spacer
14/05/2008 02:35
TURKRUS.COM :: ana sayfa ::

HAKKIMIZDA REKLAMLARINIZ FORUM SARI SAYFALAR LİNKLER FOTO İLETİŞİM E-MAİL SIK KULLANILANLARA EKLE ARKADAŞINA ÖNER
spacer

Son Eklenenler
spacer
Bu bir maç yazısı değildir!

ImageTürkRus.Com yazarı İsmail Boy, önceki hafta CSKA-F.Bahçe maçı için Moskova'ya yaptığı seferin notlarını biraz geç de olsa sonunda toparladı! Moskova'ya gelme öyküsünden sonra, dönüş notları da nihayet geldi: "Sevgili editörümden bir mail aldım. Şöyle diyordu: “Yoksa sınıf arkadaşların tarafından afaroz  edilmekten korktuğun için mi maçtan sonra kritik yazmıyorsun?” Kendisine Türkiye’de 70 milyon insanın en iyi bildiği konu olan futbol hakkında yorum yapacak kadar henüz  bunamadığımı  söyledim ama cevabı hazırdı: “Yahu bu memlekette Hasan Cemal ve Mehmet Ali Birand bile futbol yazdıktan sonra senin gibi futbol hastası biri mi yazamayacakmış? Hem madem maç yorumu yazmak istemiyorsun o halde sen de maça gelen yurdum insanını yaz”.

 

İyi hoş da gelenlerin hepsi Fenerbahçe taraftarı. Bizde de serde Fenerlilik var. Üstelik  Moskova Fenerbahçeliler Derneği, 1907 Fenerbahçe Derneği ve kulüp kongre üyeliği gibi üstümüze yapışmış üyelikler varken kendi taraftarımıza söz söylemek biraz abes kaçmayacak mı? Lakin emir büyük yerden çaresiz yazacağız. Sürç-ü lisan edersek daha başından affola.

1 Ekim 2007 Pazartesi sabahı THY’nin 1413 sefer sayılı  İstanbul-Moskova uçağı yine doluydu. Bu hattın yolcuları, Moskova’daki  eşini dostunu ziyarete giden Türkleri saymazsak, genellikle iş veya tatil için İstanbul’a gelen Ruslar ile benim gibi çok sık Moskova’ya uçan iş adamlarından oluşuyordu. Rusya ile ticari ilişkisi olan iş adamları gerek çeşitli toplantılar  gerekse bu seyahatler nedeniyle artık birbirlerinin yüzlerine aşina idi. İstanbul-Moskova-İstanbul THY uçağında da her seferde tanıdık birkaç insanla karşılaşmak artık doğal olmuştu.  Ancak bu defa uçaktaki yolcuların tamamı bana yabancıydı. Tuhaf  bir hisse kapıldım, sanki Moskova’ya değil de daha önce hiç gitmediğim başka bir yere uçuyordum. Oturduğum koltukta hemen yanı başımdaki  yolcu dikkatimi çekti.  Moskova’ya ekim ayında beyaz pantolon ve kısa kollu uçuk yeşil çizgili gömlek giyerek gitmek pek Moskova’yı bilen birilerinin yapacağı iş değildir diye düşündüm. Yüzüne bakınca  kullandığı boya nedeniyle sarıya dönüşmüş beyaz saçları ve kolundaki kalın pahalı BULGARY saat ile “Ben Moskova’yı fethetmeğe gidiyorum” diye bangır bangır bağırıyordu.

Kemerlerimizi  bağlarken hafif doğu aksanı ile bana  “Sen de maça mı?” diye sordu. Bu
 senli-benli samimiyetin nedenini  pek kavrayamadım ama yine de gülümsedim. Benim Moskova’da iş yapan biri olduğumu öğrenince, “Yav hemşerim, bu Ruslar gümrükteki  pasaportta çok bekletiyorlarmış, doğru mu?” diye endişesini belirtti. Ben de yılların birikiminin verdiği özgüven ve rahatlıkla, “Vizenizde sorun yoksa fazla beklemezsiniz”  dedim.

-“Ne sorun olacak ki?”

-“Yani davetiyeniz düzgün bir yerden gelmişse veya kalacağınız yer düzgünse ses çıkartmazlar”.

Bizimki hemen kendisini belli etti: “Kızıl Meydan’da 5 yıldızlı otelde kalacağım, daha ne istiyorlar ki?” “Eh o zaman sorun olmaz herhalde, rahat girersizin umarım” deyip konuşmayı sonlandıracaktım ama şeytan dürttü rahat edemeyip sordum: “Maç için erken değil mi, yarın da uçak vardı onunla da gelebilirdiniz?” 

Cevap: “Bizim de bu gece kendi maçımız olacak”. 

Kendim kaşınmıştım, sesimi kesip elimdeki kitaba gömüldüm. Zaten biraz sonra o da  uyumaya başladı. Sabah erken uyanmıştı, belli ki gece yapacağı maçta  mahçup olmak istemiyordu o yüzden biraz enerji biriktiriyordu...

Hostesin dağıttığı giriş formlarını nasıl dolduracağını bilemediği için önce biraz kendi kendine söylendi.  Ne gerek varmış böyle kağıtlara. Avrupa’da  gittiği hiçbir yerde böyle formlar istememişler ondan. Daha  sonra bana formun nasıl doldurulacağını sordu. Şark kurnazlığı ile niyeti bana yazdırmaktı ama ben formu ona uzatıp bakarak yazmasını söyleyince de onları getiren tur rehberini çağırıp pasaportunu vererek formu doldurmasını  istedi.

İlginçtir, o gün ve ertesi gün ev ile işyerimiz arasında gidip gelirken Moskova caddelerinde öyle aşırı bir Türk taraftar yoğunluğu gözümüze çarpmadı. Belki de taraftarların çoğunluğu kendi maçlarından ziyade Fenerbahçe’nin maçlarına önem verip maç günü Moskova’ya gelmeyi tercih ettti.

Maçın oynanacağı stat şehrin trafik yönünden en kalabalık bölgelerinden biri olduğu için biz arkadaşlarla maça metro ile gitmeyi tercih ettik. Zaten birkaç yıl önce bir İtalyan takımı (sanırım Juvenus) da trafik yüzünden maça yetişemeyeceklerini anlayınca otobüsten inip metro ile maçı oynayacakları stada gitmişler.

Bereket  Moskova Fenerbahçeliler Derneği uyanık davranıp kulübü önceden uyarmış da kafilenin stada yakın bir otelde konaklamasını sağlamış, yoksa düşünebiliyor musunuz Roberto Carlos’un metro ile maça gitmesini...

Maç içinde kayda değer fazla  bir şey yoktu. Gariban Moskovalı Galatasaraylıların tüm bütçelerini harcayarak yazdırdıkları “CSKA’ya başarılar dileriz” pankartını da bazı zengin Fenerbahçe taraftarları Rus polisine belirli bir ücret ödeyip, pankartın bulunduğu tribündeki Galatasaray taraftarlarıyla beraber indirtmeyi başardı. Böylece paranın nelere kadir olduğu bir kez daha ispatlanmış oldu.

Yazımın sonunda bir konuya açıklık getirmek ihtiyacı duyuyorum. Lütfen yanlış anlaşılmasın,
 maç için Moskova’ya gelen bütün taraftarlar için bu yazdıklarım asla örnek teşkil etmez.
 Bu adamcağızın tek şanssızlığı, uçakta ondan başka  beyaz pantolon giyen kimsenin olmayışı  ve de oturduğu koltuğun  benim yanıma düşmüş olmasıydı. Nitekim maçtan sonra arkadaşlarla her zaman gittiğimiz lüks restoranda da  Türkiye’den gelen taraftarlar vardı ve hepsi de gayet efendice çevrelerindekilere asla rahatsızlık vermeden gayet sakin yemeklerini yiyorlardı ve sohbetlerini ediyorlardı. Ne de olsa Fenerbahçe taraftarlarıydı onlar...

13.10.2007

 
spacer

Run Search Request
Döviz
Anket
Medvedev'in orta veya uzun vadede Putin'den bağımsız bir devlet başkanı olma ihtimali sizce nedir?
 
Kompas-Pusula

spacer

(C) 2008 Turkrus.com

:: © TurkRus.com :: Sitede yer alan yazıların her türlü yayın hakkı TurkRus.com'a aittir. Yazılı izin olmaksızın, kaynak belirtilerek dahi kullanılamaz.