|
NESLİHAN AKTAY "Delavaya Kalbasa - Gospaja" köşesinde yazıyor: ‘Burda' çocuklar kardan adamlara bile ateş ediyor. Bir çocuk kardan adama nasıl silâh doğrultur? Üstelik gerçek bir silâh. Aklınız alıyor mu? Kardan adamı hedef yapabilen bir çocuğu anlamak istiyorum sadece.
Son model arabaların at yerine konduğu, hayat arkadaşına ‘avrat' gözüyle bakılan, vandalizmin tamamlayıcısı silâhın, erkekliğin şanından olduğu vurgulanan bir düzende yetişiyor ve kardan adamlara ateş ediyorlar. Az olgunlaşınca kendilerini ‘Dünya'da bulunmaz bir nimetten sayıp, erkek sözünün önüne de bir milletin adını ekleme hakkı bularak seyrü sefere çıkıyor, bu sefer süresince ve sonrasında çoklarını karalıyorlar. Hemcinslerini küçümsemeyi de unutmadan. Kadının değersizliği öğretilmiş bir adam çiçek vermeyi bilenleri küçümsüyor.
Cinsiyetinden dolayı egosu şişirilmiş bir adam, yaşamın her alanında eşit duranları beğenmiyor.
Erkekliğin gereğini(!) öğrenerek ilk fırsatta eşini aldatanlar dürüst olurken, hayatı ‘gerçekten' paylaşan insanların ahlâk anlayışını sorguluyor.
Arada! Osmanlı tokadı ile uyarılıp, ‘düşünmek' fiilinden yoksun büyütülmüş bir adam, ayakları yere basabildiği için özgürce hareket edenlere, dilediği gibi yaşayanlara demediğini bırakmıyor,
Ve böylesi vandalları yetiştiren anneler ise, ‘Karda dondurma yemeyi' öğrenen oğluma ‘Burda'da dondurma aldığım için beni kınıyorlar! |