ERDAL YAMAN - İŞ OLSUN: Genelde şöyle bir inanış var. Biz Türklerin iş hayatında birbirine destek olmaktan çok köstek olduğu söylenir. Hatta bunca yıl Rusya'da yaşayıp birçok olaya şahit olduktan sonra ben de zaman zaman bu konuda umutsuzluğa kapılıyorum. Mesela inşaat sektöründe bunun çok örneği görüldü. Aynı ihaleye teklif veren bazı şirketlerin işi almak için zarar edecek fiyatlara indiklerini, iş yapmaktan çok rakip gördüğü diğer Türk şirketini batırmak istediğine şahit olduk yani.
İğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batırmayı öğrenmemiz lazım. Hele Rusya gibi bize büyük vaatler sunan bir ülkede bu konuda daha titiz olmalıyız. Bence özeleştiriden de kaçınmamalıyız. Ben Rusya'da iş yapan birçok Türk'ün kendi aralarında konuşurken "Türk müşterilerimden çok çektim ama Ruslardan çekmedim" dediklerini çok duydum. O halde sadece birbirimize başarı hikayelerimizi anlatarak yol alamayız. Yanlışları, hataları da söylemek lazım. Gerçi sitemizin yönetimi bize de sık sık "Dostluk propagandasına ihtiyacımız var. Kötü yanları değil iyi yanları görüp ön plana çıkarmak lazım" diyor ama bence bu da çok sağlıklı bir yol değil. Aksine yanlışları da hataları da yüksek sesle konuşmalıyız ki bir daha tekrarlanmasın. Mesela bugüne kadar TOBTİM merkeziyle ilgili yapılan eleştirileri bu açıdan doğru anlamak lazım. Ortada bariz yanlışlar varken susmak herkese zarar verir. Ben de izninizle bundan sonra bu köşede zaman zaman Rusya'daki Türk şirketlerini gözleyip somut izlenimlerimi sizinle paylaşmak istiyorum.Umarım kimse alınıp kırılmaz. Çünkü bazen bu sitede yazdığımız yazılardan dolayı kırıcı eleştiriler alıyoruz. Oysa sanırım herkes hepimizin iyiliğini istiyor. Yapıcı eleştiriler olduktan sonra fazla alınganlık göstermemek gerekir diyorum. Bu uzun sunuştan sonra ilk değinmek istediğim şirket Divan Pastanesi. Ben açılış haberini bu sitede okudum. İlk fırsatta da Sivastopolski Ramstore'a, hususi olarak Divan'ı görmeye gittim. Bilmiyorum bu konuya benden önce değinen oldu mu, ama ben çok eksikler gördüm. Divan Türkiye'de bir markadır. Belli bir kaliteyi temsil eder. Rusya'da da amacın bu olduğundan kuşkum yok. Ama bunun yolu yöntemi var. Divan'ı Divan yapan değerli yöneticiler de bunun farkındadır sanırım. Şimdilik ilk mağazada bunun izleri yok malesef. Koridor kenarında, ismi cismi belli olmayan bir kafe var. Bu işte "marka yaratmak" çok önemlidir. Oysa Divan'da ne masadaki peçetede, ne tuzluk biberlik ya da kül tablasında ben Divan markası, logosu görmedim. Duvarlar da minimalist olma uğruna bomboş. Oysa Rusya'da Divan'ı kimse bilmez. Duvarlarda da şık yazılar, panolar olmalıydı ve Divan göze batmalıydı diye düşündüm. Ben bir öğlen vakti business lunch yedim. Garson çocuk çok deneyimsizdi. Ben parasını ayrıca verip başka bir tatlı yemek isterken bana fiks menüdeki tatlıyı zorla dayatmak istedi. Kahve istemedim. Menüye dahil olduğunu ve içmesem bile muhakkak getirmek zorunda olduğunu söyledi. Şaşırdım. Umarım Divan hepimizin gururu olur. Ramstore'de başlar ama Tveskayalara, Puşkin Meydanına da gider. Ama bu tür hatalara dikkat etmeliler. Eleştirileri de olgunlukla karşılamalılar. Hepinize iyi yıllar dilerim. |