|
Milliyet gazetesi yazarlarından Güngör Uras, cuma günü Çırağan Sarayı'nda Lujkov'un kitap tanıtım toplantısına katıldı ve izlenimlerini yazdı. Uras yazısında her ne kadar Lujkov'un adını ısrarla "Lijkov" diye "yanlış" yazsa da, "doğru" noktalara temas etti. Uras, "Serbest piyasanın işleyişini kurallara bağlayarak "vahşi-acımasız" uygulamaları önlemesi nasıl sağlanacak?" diye sorduktan sonra, "Bunları birilerinin tartışması lazım da... Bizde tartışan yok... Moskova Belediye Başkanı geliyor, anlatıyor da... Biz de dinliyoruz" diye yakındı. İşte yazının tamamı:
Rusya'nın üzerinde dolaşan hayalet Moskova'nın ünlü Belediye Başkanı Lijkov, dün İstanbul'da Çırağan Sarayı'nda, Türkçeye çevrilen iki kitabının tanıtımı için yapılan toplantıda konuştu. Lijkov, "Rusya'nın üzerinde bir hayaletin dolaştığını, bu hayaletin de bir ihtilal ortamının hayaleti olduğu"nu söylüyor. Lijkov, "vahşi kapitalizm"in, zengin ile fakir arasındaki uçurumu derinleştirdiğini anlatmak için bu çarpıcı anlatımla Lenin'e atıfta bulunuyor. Lenin, 1899 yılında yazdığı "Rusya'da Kapitalizmin Gelişmesi" isimli kitabında, (O yıllar Rusya'da vahşi kapitalizm hâkimiyetini sürdürüyordu) "Rus ekonomisinde vahşi kapitalizmin toplumun sadece ekonomisini değil, aynı zamanda sosyal yapısını da değiştireceğini, fakirliğin artmasıyla sınıflar arası mücadelenin başlayacağını" anlatmıştı. Lenin'in yazdıkları doğru çıktı. 1917 yılında gerçekleşen ihtilalle sistem değişti. Lijkov'a göre ihtilaller, ekonomik ve sosyal sıkıntılardan değil, uzun süreli ekonomik gelişme ve sosyal istikrar devrelerinden sonra ortaya çıkar. İhtilallerin kaynağı, halkın bekleyişlerinin karşılanmamasıdır. Ne ezen, ne ezilen olsun Halk gelecekteki hayat şartlarının iyileşmesi ve sosyal adaletin sağlanması yolunda beslediği büyük ümitlerin kapanına yakalandığı zaman şartlar oluşur ve ihtilal gerçekleşir. Lijkov, sosyalist ihtilalin halka beklenen refahı getirememesi sonucu sistemin çöktüğünü ve Rusya'nın 1990'lı yılların fırtınalı şokunu yaşayarak tekrar kapitalist sisteme geçtiğini, ama kapitalist sistemin kısa sürede "vahşi kapitalizm"e dönüşerek gelir dağılımını giderek çarpıklaştırdığını, bu yapının sürdürülemeyeceğini anlatıyor. Lujkov, "100 Yıl Aradan Sonra Rusya'da Kapitalizmin Gelişmesi" başlığını taşıyan kitabında, başta petrol olmak üzere, devletin sahip olduğu varlıkları, kaynakları satarak zenginleşen bir ülkenin sosyal sefaletini sergilemektedir. Vahşi Kapitalizm'in rüzgârında, Rusya'da kısa sürede çok kişi hızla zenginleşirken, halkın çoğunun ne kadar kötü şartlarda yaşamını sürdürmek zorunda kaldığını anlatmaktadır. Gelir dağılımı önemli Kitap tanıtımı için Anadolu grubu tarafından düzenlenen toplantıda Ege Cansen de konuştu. Sadun Aren'den söz etti. Hocanın "Karma ekonomi geçicidir. Sonunda sistem ya sosyalist ya kapitalist olur şeklinde bir söylem vardı... Acaba bu yanlış mı idi? Acaba en kalıcı sistem karma ekonomi sistemi midir? Çünkü görüyoruz ki tam bir sosyalizm de tam bir kapitalizm de halkın tamamını mutlu edemiyor" şeklindeki değerlemelerini aktardı. Ege Cansen diyor ki, "Günümüzün 'gereği olan karma ekonomi'de özel sektör 'üretim' sorumluluğunu, devlet ise 'üleşim' sorumluluğunu üstlenmek zorunda. Devletin 'üleşim' konusundaki sorumluluğu, milli gelirin dengeli dağılımını sağlamaktır." Acaba serbest piyasa düzenine dayalı kapitalist sistemde devletin gelir dağılımındaki çarpıklaşmayı önlemek için güçsüzleri koruması, kollaması, serbest piyasanın işleyişini kurallara bağlayarak "vahşi-acımasız" uygulamaları önlemesi nasıl sağlanacak? Bunları birilerinin tartışması lazım da... Bizde tartışan yok... Moskova Belediye Başkanı geliyor, anlatıyor da... Biz de dinliyoruz.
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
|