|
|
|
|
Murat GÜLMEZOĞLU
|
Murat GÜLMEZOĞLU'nun yazısı: Uyuyamıyorum, dışarıda mehtap, kardan bembeyaz olmuş Moskova'da köpeklerini gezdirenler. Düşünüyorum; Luba iki çocuk anası, büyük kızı evli, küçüğü ise daha ilk okulda. Dört kişi bir evde yaşıyorlar. Problem Luba'nın ayrıldığı kocası, aynı evde m2 hakkı var, onun parasını ister yıllardır. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Kar yağmaya devam ediyor tüm hızıyla, siyaha dönüşen ağaç dalları süsleniyor beyazlarla. "... Altın kubbeleri ile Moskova, çan sesleri, / Çarın topları, enfes böreğin kokusu, / Hepsi geçip gitti, dönülmeyen geçmişe / Hiçbiri yok. Kasvet ve keder sadece…" Harika bir bas bariton, bir zamanların bu ünlü şarkısını söylüyor. Santralnaya Oteli'nin lokantasındayım. Eski adı "Astoria" olan bu yer Moskova'nın en nostaljik salonlarından biri, duvarlar, tavan binlerce süsleme ile dolu, garsonların hepsi siyah smokinli, yemekler mahalli ve enfes. |
|
Devamını oku...
|
|
|
MURAT GÜLMEZOĞLU'nun YAZISI: Bir başka renklenir bu mevsimde Moskova sarı, turuncu ve kırmızının her tonu belirir her yanda. Yeşilde direnen yapraklar, kendinden emin çamlar ve yaza veda ederken sallanan bir mendil gibi yere düşen sarı yapraklar. Bu güzelliği anlatmaya, çizmeye imkan yok. Ağaçlar, ağaçlar her yerde ve harika bir renk cümbüşü içinde sırtında çanta okula yeni başlayan çocuklar. Ne güzeldir tabiat neden öldürüyoruz bilemiyorum. Doğduğum yer olan Moda'da artık parmakla sayılıyor ağaçlar, yol geçiyor Moda Plajı'nın önünden, yüzülmeyen denize paralel Kalamış, Fenerbahçe hep tütüyor gözümde, sanki bir rüyaydı oralar ve hiç olmadılar. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Televizyon seyrediyorum, Hilton Head Adası'nda. Bütün dünyadan karmakarışık haberler ve reklamlar, hamburger... sosis... Bir sürü meyva suyu arabalar. Reklamın birinde garip bir görüntü. Yolda giden bir kadına biri saldırıyor gece… Başka bir mahale geçiliyor, bir ev, eve hırsız giriyor gece, saldırıyor yalnız kadına. Ne olduğunu anlamaya çalışırken sarışın bir güzel elinde tabanca açıklıyor, "Bu durumlara düşmek istemiyorsanız sizde bir silah alın". Tabanca modelleri... Ödeme kolaylıkları... Taksit... Peşin... Tenzilat... Sonra ekliyor "Silah aldınızsa kullanınız... "Bedava mermi... Atış poligonları adresi... Özel hocalar... Taksitle... Peşin... Tenzilat... |
|
Devamını oku...
|
|
|
MURAT GÜLMEZOĞLU bizi 1993 sonbaharına götürüyor: "Moskova bembeyaz Ekim ihtilali yıldönümü. Hiçbir kutlama olmadı, hatta tamir bahanesiyle Kızılmeydan bile kapatıldı o günlerde. Bir zamanlar bütün dünyanın dikkatini çeken tribün... Stalin, Krutçev, Brejnev... Askeri birlikler... Silah gösterileri... Muhteşem kalabalık... Rengarenk bayraklar ve binaları kaplayan dev posterlerden eser yoktu. Kaçamak meydana girmiş birkaçyüz halen komünist ellerinde kızıl bayraklar Lenin'nin mozolesi önüne gelip şikayette bulundular diğerlerinin alaycı bakışlan altında. O günlerden tek bir şey kalmıştı. Üç gün tatil. Ben de bir gün tatil yapıp dolandım Moskova sokaklarında. ...Kirov Sokağı'nda geziyorum. Biraz merak çok da hüzün var içimde, "Rus Sanatları Akademisi'nin" önünden geçerken. Yapım ilerliyor yavaşça. Üç yıl kadar önce biz teklif vermiştik." |
|
Devamını oku...
|
|
Murat GÜLMEZOĞLU'nun kaleminden: "... Sessizce zeminde yürüyor güller Gönül başka bir alemi hayal eder Sana bir şarkı söyleyeceğim güzelim Bir şarkı ki Hayyam bile söyleyemedi Yürüyor yerde binlerce güller..." |
|
Devamını oku...
|
|
|
Murat GÜLMEZOĞLU yazıyor: Gilbert Becaud, "Et Maintenat", (ve şimdi) adlı şarkısında, "Bana bütün yeryüzünü verdin, fakat dünya sensiz benim için çok ufak..." diyor. İki sevgili tarafından paylaşılan alemde taraflardan biri gidince diğerine az geliyor dünyalar. Ufacık bir yerde paylaşılıyor bazen "iki gönül bir olunca samanlık seyran". Sonsuzdan ufacık bir samanlığa kadar. Bir pastayı, bir lokmayı, bazen bir serveti, bazen bir ülkeyi ve bazen bir sevgiyi, ekseriyetle kaderi, mutluluğu, acıyı paylaşıyor insanlar. Peki paylaşamayınca ne oluyor? "Ulen neyi paylaşamıyon" derdi rahmetli halam. Küçükken kardeşler bir tahta araba için birbirimize girince.... Kaptığı gibi sopayı hallediveriyordu davayı. |
|
Devamını oku...
|
|
|
MURAT GÜLMEZOĞLU'NUN KALEMİNDEN: Pembe güllerle süslenmiş masada oturan Tamara Vasilevna, Fransız dostlarına St. Petersburg'daki Michel Foki'nin Anna Pavlova için aranje ettiği Saint-Sean'in Hayvanlar Karnavalı'nın andantesini anlatıyor. "… Nijinskinin partöneri bu viyolensel soloda harika. Kuğunun ölümü, yılın olayı olabilir…" Ampir stili döşenmiş bir lokanta, kristal kadehlerde Fransız şampanyası. Balaylakalar eşliğinde Romanslar… Yıl 1905, yer Moskova. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Murat GÜLMEZOĞLU'nun kaleminden: "Sabır" diyordu Abdulrezak, çekmecesinde bulunan teminat mektubunu çıkarıp vermek için. Bir aydır hergün aynı laf. Mektubu nasıl aldığımı anlatmayacağım. Amma sabır deyince aklıma geliverdi. Sabrımı en çok taşıran sabır olarak. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Murat GÜLMEZOĞLU 90'ların başındaki Rusya'yı yazıyor: Sovyetler Birliği'nde devletin başında komunist partisinin genel sekreteri bulunur. Bu devredeki genel sekreter Mikail Gorbaçov, başa geçtikten bir süre sonra bir değişiklik yapma fikrine kapılır. Bunun adı, "Perestroika"dır. Benimseyen halk ve kısmen politikacılar bir değişiklik beklemektedir. Herşey aynı giderken Baltık ülkelerinden Latvia, Litvanya, Estonya da kendilerini ayrı Cumhuriyet ilan ederler. Beyaz Rusya ve Kafkaslar da bu harekete katılmayı planlamaktadırlar. Ordu huzursuz olmasına rağmen pek devreye girmez veya giremez. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Mayıs ayı gelince zaman zaman yağan kara rağmen tabiat şahane bir şekilde canlanmaya başlar. Cumartesi geceleri, Pazar sabahı gidilecek yerler konuşulur bol votkalı akşam yemeklerinde. Tamara dini bir yer teklif ediyordu, Tanya ve kız arkadaşı Lena pek sıcak bakmasa da. Sovyetler'de din yasak değilse de, pek tutulan birşey olmamış, parti mensupları, üst kademe yöneticiler kiliselerde pek görünemezler. Son zamanlarda Perestroika ile gelen hafif serbestlik, dine de tesir ediyor ve yeni bir olgu olduğundan herkes çok meraklı. Sonunda karar verildi. Yarın Rus Hıristiyanlık aleminin yeri olan Zagors'a gideceğiz. |
|
Devamını oku...
|
|
| | << Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 1 - 21 of 22 |
|
|
|
|
|