|

25 Ocak, Rusya’nın unutulmaz isimlerinden Vladimir Vısotski’nin 70’inci yaş günüydü. Gerçi kendisi 1980’de, henüz 42 yaşındayken alkolden ölmüştü ama özellikle şarkıları ile hep yaşadı, yaşıyor. Sovyet rejiminin “aykırı” bulup, halkın tam tersine bağrına bastığı, “underground ozan”dı Vısotski. Detone sesiyle bağırır gibi söylediği şarkıların sözleri ok gibi hedefini bulurdu. Cenazesi, Moskova Olimpiyatları yapılırken kaldırıldı, halk statları boşaltıp koştu, 1 milyona yakın kişinin toplandığı cenzasesine “Ayaklanma çıkar” korkusuyla devlet tank yollamıştı. İşte Vısotski’nin sesi, nefesi ve biyografisi:
Youtube’ten bir Vısotski videosu: http://www.youtube.com/watch?v=104cOJeGeTA Vikipedi, onun biyograsinini şöyle özetliyor: Vladimir Vısotskiy (veya Vısotski) Sovyetler Birliği’nde ozan ünvanı ile de tanımlanırdı. Ancak o kendisini aktör ve yazar olarak tanıtır, ozan olarak adlandırılmasına alaycı bir tutum takınırdı. Kendisinden sonraki kuşaktaki birçok Rus aktör ve şarkıcı üzerinde hatırı sayılır bir etki yapmıştır. Bir çoğu için başarı ona erişmek, onu aşmak olarak algılanmıştır.
Moskova’da doğan Vısotskiy'nin babası subay annesi ise Almanca çevirmendir. Doğumundan kısa bir süre sonra annesi ile babası ayrılırlar. Vısotskiy Ermeni asıllı üvey annesi "Yevgenia Teyze"si tarafından büyütülür. Shakespeare’in "Hamlet" ve Bertolt Brecht’in "Galilo'nun Hayatı" adlı oyunlarında oynağı başrollerle manşetlere çıkar. Aynı yıllarda bir dağcı filmi olan "Vertikal" gibi birçok filmde de şarkılarıyla beraber rol alır. Vısotskiy’nin bu dönemdeki çalışmalarının çoğu Sovyet Kurumları tarafından kabul edilir bulunmaz ve Sovyetler’in tek plak kayıt kuruluşu olan Melodiya ile çalışma fırsatı da olamaz. Şiirlerinde zaman zaman görülen feodal izlerin ve dinsel vurgularının laik Sovyet hükümetinin bu tavırında etkisi olduğu söylenebilir. Ayrıca sürekli boğuştuğu alkolizm ve madde bağımlılığının da, Sovyet gençliğine iyi bir örnek olmayacağı düşüncesi ile, önünün kapanmasında bir neden olduğu söylenebilir. Bununla beraber popülaritesi gelişmeye devam eder ve taşınabilir teyp kaydedicilerinin ve daha sonra kasetlerin SSCB’de yaygınlaşması ile amatör kayıtlarla çalışmaları elden ele dolaşmaya başlar. Eşi bulunmaz tarzıyla ve sosyal ve politik sorunları alaycı ve gündelik bir dille konu alan şarkı sözleriyle gittikçe tanınır hale gelir. Şarkıları ülkenin her köşesine, milyonlarca Sovyet vatandaşına ulaşır. Özellikle ev partilerinde ve amatör konserlerde onun şarkıları söylenir. Vısotskiy ilk eşi Iza Zhukova'dan boşandıktan sonra 1961'de Ludmila Abramova ile tanışır ve 1965'de evlenir. Arkadi be Nikita adında iki çocukları olur. Ancak Vısotskiy Ludmila ile evlilği de yürümez ve ayrılırlar. O dönem bir Sovyet-Fransız ortak yapımı için Mosfilm Stüdyolarında çalışan Rus asıllı Fransız aktris Marina Vladi’ye aşık olur. Marina daha önce evlenmiştir ve bu evlilikten 3 çocuğu bulunmaktadır. Vladimir’in ise 2 çocuğu vardır. Sovyetler Birliği’ndeki bu egzotik Fransız kadını ile Tüm Sovyetler’de üne sahip olan Vilademir’in aşkı büyük bir tutku ile başlamış olur. 1969’da evlenirler. 10 yıl boyunca zaman zaman ayrı ülkelerde yaşamalarına rağmen aşkları devam eder. Marina Moskova’da daha çok zaman harcamak için Fransa’daki kariyerini yavaşlatırken Vısotskiy’nin arkadaşları da onun daha fazla yurt dışına çıkabilmesinin yollarını ararlar. Marina kendisine Sovyetler Birliği’ne sınırsız giriş hakkı veren visaya sahip olmak için Fransız Komünist Partisi’ne üye olur. Bu üyelik şarkıcının anti Sovyet şarkılarından bıkmış olan Sovyet Hükümetinin de Visotskiy’e davranışlarında yumuşamaya sebep olur. Bu uzun mesafeli aşkın zorlukları sanatçının “07”, “Она была в Париже (O Paris’te idi)” gibi birçok şarkısına konu olmuştur. 1970’lerde Vısotskiy alkolizm batağına düşer ve bu bela ile uğraşır. Zaman zaman bunlara morfin ve diğer uyuşturucu madde bağımlılıkları da katılır. Cinnet ve bunalımlarla geçen bu madde bağımlılığı ve alkolizm döneminin izleri çalışmalarında zaman zaman mecazi zaman zaman direk olarak yansır. Bu dönem aynı zamanda popülaritesinin de doruğa çıktığı dönemdir. Vladi’nin kocası hakkında yazdığı kitapda tanımlandığı gibi yaz gecelerinde çıkılan yürüşlerinde açık pencerelerden Vısotskiy’nin bildik yanık sesini duymak mümkündür. Artık onun müzikal gerçekliğini görmezlikten gelmek mümkün değildir. Melodiya 1970’lerin sonunda onun bazı şarkılarını yayınlar. Ama onun yaratıcı eserlerinin zaten kasetlerinin insanların elden ele dolaştırdığı ve bilinen şarkılarının çok az bir kısmını. Aynı dönemde Vısotskiy film ve tiyatro sanatçısı olarak da devlet tarafından da tanınır. Buluşma yeri değiştirilemez adlı 1940’ların sonundaki Stalinist dönemdeki iki savaş suçlusunun konu edildiği televizyon dizisinde rol alır. Bu parlak aktörlük kariyerine rağmen Vsotskiy tüm ülkeyi dolaştığı konser turlarına devam etti. Bu dönemde düzenli içme alışkanlığı ile sağlığını büsbütün bozdu. Vısotskiy 42 yaşında Moskova’da aşırı doz uyuşturucu ya da alkol sebebiyle gerçekleştiği sanılan bir kalp krizi ile yaşama veda eder. Vısotskiy’nin mezarı Vısotskiy`nin mezariVısotskiy ölümünden sonra naaşı bir süre Taganka Tiyatrosu'nda katafaltta muhafaza edildi. Daha sonra Moskova Vagankovskoye mezarlığı'nda defnedildi. Sayılarının milyona vardığı tahmin edilen Sovyet vatandaşı o zamanlarda devam etmekte olan olimpiyat stadyumunu hiçbir resmi organizasyon olmadığı halde kendiliklerinden terkederek cenaze törenine katıldı. Bu derece büyük bir ilgi tekrar ancak Papa II.John Paul’un 2005’deki cenazesinde görülebilecekti.
Sovyetler Birliği’nin Olimpiyatlar nedeni ile büyük bir sınava giren birlik beraberlik imajı devlet tarafından tanınmakta tereddüd edilen bu yeraltı şarkıcısının bu kadar ilgi görmesi ve yüzbinlerin cenaze törenine katılması ile bir miktar darbe almıştı. Yıllar içinde çiçeklerle süslü mezarı birçok nesilin buluştuğu bir hac yerine dönüştü. Ancak mezarı ailesi ve eşi arasındaki bir anlaşmazlık konusu oldu. Soyut bir beton çalışma isteyen eşine karşı Vısotskiy’nin ailesi Vısotskiy’nin heykelinin olduğu gerçekçi bir mezarda ısrar etti. Vısotskiy’nin kişiliğine göre oldukça ciddi olan heykeli birçok mecazi simgelerle onun hayatını çağrıştıran simge ve resimlerle süslendi. En belirgin sembol heykeli tamamen saran melek kanatlarıdır. Bu kanatların onun tüm baski altindaki insanlar için önemini simgelediği düşünülebilir. Vücudunu saran kanatlar yeteneklerini tam olarak sergilemesine izin vermeyen baskıcı sanat politikalarını temsil eder. Ölümünden itibaren birçok Rus şarkıcı ve şair onun yaşamı ile ilgili şiirler şarkılar yazdılar. Bunların en çok bilineni Yuriy Vizbor’un “Vısotskiye’e mektup” (1982) ve “Bulat Okuceva’nın “Volodya Vısotskiy Hakkında” (1980) adlı eserleridir. Her sene Vısotskiy’nin doğum gününde Rusya’da ve Dünya’da özellikle de Avrupa’da birçok organizasyon düzenlenir. Vısotskiy’nin Amerika’daki muhalif sanatçı Bob Dylan’ın Sovyetler Birliği’ndeki eşi olduğu söylenebilir. Kocasının ölümünden sonra Vladi, arkadaşı Simone Signoret’in de ısrarları ile Vısotkiy’le geçirdiği yılları anlatan bir kitap yazdı. Kitap Vladimir’in yetenekleri ve onun uzlaşmaz kişiliğini anlatır. Kitap Fransızca yazılmış ve hemen peşinden Vladi ve profesyonel bir çevirmen tarafından Rusça’ya çevirilmiştir. Kitap Rusya’da hayranları tarafından geniş bir ilgi görmüş ve bu güzel şarkıları onlara veren kişiyi onlara anlatmıştır. Lyudmila Juravlyova tarafından bulunan bir astroit’e anısı için 2374 Vladvyotskiy adı verilmiştir. 28.1.2008 |