spacer
10/01/2009 00:32
TURKRUS.COM :: ana sayfa ::

HAKKIMIZDA REKLAMLARINIZ FORUM SARI SAYFALAR LİNKLER FOTO İLETİŞİM E-MAİL Siteyi Kaydet! ARKADAŞINA ÖNER
spacer

Son Eklenenler
spacer
Pazar Yazısı/ Fatih'in fermanı, Anadolu hoşgörüsü ve çorak topraklarda biz...

ImageSize çok kızıyorum. Hepinize. Tek tek. ‘Cennet memleket’ten ‘cinnet memleket’ çıkarmasını başaran sizlere. Bir toplumu tam ortadan ikiye bölmek için uğraşan sizlere. Yaşadığınız topraklarda asırlarca hep ‘özde’ olan hoşgörüyü artık ‘sözde’ bile yaşatmayan sizlere. Çok kızıyorum, çok. Biz yurtdışında yaşayanlar, memleket özlemini ve sevgisini aynı kapta yoğurup ışıltılı bir Türkiye yansıtmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Örnek olmaya uğraşıyoruz. Osmanlı’nın hoşgörüsünü, Atatürk’ün ilericiliğini, Türk milletinin misafirperverliğini, Türkiye’nin zenginliklerini dilimiz döndüğünce anlatıyoruz yabancılara.

Bakmayın, herbirimiz ‘üstün hizmet madalyasını’ çoktan hak etmiş fahri elçileriz. Aceleyle kırmızı ışıkta geçtiğimizde bile, “Aman ha, soran olursa Yunanlıyız deyin!” diye espri yapıyoruz.

Siz orada, hangi siyasi cepheden olursanız olun, karşı taraftakileri kendi kalıplarınıza uydurmaya yeminli yaşıyorsunuz. Sözde davalarınızın ya ‘kuvvacı’sı, ya ‘mücahiti’siniz. Uçlarda, mayın tarlalarında dolaşıyorsunuz. Birlikte yaşamaya bir tek şartla olur veriyorsunuz: “Benim şartlarıma biat edersen”. Yan yana, farklılıkları koruyarak yaşamak, içinize sindirebildiğiniz bir olgunluk değil. Her tartışmayı karşı tarafı dinlemek için değil, karşı tarafı bastırmak için kullanmakta pek mahirsiniz. Gerçeklerle yüzleşemiyorsunuz. “Herkesin hatası var” diyemiyorsunuz. Hep karşı tarafta arıyorsunuz hatayı. Kimin tenceresi daha kara tartışmalarının cevabı aslında bariz: Karanın karası olmaz ki! Oysa sizin kanaatleriniz imanınız gibi; değişmiyor. Halbuki siz, bu cephenin iki tarafında saf tutanlar, bu memlekette emin olun yüzde 10 bile değilsiniz. Bu memleketin, sizin politkalarınız yüzünden yüzyıllardır ‘alim’ olamayan, ama hala ‘arif’ kalan çoğunluğu, sonsuz bir sabırla siz fillerin tepişmesini seyrediyor.

Sabahtan akşama işi gücü bıkarıp sadece size ne kötülük yapmak istediklerini düşünen dış düşmanlarla çevrili değilsiniz. Olanlara da zaten siz fırsat vermiyorsunuz. Sizin kendinize düşmanlığınız yetiyor da artıyor bile. Sonra da her seferinde yüzünüz kızarmadan timsah gözyaşları ile çıkıyorsunuz ortalığa. Bu ne büyük bir hünerdir ki, her zaman ‘karşı cephe’de günah keçileri buluyorsunuz. Siz sütten çıkmış ak kaşıklarsınız. Rusların çok sevdiği bir deyimle, “Siz hep daha iyisi olsun istiyorsunuz ama sonuçta hep aynısı oluyor”.

Saşa karşımda duruyor. Malatya’daki vahşeti soruyor. Hesap sormuyor da, hafzalası almadığı için, izahat bekliyor benden. Biz Fatih’in İstanbul’u alırken yayınladığı dinlere hoşgörü fermanını muska yapıp neredeyse göğsümüzde taşırken, bize her dil uzatanın gözüne sokarken, “Malatya’da ne oldu?” diye soranlara suskun utançlarımızı yolluyoruz.

Türkiye, memleketin içine nasıl yansıyorsa, dışına da öyle yansıyor işte. Siz yüz milyonlarca dolar paralarla Türkiye’nin tanıtımı için kampanyalar düzenleyin, pırıltılı reklamlarla sevgi, misafirperverlik, hoşgörü dolu Türkiye’ye davetiyeler çıkarın, neye yarar.  Biz de Türk Türk’e konuşurken, “Memleketin ne kadar rezil hallere düştüğünü, bu gidişle bizden adam olmayacağını” tüm sadistliğimizle anlatıp siyasetçilere küfür kafir girişirken, kapı açılıp da içeri bir yabancı girdiğinde memleket sevgisi uğruna hemen ağız değiştirip, “Türkiye dünyanın en güzel, en misafirperver, en mükemmel ülkesi. Biz Asyalı değil Avrupalıyız” vb. diye başka bir telden çalıp aslında komik hallere düşmüyor muyuz? Övgüde de yergide de kantarın topunu kaçırmıyor muyuz?

Bizim elimizde kala kala Fatih’in fermanı ve Anadolu’nun engin hoşgörüsü kaldı, ama hayatın kendisi çorak bir nefret arazisi. Bu gidişle torunlarımıza, bugün bizim tohumlarını attığımız hoşgörüsüzlük, tahammülsüzlük, nefret miras kalacak. Tam da 23 Nisan’ın arifesinde, “Biz çocuklarımıza ne bırakacağız?” diye sormak için çok nedenimiz var.

Ve ben de en çok hasar görenler arasındayım. Eskiden Ağca’yı hatırlatıp Malatyalılara takılanlara, “Ne yapalım. Bizden hep 1 numara çıkıyor. Devlet adamlarının da 1 numarası (İsmet İnönü, Turgut Özal), teröristlerin de 1 numarası!” der, güler geçerdim. Şimdi Saşa bana “Ne yapmış senin hemşerilerin?” dediğinde bakışlarımı kaçırıyorum.

 
spacer

Run Search Request
Döviz
Anket
2008 yılı sizin açınızdan nasıl geçti?
 

spacer

© 2009 Turkrus.com

:: © TurkRus.com :: Sitede yer alan yazıların her türlü yayın hakkı TurkRus.com'a aittir. Yazılı izin olmaksızın, kaynak belirtilerek dahi kullanılamaz.