Suat Taşpınar bu hafta Radikal'deki "Gece Gündüz Moskova" köşesinde "özel" meselesinin "genel" sonuçlarını yazdı: "Neydi arabanız?" dedi genç polis. "Passat" dedim. Sırıttı. "O zaman umut yok" dedi. "Yani bulunamaz mı bu araba?" diye üsteledim. Saatine baktı, aynı şeyleri yüzüncü kez tekrarlıyormuşcasına mekanik bir tonla anlattı: "Bir saat önce çalındığına göre şu an bir garajda sökülüyordur. Yarın araba pazarına giderseniz ancak parçalarını satın alabilirsiniz."
'Amma tesadüf' mü dersiniz, 'Abdala malum olur' mu, bilmem. Ama daha birkaç gün önce bir Rus gazetesinde gördüğüm haberi kesip kenara ayırmıştım. Haber o gün bana çok komik gelmişti. Moskova'da 'araba çalma sanatının incelikleri' anlatılıyordu. Mercedes, BMW veya Audi gibi resmi makam arabalarının gündüz gözüyle nasıl çalındığını anlatan bölüm vardı ki, gülmekten kırılmıştım.
Mesela bu arabalardan birinin makam şoförü, patronu bıraktıktan sonra diyelim ki bir mağazaya veya markete uğruyor. En az üç-dört kişiden oluşan 'hırsızlık timi' harekete geçiyor. 'Takip memuru' adamı adım adım izliyor ve cep telefonundan 'operasyon ekibini' anbe an haberdar ediyor. Diğerleri işin uzmanı. 15, bilemediniz 20 saniyede kapısını açıp içine giremedikleri arabayı zaten çalmıyorlar. Şoför içeride lay lay lom dolaşırken araba alenen çalınıyor. En komiği bundan sonrası: Yola çıkan hırsızlar, doğrudan güvenlik şeridine giriyor, sireni de çalıştırıyor ve "Önemli bir devlet görevlisi geçiyor" diye selam duran trafik polislerinin arasında müthiş bir hızla geçip gidiyor! Benim için 'erken uyarı sistemi' olması gerekirken, 'eğlence' olan o haber kupüründen bir başka not: Hırsızlık şebekesi, çalmayı kafaya koyduğu pahalı araba için bir başka yöntem uyguluyor. Zaten şu an Rusya'da kaçak program CD'lerinin satıldığı pazarlarda Merkez Bankası'nın yurtdışı para transferi listelerinden cep telefonu şirketlerinin 'database'lerine kadar, bir şekilde aşırılmış bilgiler Play Station CD'leri gibi satılıyor! 5-10 dolara tüm gizli bilgiler elinizde. İşte Moskova trafik polisinde kayıtlı arabaların ve sahiplerinin bilgileri de pazarda. Şebeke bu CD'yi alıyor. Pahalı otomobilin üretcisi fabrikaya, üstelik e-mail atarak "Arabamın anahtarını kaybettim, lütfen gerekli kodları vs. her neyse bildirin ya da yeni anahtar yollayın" diyor. Nasıl olur bilmem ama, bazen anahtar geliyor ve o zaman zahmetsiz çalınıyor arabalar... Bunlar tabii genelde Rus zenginlerinin çok pahalı arabaları için geçerli yöntemler. Biz garibanlar için kullanılan yöntemler daha basit. Sizi takip edip markette cebinizden anahtar aşırdıkları sık oluyormuş. Ya da ara sokaklarda bir kasisi geçerken yavaşladığınızda poşet patlatıyorlarmış, siz o panikle "Lastik mi patladı?" diye dışarı çıktığınız an birkaç kişi üstünüze çullanıp arabayı çalıyormuş vs vs... Bir de bazı arabalar kesin hedefte. Passat, Audi A6 ve bazı Rus arabaları Moskova'da en gözde araçlar. Bunlar genelde parçalara ayrılıyor ve öyle satılıyormuş. Çünkü zaten ülkede çok satılan araba olduklarından, parçaları havada kapışılıyormuş. Bu yılın ilk beş aylık döneminde sadece Moskova'da 4 bin 368 araba çalınmış. Bu, günde 30 araba demek. Ve en çok çalınan, bizimkisi gibi Passat'lar imiş: 396 adet. Uzun lafın kısası, gül gibi arabam gitti. Polisle sigorta arasında koşuşturuken teselli ettiler. "Sizinkisi bir şey değil, geçen hafta Moskova'da 200 bin dolarlık Rolls-Royce çalındı" dediler, "Önceki hafta da Tverskaya Caddesi'nde Prosche Cayenne gitti". Benim şaşkınlığımı görünce polisin biri anlattı: "Ne sandınız, sizin arabanın yanından tesadüfen geçerken 'Aaa ne güzel arabaymış, hadi bunu çalalım' dediler? Yok öyle şey. En az birkaç gün sizi takip etmişlerdir. Operasyona en az birkaç kişi gelmiştir. Hatta zor bazı alarm sistemlerini çözmek için yanlarında laptop'larla gelip ikinci bir arabadan kontrol bile yapıyorlar." Bizi dinleyen rütbeli bir kadın polis müdahale etti. "Size bir şey söyleyeyim, ama kızmayın" dedi: "Bu ülkede galiba işlerini en çok ciddiye alıp en iyi çalışanlar araba hırsızları!" |