir belge lazımsa, 40 gün uğraşsanız toplayamayacağınız başka belgeler talep ediliyor. Ha bire yeni resmi kurumlar oluşturuluyor ve bin zorlukla aldığınız tüm izinleri, sıfırdan tekrar almanız isteniyor. Alenen 'Bugün git, dün gel' deniliyor. Ama son dakikada birisi çıkıp o sihirli cümleyi söylüyor: "Bunların hepsini hemen hallederiz, ama fiyatı şu kadar olur!" İş bitip de geriye baktığınızda, arabanıza plaka almak için bazen birkaç yüz dolar, işyerinizi açmak için epeyce bir bin doları havaya saçtığınızı görüp afallıyorsunuz. Velhasıl Rusya'da sizi ölüme alıştırıp sıtmaya razı ediyorlar!
|