|
Öncellikle tüm Turkrus.com sevenlerin geçmiş Ramazan Bayramı'nı kutlamak istiyorum. Güzel bir tesadüf eseri 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda Türkiye'deydim. Kısa süreliğine de olsa böyle bir günde ülkemde olmak beni mutlu etti. Rus'ların Türkiye'ye olan ilgilerini hepimiz biliyoruz... Bizim elemanlar da aynı yolun yolcusu olduğundan, zorlu Moskova kışı öncesi "sıcak" bir motivasyon arayışı içinde güney sahillerimize iki günlük bir gezi düzenledik.
28 Ekim sabahı, Moskova Domededova Havaalanı'nda yaklaşık 65 kişi tekmil vermeye hazırdık. 40 dakikaya varan check-in işlemimizin ardından herkes soluğu duty free'de aldı. Uçağın havalanmasıyla birlikte satın alınan viskiler tek tek torbalarından çıkartılarak kadeh niyetine kullanılan şişe kapakları tokuşturulmaya başlandı. Ben de bu arada dört gözle hostesin çay servisini bekliyordum!
Uçuş esnasında benim dışımda herkesin doğal karşıladığı bir nokta ise; yolculardan bazılarının rahatlıkla cep telefonlarını açıp mesaj atmaları ve telefonlarından mp3 dinlemeleriydi; ki bunlar olurken hosteslerimiz de bu yolcularla selamlaşıyorlardı. Şunu daha da iyi anlamış oldum ki, Rus uçakları bu tür ıvır zıvır aletlerden etkilenmeyecek kadar üstün donanımlı! Çevremde bunlar olup biterken ben güzel bir uykuya dalmışım, gözlerimi açtığımda ise; tüm arkadaşlarım aşağıdaki manzaranın fotoğraflarını çekebilmek için birbirleriyle yarışıyorlardı. Kendi topraklarımın üzerinden geçiyorum diye söylemiyorum, gerçekten akıllara durgunluk veren güzellikte bir manzara vardı aşağıda. Göller Bölgesi'nden geçiyorduk; Toroslar ise tüm heybetiyle bize selam çakıyordu. Tabi tek Türk olarak bütün bu coğrafik oluşumları, isimlerini, nasıl oluştuklarını arkadaşlarıma anlatmak bana düştü. Coğrafya derslerimi iyi ki can kulağıyla dinlemişim! Ruslar'ın bu huyunu seviyorum, bir şeyi laf olsun diye değil, gerçekten öğrenmek için soruyorlar, araştırıyorlar; hatta not alıyorlar. Arkadaşlarımın çoğu, anlattıklarımı tek tek not ederek sonrasında merak ettikleri konuları tekrardan bana sordular ve gezi boyunca öğrettiğim yerlerin isimlerini tekrarladılar. Hatta bu iki günlük gezi esnasında Türkçe kelime dağarcıkları öyle gelişmişti ki otel görevlileriyle türkçe selamlaşır oldular. Bazı arkadaşlarımız hayatlarında ilk defa Türkiye'ye geliyorlardı; hatta bazıları ilk defa yurtdışına çıkıyorlardı. İçlerindeki heyecanı ve yüzlerindeki şaşkınlığı burda kelimelere dökmek oldukça zor. Otelin içindeki konfora, yemeklere, her saat başı farklı köşelerde sunulan farklı yemeklere, doğanın ve denizin güzelliğine inanmakta zorlananlar oldu. Hele hele tüm yemeklerin, özellikle de içkilerin bedava oluşuna şaşkınlıkları görmeye değerdi! İşte "herşey dahil" dünyasının şanslı çocukları diye düşündüm kendi kendime... Ben ise bambaşka bir şaşkınlık içindeydim. Koskocaman, güzelim tesis içinde tek Türk bendim! Garsonlar, görevliler benimle rusça konuşmaya başlayıp benim türkçe konuştuğumu duyunca, "Türkçeyi nerede öğrendiniz, nasıl öğrendiniz, çok güzel konuşuyorsunuz" demekten kendilerini alamadılar. Çünkü sezonda bile otelde tek tük Türk misafir olmasına alışık oldukları sezonun bitiminde buna inanmaları daha zor oldu. Açıkçasını söylemek gerekirse, içim biraz buruldu. Akdeniz sahillerimizin bu güzel günlerinin ve otellerinin tadını Alman ve Rus turistler çıkartıyordu. Umarım bayram tatilinde kısa süreli de olsa yerli turist sayısında bir artış olmuştur. Ben semt pazarlarında, hediyelik eşya mağazalarında arkadaşlarıma rehberlik yapacağım diye sevinirken kendimi Türkiye'de değil Rusya'da hissettim. Hemen her mağazada neredeyse benimle bile rusça konuşmaya çalışan görevliler, ağız tadıyla bir ev sahipliği bile yaptırmadılar. Hiçbir arkadaşıma hiçbir şey anlatmama, açıklamama gerek bile kalmadı. Hepsi zaten anadillerinde anlaşacakları insanları bulmuş, nargilelerini içmeye ve çaylarını yudumlamaya başlamışlardı. Ben fazlaydım orada! Bu da "fazla gelişkin" ve "müşteri odaklı" turizmin bir cilvesi olsa gerek... Abramoviç'in önderliğinde güney sahillerinden emlak alımları da bu hızla giderse biz yakında kendimizi Belek'te, Alanya'da "Nashe Produktıy" mağazasından tvorog satın alırken bulursak hiç şaşırmayalım. |