spacer
06/07/2008 16:12
TURKRUS.COM :: ana sayfa ::
HAKKIMIZDA REKLAMLARINIZ FORUM SARI SAYFALAR LİNKLER FOTO İLETİŞİM E-MAİL SIK KULLANILANLARA EKLE ARKADAŞINA ÖNER
spacer

Son Eklenenler
spacer
Rusya'dan "vaka analizi": "İyi servis yoktur, bardağın yarısı her zaman boştur!"

ImageYazarımız İsmail Boy, yine "bam teline" basıyor ve Rusya'da iş yapma pratiği ile ilgili çok önemli bir "vaka analizi"ni sizlerle paylaşıyor. Harward Üniversitesi’ndeki insan kaynakları dersinde ele alınan vakalardan biri, 1991’de Moskova’daki  Aerostar otelinin açılışı ile ilgili. Bugünkü Rusya'nın şartlarında iş yaparken bürokrasiden tutun da servisin yetersizliğine kadar herşeyden şikayet edenlerin, henüz SSCB çökmeden başlayan bir "yabancı sermaye yatırımı" nın nelerle boğuştuğunu okumalarında büyük fayda var. Hele de Rus personelin penceresinden yapılan yorumları atlamayın!


Rusya’da bir vaka analizi

Harward Business School, iş dünyasının en önemsediği yüksek eğitim kurumlarından biridir. Dünyanın en iyi ilk 10 kurumundan biri olarak gösterilir. İş dünyası bu okulun öğrencilerinin daha mezun olmadan işlerini hazır ederler. Eğitimler genellikle vaka metodu ile verilir.

Yani okul, iş dünyasındaki ilginç olayları sistematik olarak inceleyip analizini yapar;  işletmeyi çeşitli yönleri ile ele alıp, değişik olaylarla ilgili ortaya çıkmış olan aksaklıkları, problemleri ve düzeltilmesi istenilen noktaları sınıf içinde öğrenciler arasında tartışma ortamı yaratarak farklı bakış açıları ile tartışır.

Harward Üniversitesi, vaka konusu olabilecek kuruluşlara mutlaka bir ekibini ayırıp, belirli bir süre için  o işletmede çok titiz bir çalışma yapar. Sadece problemleri izlemez; zaman zaman da başarı öykülerinin nedenlerini araştırır. Örneğin, Türkiye’de sanırım Garanti Bankası’nı altı aylık bir süre için incelemeye alıp oradaki başarılı çalışmaları bir vaka halinde öğrencilerine sunmuş idi.

Geçtiğimiz günlerden birinde Harward Üniversitesi’ndeki insan kaynakları dersinde ele alınan vakalardan bir tanesi Rusya’da geçen bir olayı işliyordu. Konu, 1991’de Moskova’daki  Aerostar otelinin açılışı ile ilgili idi. Otel öngörülen normal süreden dört ay daha gecikmeli olarak ve Rusya standartlarına göre mucizevi bir sürede inşaatını tamamlamış, dört yıldızlı bir otel olarak değerlendirilmiştir. İnşaatın temelleri 1988’de atılmış. Düşünsenize, SSCB döneminde, komünist bir ülkede Batılı girişimcilerle birlikte ortak bir yatırıma kalkışmak ne demektir...

İşin bürokratik taraflarında çeşitli zorluklarla karşılaşsanız bile bir şekilde çözebiliyorsunuz. Ama bunun bir de yönetim meselesi var ki asıl işin vahim yanı bu tarafıdır. Batı standartlarında bir otel açıp işleteceksiniz ama elinizde otel işinde deneyimli kimse yok.

Benzeri batı otellerde bulundurulan personel sayısının iki katı insan çalıştırmak zorundasınız Ama yine de verimlilik düşük. Otelde, ihtiyaç duyulan ve yabancı lisan gerektiren pozisyonlar için iş ilanları İngilizce veriliyordu ancak müracaatlar düşük olduğundan, çalışanlara tanıdıklarını getirmeleri rica ediliyordu. İş başvuru formlarında  Batı’da sorulması yasal olmayan sorular mevcuttu. Örneğin; “Sahip oldukları çocuk sayısı”, “Komünist Partisi’ne üye olup olmadıkları”, “Ciddi bir hastalık geçirip geçirmedikleri” v.s. Çocuk sayısını öğrenmek çok önemliydi. Zira çocuklar Rusya’da kutsal sayılır ve evde çocuklara bakacak birinin olmasında yarar vardır. Aksi halde çocuğun yakalanacağı basit bir soğuk algınlığı bile çalışan kadının üç hafta izin almasını gerektirebilirdi..

İşe alınmadan önce  adaylarla birkaç kez mülakatlar yapılıyordu. Bu mülakatların beylik sorusu sayılan “Neden burada çalışmak istiyorsunuz?”, “Bu işte başarılı olmanızı sağlayacak ne tür nitelikleriniz var?” gibi  sorular, Moskova’da pek itibar görmüyordu ve genellikle sessizlikle geçiştiriliyordu. Ruslar en çok “Son işinizdeki görevinizi anlatır mısınız?” sorusuna büyük bir zevkle cevap veriyorlardı ve cevaplar genellikle de aynıydı: “Sürekli toplantılar yapıyorduk, problemleri tartışıyorduk ve çözümler üretiyorduk”.
 
Bu soruya verilen cevaplar arasında sadece bir tanesi çok dürüst idi. “Bütün gün masamda oturup hiçbir iş yapmıyordum, bazen diğer insanlarla tartışırdım ama bu tartışmalar problemleri çözmekten ziyade sadece basit birer  tartışmaydı.” diyerek Rusya’nın felsefe yapan bir ülke olduğu gerçeğini söylemişti.

Sorunlardan biri de, “iyi servis” denildiğinde ne anlaşıldığı ile ilgiliydi.

Adaylardan “Bir otel veya restoranda karşılaşacakları iyi bir servisi düşünmeleri” istenildiğinde kimse servis ile ne anlatılmak istendiğini anlamıyordu.

Bunun üzerine “evlerinde ağırladıkları misafirlerine ne gibi hazırlıklar yaptıkları” soruldu. Gelen cevaplar ise şöyleydi: “Dışarı çıkıp votka alırım”, “En  güzel elbiselerimi giyerim”, “Evimi temizlerim” vb...

Yabancı bir şirkette çalışmak, Rusya’daki diğer organizasyonlarla karşılaştırıldığında daha iyi maaş, daha iyi muamele ve daha iyi fırsat olmasına rağmen, işlerin fiziksel zorluklarından ve aileleriyle geçirecekleri zamanı etkilemesinden şikayet ediyorlardı. Rus personelin, yüksek maaş ve  yönetimin sunduğu diğer imkanlar için minnettar olma ve takdir etme ifadeleri, yönetimi hayal kırıklığına uğratıyordu. Çünkü hepsinin ortak inancı, “Genel olarak kazancım iyi ancak Batı’daki otellerle karşılaştırıldığında bu hiçbir şey” şeklindeydi. Ruslar otel ve servis işini hayat boyu bir kariyer olarak görmüyorlardı. Her Rus entelektüel  iş istiyor ve fabrikada olmadığı sürece beden işi onlara cazip gelmiyordu.

Rusya’da iyi işleyen ortak teşebbüs sayısı çok azdır. Çalışanlar diğer kuruluşlarla  karşılaştırıldığında nelere sahip olduklarının farkında değiller. Rus insanı bardağın dolu kısmı yerine genellikle boş kısmını görüyor. Bir süre sonra bu da sizi hayal kırıklığına uğratıyor.

 
spacer

Run Search Request
Döviz
Anket
Türkiye ile Rusya, "çok boyutlu ortaklık" hedefinin neresinde?
 
Kompas-Pusula

spacer

(C) 2008 Turkrus.com

:: © TurkRus.com :: Sitede yer alan yazıların her türlü yayın hakkı TurkRus.com'a aittir. Yazılı izin olmaksızın, kaynak belirtilerek dahi kullanılamaz.