|
Türk işadamları niye ağlıyor? |
|
Erdal YAMAN yazıyor: Eski yıl bitti. İyisiyle kötüsüyle. Yeni yıl için herkes kolları sıvadı. Moskova’da Türk arkadaşlarımıza sürekli “İşler nasıl?” diye soruyorum. Biliyorsunuz bu soruya “Çok iyi, harika” diyen Türk görülmemiştir. Öyle diyene de kötü gözle bakarız. Genelde “Kötü” deriz, ya da “Şöyle böyle” deriz, “İçgüveysiden hallice”deriz. Bu son söylediğimiz gençler anlamaz, bir de onlara çevirisini yapmak gerekir!
Lafı şuraya getireceğim: Bu aralar kime “İşler nasıl” diye sorsam ağlayıp sızlıyorlar. “İşler kesat. Maliyetler arttı. Zarardayız. Rusya’da iş yapmak çok zorlaştı” gibi cevaplar veriyorlar. Ben kendi gözlemlerime bakarak aslında onların başka bir şey söylemek istediklerini düşünüyorum. Ya da ben öyle anlıyorum. Durum şu: Aslında Rusya’daki Türkler içinde işleri kötü giden pek azdır. Buna emin olun. Çok şükür ki, çoğunluğu işleri iyi gitmektedir. Ağlayanların yüzde 90’ı zarar ettikleri için değil, eskisi kadar çok kar edemedikleri için ağlıyorlar. Buna eminim. Yani eskiden 1’e mal ettiğini üçe satıp kısa zamanda çok para kazananlar buna alıştı. Şimdi burada rekabet büyü. Hatta ölümcül. Öyle olunca herkes yavaş yavaş kar marjlarını aşağıya çekmek zorunda kalıyor. Artık 1’er mal olana 2 diye etiket konuyor. Aslında objektif bakarsanız hala burada kar marjları yüksek. Zamanla sistem oturdukça, bu riskler de azaldıkça kar marjları daha da azalacak. Hatta belki ticaret yapanlar, “Kardeşim bu kadar sıkıntıyı riski çektiğime değmez. Ben o zaman döneyim Türkiye’ye orada işime gücüme bakayım. Aynı parayı kazandıktan sonra benim burada ne işim var. Bu kadar strese, sıkıntıya değer mi?” diyecek. Yani ağlayanlar ileride daha çok ağlayabilirler. Hesaplarını kitaplarını iyi yapsınlar. Yeni gelecekler de burada işlerin ne kadar zorlaştığını iyi anlasınlar. Dost tavsiyesi. |