|
Rusya’nın “kara gün parası” olarak sakladığı İstikrar Fonu’nun gelirleri rekor düzeye çıkarken, “Bu parayı artık harcamaya başlayalım” baskıları da artıyor. Resmi verilere göre, fonda biriken para 1 Mart itibarıyle 100 milyar doları aştı (2,709 milyar ruble). Bu para Rusya’nın nüfusuna bölündüğünde, kişi başına 727 dolar (19 bin 49 ruble) düşüyor. Putin yönetimi, “Petrol gelirleri düşerse bu para bizi krizden kurtaracak, bu fon gelecek nesiller için güvence” diyerek dokunmak istemiyor. Karşı cephedekiler ise, “Ülke nüfusu son bir yılda 562 bin kişi azaldı, halk yoksulluk içinde, bu para şimdi harcanmalı” diyor. İşte farklı görüşler:
Ünlü ekonomistlerden Mihail Delyagin, İstikrar Fonu’nun şu anki görüntüsünü “Tam bir paradoks” olarak niteliyor. Delyagin, “Bize hep bu fondaki paranın gelecek kuşaklar için olduğu söyleniyor. Ama biz şu an gelecek kuşakları yaratmak için önlem alamazsak, bu parayı bırakacağımız kuşak kalmayacak. Bu para doğru kullanılmıyor. Mesela Norveç örneğini incelemeliydik. Onlar petrolden gelen parayla somon üretim teknolojilerini geliştirdiler ve oradan gelecek kuşaklar için istikrarlı bir fon yarattılar. Parayla para kazandılar. Biz ne yaptık? Parayı bir kenara koyduk bekliyoruz. Nüfus azalıyor. Böyle giderse bu parayı bırakacağımız kimse kalmayacak” diyor. Hükümetin büyük bölümünü uluslararası piyasalarda bono ve tahvil olarak değerlendirmeye çalıştığı fonun nasıl kullanılması gerektiği ciddi tartışmalara yol açıyor. Bir yanda ülkenin bozuk altyapısı için harcanması isteniyor, öbür yanda hükümet aşırı kamu harcamalarının enflasyonu çift haneli rakamlara çıkaracağından korkuyor. Bir yandan Rusya’nın öncü bazı sektörler seçerek, bu alanlarda yeni icatlara yönelmesi ve bu paradan para kazanmanın yollarını araması gerektiği vurgulanırken, Kremlin çevreleri fonun çarçur edilmesinden çekindiği için dokunmamayı tercih ediyor. Birçok uzman, bu kaynakların ülke ekonomisini petrol ve gaza bağımlılıktan kurtaracak şeklde “yeni ekonomi”nin inşaasında kullanılması fikrini destekliyor. Ancak Putin yönetimi muhafazakar tavrını koruyor. Şu an Merkez Bankası rezervleriyle birlikte toplam 400 milyar doları aşkın nakit varlığı olan Rusya, nüfusun önemli bir bölümü maddi sıkıntı içinde yaşamasına rağmen, hammadde fiyatlarındaki olası düşüşün sonuçlarına katlanmak için rezervlerini riske etmememekte direniyor.
|