spacer
05/07/2008 01:29
TURKRUS.COM :: ana sayfa ::
HAKKIMIZDA REKLAMLARINIZ FORUM SARI SAYFALAR LİNKLER FOTO İLETİŞİM E-MAİL SIK KULLANILANLARA EKLE ARKADAŞINA ÖNER
spacer

Son Eklenenler
spacer
Yalçın Doğan'ın dokunaklı "Bekle Beni" yazısında doğrular, yanlışlar...

ImageMEDYA KULİSİ// Hürriyet gazetesinde dün Yalçın Doğan, Rus devlet 1. kanalı ORT’de 7 yıldır yayınlanan bir programla ilgili hüzünlü bir olayı anlattı, ama programla ilgili doğrular kadar bilgi ve yorumda yanlışlar da yazıda yer aldı. Doğan, Sovyetlerin Doğu Avrupa’yı işgali sırasında bir tecavüzün ürünü olan çocuğun öyküsünü anlattı. Fakat  programla ilgili yeterli araştırma yapılmadan yazılan yazı, bazı hataları da sütunlara taşıdı:

 

 

Önce Yalçın Doğan’ın yazısı:

Altmışındaki ’o çocuklar’ kendini tutamıyor katıla katıla ağlıyor

Rusya’nın TV1 kanalındaki "Beni Bekle, Seni Bekliyorum" adlı program 2. Dünya Savaşı yıllarına gidiyor.

Rusların altmış yıl önce işgal ettiği Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Macaristan, Polonya ve Almanya’da kadınlara yapılan tecavüzleri, oradaki yasak aşkları anlatıyor. O ilişkilerden doğan, yaşları şimdi altmışı geçmiş kadınları ve erkekleri, eğer hayatta kaldılarsa Rus babalarıyla buluşturuyor. Altmışındaki "o çocuklar" TV’de kendilerini tutamıyor, katıla katıla ağlıyor.

Sokakta oynarken, arkadaşları onunla "İvan" diye, alay ediyor. Oysa, adı Jan.

Alaya sınıf arkadaşları da katılıyor. Hatta, zaman zaman onu ağaca bağlıyor ve "Rus dölü" diyerek, çevresinde dans ediyorlar.

Sekiz yaşındaki Çek asıllı Jan annesinden olayı önce gizliyor. Ancak iş çığrından çıkınca, hıçkıra hıçkıra eve gelip annesine bu aşağılamanın nedenini soruyor. Demek, herkesin bildiği, ama onun bilmediği bir şey var. Annesi gözyaşları arasında anlatıyor:

"Ruslar işgal etmişti burayı. Yanı başımızda bir çiftçi oturuyordu. Bir gün Rus askerler onun evine yaklaşırken, çiftçi durumu anlamış. Evinde üç genç kızı var. Askerleri bizim eve getirdi. Ben yalnızdım. Dört Rus askeri bana sırayla..."

Hıçkırıklar içinde, cümlesini tamamlamaya gerek kalmıyor. Sekiz yaşındaki Jan o yaşta korkunç gerçeği anlıyor. Evet, doğru, ne zaman sorsa, annesi ona babasının savaşta öldüğünü anlatıyor. Oysa, o Rus askerlerden birinin oğlu. Ama, hangi askerin belli değil. Rus babası nerede belli değil. Annesi de bilmiyor. Zaten Rusları bir daha hiç görmemiş. Gebe kaldığını çok geç fark ediyor. Ettiği anda, "Benim bebeğim" diyerek, doğuruyor. Adını, Jan koyuyor.

İŞGAL ALTINDA TECAVÜZ

Rusya’da TV1 kanalı dört, beş aydır bir program yayınlıyor. "Jdi Menya, Ya Jdu Tyebya", Beni Bekle, Seni Bekliyorum, adlı bir program.

Rusya’da bir firmada çalışan bir arkadaşım geçenlerde beni arıyor ve bana o programdan söz ediyor. Bunun üzerine Moskova’yı arayıp ayrıntılı bilgi alıyorum. Program, 2. Dünya Savaşı yıllarına ait. Rusların elli-altmış yıl önce işgal ettiği Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Macaristan, Polonya ve Almanya’da kadınlara yaptıkları tecavüzleri ya da oradaki yasak aşkları anlatıyor.

O ilişkilerden doğan, yaşları şimdi elliyi, altmışı geçmiş kadın ve erkekleri "Beni Bekle, Seni Bekliyorum" programına çıkartıyor. Hayatta kaldılarsa Rus babalarıyla onları canlı yayında buluşturuyor. Müthiş sarsıcı. Babasını tanımayan, ama Çek Cumhuriyeti’nde, ama Macaristan’da, ama Polonya’da yaşayan insanlar, ömürlerinde ilk kez Rus babalarıyla karşılaşıyor.

Ruslar bazı babaların mezarlarını buluyor. Bazıları hayatta. Rus adam, onun için artık çok gerilerde kalmış bu "hikayeyi" yeniden yaşıyor. Bazısı, "Evlenecektik, ama olmadı" mazeretinde, bazıları "Aşık olmuştum, ama savaş koşullarında Rusya’ya geri dönmek zorunda kaldım" kaçamağında. Olayı yine de hepsi doğruluyor.

STALİN DÖNEMİNDEN ARINMA

1940’lar, 1950’ler ve 1960’larda Kızılordu’da disiplin çok sıkı. Bırakın Kızılordu eri ya da subayı olmayı, herhangi bir Rus vatandaşının bir yabancıyla evlenmesi kesinlikle yasak. "Casusluk yapmak" kapsamında. Vatana ihanete, Sibirya’ya sürgüne kadar gidiyor.

Aşk ya da tecavüz, o askerlerden hiçbiri o kadınlara dönmeyi göze alamıyor. Yaşadığı bir gecelik ya da birkaç aylık ilişki orada kalıyor. Geride çocuk bırakıp bırakmadığını merak bile etmeden. O kadınların, o çocukların yaşadığı acıları hiç düşünmeden. O kadar insafsız, o kadar sorumsuz. Yaşananları hep unutarak, hep kaçarak.

Köşe bucak saklanan siyah-beyaz fotoğraflar. Annelerin yıllardır, herkesten kaçırdığı fotoğraflar. TV’deki programda buluşmaya yarayan, ipucu veren fotoğraflar.

Rusya bu programı bilerek yayınlıyor. Arkasında devletin yeni politikası var: "Stalin döneminden arınma, insani değerlere dönüş." Kendi tarihiyle yüzleşmek. Bireysel dramlar üzerinden, insanlıktan özür dilemek. Kirli siyaseti şalla örtmek.

Bu iyi niyetli çaba olsa bile, işlenen insanlık suçlarını yine de unutturmuyor. Unutamadıkları için, ellisindeki, altmışındaki "o çocuklar" TV’de kendilerini tutamıyor, katıla katıla ağlıyor.

TÜRKRUS.COM’un notu:

Yalçın Doğan’ın yazısıyla ilgili düzeltmelere gelince:

“Rusya’da TV1 kanalı dört, beş aydır bir program yayınlıyor. "Jdi Menya, Ya Jdu Tyebya", Beni Bekle, Seni Bekliyorum, adlı bir program” diyor.

“Жди Меня” (Bekle Beni)  adlı program tam yedi yıldır yayında.  Yani yeni bir program değil.

“Program, 2. Dünya Savaşı yıllarına ait. Rusların elli-altmış yıl önce işgal ettiği Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Macaristan, Polonya ve Almanya’da kadınlara yaptıkları tecavüzleri ya da oradaki yasak aşkları anlatıyor” diyor.

Bu program, sevdiklerini, yakınlarını kaybedenlerin birbirlerini bulabilmelerini sağlamak amacıyla yayınlanıyor. Program yapımcılarının söylediğine göre, ayda en az bin kişinin birbirini bulmasına aracı oluyor. Yani Doğan’ın sözünü ettiği,  her Pazartesi günü saat 18.20’de ORT’de yayınlanan program. Ve Sovyet işgali yıllarındaki sözkonusu  vaka, bu programların sadece bir bölümün konusu olmuş.

“Köşe bucak saklanan siyah-beyaz fotoğraflar. Annelerin yıllardır, herkesten kaçırdığı fotoğraflar. TV’deki programda buluşmaya yarayan, ipucu veren fotoğraflar. Rusya bu programı bilerek yayınlıyor. Arkasında devletin yeni politikası var: "Stalin döneminden arınma, insani değerlere dönüş." Kendi tarihiyle yüzleşmek. Bireysel dramlar üzerinden, insanlıktan özür dilemek. Kirli siyaseti şalla örtmek” diyor.

Yalçın Doğan burada muhtemelen maksadı aşan bir yorum yapıyor. Sanki “Jdi Menya” programı saedece bu konu için, Rus devletinin propaganda aleti gibi gösteriliyor ve yanlış bilgi üzerine kurulu "ağır" bir yorum yapılıyor. Oysa başta da dediğimiz gibi bu program tam yedi yıldır, birbirini kaybeden anneleri, çocukları, aileleri buluşturan son derece önemli bir bir “sosyal proje”.

26.11.2007

 
spacer

Run Search Request
Döviz
Anket
Türkiye ile Rusya, "çok boyutlu ortaklık" hedefinin neresinde?
 
Kompas-Pusula

spacer

(C) 2008 Turkrus.com

:: © TurkRus.com :: Sitede yer alan yazıların her türlü yayın hakkı TurkRus.com'a aittir. Yazılı izin olmaksızın, kaynak belirtilerek dahi kullanılamaz.