|
Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Pyotr Stegniy'nin İsrail Büyükelçiliği görevine atandığını medyada ilk kez TürkRus.Com yazmıştı. Stegniy, Milliyet'in Ankara bürosu diplomasi muhabirlerinden Utku Çakırözer ile Türkiye'den ayrılmadan önce yaptığı sohbette ilginç konulara değindi. "Karım ve ben Türkiye'den 'hüzün' hissiyle ayrılıyoruz. Bu sözü Pamuk'un İstanbul'undan ödünç aldık" diyen Stegniy, Pamuk'u "sofistike stili" nedeniyle ünlü Rus yazar Dostoyevski'ye benzetti: "Resim diliyle konuşursak onu ekspresyonist görürüm. Şehri, sözleriyle çiziyor".
Milliyet'teki yazı: Büyükelçi İsrail'e gidiyor * Orhan Pamuk'un 'hüznüyle' ayrılıyor Türkiye'den ayrılan Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Stegniy, "Karım ve ben Türkiye'den 'hüzün' hissiyle ayrılıyoruz. Bu sözü Pamuk'un İstanbul'undan ödünç aldık" dedi Ankara Kulisi 2003 Mart'ından bu yana Türkiye'de görev yapan Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Petr Stegniy çok kısa bir süre sonra Tel Aviv'e gidecek. Diplomasi muhabirimiz Utku Çakırözer, Stegniy ile Ankara'daki son günlerinde görüşme olanağı buldu. Stegniy'in sorulara verdiği yanıtlar, Rus büyükelçi ve eşinin ne denli Türk kültürü sevdalısı olduğunu ortaya koydu. "Türkiye'den hangi hislerle ayrılıyorsunuz?' sorusuna, "Karım Margarita ve ben Türkiye'den 'hüzün' hissiyle ayrılıyoruz. Bu sözü Orhan Pamuk'un İstanbul'undan ödünç aldık. Bizimkisi bir bakıma aşk hikâyesiydi. Kaldıkça insanları sevdik" yanıtını veren Stegniy, hüznünün nedenini şöyle anlattı: "Çünkü o kadar çok arkadaş bırakıyoruz ki arkamızda. Mesela Afyonlu işadamı Yusuf Özer: Lastik ayakkabılarla sıfırdan başlayıp otellere, fabrikalara ulaşmış bu kişi, benim Türk kapitalizminin hikâyesini ve tarihini öğrenmemi sağladı. Paranın değerini bildiği ve hayatı boyunca kazandığı her lirayı hatırladığı için Rus yeni kapitalistleri gibi parasını İngiltere'de futbol takımı almaya harcamayacağını söylemesi düşündürücü. Kütahya'dan Bay Gürel ve kızı; bize Osmanlı kaligrafisinin enigmatik gizlerini öğrettiler. Engin Ataç, Anadolu Üniversitesi Rektörü; Frigya Dağları'nın kapısını açtı." Orhan Pamuk'u çok yakından izlediği ortaya çıkan Stegniy, Ankara'ya atandığında Pamuk'un tüm kitaplarını okumuş. Nobel kazandığında bir mektup gönderip tebrik etmiş. "Sadece Pamuk değil, ülkeniz de kazandı. Bunun farkında olmayabilirsiniz, ama dünyaya Nobelli isim veren bir ülke başka bir kültürel kaliteye ulaşmış ülke demektir" diyen Stegniy, son günlerin edebi tartışmasına katılarak, Pamuk'un "sofistike stili" nedeniyle ünlü Rus yazar Dostoyevski'ye benzediğini söyleyecek kadar iddialı. Stegniy, "Resim diliyle konuşursak onu ekspresyonist görürüm. Şehri, sözleriyle çiziyor" diyor. Tel Aviv'de buluşma Ankara'dan İsrail'e büyükelçi olarak atanan Stegniy'in oradaki en yakın dostu, Dışişleri Bakanlığı Sözcülüğü'nün ardından Türkiye'nin Tel Aviv Büyükelçiliği görevine getirilen Namık Tan olacak. Stegniy, geçen hafta bir yemekte bir araya geldiği Tan'a, espriyle karışık şöyle demiş: "Şimdi sizinle birlikte Mavi Akım'ı Akdeniz'in altından devam ettirerek İsrail'e ulaştıracağız." Ayvazovski'yi özleyecek Tarihçi olan Stegniy, 1980'li yıllarda Rus gemileriyle birkaç günlüğüne Türkiye'ye gelir ve sahafları dolaşarak Rusça ve Fransızca eski kitaplar ararmış. 'Türkiye eski kitap arayanlar için cennet' diyen Stegniy, bu yolla 'birkaç yüz' kitap almış. İstiklal Caddesi'ndeki Deniz Kitabevi ile Aznavur Pasajı'ndaki ikinci el kitap satan dükkânları çok özleyeceğini söylüyor. Stegniy'in Ankara'da vedalaşacağı çok değerli eserlerin başında büyükelçiliğin en nadide parçası olan, balo salonundaki dev Ayvazovski tablosu geliyor. 1892 yılında yapılan ve "Frau Maria Gemisi'nin Enkazı" ismini taşıyan tablonun değeri Stegniy'in ifadesiyle 1 milyon doların üzerinde. Bazı bölümlerinde yıpranma gözlenen tablonun restorasyonu için 25 bin dolar ayrılmış. Rusya ile Türkiye arasındaki ticaretin yüzde 60'ını tek başına yürüten Gazprom şirketi bu işi üstlenmiş. |