|
Pazartesi günkü sert düşüşün ardından borsalar dün biraz soluklandı. Moskova'da RTS endeksi yüzde 1.49 artışla 1763 puana çıktı. İMKB de yüzde 1.26 yükseldi ve endeks 40 bin 230 puana tutundu. Ancak Rusya'da "global dalganın henüz geçmemiş olabileceği" kaygıları da yaygın. TürkRus.Com, son gelişmeleri ve bunların Rus ekonomisine olası etkilerini araştırdı, Moskova'daki Türk bankacılara sordu. İşte banka yöneticilerinin ilginç tesbitleri ve beklentileri:
Murat Başbay (Finansbank Russia Genel Müdürü) “Dünya piyasalarında yaşanan son düşüşün ilk iki gün içerisinde Rusya’ya etkisi –iç dinamikler açısından ciddi bir tehlike sözkonusu olmadığı için- sınırlı olmuştur. Rusya dış şoklar karşısında sağlam yabancı yatırım, cari fazlası, büyümeye rağmen kontrol altına aldığı enflasyonu, güçlü döviz rezervleri ve kriz zamanları için ayordığı stabilite fonu sayesinde, önceki yıllara kıyasla çok daha sağlam durur hale geldi. Ancak burada şunu belirtmekte fayda var: Hammadde piyasalarıda olası bir hızlı düşüş Rusya’yı olumsuz etkiler. Örneğin geçen haftaki olumsuz haberlerden biri Çin’in ekonomiyi soğutmak için alacağı ek önlemlerden biri olan kısa dönemli dış krediye kısıtlama getirme karar idi. Bu karar global piyasalarda hammadde fiyatlarının düşüşe geçmesi sinyali olark algılanınca bundan global olarak en çok etkilenen hisse senedi piyasası Moskova oldu. Ancak daha sonraki günlerde, yukarıda Rusya’ya özel olarak bahsettiğimiz sebeplerden dolayı RTS endeksi toparlandı. Bizim Rusya ile ilgili genel görüşümüz olumlu olmakla birlikte, dikkat ettiğimiz bir nokta var: O da Rusya’nın ekonomisinin hammadde fiyatlarına olan bağımlılığının azaltması gerektiği. Eğer bu başarılırsa, yani Rusya mal ve hizmet sektör, büyümesinin genel büyüme içerisindeki payını arttırabilirse, olası olumsuz global senaryolardan az miktarda etkilenerek yoluna devam eder.” Nedim Kaşkal (Ziraat Bankası Moskova Genel Müdürü) Bilindiği gibi Türkiye, Rusya, Brezilya gibi ülkelerde fazi hadleri diğer güçlü ekonomiye sahip ülkelere kıyasla oldukça yüksektir. Bu durum,bu ülkeleri sıcak para için cazip hale getirmektedir. Şöyle ki, özellikle son yıllarda başta Japonya ve Amerika gibi ülkelerde düşük fazile borçlanılan paralar (büyük organzie fonlar) Rusya, Türkiye, Arjantin gibi ülkelerde u ülkenin milli parasına çevrilerek 1 yıldan kısa vadeli finansal araçlarda (hazine bonosu, vadeli mevduat euro bond) değerlendirmekte, vade sonunda dövize çevrilerek borç alınan ülkeye transfer edilmektedir. Arada oluşan fazi farkı (büyük paralarda önemli meblağlara ulaşabilir) kar hanesine yazılmaktadır. Bu husus özellikle istikrar dönemlerinde kesintisiz işlemekte, sıcak parayı alan ülkeler için kısa dönemde kurtarıcı araç olarak görülmektedir. Halihazırda Japon ekonomisinin borçlanma faizlerini arttırması, ABD’nin yetkililer ağzından durgunluk olacağını açıklaması, sıcak parayı alan bu ülkelerde borç kapatmaya veya buradan finansal araç satın almaya yönelttiği görülmektedir. Bu durum Rusya’da sıcak para ve likidite bolluğunun azalmasına yol açmıştır. Aynı etki Türkiye, Güney Amerika için de geçerlidir. Rusya’nın avantajı petrol fiyatlarının hala daha yüksek düzeyini koruması ve hammadde fiyatlarında düşme görülmemesidir. Ayrıca Rusya borsası, hisse senedi derinliği olmayan bir piyasadır. Petrol ve hammadde fiyatlarına bağlı bir ekonomide zaten derinliği olmayan borsa düşmesi global bir etki yapmaz. Esasen bu krizi en kolay ve sorunsuz atlatacak ülke Rusya’dır. Ancak yurtdışı krizi uzun sürer ise, Rusya’daki gayrımenkul gibi aşırı şişkin fiyatlarda bir miktar düşme gözlenebilir. Başkaca önemli bir etki olacağını tahmin etmiyorum. Sipahi Haktanır (ProCommerceBanka Genel Müdürü)
Dünya piyasalarındaki düşüşün Rusya’ya yansıması kaçınılmaz. Özellikle gelişmekte olan ülke pazarları içerisinde Türkiye gibi önemli bir yeri olan Rusya’dan ciddi miktarda satış ve çıkış gözlemlendi. Bugün tüm gelişmekte olan ülkelerin borsalarında yabancı yatırımcı ve fonlar ciddi bir hisseye sahip. Bu, Rusya için de geçerli. Bu yatırımcılar genellikle “blue chip” dediğimiz büyük banka ve şirketlerin hisselerine yatırım yapıyorlar. Çıkmları durumunda da montanların büyük olması sebebiyle borsa endekslerinde ciddi iniş-çıkışlar yaşanabilir. Ancak Rus borsasında artık ciddi bir Rus kökenli yatırımcı ve fon olduğunu dikkate almamız gerekiyor. Bu durum ani iniş-çıkışları biraz daha yumuşatacaktır. Durum Rusya’nın kendi içi dinamikleri açısından bir tehlike yaratmıyor. Ancak özellikle şahısların artan bir şekilde PIF denilen özel yatırım fonlarına yatırım yapmaya başlaması bu tür düşüşlerde onların birikimlrine büyük kayıplar getirebilir. Petrol fiyatlarının bu sene geçen senenin altında 50-55 USD/varil seviyelerinde seyredeceği beklense de, bu İran meselesinin alacağı boyuta bağlı olarak 70 dolar ve üstlerini görmemizi sağlayabilir. Geri yönde fiyatlarda düşüş olacağını beklemek zor. Zira Çin, Hindistan başta olmak üzere talep artmaya devam ediyor. Venezuela gibi bazı ülkelerde üretimi artırmama, Rusya’nın ise limitlerde olmasını göz önüne alırsak fiyatlarda ancak artış beklentisi fazla. Borsanın orta vadede çok rahat 2000 seviyesini aşacağını tahmin ediyoruz. Zira bugün bile (dün) yukarı çıkış başladı. USD/ruble paritesi şu an itibarıyle Merkez Bankası’nın direkt kontrolü altında, Euro/USD paritesine bağlı gelişmekte. Paritenin aşırı iniş çıkışlara maruz kalmayacağını, ancak yumuşak bir seyirle 2007 içinde 25.5-26.25 aralığında seyredeceğini düşünüyoruz. Özgür Çopur (Yapı Kredi Bank Moscow, Hazine ve Fon Yönetimi Müdürü) Dünya hisse senedi piyasalarındaki düşüşten en çok etkilenenlerden biri Rusya hisse senedi piyasası oldu. Şu anda yılbaşından bu yana performans açısından bakıldığında Rusya hisse senedi piyasası dünyadaki en düşük performansa sahip. Ama bu sert düşüşe Rusya'nın iç dinamiklerinin sebep olduğunu söyleyemeyiz. Global yatırımcılarda kuvvetli bir riskten kaçış hareketi oluştu ve yatırımcılar likit bulduklari piyasalarda panik satışa yöneldiler. Gazprom hissesinin en büyük düşüş gösteren hisselerden biri olmasının altında da likit olmasının faktörü var. Global hisse senedi satış hareketi Çin hükümetinin borsa yatırımlarına sınır getirebileceği söylentisiyle başladı. Böyle bir tehlikenin Rusya icin de - kısa vadede olmasa bile- söz konusu olabileceği tahmini de sanırım Rusya'nın en çok satış yiyen piyasalardan biri olmasında rol oynadı. Yalnız bu son bir haftalık hareketin -özellikle de Rusya için- bir hisse senedi piyasası hareketi olduğunu belirtmek lazım. Nitekim Rusya bono ve Eurobond piyasalarının ve Rus rublesinin düşüşü gayet sınırlı oldu. Global ve Rusya hisse senetlerinin bu şekilde bir düşüş göstermesinde de global bazda 2003 yılından beri hisselerin büyük yükselişler göstermesinin ve böylelikle yatırımcılarda yavaş yavaş bir satış dalgasının gelebileceğinin korkusunun oluşmasının etkisi var. Rus Borsası beş iş günü süren satış dalgasından sonra diğer borsalar gibi bugün toparlanıyor. Yalnız tehlikenin geçtiğini, satışların bittiğini söylemek için biraz erken olur. Çünkü bu şekilde bir haftalık süre içinde yüzde 10'a varan düşüşler yatırımcılarda iz bırakır. Bunun yanı sıra düşüşlerin kaynağında Amerikan ekonomisinin duraklaması korkusunun da yer almasına rağmen petrol fiyatları olası bir global ekonomik durgunluk senaryosundan negatif etkilenmedi; çünkü İran'a bir askeri harekat olasılığı petrol fiyatlarını destekliyor. Hem mali dengede hem dış dengede fazla veren Rus rublesinin üzerinde de, üstelik petrol fiyatlarının yüksek seyretmeye devam ettiği bir senaryo içinde olumsuz etkinin sınırlı kalacağını belirtmek yanlış olmaz. Son gelişmelerle ilgili görüşlerini aldığımız bir başka uzman ise şu tespitleri yaptı: “-Dünya piyasalarındaki son düşüş uzun sürecek bir düşüş değil. Yani gelişmekte olan piyasalarda bir kriz yaratmadı ve yaratması beklenmiyor. -Bu düşüş en fazla borsaları etkiledi tahvil bono piyasası, döviz piyasası vb. de etkilendi ancak esas etki borsada oldu. -Bu düşüşün nispeten en az etkilediği gelişmekte olan piyasa Rusya. Rusya’nın makro göstergeleri, rezervleri, sıcak para oyununun oynanacağı bir yapıyı “meşhur” finans çevrelerine hediye etmemiş olması bu tür türbülanslarda Rusya’nın etraflıca etkilenmesini engelliyor. -Rusya’da da doğal olarak borsa düştü. -Petrol fiyatlarının seyri uzun vadede doğal olarak yükselmeye dönük (kıt kaynak). Ancak orta vadede bu işi dünyada olan biten bazı karışıklıklar ve spekülatörler belirliyor. Mevcut şartlarda bu yıl çok geniş olmayan bir bant içinde ılımlı dalgalanmayla seyreder. Ancak bir yerde karışıklık çıkar ise aniden yükselebilir. -USD/Ruble görünen dönem içerisinde ruble lehine. Ruble aslında baskı ile de, olduğundan daha az değerli tutuluyor. Diğer yandan Rusya’da enflasyonun kontrolunda temel olarak kur enstrümanı kullanıldığından ve enflasyon rakamları açısından geçen sene iyi geçtiğinden ve bu sene de iyi başladığından rublenin değer kazancı daha sınırlı olur 2007’de. Ancak YTL ile Rubleyi karşılaştırdığımzda Ruble bu tür türbülanslardan çok etkilenecek bir para değil. YTL’ye ise her şey olabilir. -Borsa. Allah bilir. Bu bir oyun. Hergün nereden ne haber çıkacağı ne tür bir oyun oynanacağı belli değil. -Rusya’nın ekonomisindeki stabiliteyi ve mali gücünü ilk etapta dışarıdan (tüm dünyayı kasıp kavuran bir kriz olmadıkça) olan şeylerin, dalgalanmaların eskisi gibi etkilemesi çok zor. Rusya’yı ancak kendi içinde olabilecek bir takım vahim yanlışlıklar, hatalar etkiler. Sonuç olarak, meşhur büyük sermaye para kazanacak, dolayısıyla dünya ekonomisinde nispi ağırlığı yüksek bazı ülkelerde veya bölgelerde olan biten bazı şeyleri, alınan bazı mali kararları kullanarak 1 sene içerinde bir kaç kez türbülans yaratacak, milleti çarpıp götürecek. Oyun bu.”
|