spacer
04/12/2008 09:02
TURKRUS.COM :: ana sayfa ::
HAKKIMIZDA REKLAMLARINIZ FORUM SARI SAYFALAR LİNKLER FOTO İLETİŞİM E-MAİL Siteyi Kaydet! ARKADAŞINA ÖNER
spacer

Son Eklenenler
spacer
Boris Nikolayeviç'in ardından...

Image

ImageBoris Nikolayeviç de 76 yaşında gitti işte... Üstelik son 10 yıldır hemen her gün, herkes “Gitti, gidiyor” derken inadına bir çınar gibi direnerek, hele de siyasetin tabutunu çiviledikten sonra “yeni hayat”ı tadını çıkararak yaşadıktan sonra... Rusya’da suyun yönünü değiştiren bu ‘mujik’i, züccaciye dükkanındaki bir file benzeyen politikaların tatlı-sert adamını uğurlarken hep ‘en büyük şanssızlığını’ hatırlayacağım:

 

Onun bence en büyük şanssızlığı, sadece bir ülkenin değil, dünyanın kaderini etkilediği yıllarda, onun enerjisinden, gücünden, ‘daha iyisi olsun’ çabasından iyi bir eser çıkarmayı becererecek “ikinci adamı”nın olmaması, ülke çıkarlarını kendi çıkarlarının önğne koyacak "vatansever prenslerinin” ise çok az olmasıydı... Başlangıçta iktidarını kaybetmemek için kendisi ikinci adam yaratmadı, sonra yıllar geçip ihtiyaç duyduğunda ise bulamadı.

Yeltsin başlangıçta demokratik ülkülerin peşinde koşan, SSCB’nin cenazesini kansız kaldırmayı başararak bir devri  noktalayan devlet adamı olarak alkışlandı. Ama ‘hemen’ elde etmek istediği başarı, olumlu sonuçlar 300 günlük, 500 günlük planlarla gelmeyince, ülke ekonomik iflastan kafasını çıkaramayınca, halkın artan tepkisiyle gittikçe hırçınlaşan, iktidara yapışan, muhalefeti bombalamaya kadar işi götüren ve bunların hepsini sözde ‘iyi niyetle’ yapan bir mujik (kaba saba köylü) görüntüsüne büründü.

Bence başlangıçta Yeltsin’in en büyük artısı, gençlere güvenip önlerini açması, Gaydar’dan Çubays’a yeni yetme bir ekibe şans tanımasıydı. Ama o gençlerin çoğu, verilen şansı ülkeyi düze çıkarmak için değil, kendi ceplerini doldurmak için kullandılar.

Yaşamında Özal ile benzerlikleri vardı Yeltsin’in. Ama işte “en büyük şanssızlığı” dediğim de oydu:

Özal, hele de ekonomi politikalarında, yapmak istediği her şeyi bizzat yapacak ve yaptıracak kadar donanımlıydı. Yeltsin ise, serbest pazar ekonomisi isterken “s”sini bilmeyen, neyin nasıl yıkılacağını iyi bilen ama yerine neyin nasıl konacağını hep “deneme-yanılma” yöntemi ile arayan (ve genellikle yanılan) talihsiz bir adam olarak kaldı.

Sık sık değiştirilen başbakanlar, bakanlar, danışmanlar hep bu gerçeğin verdiği hırs ve düşkırıklığı ile alınan ani, kontrolsüz kararlardı... Gerçi Özal’ın de şans tanıdığı prenslerin bazıları  da hırsız çıktı. Ama hiç değilse dümeni kendi tutacak kadar iyi bir kaptandı Özal. Yeltsin ise, çoğu kez vitrinde durmasına rağmen, perde arkasında bu ülkenin zenginliklerini haraç mezat satanların, kendi menfaatlerini ülke menfaatlerinin önüne koyanların paravanı oldu, ki aslında vatanseverliğinden kimsenin kuşkusu yok iken...

Yeltsin sevenleri tarafından “Zaten yıkılmakta olan SSCB’yi kansız bir şekilde noktalama başarısını gösteren, Rusya’ya iyi kötü serbest pazar ekonomisi ve demokrasinin ilk adımlarını attıran, Komünistleri mezara gömen, Yeni Rusya’nın iyiniyetli kurucusu” diye anılacak. Sevmeyenleri, “Güzelim SSCB’yi kendi siyasi hırsları uğruna yıkan, serbest pazar diye hırsızlığı, demokrasi diye oligarşiyi bu ülkenin başına bela eden, koltuk ve votka düşkünü aksi ihtiyar” diye hatırlayacak..

Biz de “Bir mujik öldü diyeler” deyip, Yeltsin’i yargılamayı tarihe bırakıp, “Toprağı bol olsun” diyerek çekilelim huzurdan...

 
spacer

Run Search Request
Döviz
Anket
Kendi işinizde ekonomik krizin etkilerini görüyor musunuz?
 

spacer

© 2008 Turkrus.com

:: © TurkRus.com :: Sitede yer alan yazıların her türlü yayın hakkı TurkRus.com'a aittir. Yazılı izin olmaksızın, kaynak belirtilerek dahi kullanılamaz.