Erman Ilıcak adını Rusya'da yaşayan hemen her Türk bilir. 39 yaşındaki Ilıcak, Rönesans İnşaat'ın St. Peterburg'ta sıfırdan başlayıp zirveye çıkan başarı öyküsünün arkasındaki isim. Türk kamuoyu onu, son olarak Milliyet Gazetesi ve Ernst & Young Türkiye'nin düzenlediği 'Yılın Girişimcisi' yarışmasındaki beş finalistten biri olarak tanıdı. Ilıcak, mezunu olduğu TED Ankara Koleji'nin dergisine hem başarı öyküsünü anlattı, hem de Rusya'ya ilişkin çarpıcı değerlendirmeler yaptı. 1994'te 10 çalışanı ile yola çıkan Rönesans İnşaat'ın 2006'da 5 bin 800 çalışanı ile Türkiye'nin ve Rusya'nın en büyük inşaat şirketlerinden birine nasıl dönüştüğünü anlattı.
Rönesans İnşaat'ın sahibi olan Erman Ilıcak, 'World Entrepreneur Of The Year' (Dünyada Yılın Girişimcisi) yarışmasının Türkiye bölümünde, finale kalan beş girişimciden biri olmuştu. Ödülü Goldaş Yönetim Kurulu Genel Müdürü Sedat Yalınkaya kazanmıştı. Milliyet, finalistleri mercek altına alırken, Erman Ilıcak'ı kamuoyuna şöyle takdim etmişti: "Biriktirdiği paralarla şirketini kurmuş
ODTÜ'den mezun olduktan sonra, Libya'da biriktirdiği paralarla 26 yaşında kendi firması Rönesans'ı kuran Erman Ilıcak, şimdi büyük bir inşaat şirketinin sahibi. Rönesans'ın kuruluş yeri Rusya'nın St. Petersburg kenti. 30 bin dolar sermayeyle işe başladığını belirten Ilıcak, "Enka İnşaat'la Rusya'da çalıştım. O dönem pazarda ciddi boşluklar vardı. Biz de Rusya'da işe başlamayı tercih ettik" diyor. Şirketin geçen yılki cirosu 326 milyon dolar. Bu yılki hedef ise 450 milyon dolar. Rönesans İnşaat'ın, Türkiye'de de özellikle alışveriş merkezi yatırımları var. Ankara'da Optimum Alışveriş Merkezi'nden sonra Türkiye'nin birçok ilinde yeni alışveriş merkezleri yapmayı planlıyorlar. Şirket Rusya ve Türkiye dışında Ukrayna'da da faaliyet gösteriyor. Bugüne kadar tam 12 alışveriş merkezi projesine imza atmış. Güngör Uras da Milliyet'te Erman Ilıcak'ın başarısını kaleme aldı: "26 yaşında kendi şirketini kurdu. 13 yılda Türkiye'nin en büyük 4 müteahhitlik firmasının biri haline geldi. Şimdi 39 yaşında, Rusya'da Moskova dışında en fazla iş yapan Türk müteahhitlik firmasının sahibi. Erman Ilıcak / Rönesans İnşaat Grubu Erman Ilıcak Rönesans Grubu'nu anlatıyor: TED Ankara Koleji'nde okurken basketbol oynadım. Basketbol oynayan kısa sürede zirvede olmanın ve de düşüşün çelişkisini insana tattırır. Basketbol hayatım, iş hayatımı büyük ölçüde etkiledi. Kendi şirketim büyümeye başlayınca, inşaat mühendisi olarak aldığım eğitimin yetmediğini gördüm. İş idaresi konusunda University of Minnesota ve University of Wien'in ortaklaşa yürüttüğü programa devam ederek yüksek lisans diploması aldım. Şimdilerde Fransa'da International School of Management'in doktora programlarına devam ediyorum. 110 kontrat imzaladı Enka'nın Beyaz Rusya'nın Minsk bölgesindeki inşaatlarınde çalışırken Minsk'e yakın olan Rusya'nın St. Petersburg şehrine gidip geliyordum. St. Petersburg Rusya'nın en zengin, en görkemli şehirlerinden biridir. 1990'lı yılların başında ekonomik bakımdan enüz bir hareket başlamadığından, o görkemli binalar dökülüyordu. Bu şehirde büyük bir onarım ve inşaat potansiyeli olduğunu gördüm. Enka'nın Minsk'deki işi sona erdi. 1993 yılında St. Petersburg'a gittim. Kendi inşaat şirketimi kurdum. Şirkete bir isim koymam gerekiyordu. St. Petersburg'un hızla gelişeceğine olan inancım ile şirketime Yeni Hayat / Rönesans adını verdim. Rönesans 5 kişi ile bina onarım ve tadilat işine başladı. St. Peterburg'da o günlerde fazla rakip yoktu. Biz iyi iş yaptık. Zamanında yaptık. Güven yarattık. Kısa sürede piyasaya ele geçirdik. Bir yıl sonra şehirdeki tüm onarım ve tadilat işlerinin yüzde 65'ini Rönesans yapar hale geldi. Üç yıl sonra, 1996 yılında onarım ve tadilat işlerini almaya son verdik. Büyümüş ve tanınmıştık. Rusya'da Moskova dışındaki bölgelerde anahtar teslimi fabrika, depo gibi binalarda büyük potansiyel olduğunu gördüm. Proje değeri 10 milyon dolar olan işler almaya başladım. Rusya'nın en büyük bira üreticisi Baltic Beverage yaptığımız işlerden memnn oldu. Rönesans ile 110 ayrı kontrat imzaladı. Rusya'da anahtar teslimi 16 bira fabrikası inşa ettik. 16 alışveriş merkezi yaptı Rusya'da alışveriş merkezleri inşaatı ve yönetimi konusundaki imkânları değerlendirmek için Rönesans Grubu olarak yabancı ortaklıklar kurarak bu işe soyunduk. Şu günlerde 16'ıncı alışveriş merkezimizi inşa ediyoruz. Rusya ve Türkiye'de krizlerle dolu 13 yıl boyunca ardı ardına her yıl ortalama yüzde 65'lik ciro artışı ile 300 milyon dolarlık ciroya ulaşmayı başarı ölçümüz olarak görüyoruz. Şimdilerde Enka, Gamaive Tekfen'in ardından Türkiye'nin 4'üncü büyük inşaat şirketiyiz. Rusya'da yabancı sermayeli ilk 5 büyük inşaat şirketi içindeyiz. Alışveriş merkezi inşaatında 14 farklı proje ile Rusya'da sektör birincisiyiz. 39 yaşa 1 milyar dolar ciro 39'uncu yaş günümü, kendi kurduğum şirketin gerçekleştirdiği 2 milyon metrekare inşaat ve 1 milyar dolarlık toplam ciroyla kutladık. Bu benim için büyük mutluluk. Rusya'da arsanın bulunmasından, projenin oluşturulmasına, inşaatın yapılmasında, biten binaların işletilmesine kadarki tüm safhaları kapsayacak tüm faaliyetleri üstlenecek bir Gayrimenkul Geliştirme Şirketi kurduk. Volga adı ile kurduğumuz bir başka şirket, Rusya'daki inşaatların malzemesini Türkiye'den satın alıyor. Rusya'nın bize iş verenlerin yüzde 60'ı, Rusya'da iş yapan yabancı sermayeli gruplar, yüzde 40'ı Rus yatırımcılar. Türkiye'den Rusya'ya çalışmaya giden kayıtlı işçilerin yüzde 15'i Rönesans Grubu'nun inşaatlarında çalışıyor. Rönesans grubunda çalışanların yaş ortalaması 35, Her çalışanın Rusça öğrenmesi zorunlu. Rusya'da yönetici kadrolarında Rus profesyoneller de çalışıyor. Rusya'da, Moskova dışında bize iş verenler işi "Rönesans Grubuna verdik" demiyor da "Türk'e verdik" diyor. Bu büyük bir gurur nedeni. Ekibi 6 bin kişi 1967 yılında Ankara'da doğdu. TED Ankara Koleji ve ODTÜ İnşaat Bölümü'nde okudu. Üniversiteye devam ederken, 2 yıl yaz aylarında Enka İnşaat Grubu'nda çalıştı.Üniversiteyi bitirince inşaat mühendisi olarak Enka'nın Libya ve Beyaz Rusya'daki projelerinde görev aldı. 1993 yılında 30 bin dolar sermayeyle kendi şirketini kurdu.Rusya'nın St. Petersburg şehrinde 5 kişilik bir kadroyla mevcut binaların onarımı ve tadilatıyla işe başladı.Piyasada tanınınca büyük projelere yöneldi.1993'lerde ortalama 35 bin dolarlık inşaat projelerini üstlenirken, şimdilerde 35 milyon dolarlık projeleri gerçekleştiriyor.5 kişiyle başladığı inşaat işinde şimdilerde 6 bin kişi çalışıyor.Yıllık cirosu 300 milyon dolar.Hedefi yıllık 1 milyar dolarlık ciroya ulaşmak ve Enka'dan sonra Türkiye'nin ikinci büyük inşaat firması olmak.Evli. Bir çocuğu var. TED Ankara Koleji'nin dergisinde Erman Ilıcak ile yapılan röportaj ise şöyle: Erman Ilıcak iş hayatına başladığı Rusya'da kurduğu Rönesans İnşaat Şirketi ile büyük projelere imza atmış genç ve başarılı bir mühendis. Rusya'da bugüne kadar 60 fabrika, 16 alışveriş merkezi ve lüks birçok konut projesini tamamlayan Rönesans İnşaat, Ankara'nın ilk outlet merkezi olan Optimum Outlet Center inşaatı ile başarılarına yenilerini eklemeye devam ediyor. Erman Ilıcak kimdir? İş hayatına nasıl atıldı? Ben 1967 doğumluyum. 1985'te Kolej'den, 1990 yılında da Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Evliyim. 1 oğlum var. Üniversite yıllarından itibaren başladığım Enka İnşaat'ın Libya ve Rusya şantiyelerinde görev aldıktan sonra 1993 yılının sonlarında ayrılarak St-Petersburg, Rusya'da Rönesans İnşaat şirketini kurdum ve halen aynı şirketin yönetim kurulu başkanlığını yürütüyorum. Şirketinizin bugünlere geliş hikayesini sizden dinleyebilir miyiz? Rönesans İnşaat 1993 yılının son günlerinde çok az bir sermaye ile kuruldu. O halimizle alabildiğimiz işler sadece tadilat ve onarım işleriydi. Evinde ya da yazlığında bu tür işler yaptırmış mezunlarımız çok iyi bilirler; bir dairenin tadilatını gönlünüzce yaptırmak bazen bir apartman yaptırmaktan zor olabilir, özellikle o günlerin Rusya'sında bu tür işler yaptırmak oldukça zordu. İşte o günlerde "bu işleri yapmak için mi Kolej'de, ODTÜ'de okudum, Enka'da çalıştım" demeden, büyük bir hevesle aldığım her işi en iyi şekilde yapmaya çalıştım. İyi yaptığımız her iş ve memnun kalan her işveren bize aracı oldu ve 1994'te 10 çalışanı ile başlayan Rönesans İnşaat 2000 yılına geldiğimizde 1500 çalışanı, 2006'ya geldiğimizde bu günlerde ise 5800 çalışanı ile Türkiye'nin ve Rusya'nın en büyük inşaat şirketlerinden birine dönüştü. Genelde ne tür binalar inşa ediyorsunuz? Uzmanlık alanlarınız nelerdir? Biz fabrikalar, alışveriş merkezleri ve lüks nitelikli konutların inşaatlarında uzmanlaştık. Bugüne kadar 60 fabrika, 16 alışveriş merkezi ve çok lüks birçok konut projesini tamamladık. Bu üç konuda dünyadaki tüm büyük fuarları ve konferansları takip ediyoruz. Yurtdışında bugüne kadar kaç proje bitirdiniz ve bu projelerin parasal değerleri nedir? Bugüne kadar parasal değeri yaklaşık 1 milyar dolar olan 300 proje tamamladık, ayrıca devam etmekte olan 14 büyük projemiz var. Büyüklük olarak Türkiye ve Rusya'da ilk beş inşaat firması arasında olduğumuzu tahmin ediyoruz. Maalesef şu an en büyük biziz diyemiyorum ama kesinlikle iddia edebilirim ki 35 yaş ortalaması ve 42 TED mezunu çalışanı ile en genç ve en Kolejli takım biziz. Türkiye ve Rusya Federasyonu arasındaki ilişkiler hakkında ne düşünüyorsunuz?
Ruslar ile bizim komşuluğun getirdiği ortak bir geçmişimiz ve tarihimiz var. Ama maalesef bu tarih çoğunlukla soğuk ve sıcak savaşlar ve işgallerle geçmiş. Yine de Cumhuriyetimizin ilk yıllarında maddi manevi yardımlar bile bize hep Rusya'dan gelmiştir. Ve yıllar süren gerginliklere rağmen halklar arasında bir düşmanlık hiçbir zaman olmamış ve daha çok bir merak ve karşılıklı saygı doğmuş. 80'li yıllarda inşaat firmamızın başlattığı iş ilişkileri daha sonra ticaret ve turizm ile çok ilerledi. Bugün Türkiye, Rusya'nın en büyük ticari ortaklarından biri ve Rus halkı için en popüler tatil bölgesi.
Dilerim iki ülke arasındaki ilişkiler hep böyle iyi olur ve daha da gelişir. Bu arada Rusya'ya iş ya da turizm amaçlı gitmek isteyen mezunlarımız bana yazabilirlerse onlara yardımcı olmaktan memnuniyet duyarım. Rusya'da Türkler ile Rusları bir araya getirip bir şirket kurmak zor olmadı mı? Neden şirketinizi Rusya'da kurdunuz? Genç yaşta başka bir ülkeye çalışmak üzere gittiğinizde özellikle biraz meraklıysanız dillerini, anlayışlarını öğrenebiliyorsunuz. Sonrada onlarla bir araya gelmekte ve bir sentez oluşturmakta zorluk yaşamıyorsunuz. Bence Rusya'nın en büyük kaynağı petrolü ya da doğal gazı ile değil; sürekli araştıran, okuyan, gençlere değer veren ve şans tanıyan insanları. Bu anlamda bende orta halli bir ailenin sıradan bir çocuğu olarak 90'lı yılların Türkiye'sinde belki hiçbir zaman bulamayacağım iş imkanlarının orada olduğunu gördüm ve orada başladım. Bütün Dünya devletlerine açık olan Rusya pazarında Hindistan'dan Amerika'ya kadar birçok değişik ülkeden gelen birbirinden zeki ve tecrübeli insanlar ile birlikte çalışma imkanı buldum. Ekonomik krizlerin acımasızlığını, yüksek riski, yüksek getiriyi ve iş hayatındaki ölümcül hataları gördüm. Rusya benim için para kazandığım bir ülke değil, işadamı olarak doğduğum, büyüdüğüm bir okul gibi oldu. O yüzden şimdi "iyiki iş hayatıma Rusya'da başlamışım" diyorum. Firmanızın Rusya ve Ukrayna'da çalıştığı, Türk uzmanların yanında çok sayıda Rus ve Ukraynalı profesyonellerin de çalışmakta olduğunu belirttiniz. Uluslararası içerikli ekibin yüksek kaliteli, disiplinli ve uyumlu çalışmasını nasıl sağlıyorsunuz? Hizmet sektöründe, şirket çalışanları arasındaki uyum, başarı için ön şarttır.Uyum bir şirket içerisinde sürekli olarak üst yönetimden alt kadrolara verilen doğru mesajlar ile sağlanabilir. Bulunduğunuz ülkeyi, insanlarını, mesleğinizi ve meslektaşlarınızı sevdiğiniz ve bilgilerine saygı gösterdiğinizde kurulan sağlam ilişkiler Türk, Rusya'da Ukraynalı kimliklerinin ötesinde güvene dayalı bir ilişkiye ve bir senteze olanak sağlıyor. İşte bu sentez bence yabancı bir ülkede başarılı olmanın belki de en önemli şartı. Biz Rönesans'ın her kademesinde bu güveni ve bu sentezi sağlamayı başardık ve çalışanlarımıza dinlerine, dillerine, uyruklarına bakmadan firmaya olan katkıları ile değerlendirmeyi ve saygı göstermeyi öğrendik. İşinizin ana prensipleri nedir? Ana prensiplerimiz dürüst ve tedbirli olmaktır. Çünkü uzun vadede başarılı olmanın temel şartı, işverenlerimizin, çalışanlarımızın, tedarikçilerimizin memnuniyetini ve güvenini kazanmak ve korumaktır. Memnuniyet ve güveni kazanmak ve korumak için sadece dürüst olmak ya da sadece tedbirli olmak değil her iki temel şartı da aynı anda yerine getirmek gerekmektedir. Rusya'da iş yapmanın çok riskli ve tehlikeli olduğunu duymuştum, gerçekten öyle mi? 90'lı yılların Rusya'sı ekonomik riskler ve güvenlik açısından bugün yaşayan kimsenin hatırlamak dahi istemediği bir korku filmi gibiydi. Ama yinede çok heyecanlı, öğretici ve finansal açıdan da çok karlı günlerdi. Bugün St-Petersburg doğumlu bir hukukçu olan Başkan Putin'in ülkesinde oluşturduğu politik istikrar ekonomik iyileşmeyi ve güvenliği de beraberinde getirdi. Dolayısıyla artık Rusya Federasyonu'nu anlatırken riskli ya da tehlikeli bir ülke değil de istikrarlı ve güvenli bir ülke olarak gözetmek sanırım çok daha doğru olacak. Yatırımlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz? Borsaya yatırım yapıyor musunuz? Sürekli inen, çıkan borsa ya da döviz bazlı yatırım araçlarına hiçbir zaman güven duymadım. Bu tür menkul kıymetlere yaptığım yatırımlarda herkes kazandığında ben de kazandım ama belki de içerdiği belirsizlikten ötürü hiçbir zaman kendimi güvencede hissetmedim. Benim için tipik bir emlak yatırımcısı denebilir. Son 10 yıldır sürekli olarak arsaya, konuta, kiralanabilir ticari emlağa yatırım yapıyorum. Hiçbir emlak yatırımımdan zarar etmedim diyebilirim. Emlak yatırımımdaki tek sorun ihtiyacınız olduğunda hemen nakite çevrilememesidir. Eğer beklenmeyen durumlar için biraz nakit ayırdıktan sonra yatırıma dönüştürebileceğiniz bir birikiminiz varsa bunun büyük bir kısmını emlakta değerlendirmenizi içtenlikle tavsiye ederim. Tüm dünyada emlak son on yılda en çok kazandıran yatırım aracı oldu. Birçok ülke başkentinde konut fiyatları son on yılda en az üç kat arttı. Ben, tabii ki kesin olmamakla beraber ülkemizde de önümüzdeki on yılı gayrimenkul yatırımcılarının çok kazanacağı yıllar olarak görüyorum. İyi bir emlak yatırımcısı olmak için çok iyi finans veya istatistik bilgisi de gerekmez. Biraz merak ve araştırma ile doğru fiyat bilgilerine her zaman kolayca ulaşabilir, çok karlı yatırımlar yapabilirsiniz. Optimum'a kardeş geleceğini duyduk doğru mu? Evet, Optimum Ankara halkından aldığı cesaretle 2. yılını 2.5 kat büyüyerek kutlamaya hazırlanıyor. Şu anda inşaatı büyük bir hızla devam ediyor. 29 Ekim 2006'da 2. yılımızı yeni binamızın açılışı ile beraber kutlamayı planlıyoruz. Yeni bölümümüz ile birlikte Marks& Spencer, LCW, Mango, Beymen gibi büyük markaların outlet ürünlerinin yer alacağı 150 büyük mağazamız, 20 restoranımız, 10 sinema salonumuz ve çocuklarımız için buz pateni pistleri ve büyük oyun alanlarının olduğu keyifli zaman geçirebileceğiniz güzel bir bina olacak. İnşallah beğeneceksiniz. Biraz özel hayatınızdan, işiniz dışındaki yaşantınızdan ve hobilerinizden bahseder misiniz? Konuşmamızın başında da bahsettiğim gibi evliyim ve 3 yaşında bir oğlum var. Eşim Jale (Hamzakadı) Ilıcak'ta bir Kolejli; inşallah oğlumuz Kerem'i de kazanabilirse Kolejli yapacağız. Birçoğumuz gibi bende işten kalan tüm vaktimi ailemle beraber geçirmek için çalışıyorum. Tek hobim kitap okumak diyebilirim. En son okuduğum kitaplar ise Aslan Kral ve Kayıp Balık Nemo gibi çocuk kitapları. Gece hayatım neredeyse yok diyebilirim, çünkü çoğu zaman saydığım kitaplardan birini olurken Kerem'den önce uyuyakalmış oluyorum. Kolejli olmanın yaşamınıza katkıları nelerdir? Kolej yıllarım lise son hariç hep basketbol topunun peşinde koşmakla geçti diyebilirim. O yıllarda okul takımında ve Kolejliler'de 81-84 yıllarında oynadım; takım olarak büyük başarılarımız ve hayal kırıklıklarımız oldu, ama hepimiz hayatta hiçbirşeyi tek başına başaramayacağımızı öğrendik. Takım oyununa ve takım arkadaşlarına güvenmeyi, inanmayı ve hayatta da basketbolda olduğu gibi son saniyeye kadar mücadele etmek gerektiğini daha o yıllarda arkadaşlarımdan ve çok sevdiğin hocalarım Sayın Arif Yerkan, Sayın Ali Kavaklıoğlu ve Sayın Selahattin Şişman'dan öğrendim. Bugün benim için sahip olduğum en büyük ayrıcalık TED'li olmaktır. |