spacer
14/05/2008 02:47
TURKRUS.COM :: ana sayfa ::

HAKKIMIZDA REKLAMLARINIZ FORUM SARI SAYFALAR LİNKLER FOTO İLETİŞİM E-MAİL SIK KULLANILANLARA EKLE ARKADAŞINA ÖNER
spacer

Son Eklenenler
spacer
Sürat ve sabır
Murat GÜLMEZOĞLU'nun kaleminden: "Sabır" diyordu Abdulrezak, çekmecesinde bulunan teminat mektubunu çıkarıp vermek için. Bir aydır hergün aynı laf. Mektubu nasıl aldığımı anlatmayacağım. Amma sabır deyince aklıma geliverdi. Sabrımı en çok taşıran sabır olarak.

 

"Sürat" diyordu Şarık Ağabey... Daha süratli çalışmamız lazım, süre uzun, bunu kısaltalım... Bahsi geçen iş, mektubun çekmeceden çıkıp masaya konması değildi tabii, altı aylık rekor bir sürede bitirilen Borisow'daki 720 daireli şehrin bitiriliş hızına eriştirmek istiyordu, Borisow'un iki misili büyük olan Slonim şehrinin bitirilişini.

"Yer değiştiren bir insan veya bir cismin vasfı; az zamanda çok hareket eden, kararda çabukluk, hemenlik..." diyor lugat surat için.

1914 yılında Alabama'da doğan Owens kaç saat koşuyordu günde bilemem. Bildiğim 21 yaşında iken beş dünya rekoruna sahip olduğu, 1935 yılında 8.13 m. ile kırdığı uzun atlama rekoru ancak 1960'ta kırılabildi.

1936 Berlin olimpiyatlarında yüz metreyi on saniyede koşarken üstün ırkın savunucusu Hitler'in yüzünü görmek isterdim. İnsan bundan daha hızlı olamaz dendi. oldu; Owens'ın rekoru da kırıldı sonradan.

"Meziyet" diyor lugat sabır için. "... Kararlılıkla, tenkit, hakaret v.s.'lere dayanabilme meziyeti... Yılmadan inatla bir mevzuda uğraşan insanın vasfı."

Tripoli'de dostum Cremona'nın bahçesinde sohbet ediyoruz, mevzu İkinci Dünya Savaşı. Alman olan Bayan Cremona çocuk da olsa bizzat yaşamıştı bu savaşı. "...Babam amiraldi, 1945 yılında. Herşeyimizi yitirmiştik, evde oturmuş düşünüyorduk iki erkek kardeşimle... Babamdan haber almayalı aylar olmuştu. Annem evde kalan son gümüşleri birkaç gram yağ karşılığı birine vermişti. ... Hava kararırken kapıda bir siluet belirdi. ... Apoletleri sökülmüş, üstü başı toz içinde, başı şapkasız, yüzü traşsız, düğmeleri kopuk biri duruyordu kapıda. Ağlamaya başladım, bu babamdı. ... Az konuştu o gece, zaten hep az konuşurdu.

"Birşeyin bittiği yerde yenisi başlar. Bu beklenenden çok farklı da olabilir. Yarın yeni bir Almanya için çalışmaya başlıyoruz..." dedi kısaca.

"Ne iş yaptı amiral" diye sordum, safça.
"Çöpçülük" diye cevap verdi Karin.
Sabırla çöp toplaması ne kadar sürdü bilemiyorum. Tek bildiğim son ziyaretimde gayet konforlu bir hayat yaşadığıydı Kuzey Almanya'da.

Moskova'dan uçağa binip dört saat doğuya doğru uçarsanız Kazakistan'ın baş şehri Alma Ata'ya varırsınız. Buradan bir tren ile onbeş saat ve bir minibüsle beş saat daha giderseniz Turkistan'a ulaşırsınız. Bu şirin kentin ortasında, muhteşem kubbesi ile Türk mavisi çinileri, ihtişamlı Selçuk tipi yapısıyla, Hoca Yaşevi Türbesi durur onbeşinci yuzyıldan beri. Türbenin yanında çok ufak bir türbe daha vardır. Timurleng'in kızkardeşi burada gömülüdür.

1336 yılında Semerkant'ta doğan Timur, 1402 yılında 66 yaşındayken buradan Ankara'ya gitmeye karar vermiş aksak ayağı ile. Turistik bir geziye değil tabii, zamanın Osmanlı Padişahı Yıldırım Beyazıt'la dövüşmeye.

Mesafeyi ölçmeye çalışıyordum. Uçakla Ankara   İstanbul   Moskova   Alma Ata en azından sekiz saat. Timur filleri ile kaç zamanda gitmişti, sürati ne idi. Herhalde on yılda varmadı Ankara' ya... Utandım yorgunluğumdan.

Steplerde güneş batıyor. Kubbe pırıl pırıl, etrafımda dost çehreler türkçe konuşuyorlar, biraz farklı benimkinden. Bense Timur'u düşünüyorum. Sürat mi?.. Sabır mı?.. Yoksa insan arzusunun sonsuzluğu mu?..

Kırklı yıllarda Moda'da şimdiki otomobillerin yerinde arabalar vardı. Bildiğimiz at arabaları biz okula o arabalarla giderdik. Sebzeler at arabalarıyla mahallelere dağıtılır, koca kömür küfeleri arabayla gelirdi Şile'den. Kiraz mevsimi odun alınırdı eve arabayla.

Bir de su arabaları vardı her hafta uğrayan. Bunlar evdeki toprak küplere su taşırlardı. Dikdörtgen arabanın üstüne tenekeler dizilirdi, bir küp iki teneke su alırdı. Bir de üstünde iki dizi cam damacana bulunan uzun su arabaları vardı. Bunlar iki at tarafından çekilirdi. İki damacana bir küpten fazla olduğundan artan su tencerelere konurdu. Küpün üstüne tülbent ve onun üstüne ahşap bir kapak kapatılırdı. Bu kapakları satan satıcıyı aynı anda tahta oyuncak arabalar sattığından çok severdim.

"Ayyistantana (!) arabalar, küpler için kapak var..."

Bu su arabalarını ilkbaharda birkaç aile bir olup kiralardı. Damacanalar indirilir, çalılar üzerine döşekler konup, iki yana otururdu herkes. Dolmalar, börekler yüklü araba, gramafonun çaldığı taş plaktaki şarkılarla ilerlerdi gecede yavaşça. Ut ve saz çalanlar da vardı ekseri arabada. Acıbadem'de Ağustos böcekleri katılırdı şarkılara. Küçük Çamlıca'ya varıldığında sazlar susar, sesler kesilir, şakıyan bülbüller dinlenirdi gecenin yarısında. Yıllar sonra son gittiğim bir baharda birkaç bülbül vardı Çamlıca'da. Bilmem ki acep halen orada mıdırlar?

Taşdelen'e sabah varılırdı. Salıncaklar kurulur, yemekler yenir, nefis Taşdelen suyu kaynağında tadılırdı. On saatte gidilirdi otuz kilometre ve çok da mutlu olunurdu bu seyahatte.

Kok fırınlarında şantiye şefi iken Adana'dan İstanbul'a bir saatte gitmekten çok sıkılırdım, uçak da sanki çok yavaştı söylenir dururdum. Taşdelen sefalarını unutarak.

Rahmetli anam süratten bahsederken hep New York seyahatini anlatırdı. 1920'lerdeki. "Bir ayda gidiverdik Marsilya'dan oralara."  İnsan kuş misali der gibi. Babamsa şanssızdı, dedem ekini topladıktan sonra Sivas'tan İstanbul'a gidermiş bir ayda. Hediyeler alıp, dönermiş eve yılbaşında.

Bunlar Timurlenk gibi beş asır önceki hadiseler degil. İnsanlık büyük bir süratle ilerliyor. Mesafeler kısalıyor. Ömür daha çok hadiseyle doluyor. Sabırla çalışan insanlar daha süratli imkanlar yaratıyor, başkaları için hep daha hızlı... daha hızlı.

Tabiatsa farklı bir davranışta, milyonlarca senedir hiç degişmeyen korkunç bir hızla bakıp gülüyor insanlara sabırla.

     Ocak 1992

 
spacer

Run Search Request
Döviz
Anket
Medvedev'in orta veya uzun vadede Putin'den bağımsız bir devlet başkanı olma ihtimali sizce nedir?
 
Kompas-Pusula

spacer

(C) 2008 Turkrus.com

:: © TurkRus.com :: Sitede yer alan yazıların her türlü yayın hakkı TurkRus.com'a aittir. Yazılı izin olmaksızın, kaynak belirtilerek dahi kullanılamaz.