spacer
05/07/2008 08:24
TURKRUS.COM :: ana sayfa ::
HAKKIMIZDA REKLAMLARINIZ FORUM SARI SAYFALAR LİNKLER FOTO İLETİŞİM E-MAİL SIK KULLANILANLARA EKLE ARKADAŞINA ÖNER
spacer

Son Eklenenler
spacer
Moskova'da ilk sonbahar...

Eylül 1988. SSCB'nin sallandığı yıllar. Murat Gülmezoğlu, tarihin tozlu kepenklerini aralıyor ve o günlerden anılarını aktarmaya devam ediyor:


Yıllarca adını duyduğumuz fakat pek söyleyemediğimiz bir şehir olan Moskova'dayım.
Biraz korku, biraz da merakla bakıyorum her yana. Sovyetler Birliği bir değişim döneminde. "Perestroika" yaşanıyor. Herkes ümitli fakat yine de mütereddit ve kuşkulu.

Şehri tetkik ettiğimde çok güzel bir şehircilikle karşılaşıyorum. Şehrin ortasından bir nehir geçiyor. Şehir merkezinde bu nehir iki kola ayrılıp sonra yine birleşiyor. Paris şehrine çok benzeyen bir durum. Sein nehri de ikiye ayrılıp tekrar birleşir ortada. Notre Dame Kilisesi ve köprüler... Burada da nehrin iki kola ayrıldığı yerin kuzeyinde Kremlin, Kızıl Meydan, St. Basil Kilisesi ve yüzlerce tarihi eseri ile şehrin merkezi.

Bizim yaşadığımız şehirlerle kıyaslanırsa pek eski değil Moskova. Kuruluşu 840 sene kadar önce olmuş ama herşey çok güzel korunmuş... Merkezin etrafında bir çevre yolu var, (Bulvar) çevreyolu. Sonra bir ikinci çevreyolu geçiyor şehrin ortasına yakın, (Sadovaya) çevre yolu. Üçüncü çevre yolu şehrin sonunda, (Makad) çevre yolu. Bu dış çevre yolundan dik olarak merkeze doğru gelen bulvarlar var.

Dış çevre yolundan dışarı çıkamaz müsaadesiz yabancı plakalı arabalar. Sarı olan yabancı plaka ile yolun sonuna geldiğinizde polis sizi çevirir. Özel müsaadeniz yok ise geri dönmek zorundasınız.

Birinci çevre yolunun ortasında tamamen ağaçlıklı bir park vardır. Parkın bir yanından 3 şerit araba gider, diğer yanında da 3 şerit araba geri döner. Geniş kaldırımlar yayalar için yol boyunca devam eder. İkinci çevre yolu çok daha geniş olup kesişme noktalarında köprüler, yayalar için de alt geçitler vardır.

Dik gelen yollar bambaşkadır. Gereğinde uçak inebilir diye bu kadar geniş yapıldıkları söylenir. Dört şerit gidiş, dört şerit dönüş otoyolları kenarında bir yeşil sahadan sonra tramvay yolları sonra yeşil sahalar, park yerleri ve yaya kaldırımları ile şahane bir şekilde yürür trafik.

Her yanda unutulmayan tek şey yeşil sahalar. Her taraf o kadar yeşil ki kendinizi bir şehrin merkezinde değil bir ormanın kenarında sanırsınız yükselen kocaman binalar olmasa.

Uçakla Moskova'ya inerken zaten etrafın yemyeşil ormanlarla kaplı olduğunu görürsünüz. Fakat şehre gelip gezerken bu yeşilin şehrin merkezine kadar indiğini görünce kıskanmamak elde değil.

Şehrin kuzey doğusunda kilometrelerce uzanan İsmailovsk Parkı. Güney batısında olimpik köy ve güney de tarihi Kolomenskaya Komplexi sonsuz ormanlıklar içinde. Ne kadar da seversen sev, vatanını kıskanmamak mümkün değil görünce bu güzel korunmuş tabiatı.

Mükemmel bir metro teşkilatı ile yer altından istediğiniz yere gidebiliyorsunuz günün her saatinde. Her bir metro kalkışında dijital bir saat çalışmaya başlar. En geç 3 dakika sonra yenisi gelir. Metro istasyonları çok derinlerde, çok uzun eskalatörlerle inip çıkıyorsunuz. İstasyonlar müze gibi. Heykeller, avizeler, duvarda süsler.

Moskova'da yerleşim üniteleri 3'üncü çevre yolunun civarında yapılmıştır. Her bir mahalle gayet güzel etüd edilmiş, binalar ona göre yerleştirilmiş ve birbirlerini örtmemesine çok dikkat edilmiştir. Ayrıca her bir mahalle merkeze metro, tramvay, troleybüs ve otobüsle bağlıdır. Her bir mahallede büyük yeşil sahalar, suni veya tabii göller vardır. Ayrıca kreş, ilkokul ve tiyatro, konser salonları, spor tesisleri, çoğunda da kapalı yüzme havuzları bulunur. Süpermarketler de bu kompleksler içine düzenli bir şekilde yerleştirilmiştir. Yollarda fazla bir trafik yok. Taksiler yok denecek kadar az fakat toplu taşıma araçları bol miktarda ve hepsi dolu. Bu şehri daha uzun müddet kalacağım için anlatmaya çalışacağım zamanla.

Bugün polis teşkilatından çağrıldım. Tercümanımız Vera bunu duyunca çok endişelendi. Sonradan öğrendiğime göre çağrıldığım yer pek alelade bir polis teşkilatı değilmiş. Tercümanla beraber soruşturmaya alındım. Vizemin süresi bitmesine rağmen terketmemiştim Moskova'yı. Anlattım sevgi dolu, gülerek, işimi, şirketimi, restorasyon projelerini, vs. vs... İşler de bitmeden nasıl gidebilirdim?, deyince, "Bu işlerin başında bu formaliteleri takip edecek ciddi bir adamınız yok mu?" diye sordular. "Var" diye cevap verdim. "Kim bu?" diye sorduklarında, cevabıma gülmekten alıkoyamadılar kendilerini. Sordukları müdür bendim. Kolaylık gösterip girip çıkmış gibi vizemi uzattılar. Vedalaşırken soruşturma yapanlardan biri yanıma gelip güzel bir Türkçe ile, "Dostum buralar çok soğuk olur. Sen kalpaksız gezme, kafayı üşütebilirsin..." dedi gülerek. Şaşırmıştım, teşekkür edip çıktım.

Dışarıda sonbahar. Ağaçlar bütün renklere bürünmüş, yeşilden, sarı ve kırmızıya dönüşüyor yaprakların rengi. En ufak bir rüzgarda düşüyorlar yollara. Yürüyorum sık adımlarla, tabiatın şahane senfonisi her yanda...
Mevsim sonbahar.

      Eylül 1988

 
spacer

Run Search Request
Döviz
Anket
Türkiye ile Rusya, "çok boyutlu ortaklık" hedefinin neresinde?
 
Kompas-Pusula

spacer

(C) 2008 Turkrus.com

:: © TurkRus.com :: Sitede yer alan yazıların her türlü yayın hakkı TurkRus.com'a aittir. Yazılı izin olmaksızın, kaynak belirtilerek dahi kullanılamaz.