spacer
21/08/2008 08:01
TURKRUS.COM :: ana sayfa ::
HAKKIMIZDA REKLAMLARINIZ FORUM SARI SAYFALAR LİNKLER FOTO İLETİŞİM E-MAİL SIK KULLANILANLARA EKLE ARKADAŞINA ÖNER
spacer

Son Eklenenler
spacer
Moskova izlenimleri: Böcek ailesi bisküvitler arasında tur atarken...
ImageTürkRus.Com yazarlarından Aslı DETAY'ın kaleminden bir Moskova anısı: "İki buçuk yıldan daha uzun bir süredir Moskova’da yaşıyorum... İyisiyle-kötüsüyle alıştım bu şehre. "Seviyorum" bile diyebilirim artık bu şehri! Ama bir de şu pisliği olmasa! Diyeceksiniz senin memleketin çok mu temiz, herkes çevreye çok mu saygılı, sokaklar deterjanlarla mı yıkanıyor? Bunların hepsine vereceğim cevap maalesef ki hayır; ama yine de geçen gün yaşadığım bir olayı Türkiye’de, büyük şehirlerde yaşamam mümkün değil sanırım. Yani öyle umuyorum!"

 

Moskova sokaklarındaki irili ufaklı “продукты” mağazalarını (bakkal) bilmeyenimiz yoktur. Bu mağazalarda müşteriye karşı davranışları artık kanıksadık sanırım, alacağın malın ismini bilemeyip camdan göstermeye çalıştığında dövmekten beter eden bir suratla “ondan kalmadı” diyen satıcılar;  kesinlikle parayı almadan malı eline uzatmayan, hatta almaya yeltendiğinde kaplan kesilen kadınlar vs... Bir de unutmadan, küçücük dükkan içinde iki ya da üç farklı kasa olup bir yerden aldığının parasını başka kasaya ödeyememek. Bütün bunlar artık Moskova’daki yaşantımda çok doğal karşıladığım ve gülüp geçtiğim ayrıntılar. Poşetin parasını bile artık kasiyer bana söylemeden ben ona veriyorum!

Farkettim de, genelde bu bakkal vari yerlerde çalışan kişilerin çoğu bayan. Erkek satıcıya rastlamadım diyebilirim.  İşte bu nokta, az sonra anlatacağım hikayeyi daha da kabul edilmez kılıyor benim için, hani bayanlar teoride erkeklerden daha temizdir ya! Geçenlerde bu bakkal vari dükkanlardan birine karnım çok acıktığı için bir şeyler almaya girdim.  İçerisi oldukça kalabalıktı, beş kişi tek bir kasanın önünde sıralanmış bekliyorlardı. O küçücük dükkana nasıl sığdığımızı ben de bilmiyorum ya!  Önümde bu kadar insan olunca ben de çevremi ve insanların neler aldığını incelemeye başladım. Kasada duran kadın müşterilerin isteklerine hayatından bezmiş bir suratla cevap veriyordu. Onun hemen yanı başında başka bir kadın ise; telefonda, eşiyle “özel” konuşuyordu. O kadar insan içinde sesini yükseltmemeye çalışsa da sinirine hakim olamayıp epey bir çıkıştığını anlayabiliyordum. Bu arada sırada bekleyenlerden iki genç çocuk vakitlerini boş geçirmemek için küçük şans makinalarına para atıp havadan para kazanmaya çalışıyorlardı.

Bütün bunlar olup biterken benim gözüm, depoya doğru açılan bir kapının önünde duran başka bir kadına takıldı. O, sakince, orda değilmişçesine, tırnaklarını törpülüyordu.  Gözüm ona takılmışken de onun arkasındaki rafta almak istediğim bisküviyi görünce hemen yanına gidip, bir paket vermesini rica ettim; ama sanırım gerçekten o orda değildi, kafasını şöyle sakince kaldırıp bana “görmüyor musun önemli bir iş yapıyorum” der gibi baktı ve tekrar işine geri döndü! Ben de çaresizce sıramı beklemeye devam ettim.  Şimdi, keşke sıramı beklemeyip başka bir yere gitseymişim de gördüklerimi görmeseymişim diyorum; ama iş işten geçti!

Fazla merak başa beladır derlerdi de inanmazdım! Sıramın gelmesini  beklerken, tırnaklarını törpüleyen bayanın köşesinde durduğu kapının üstündeki afişlere takıldı gözüm. Zamanı oldukça geçmiş promosyon afişleriydi bunlar. Detayını merak edip kenarından şöyle hafifçe kaldırmamla kahverengi “hareketli varlıklar”ın kağıdın arkasından fırladığını gördüm, kaldırdıkça da gelmeye devam ediyorlardı! Hepsi az sonra alıp yiyeceğimiz “gıda maddeleri” ile iç içe yaşıyorlardı ve bundan pek de şikayetçi olan yoktu! Evet, bunlar o reklam afişinin arkasına yuva kurmuş bir böcek ailesiydi! Aile de oldukça kalabalıktı hani, yaklaşık sayılarını zikrederek zaten diken diken olmuş tüylerinizi daha fazla dikeltmeyelim.

Bunun üzerine daha fazla ne yazabilirim inanın bilmiyorum! Bakkaldan çığlık çığlığa kaçışan müşteriler mi, “Hadi şu biramı ver de gidiyim” diyen müşteriler mi istersiniz; yoksa “onlar bizim arkadaşlarımız, sakin olun” diyen bakkal çalışanları mı istersiniz?

İşte Moskova’da bir taraftan herşeye titizleniyormuş gibi yapan, herşeyde standart arayan, Türk sebze-meyvelerine “gıda standartlarına uymuyor” diye sık sık yasak koyan bir anlayış bir tarafta... Gıda ürünleriyle böcek ailesinin akraba evliliği yapmasından rahatsız olmayan anlayış öbür tarafta... Garip değil mi?

Neyse. Bu da böyle bir andi deyip bunu Moskova hatıralarımın içine koyacağım sanırım. Ama yine de sizlerle paylaşmadan edemedim! Siz siz olun fazla meraklı olup bilmediğiniz yerlerde orayı burayı karıştırmayın! Özellikle de “gıda” satılan yerlerde...En azından içiniz rahat yaşarsınız. 

 
spacer

Run Search Request
Döviz
Anket
Sizce son savaş ile birlikte dünya yeni bir "Soğuk Savaş" dönemine mi başladı?
 
Kompas-Pusula

spacer

(C) 2008 Turkrus.com

:: © TurkRus.com :: Sitede yer alan yazıların her türlü yayın hakkı TurkRus.com'a aittir. Yazılı izin olmaksızın, kaynak belirtilerek dahi kullanılamaz.