spacer
10/01/2009 01:14
TURKRUS.COM :: ana sayfa ::

HAKKIMIZDA REKLAMLARINIZ FORUM SARI SAYFALAR LİNKLER FOTO İLETİŞİM E-MAİL Siteyi Kaydet! ARKADAŞINA ÖNER
spacer

Son Eklenenler
spacer
23 yaşında Rusya'ya geldi, 28'inde fabrikatör oldu: Borudan çıkan başarı
ImageRusya'da genç Türk müteşebbislerin başarı öykülerine bir yenisi daha eklendi. Genç bir Türk girişimcinin başarısı, Moskova'da  Rusça ve Türkçe iki dilde yayınlanan Pusula-Kompas dergisine konu oldu: "Rusya'ya 23 yaşında geldi. 28 yaşında fabrikatör oldu. İşi, inşaatlarda kullanılan su borularını üretmek. Kurduğu şirket, 10 yılda Rusya'nın ilk üç büyüğü arasına girdi. Ozan Özerdem, Rusya'ya damgasını vuran "genç Türkler"den biri. Başarıdaki en büyük pay sahiplerinden olan Tatyana ise hem şirketinin genel müdürü, hem de 2 çocuğunun annesi."  İşte dergideki röportajın tamamı:

Ozan Özerdem'i, Moskova'ya biraz da mecburiyet getirdi. 23 yaşındaydı. Taşı sıksa suyunu çıkaracak yaştaydı.  İstanbul'da Cankurtaran Holding'te çalışıyordu. Hayatından memnundu. Kariyer basamaklarını tırmanmaya başlamıştı. Ama ufukta askerlik sorunu belirdi. Ya aktif hayattan uzun bir "mola" alıp asker olacaktı, ya da yurtdışına çalışmaya gidip askerliği erteleyecekti. Şirketi ona Moskova'ı önerdi. Atladı geldi.  Ve bir başarı öyküsünün ilk adımı eylül 1995'te böylece atılmış oldu.

Özerdem, Cankurtaran Holding'in elektrikli ev eşyalarından ayakkabıya kadar değişik ürünlerinin Rusya'daki pazarlamasıyla uğraştı. Rusya'nın en cazip yıllardıydı. Hayatın her alanında büyük boşluklar vardı. Pazar hep "daha fazlasını" istiyordu ve tempoya ayak uyduramayan tutunamıyordu.  Çalıştığı şirketin hedefleri ile Özerdem'in hayalleri bir noktadan sonra kesişmemeye başladı. O da profesyonelliğe nokta koyup, kendi işini kurmaya karar verdi. Bugün Rusya'da kendi sektöründe en büyük üç şirketten biri olan Ego Plast'ın ilk tohumu 1996 sonunda atıldı.

İsmine bakıp bu şirketin Ozan Özerdem'in "ego"su olduğunu sanmayın. Üç ortaktılar. Eduard, Georgi, Ozan. İsimlerinin baş harfleriyle "Ego"yu yarattılar. "G" harfinin sahibi, Türk camiasının çok yakından tanıyıp sevdiği işadamı Georgi Tufar'dan başkası değil. Tufar, SSCB döneminde Ankara Ticaret Ataşeliği'nde görev yapan ve ilk Türk-Sovyet doğalgaz anlaşmasının mimarlarından biri. Bugün de başarılı bir işadamı. Özerdem, "Georgi Tufar'ın benim için yeri ayrı. Başlangıçta o elimizden tututmasaydı bugün bu noktaya gelmiş olmazdık" diyor, onu her zaman minnetle anıyor.

Ego Plast, en genel tanımıyla inşaatlar için sıhhi tesisat malzemeleri satar. Başlangıçta Türkiye, İspanya, Almanya gibi ülkelerden gelen mallar satılır. Pazar hızla büyümektedir. Risk almak ve yatırım yapmak gerekir. Bu noktada ortaklar farklı tercihler yapar, Ego'nun "EG"si ayrılır, "O" tek başına devam etmeye karar verir. O günleri hatırlarken, "Rusya'nın müthiş yıllarıydı. İşimiz yılda yüzde 60-70 büyüyordu. Artık yatırım ve üretim kaçınılmazdı" diyor Ozan Özerdem.

O noktadan sonra herşey çok hızlı ve çok güzel gelişir. Boğaziçi Üniversitesi'nden ekonomi tahsilli 24 yaşındaki Özerdem, boyundan büyük gibi görünen bir işe girişir.  Moskova'ya ilk gelişinde tanıştığı ve işe aldığı, daha sonra eşi ve iki çocuğunun annesi olacak Tatyana ile birlikte kolları sıvar. Henüz 20 yaşında olan kardeşi Okan'ı da Türkiye'den getirir. Bu genç ekibin dinamizmi, hayalleri, geceyi gündüze katan performansları Ego Plast'u uçurmaya başlar. Ve derken Rusya'yı yerle bir eden 1998 krizi patlak verir. O günleri Özerdem şöyle anlatıyor:

"Krizlerin doğasında bir gerçek var. Her kriz birilerini batırır, birilerini daha da yükseğe çıkarır. Şansımız vardı, biz ikinci gruba girdik. Çünkü kriz sırasında henüz çok büyümemiştik. Fazla borcumuz, alacağımız yoktu. Aksine, krizde batan büyük şirketlerin iyi elemanlarını kapıp ekibimizi güçlendirdik. Ve krizin ardında hızla büyüdük."

Hayaller 2000 yılında gerçek olur. Ego Plast, Moskova yakınlarındaki Sergey Posad'ta üretime başlar. Fabrikadan ilk plastik borular çıkar. Artık hem ithal edilen ürünler, hem de kendi ürünleriyle Rusya inşaat pazarına damgasını vurmaya başlayan bir şirket vardır. Şirketin sahibi Ozan Özerdem ile genel müdürü Tatyana, 2001 yılında evlenirler. Bugün 3 yaşında olan Deniz ile 1,5 yaşında olan Selin, bu evliliğin meyveleri olur.

Ego Plast, kanalizasyon sistemlerinde kullanılan "pis su boruları" üreten fabrikanın yanına şimdi yeni bir üretim tesisi ekliyor. Bu yaz, içmesuyu tesisatlarında kullanılan "temiz su boruları"nın üretimine geçilecek. Böylece toplam yatırım 10 milyon doları bulacak. Okan Özerdem, yatırımlarının bu kadar başarılı ve hızlı olmasında Rus yerel yöneticilerinin büyük payı olduğunu söylüyor. "Rusya'da bürokratik sorunların fazla olduğu bir gerçek. Ama biz özellikle fabrika kurduğumuz Sergey Posad'taki yöneticilerden çok büyük destek gördük. Tüm sorunlarımızı çözdüler" diyor. Ego Plast grubu bugün fabrikada 140, Moskova'daki ofiste 200 personeliyle 10. yılına sağlam adımlarla giriyor. St. Peterbrug'ta açılan ofisi, yıl sonuna kadar Rostov ofisi izleyecek. Ego Plast, Baltık kıyısından Japon Denizi'ne kadar Rusya'nın tümünde mal satıyor, kendi markası olan Polytron ile biliniyor. Tüm bu operasyonda, Rusya çapında sadece 10 Türk çalışıyor. Özerdem, "Şirketinizde ağırlık yerel personelde olmazsa başarı zor" diyor.

Özerdem'e göre Rusya'da başarılı olmak için önce çok iyi bir ekip oluşturmak lazım. "Bunu gerçekleştirmemiz çok uzun zaman aldı ama başardık. Elemanlarımızla bir aile gibi olduk. Bazı Rus arkadaşlarımıza dışarıdan çok daha iyi parasal teklifler geldiğini ama reddettiklerini sonradan öğrendiğimde çok şaşırdım. Demek ki onlara güven ve enerji vermişiz. Şirketimize çok alt kademelerden girip müdürlük poziyonuna ulaşan arkadaşlarımız var. İlk günden beri, yani 10 yıldır bizimle çalışan elemanlarımız var, bu Rusya'da henüz çok sık rastlanan bir durum değil" diye anlatıyor. 

Birçok işadamı hala Rusya'yı yatırım açısından riskli bulup sadece ticaret ile yetinirken Özerdem'e yatırım tercihinin sebeplerini soruyoruz. "Ben Rusya'nın geleceğina inanıyorum. Bugün gelinen nokta henüz bir şey değil. Daha da ileriye gidilecek. Çünkü bu ülkenin önce kültürel zenginliği, sonra da doğal kaynak zenginliği var. Siyasi istikrar da ekonomik gelişmenin motoru" diyor. Ancak bazılarının Rusya pazarını hafife aldığından yakınıyor: "Maalesef kimi işadamları bu ülkeyi tanımadan, şartlarını öğrenmeden, kendilerini çok zeki sanarak hemen zengin olmak istiyor ve başarısız oluyor. Çoğunluk uzun soluklu olmuyor, uzun vadeli planlar yapmıyor. Hatta plan, program bile yapmıyor. İşinin üç ay sonra nereye geleceğini bile planlayamadan pazara giriyor. Rusya, bu tür hataların affedileceği bir pazar değil."

Özerdem, Rusya'ya ve pazara ilişkin başka ilginç tespitler de yapıyor. Rusların kendilerini çok hızlı geliştirdiklerini ve planlama yapmayı iyi bildiklerini söylüyor. Piyasanın gittikçe zorlaştığını, rekabetin arttığını, kar marjlarının hızla düştüğünü anlatıyor. Küçük sermayelerle iş yapma döneminin kapandığını vurguluyor. Ama iyi planlama yaparak, finansman gücünü arkasına alarak Rusya pazarına girecekler için daha uzun yıllar "yiyecek ekmek" olduğunu düşünüyor.

 
spacer

Run Search Request
Döviz
Anket
2008 yılı sizin açınızdan nasıl geçti?
 

spacer

© 2009 Turkrus.com

:: © TurkRus.com :: Sitede yer alan yazıların her türlü yayın hakkı TurkRus.com'a aittir. Yazılı izin olmaksızın, kaynak belirtilerek dahi kullanılamaz.